Genel Zekânın Gaspı ve AGI İllüzyonu
Sanal İllüzyonlar, Maddi Gerçekler: AGI Çağında Yapay Zekânın Ekonomi Politiği

Sevgili Genç Yoldaşlar,
Burjuvazi ne zaman iktisadi bir krizin kıyısına gelse ya da kâr oranlarının düşme eğilimiyle yüzleşse, karşımıza yeni bir ideolojik masalla ve felsefi illüzyonla çıkar. Daha önce kaleme aldığımız "Silikon ve Sınıf: DeepMind’ın "AGI’dan ASI’ye" Raporunun Epistemolojik Çözümlemesi" değerlendirmesinde, Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis’in "2 yıl içinde Yapay Genel Zekâ (AGI) geliyor" beyanatını tam da bu düzlemde ele almıştık. Hassabis’in söyleminin bilimsel bir öngörüden ziyade spekülatif sermaye birikimini canlı tutan ideolojik bir aygıt olduğunu, zekânın pozitivist bir indirgemeyle yalnızca "istatistiksel örüntü tanıma ve veri korelasyonuna" hapsedilemeyeceğini vurgulamıştık.
Ancak bugün mesele, tek bir teknoloji baronunun beyanlarını aşmıştır. V. I. Lenin’in Materyalizm ve Ampiryokritisizm’de Ernst Mach ve takipçilerine karşı yürüttüğü amansız epistemolojik savaş; bugün Silikon Vadisi’nin veri merkezlerinde, Pentagon’un savaş odalarında ve Çin’in revizyonist devlet-kapitalisti koridorlarında yeni bir biçim altında devam etmektedir. Dün dünyayı "duyumların birleşimi" sayan pozitivistler, bugün insan bilincini ve hakikati "verilerin ve olasılık dizilimlerinin birleşimi" sanıyorlar.
Epistemoloji, bizim için akademinin steril koridorlarında yürütülen soyut bir tartışma değildir; işçi sınıfının ideolojik özgürleşme mücadelesindeki en keskin silahlardan biridir. Marx’ın Feuerbach Üzerine Tezler’de, Sovyet felsefeci Evald İlyenkov’un İdealin Diyalektiği’nde gösterdiği üzere; insan bilinci ve "ideal" olan, biyolojik bir algoritma ya da dijital bir yazılım değil, insanın toplumsal-tarihsel üretimi ve dönüştürücü pratiğidir (praksis).
Bugün Amerikan emperyalizminin savaş makinesine eklemlenen Silikon Vadisi devlerinden Çin’in revizyonist devlet kapitalizmine, oradan küçük burjuva ütopyacısı "açık kaynak" ve "Sosyal AI" söylemlerine kadar uzanan bu bilişsel yağma düzenini parçalamak zorundayız.
Şimdi sınıfsal ve epistemolojik değerlendirmede yeni ve bütüncül durumu aktarıyoruz.
Epistemolojik Temel: Pozitivist İllüzyon vs. Materyalist Diyalektik
Yapay zekâ ve AGI (Yapay Genel Zekâ) tartışmalarının merkezinde yatan en büyük yanılsama teknik bir imkânsızlık değil, epistemolojik bir sapmadır. Demis Hassabis, Sam Altman ve günümüz teknokrasi elitleri, zekâyı ve insan bilincini pozitivist bir indirgemecilikle ele almaktadır. Bu yaklaşım felsefe tarihinde yeni değildir; 19. yüzyılın sonunda burjuva felsefesinin içine düştüğü ampirokritisizm (deneyci eleştirellik) ve öznel idealizmin dijitalize edilmiş yeni bir sürümüdür.
Ampirokritisizmden "Veri-Kritisizme": Lenin’in Epistemolojik Mirası
V. I. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm (1909) eserinde Ernst Mach ve Richard Avenarius’un temsil ettiği pozitivist çizgiyi çözümlerken, onların nesnel gerçekliği reddedip dünyayı sadece "duyumların birleşimi" olarak tanımladıklarını gösterir. Machçılar, maddeden bağımsız bir "saf deneyim" icat ederek materyalizmi tasfiye etmeye çalışıyorlardı.
Bugün Silikon Vadisi ve yapay zekâ şampiyonları tam olarak bu Machçı yanılsamanın yeni bir formunu (Veri-Kritisizm) üretmektedir:
-
Duyumun Yerini "Veri" Aldı: Machçılar için dünya nasıl "duyum dizilimlerinden" ibaretse, teknofeodaller için de nesnel gerçeklik "veri dizilimlerinden" (data points / tokens) ibarettir.
-
Nesnel Gerçekliğin Tasfiyesi: Büyük Dil Modelleri (LLM), nesnel materyal dünyayla doğrudan ilişki kurmaz; insanlığın bu dünya hakkında ürettiği dijital temsillerle (yazılar, kodlar, görseller) ilişki kurar. Temsillerin temsilini işlemek, nesnel gerçekliği kavramak demek değildir.
