Tekno Feodalizme Karşı Mastodon Barikatı - Siber Alanda Sınıf Bilinci
Veri Sömürüsünü Parçalayacak Açık Kaynak Hareketi ve Özgür Yazılım Derneği’nin Tarihi Çağrısı

Yoldaşlar, yıllardır meydanlarda, sendikalarda, kahvehanelerde kapitalizmin mülkiyet ilişkilerini tartıştık. Fabrikaların patronlara değil, işçilere ait olması gerektiğini; toprağın işleyenin, üretimin toplumun olması gerektiğini haykırdık. Ancak sermaye durmadı; sömürü çarklarını fiziksel dünyadan çıkarıp avucumuzun içindeki telefon ekranlarına, yani dijital dünyaya taşıdı.
Bugün pek çoğumuzun "Bizimkiler orada, sesimizi duyuruyoruz" diyerek Facebook’ta vakit geçirdiğini, haber almak için Twitter’ı (yeni adıyla X) alternatifsiz bir halk meydanı sandığını görüyorum. Niyetimiz iyi, örgütlenmek istiyoruz; ancak kapitalist tekelciliğin en rafine hali olan bu platformlarda kalarak, bizi sömüren ve her fırsatta sesimizi kısan dijital baronların kasasını dolduruyoruz.
Gelin, bu siber çitlenme zincirini kıracak temel kavramları ve önümüzdeki devrimci alternatifi en yalın, en sınıfsal diliyle konuşalım.
"Açık Kaynak" Nedir? (Tarifini Herkesin Bildiği Kolektif Mutfak)
Bugün kullandığınız Facebook, Twitter veya WhatsApp gibi programlar "Kapalı Kaynak" yazılımlardır. Yani bu programların arkasındaki bilgisayar kodları, bir fabrikanın gizli üretim formülü gibi kilit altındadır. İçeride ne döndüğünü, verilerinizle ne yapıldığını bilemezsiniz. Patron (Zuckerberg ya da Musk) canı istediğinde kuralları değiştirir, algoritmanın kırbacını vurur ve siz boyun eğmek zorunda kalırsınız.
Açık Kaynak (Open Source) ise üretimin kolektifleşmesidir. Bir yazılımın kodlarının gizlenmeyip, tüm insanlığın incelemesine, geliştirmesine ve kopyalamasına açık tutulması demektir. Bunu, tarifi gizli olan lüks bir burjuva restoranı yerine, tarifi duvara asılmış, herkesin içine bir malzeme katarak büyütebildiği ve ücretsiz beslenebildiği bir ortak mutfağa benzetebiliriz. Açık kaynak, bilginin özel mülkiyetine karşı dijital dünyanın kamulaştırma eylemidir.
Mastodon Nedir? (Şirket AVM’si Değil, Özgür Komün Meydanı)
Twitter’ı ya da Facebook’u devasa birer şirket AVM’si olarak düşünün. Kapıda güvenlikler var, kuralları patron koyuyor, canı sıkıldığında sizi dışarı atabiliyor ve siz içeride dolaşırken attığınız her adımdan kâr elde ediyor.
Mastodon ise bir şirket AVM'si değildir; birbirine sokaklarla bağlı özgür mahallelerin, köy meydanlarının bütünüdür.
- Tek Bir Patronu Yoktur: Mastodon, tek bir şirkete ait bir site değildir. İsteyen bir sendika, isteyen bir ekoloji derneği, isteyen bir grup devrimci kendi sunucusunu (yani kendi mahallesini) kurar.
- Mahalleler Arası Dayanışma: Bir mahalledeki (sunucudaki) yoldaş, yan mahalledeki başka bir sunucuda olan yoldaşla hiçbir engel olmadan konuşabilir, tıpkı bir köyden diğerine selam göndermek gibi.
- Algoritma Tuzağı Yoktur: Twitter ve Facebook, sizi daha çok ekranda tutmak ve reklam izletmek için önünüze sürekli öfke, nefret ve sansasyon çıkaran yapay zekalar koyar. Mastodon’da ise yapay zeka yoktur; kim neyi ne zaman yazdıysa, ekranınızda saf haliyle onu görürsünüz. Zihniniz manipüle edilmez.