-
Leninist Eleştiri ve Yansıtma Kuramı: Lenin’in vurguladığı gibi, bilincin dışımızda ve bizden bağımsız olarak var olan nesnel gerçekliği yansıtma süreci göz ardı edilmektedir. Yapay zekâ, nesnel gerçekliği yansıtmaz; insanlığın geçmişte ürettiği ölü emeğin (metinlerin/verilerin) istatistiksel korelasyonunu sunar.
Praksis ve Biliş: Marx’ın 1. Tezi ve Yapay Zekânın "Eylemsizlik" Çıkmazı
Karl Marx, Feuerbach Üzerine Tezler’in 1. tezinde nesnel materyalizm ile idealizm arasındaki temel çelişkiyi açıkça ortaya koyar:
"Bundan önceki bütün materyalizmin (Feuerbach’ınki de içinde olmak üzere) başlıca kusuru, nesnenin, gerçekliğin, duyusallığın; 'nesne' ya da 'sezgi' biçiminde kavranmasıdır; insani duyusal etkinlik, 'praksis' olarak, öznel olarak değil."
Pozitivist yapay zekâ anlayışı, zekâyı pasif bir "veri alma, işleme ve girdi-çıktı üretme" mekanizması olarak görür. Oysa materyalist diyalektiğe göre insan bilinci pasif bir veri işleme merkezi değildir:
-
Praksisin Önceliği: Biliş, doğayla ve toplumla girilen dönüştürücü ilişki (praksis) içinde şekillenir. İnsan, dünyayı değiştirdiği ölçüde onu kavrar.
-
Toplumsal Emek: İnsan aklı, biyolojik bir beynin yalnız başına ürettiği bir algoritma değil; tarihsel-toplumsal emek süreçlerinin, araç kullanımının ve dilsel etkileşimin bir ürünüdür.
-
Yapay Zekânın Praksis Yoksunluğu: Yapay zekâ modelleri nesnel dünyada emek harcamaz, acı çekmez, biyolojik/toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda doğayı dönüştürmez. Dolayısıyla, praksisten kopuk bir yapının "genel zekâ" (AGI) üretebileceğini iddia etmek, bilişi pratikten koparan burjuva idealizminin en yalın halidir.
İlyenkov ve "İdealin Diyalektiği": Düşünce Bir Algoritma Mıdır?
Sovyet felsefe geleneğinin en parlak temsilcilerinden Evald İlyenkov, İdealin Diyalektiği ve Sibernetiğe Felsefi Bir Bakış eserlerinde, zekânın ve bilincin makineye indirgenmesini sert bir biçimde eleştirmiştir.
İlyenkov’a göre "ideal"; bireysel beynin içindeki nöronal bir durum ya da bir bilgisayar programı değildir. İdeal olan, insanın toplumsal praksisi sonucunda nesnelere kazandırılan toplumsal-kültürel formdur.
İnsani biliş ile yapay zekâ simülasyonu arasındaki bu niteliksel fark aşağıdaki tabloda açıkça görülmektedir:
| Düzlem / Boyut | Materyalist Diyalektik (İnsani Bilinç) | Yapay Zekâ / LLM Mimarisi |
|---|---|---|
| Girdi ve Temel Kaynak | Nesnel Gerçeklik ve Maddi Doğa | İnsani veriler, metinler ve dijital temsiller |
| Dönüştürücü Mekanizma | Toplumsal-tarihsel emek ve canlı praksis | İstatistiksel örüntü tanıma ve vektör matematiği |
| Üretilen Ürün / Form | "ideal" (Toplumsal-kültürel kavramsal form) | Temsillerin istatistiksel taklidi (Ölü Emek) |
| Gerçeklikle Kurulan İlişki | Doğayı dönüştüren canlı, nesnel ve pratik bağ | Pasif, veri seti sınırlarına hapsolmuş dolaylı korelasyon |
| Çelişki Karşısındaki Tutum | Çelişkiyi ilerletici motor olarak kavrama | Çelişkiyi istatistiksel sapma (noise) görüp bastırma |
İlyenkov'un belirttiği gibi; yapay zekâ insan aklının ürettiği sonuçları (metin, kod, mantıksal dizilim) taklit edebilir; ancak bu sonuçları doğuran toplumsal-tarihsel sürecin kendisi değildir. İnsani düşünce, sembolleri kurallara göre dizmekten ibaret değildir; nesnenin içsel çelişkilerini kavrayarak onu kavram seviyesine çıkarmaktır.
Formal-Mantıksal İndüksiyon vs. Diyalektik Mantık (Hegel, Marx, Lenin)
Günümüz Büyük Dil Modelleri ve AGI mimarileri, özü itibarıyla formal mantığa, Bayesçi olasılığa ve indüktif (tümevarımsal) örüntü eşleştirmesine dayanır. Oysa insan düşüncesinin ve bilimsel sıçramaların temeli diyalektik mantıktır.
| Parametre | Formal / İstatistiksel Mantık (LLM) | Materyalist Diyalektik Mantık (İnsani Biliş) |
|---|---|---|
| Temel Mekanizma | Veri setindeki istatistiksel dağılım ve olasılık hesabı | Çelişkilerin kavranması ve olumsuzlanması (Aufhebung) |
| Sınır ve Kapsam | Geçmiş verinin sınırları içinde kalır (Tümevarım) | Paradigma değişimleri ve radikal epistemolojik kopuşlar yaratır |
| Gerçeklik Kıstası | Formal tutarlılık ve veriyle uyumluluk | Dönüştürücü Pratik (Praksis) ve Tarihsel Nesnellik |
| Hata ve Çelişki | Çelişki bir hata (hallucination) olarak elenir | Çelişki, gelişmenin içsel motoru olarak kavranır |
Diyalektik Sıçrama İmkânsızlığı:
Bir yapay zekâ modeli, Newton fiziğine ait trilyonlarca veriyi işleyerek Kepler yasalarını mükemmelen simüle edebilir. Ancak, mevcut fiziğin içsel çelişkilerini sezip, uzay ve zaman kavramlarını radikal bir biçimde yeniden tanımlayan Einsteinian bir epistemolojik kopuş gerçekleştiremez.
Çünkü diyalektik düşünce, çelişkiyi felsefi olarak kucaklamayı ve olumsuzlamanın olumsuzlanması yoluyla yeni kavramlar inşa etmeyi gerektirir. Algoritmik sistemler ise çelişkiden kaçınmak, çelişkiyi istatistiksel sapma olarak bastırmak üzere programlanmış formal yapılardır.
Bilişsel Mülksüzleştirmenin Epistemolojik Kılıfı
Demis Hassabis ve tekno-feodal elitlerin "2 yılda AGI geleceği" yönündeki pozitivist vaatleri, epistemolojik olarak materyalist diyalektiğin ve praksisin reddine dayanır. Zekâyı toplumsal emekten, bedenden ve tarihten koparıp çiplere hapseden bu yaklaşım; insanlığın kolektif zekâsını ve birikimini mülksüzleştirerek sermayenin emrine sunmak isteyen ideolojik bir kılıftan ibarettir.
Batı Bilişsel Blokunun Sınıf Haritası: Tekno-Feodalizm ve Devlet-Tekelci Kapitalizm
Silikon Vadisi’nin "insanlığı özgürleştirme", "yapay zekâyı demokratikleştirme" ya da "AGI ile bolluk toplumu yaratma" vaatleri, tekelci burjuvazinin kitleleri uyuşturmak için ürettiği çağdaş birer ideolojik perdedir. Bu yapının arkasında, insanlığın ortak tarihsel birikimini mülksüzleştiren, canlı emeği ölü emeğin çarkları arasında ezen ve Amerikan emperyalizminin savaş makinesine doğrudan eklemlenen Devlet-Tekelci Bilişsel Sermaye durmaktadır.
V. I. Lenin’in Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Safhası eserinde ortaya koyduğu "sermayenin tekelleşmesi, mali sermayenin doğuşu ve devlet aygıtıyla tekelci burjuvazinin tamamen bütünleşmesi" tespiti, bugün bilişsel sermaye ve veri altyapısı üzerinden yeni bir boyuta ulaşmıştır.
Sermayenin Bilişsel Tekelleşmesi ve General Intellect’in Çalınması
Karl Marx, Grundrisse’nin meşhur "Makineler Üzerine Fragman" bölümünde, kapitalizmin gelişimiyle birlikte toplumsal bilginin, bilimin ve tekniğin doğrudan bir üretim gücüne dönüşeceğini ve sermayenin bu yapıyı General Intellect (Genel Zekâ / Toplumsal Bilgi Gücü) olarak bünyesine katacağını belirtir.
Bugün Silikon Vadisi’nin Batı Bilişsel Bloku olarak adlandırdığımız yapısı, tam olarak bu General Intellect’in gasp edilmesidir:
-
Bilişsel Mülksüzleştirme: İnsanlığın binlerce yılda ürettiği dil, sanat, bilim, felsefe ve kod birikimi —yani kolektif canlı emek— hiçbir bedel ödenmeksizin devasa veri merkezlerine aktarılmıştır.
-
Ölü Emeğin Tahakkümü: Veri merkezlerinde işlenen bu bilgi birikimi, Marx'ın tabiriyle ölü emeğe (sabit sermayeye) dönüşür. Modeller eğitildikten sonra, bu ölü emek canlı bilişsel emeğin (yazılımcı, çevirmen, akademisyen, sanatçı, mühendis) karşısına onu işsiz bırakmakla veya ücretini düşürmekle tehdit eden devasa bir sermaye gücü olarak çıkarılır.