Neden Mastodon Kullanmalıyız? (Dijital Grev Zamanı)
"Yoldaş, iyi diyorsun da herkes Facebook’ta, ben neden Mastodon’a geçeyim?" sorusu akla gelebilir. Bu soru, zamanında "Herkes ağanın toprağında maraba, biz neden kooperatif kuralım?" demekle aynıdır.
- Artı-Değer Sömürüsüne Son: Sosyal medya devlerinde paylaştığınız her yazı, beğendiğiniz her fotoğraf o şirketler için "veri" haline gelir ve reklamcılara satılır. Mastodon’a geçmek, emeğimizi ve zamanımızı dijital tekellerin elinden geri almaktır.
- Sansüre Karşı Güvence: Twitter patronunun tek bir kararla işçi eylemlerini, devrimci hesapları kapatabildiğini defalarca gördük. Mastodon’da halkın ve örgütlerin kendi sunucuları olduğu için, kimse tek bir merkezden sesimizi kısamaz.
- Gözetim Toplumuna Reddiye: Facebook’ta dolaşırken hangi sendikayı arattığınız, hangi siyasi görüşe tıkladığınız kaydedilir ve fişlenir. Mastodon’da reklam yoktur, sizi gözetleyen bir tekel mekanizması bulunmaz.
Dijital Cephenin Sendikaları: Özgür Yazılım Hareketi
Yoldaşlar; sınıf mücadelesi tarihinde işçiler nasıl sendikaları ve dernekleri kurduysa, dijital cephede de bu vahşi mülkiyet ilişkilerine karşı barikat ören örgütlü odaklarımız var. Türkiye’de bu kavgayı göğüsleyen Özgür Yazılım Derneği (ÖYD) gibi yapılar, dijital dünyanın "meşru direniş komiteleri"dir.
Özgür Yazılım Derneği’nin tüm topluma ve muhalefete yaptığı tarihi çağrı nettir:
- "Sayısal Haklar Siyasi Programlara Girmelidir": Bir sendika veya parti; asgari ücreti ve iş güvenliğini savunduğu kadar, halkın internete ücretsiz/sansürsüz erişim hakkını ve özgür yazılım kullanımını da savunmak zorundadır.
- "Gözetim Kapitalizmine Teslim Olmayın": Şirketlerin bizi telefon ekranlarından saniye saniye dikizlemesine karşı çıkmak, sınıfsal bir savunma hattıdır. Gizlilik, burjuva bir lüks değil, işçi sınıfının güvenliğidir.
- "Kendi Altyapımızı Kuralım": Demokratik kitle örgütleri, iletişim altyapılarını Silikon Vadisi'nin insafına bırakmamalı; kendi özgür yazılımlarını ve iletişim ağlarını (Mastodon sunucularını) kurmalıdır.
Matbaayı Burjuvazinin Elinden Almalıyız
Zamanında matbaa ilk çıktığında egemenler bilgiyi tekellerine almak istemişti; ancak işçi sınıfı o matbaaları ele geçirerek kendi gazetelerini, bildirilerini bastı ve dünyayı değiştirdi. Bugünün matbaası da internet ve sosyal medya ağlarıdır.
Milyarderlerin kurduğu hileli oyun parklarında devrimcilik yapmaya çalışmak, ağanın kahvesinde maraba hakkı aramaya benzer. Kendi mecralarımızı kurmak, açık kaynaklı yazılımları öğrenmek ve Mastodon gibi özgür komünlere taşınmak artık teknik bir hobi değil, sınıfsal ve siyasi bir görevdir.
Zincirlerimizden başka kaybedecek şeyimiz, kazanacak özgür bir dijital dünyamız var!
Geleneksel sınıf mücadelesi pratiklerine (kahve toplantıları, bildiri dağıtımları) alışkın olan ancak bu teknolojik dönüşüme mesafeli duran yoldaşlarımızın bu dijital göçü bir yük olarak görmemesi için, yerel örgütlerde veya sendika şubelerinde gerçekleştireceğimiz ilk "Dijital Haklar ve Mastodon Kurulum Atölyesi"ni nasıl bir pratik ve kolektif etkinlikle başlatmalıyız?
Bilgi Müşterekleri sayfasına https://mastodon.social/@bilgimusterekleri adresinden ulaşabilirsiniz.