-
Tekno-Feodal Rantçılık: Bilişsel tekelciler, üretim araçlarından ziyade "bulut altyapısını" (cloud infrastructure) ve "model erişimini" mülkleştirmiştir. Yaratılan değer üzerinden her adımla bir bilişsel rant (cognitive rent) toplayan bu yapı, klasik kapitalist pazardan ziyade dijital bir feodaliteyi andırmaktadır.
Tekno-Feodallerin Sınıfsal Profili ve Askerî-İstihbarat Entegrasyonu
Batı Bilişsel Blokunu yöneten aktörler, münferit "girişimciler" değil; tekelci sermayenin, Amerikan güvenlik devletinin ve askeri-endüstriyel kompleksin organlarıdır.
-
Sam Altman & Greg Brockman (OpenAI / Microsoft): "Tüm insanlığın yararına güvenli AGI geliştirmek" vaadiyle kurulan kâr amacı gütmeyen vakıf illüzyonunun arkasında, Microsoft sermayesiyle bütünleşmiş teknokratik burjuvazi durur. OpenAI, kullanım politikalarında yer alan askeri ve harp kullanımına dair yasakları kaldırmış ve eski NSA Direktörü General Paul M. Nakasone’yi yönetim kuruluna dahil ederek doğrudan ABD ulusal güvenlik mimarisine entegre olmuştur.
-
Demis Hassabis & Sundar Pichai (Google / DeepMind / Alphabet): Pozitivist bilimcilik kılıfı altında dijital arama ve veri toplama tekelini elinde tutar. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) için dron görüntülerinin yapay zekâ ile analiz edildiği Project Maven’ın ve Pentagon/CIA ile milyar dolarlık bulut ihalelerinin (JWCC) ana yürütücüsüdür.
-
Dario & Daniela Amodei (Anthropic / Claude): "Anayasal Yapay Zekâ" ve etik söylemleriyle liberal teknokrat burjuvaziyi temsil eder. Amazon ve Google fonlarıyla ayakta duran Anthropic, Claude modellerini gizli istihbarat ve savunma ağlarında (AWS Secret Cloud) kullanılmak üzere Palantir ile entegre etmiştir.
-
Elon Musk (xAI / SpaceX / Tesla): Reaksiyoner, aşırı-sağ oligarşik sermayenin temsilcisidir. SpaceX'in Starshield uyduları ve xAI’ın altyapısı, doğrudan ABD Savunma Bakanlığı’nın ve ordunun özel yapay zekâ ağlarına (GenAI.mil) bağlanmıştır.
-
Peter Thiel & Alex Karp (Palantir Technologies): Tekno-feodal ekosistemin askerî-istihbarat omurgasıdır. Doğrudan CIA yatırım fonu In-Q-Tel desteğiyle kurulmuştur. OpenAI, Anthropic, Meta ve Google modellerini alarak Pentagon, CIA, NSA ve İsrail Ordusu (IDF) için hedef tespit, kitlesel gözetim ve otonom imha sistemlerine dönüştürür.
Batı Bilişsel Blokunun Sınıfsal ve Operasyonel Haritası
| Şirket / Aktör | Sermaye Kaynağı ve İttifakı | İdeolojik Maske | Sınıfsal İşlevi ve Özü | Askerî ve İstihbarat Entegrasyonu |
|---|---|---|---|---|
| OpenAI (Altman, Brockman) | Microsoft ($13B+), Girişim Sermayeleri | "İnsanlık Yararına AGI ve Açık Bilim" | Bilişsel emeğin ve verinin mülksüzleştirilmesi; tekelci sermaye birikimi. | Yönetim kurulunda eski NSA Başkanı (Gen. Nakasone). ABD Siber Komutanlığı entegrasyonu. |
| Google / DeepMind (Hassabis, Pichai) | Alphabet Tekeli, Küresel Reklam ve Veri Rantı | "Pozitivist Bilim ve Rasyonel Çözümcülük" | Bilişsel mülkiyeti elde tutma; dijital emek süreçlerini otomatize etme. | Project Maven, Pentagon Bulut İhaleleri (JWCC), CIA/NSA veri analitiği. |
| Anthropic (Amodei Kardeşler) | Amazon ($4B), Google ($2B) | "Etik, Güvenli ve Anayasal Yapay Zekâ" | Liberal burjuva meşrulaştırması; sermayenin risk kontrolü. | Palantir ve AWS ortaklığıyla Pentagon IL6 (en yüksek gizlilik) ağlarında operasyonel kullanım. |
| xAI / SpaceX (Elon Musk) | Aşırı-Sağ Oligarşik Sermaye, Devlet Sübvansiyonları | "Mutlak İfade Özgürlüğü ve Hakikat AI" | Reaksiyoner burjuvazinin emeği baskılama ve kuralsızlaştırma aracı. | Starshield askeri uydu ağı, Pentagon GenAI.mil altyapısı ve canlı alan veri akışı. |
| Palantir (Thiel, Karp) | CIA Fonu (In-Q-Tel), Pentagon Sözleşmeleri | "Batı Uygarlığını ve Demokrasiyi Koruma" | Bilişsel modelleri silaha dönüştüren askeri-istihbarat omurgası. | Pentagon, CIA, NSA, FBI ve İsrail Ordusu (IDF) canlı hedefleme ve gözetim sistemleri. |
Askerî-Bilişsel Kompleks: Modellerin Savaş Silahına Dönüşmesi
Sermaye, bilişsel teknolojileri geliştirirken sadece işçi sınıfının ücretlerini düşürmeyi değil; aynı zamanda emperyalist tahakküm araçlarını kusursuzlaştırmayı hedefler. Batı Bilişsel Blokunun varış noktası Askerî-Bilişsel Komplekstir.
Bu mekanizmanın işleyişi üç temel operasyonel aşamada gerçekleşir:
-
Aşama 1 - Verinin Yağmalanması: İşçi sınıfının, entelektüellerin ve kitlelerin dijital ayak izleri ücretsiz hammadde olarak emilir.
-
Aşama 2 - Modellere Dönüştürülmesi: OpenAI, Anthropic veya Google bu veriyi devasa hesaplama güçleriyle (compute) işleyerek dil ve karar alma modellerine dönüştürür.
-
Aşama 3 - Silahlandırılması ve Entegrasyon: Palantir, AWS Military Cloud ve Azure Military Cloud gibi entegratörler bu modelleri alır; uydulardan, dronlardan, dinleme istasyonlarından gelen canlı veri akışıyla birleştirir. Sonuç: Gazze'de veya dünyanın herhangi bir ezilen coğrafyasında insanları saniyeler içinde hedef haline getiren otonom imha ve gözetim mekanizmalarıdır.
Doğu Alternatifi: Çin Devleti, Revizyonizm ve "DeepSeek" Gerçeği
Son dönemde küresel yapay zekâ tartışmalarında, özellikle sol-liberal, neo-Kautskici ve tekno-ütopik çevrelerde "Doğu’dan yükselen ucuz, verimli ve açık kaynaklı Çin yapay zekâsı" etrafında mistik bir efsane yaratılmaktadır. DeepSeek'in başardığı algoritmik optimizasyonlar, Silikon Vadisi’nin trilyon dolarlık balonsal sermaye harcamalarını (CapEx) sarsarken; kimi çevreler bu durumu "kapitalizmin çöküşü" ya da "kamusal teknolojinin zaferi" olarak selamlamaktadır.
Ancak diyalektik materyalist ve epistemolojik bir analiz, bu pembe tabloyu darmadağın eder. Gerçeklik şudur: Çin merkezli yapay zekâ modelleri, sosyalizmin veya toplumcu bir üretimin zaferi değil; Mao sonrası Çin Komünist Partisi (ÇKP) bürokrasisinin inşa ettiği Devlet Kapitalizminin, küresel sermaye birikim krizine verdiği teknik yanıt ve emperyalist bloklar arası rekabetin yeni bir cephesidir.
Epistemolojik Çözümleme: Lenin, İlyenkov ve Bürokratik Dogmatizm
V. I. Lenin, Felsefe Defterleri’nde Hegel’in Mantık Bilimi’ni notlandırırken diyalektik epistemolojinin özünü şöyle tanımlar:
"Diyalektik, (Hegel’in ve) Marxism’in bilgi kuramıdır... Nesnenin kendi içindeki çelişkilerini, onun kendi hareketini, kendi yaşamını kavrama yeteneğidir."
Lenin’in bu tespiti ile Materyalizm ve Ampiryokritisizm’deki yansıtma kuramı (Abbildtheorie) birlikte ele alındığında, Çin’in devlet-kapitalisti yapay zekâ modellerinin epistemolojik sınırları netleşir:
-
Formal Mantık vs. Diyalektik Mantık (Kopnin ve Kedrov İncelemesi): Sovyet felsefecileri Pavel Kopnin ve B. M. Kedrov’un gösterdiği gibi; formal mantık nesneleri sabit, dışsal ve çelişkisiz ilişkiler içinde ele alır. DeepSeek, Qwen veya Baidu gibi Çin modelleri, Batılı rakipleriyle birebir aynı formal-mantıksal ve istatistiksel tabana dayanır. Yapılan şey, formal mantık yürütme süreçlerinin (Chain-of-Thought) daha ucuz çiplere ve daha küçük parametrelere sıkıştırılmasından ibarettir. Orada felsefi bir sıçrama değil, teknik bir sıkıştırma (compression) vardır.
-
İlyenkov ve "İdealin Sansürlenmesi": Evald İlyenkov, İdealin Diyalektiği eserinde "İideal" olanın, insanın toplumsal praksisi sonucunda maddileşen toplumsal-kültürel form olduğunu gösterir. Çin devleti, geliştirdiği yapay zekâ modellerinde "İdeali" bürokratik denetim altına almıştır. Çin modellerinde veri seti, ÇKP bürokrasisinin onayladığı ideolojik sınırlar dahilinde budanır. Çelişki, gelişmenin motoru sayılmak yerine bürokratik istikrar adına algoritmadan "sistemik hata" olarak silinir.
DeepSeek Ekonomi-Politiği: Kâr Oranlarının Düşme Eğilimi ve Sabit Sermaye
DeepSeek (R1 ve V3) modellerinin eğitim maliyetini Silikon Vadisi devlerinin %1'ine (yaklaşık 6 milyon dolar) indirmesi, burjuva medyasında bir "mucize" gibi sunuldu. Oysa diyalektik materyalizm bize sürecin iktisadi özünü gösterir.
Karl Marx, Kapital’in 3. Cildinde kâr oranlarının düşme eğilimi yasasını açıklar. Buna göre Kâr Oranı, üretilen Artı-Değerin, Sabit Sermaye (binalar, makineler, ham madde, hesaplama gücü) ile Değişken Sermaye (işçiye ödenen ücret) toplamına oranlanmasıyla elde edilir.
Silikon Vadisi devleri (OpenAI, Google, Meta), yapay zekâ yarışında devasa çip altyapılarına, veri merkezlerine ve santrallere yüz milyarlarca dolar yatırarak sabit sermaye kalemini aşırı derecede şişirmiştir. Sabit sermayedeki bu muazzam büyüme, üretilen artı-değer kitlesi artsa bile küresel ölçekte kâr oranlarının düşme eğilimi yasasını tetiklemiştir.
DeepSeek'in yaptığı şey, algoritma ve mimari düzeyindeki yeniliklerle (MoE, MLA, FP8 hassasiyeti) sabit sermaye gereksinimini radikal bir biçimde düşürmektir:
-
Sabit Sermayenin Ucuzlatılması: Marx, Kapital’in 3. Cildinin 14. Bölümünde "Kâr Oranının Düşmesine Karşı Koyan Etkenler" arasında sabit sermaye elemanlarının ucuzlamasını ilk sıralarda sayar. DeepSeek, algoritmayı optimize ederek bir token üretmek için gereken elektrik ve GPU maliyetini düşürmüş; böylece küresel sermayenin kâr oranını koruma mücadelesine alan açmıştır.
-
Sermayeler Arası Fiyat Kırma (Dumping): DeepSeek, bu optimizasyonu "küresel geliştiricilere ucuz/açık kaynak sunarak" Amerikan tekelci şirketlerinin çıkardığı yüksek kâr marjlarını baltalamıştır. Bu, sosyalist bir enternasyonalizm değil; Çin devlet kapitalizminin pazara sızma, rakiplerini maliyet baskısıyla çökertme ve standart belirleme stratejisidir.
Çin Bilişsel Devlerinin Sınıfsal ve Operasyonel Matrisi
| Aktör / Şirket | Mülkiyet ve Sermaye Yapısı | Devlet ve Parti (ÇKP) Entegrasyonu | Epistemolojik ve İdeolojik İşlevi | Küresel Sermaye ve Askerî Stratejisi |
|---|---|---|---|---|
| DeepSeek (High-Flyer Capital) | Nicel Hedge Fonu (High-Flyer) sermayesi; doğrudan finans kapital türevi. | ÇKP teknokrasisi ve devlet fonlarıyla dolaylı/doğrundan stratejik ittifak. | Algoritmik verimlilik; diyalektiği formal hesaplamaya indirgeyen pozitivizm. | US çip ambargolarını bypass etme; ucuz modellerle Batı bilişsel rantını baltalama. |
| Alibaba (Qwen / Tongyi) | Özel-Devlet Karma Tekelci Sermayesi. | Şirket bünyesinde ÇKP Komitesi; devlet lojistik ve veri altyapısıyla entegre. | Tüketim davranışlarını ve ticaret ağlarını otomatize eden piyasa rasyonalizmi. | Küresel Güney (Global South) pazarında açık modellerle altyapısal bağımlılık yaratma. |
| Baidu (ERNIE Bot) | Bilişsel Dijital Sermaye Tekeli. | Devlet Siber Alan Yönetimi (CAC) ile doğrudan idari denetim ilişkisi. | Parti-devlet söylemini üreten ve muhafaza eden ideolojik filtreleme mekanizması. | İç pazarı yabancı sermayeden koruma; ulusal bilişsel pazar tekelini sürdürme. |
| Huawei (Ascend / Pangu) | Stratejik Devlet Şirketi. | Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) ve devlet istihbaratıyla doğrudan bağ. | Milliyetçi-Devletçi altyapısal donanım bilinci. | Nvidia donanım tekeline karşı Asya-Afrika ekseninde alternatif çip/bulut hegemonyası. |
"Açık Ağırlıklı" (Open-Weights) Stratejinin Sınıfsal İllüzyonu
DeepSeek ve Alibaba'nın modellerini "açık ağırlıklı" (open-weights) olarak yayımlaması, sol çevrelerde "komünizan bir paylaşımcılık" olarak selamlanmaktadır. Oysa diyalektik materyalizm, olguların görünüşüne değil, arkasındaki üretim ilişkilerine bakar. Açık kaynak stratejisi, kapitalizmin gelişmiş safhasında ücretsiz Ar-Ge emeğinin yağmalanması anlamına gelir:
-
Bedava Bilişsel Emek Extraction: Dünya genelindeki binlerce bağımsız yazılımcı ve mühendis, modellerin hatalarını düzeltir, yeni kodlar yazar. Çinli devlet-kapitalisti şirketler, bu muazzam kolektif canlı emeği sıfır ücret ödeyerek emer ve kendi ekosistemlerine katar.
-
Yazılım Standartlarıyla Bağımlılık (Ecosystem Lock-in): Modellerin açık sunulması, dünya çapındaki yazılımcıları Çin menşeli kod kütüphanelerine ve zamanla Huawei'in Ascend çip mimarisine bağımlı hale getirir. Bu durum, Lenin'in emperyalizm teorisindeki "sermaye ihracının" dijital ve yazılımsal formudur.
Küçük Burjuva Romantizmi: "Açık Kaynak" ve "Sosyal AI" İllüzyonu
Burjuva ideolojisinin en sinsi ve baştan çıkarıcı hamleleri, her zaman sermaye kalesinin doğrudan içinden fırlatılmaz; çoğu zaman küçük burjuva ütopyacılığının, "sol" etiketi taşıyan akademinin ve tekno-romantik çevrelerin saflarından süzülerek gelir.
Bu arayış bugün karşımıza "Açık Kaynaklı Özgürleşme", "Sosyal AI / AI Buddy Projeleri", "Halkın Yapay Zekâsı" veya "Merkeziyetsiz Bilişsel Komüniteler" (Hugging Face, EleutherAI, Mozilla AI vb.) biçiminde çıkarılmaktadır. Ancak bu söylem, 21. yüzyılın yenilenmiş Proudhonculuğu ve Aleksandr Bogdanov tarzı Proletkult yanılsamasından başka bir şey değildir.
Epistemolojik Kökler: Lenin, Bogdanovcu Proletkult ve "Saf Bilim" Safsatası
V. I. Lenin, Materyalizm ve Ampiryokritisizm eserinde Parti içindeki "sol" sapmanın temsilcisi Aleksandr Bogdanov’u da sertçe eleştirmiştir. Bogdanov, diyalektik materyalizmi bir kenara bırakarak "deneyimin örgütlenmesi" adını verdiği pozitivist bir sistem kurmuş ve kapitalist toplumun içinde tecrit edilmiş "saf bir proletarya kültürü ve bilimi" inşa edebileceğini savunmuştur.
-
Sınıflar Üstü Bilim İllüzyonu: Bogdanovcu idealizm bugün "bağımsız bilim insanlarının açık kaynak toplulukları" kılığında geri dönmüştür. Bilimi ve yazılımı sınıflar mücadelesinden, üretim araçlarının mülkiyetinden ve devlet aygıtından kopuk "steril" bir alan gibi sunmak, doğrudan burjuva idealizmine teslim olmaktır.
-
Verinin Sınıfsal Niteliği: "Sosyal AI" geliştirdiğini iddia eden topluluklar, modellerini eğitmek için yine kapitalist toplumun internete bıraktığı veri çöplüğünü kullanırlar. Verinin kendisi kapitalist üretim ilişkilerinin izlerini taşırken; bu veriden "bağımsız, etik ve sosyal bir bilinç" çıkacağını sanmak epistemolojik bir cehalettir.
-
Praksisten Kopuk İnsancıllık: İlyenkov’un gösterdiği üzere; insani "İdeal" ve bilinç, steril laboratuvarlarda veya Discord sunucularında yazılan kodlarla değil, toplumsal-tarihsel praksis içinde biçimlenir. Sınıf mücadelesinden kopuk bir "Sosyal AI Buddy", burjuvazinin dijital afyonundan öteye gidemez.
Proudhonculuk 2.0 ve İdealist Zanaatçılık
Karl Marx, Felsefenin Sefaleti (1847) eserinde Pierre-Joseph Proudhon’un küçük burjuva iktisat anlayışını darmadağın ederken, Proudhon’un kapitalizmin "kötü yanlarını" (tekel, sefalet) ortadan kaldırıp "iyi yanlarını" (zanaat, özgür mücadele) koruma hayalini teşhir etmişti. Bugünkü "Açık Kaynak" şampiyonları tam olarak Proudhon’un Bilişsel Çağdaki Mirasçılarıdır:
-
Zanaatçı İllüzyonu: Modelin parametre ağırlıklarını (open-weights) açık paylaşmanın teknolojiyi tekelci sermayeden kurtardığını sanırlar. Bu, kapitalist bir dünyada fabrika binasını tekelciye bırakıp, "makinenin kullanım kılavuzunu kamulaştırdık" diye sevinmeye benzer.
-
Maddi Altyapı Tekeli: Bir yapay zekâ modelini eğitmek için gereken nesnel unsurlar —yüz binlerce GPU, devasa veri merkezleri, santraller, çip dökümhaneleri— tamamen tekelci sermayenin ve emperyalist devletlerin mülkiyetindedir. Kılavuzun açık olması, fabrika mülkiyetini değiştirmez.
Sermayenin Bilişsel Yağması: Bedava Ar-Ge ve Artık-Emek Transferi
Açık kaynak hareketi, kendisini "anti-kapitalist" sanırken tekelci sermayenin ücretsiz Ar-Ge departmanına dönüşür. Meta’nın Llama modellerini "açık" yayımlaması veya Amazon’un Hugging Face platformunu fonlaması soğukkanlı bir sermaye stratejisidir.
Marx'ın değer yasası üzerinden baktığımızda; Toplam Bilişsel Sermaye Birikimi, şu üç bileşenin toplamından oluşur:
-
Sabit Sermaye: Veri merkezleri, çipler ve elektrik altyapısı.
-
Ödenen Değişken Sermaye: Şirket bünyesindeki kadrolu mühendislerin ücretleri.
-
Ödenmemiş Kolektif Canlı Emek: Açık kaynak topluluklarının, bağımsız yazılımcıların karşılıksız sunduğu bilişsel artık-emek.
Big Tech şirketleri, bu ödenmemiş bilişsel emek bileşenini sıfır maliyetle bünyesine katar. Kendi iç Ar-Ge maliyetlerini radikal şekilde düşürürken, binlerce genç beynin idealist canlı emeğini bedavaya mülkleştirir. Ertesi gün bu kodlar Microsoft (Azure) veya Amazon (AWS) tarafından kapatılıp saatliği dolarlarla satılan ticari bir hizmete dönüştürülür.
Karşılaştırmalı Sınıfsal ve Epistemolojik Matris
| Analiz Düzlemi | Küçük Burjuva Açık Kaynak / "Sosyal AI" İllüzyonu | Diyalektik Materyalist ve Sınıfsal Gerçeklik |
|---|---|---|
| Mülkiyet Anlayışı | Parametre ağırlıklarının ve kodun açık olması özgürleşme için yeterlidir. | Maddi altyapı (GPU, çip, santral, veri merkezi) tekelde kaldıkça kod açıklığı ideolojik bir kılıftır. |
| Özne ve Sınıf | "Sınıflar üstü, bağımsız bilim insanları, komüniteler ve etik geliştiriciler." | Tekelci sermaye için ücretsiz Ar-Ge ve artık-emek üreten bilişsel proleterler. |
| Epistemolojik Temel | Bogdanovcu Proletkult ve Machçı "saf deneyim / tarafsız veri" anlayışı. | Materyalist Diyalektik; veri sınıfsaldır, bilinç ancak toplumsal praksis ile biçimlenir. |
| Sermaye ile İlişki | Big Tech'e alternatif, ademi-merkeziyetçi "sosyal" vahalarda yaşamak. | Ürettiği değer Big Tech tarafından sıfır maliyetle emilen dolaylı sömürü ilişkisi. |
| Siyasi Strateji | Sistem içinde komüniteler kurarak "yok sayma" veya "paralel teknoloji" inşa etme. | Üretim araçlarının özel mülkiyetini ilga edecek devrimci siyasal iktidar mücadelesi. |
Küresel Bilişsel Sermaye Rekabeti ve İşçi Sınıfının Devrimci Görevleri
Yoldaşlar, karşımızda duran tablo ne tek başına Amerikan teknofeodallerinin hırsından, ne Çin devlet kapitalizminin teknik sıçramalarından, ne de küçük burjuva geliştiricilerin idealist iyi niyetlerinden ibarettir. Karşımızdaki olgu, kapitalizmin tarihsel kriz safhasında bilişsel altyapının ve insanlığın ortak zekâsının (General Intellect) emperyalist bloklarca yağmalanması ve yeniden paylaşılması mücadelesidir.
Lenin’in mali sermaye analizi çerçevesinde bakıldığında, bilişsel sermaye rekabeti üç temel eksende yürütülmektedir:
-
Maddi Altyapı ve Donanım Tekeli: Küresel hesaplama gücünün omurgasını oluşturan çip tasarımı (Nvidia), litografi makineleri (ASML) ve dökümhaneler (TSMC); Anglo-Amerikan emperyalist blokunun kontrolündedir. Çin Devlet Kapitalizmi (Huawei, SMIC) bu donanım tekelini kırabilmek için sabit sermaye maliyetini algoritmik olarak düşürme yoluna gitmektedir.
-
Veri Yağması ve Mülksüzleştirme: Tüm insanlığın tarihsel ve güncel bilişsel üretimi karşılıksız bir hammadde olarak çekilmekte; ticarileştirilerek toplumun karşısına bir bilişsel rant (cognitive rent) mekanizması olarak çıkarılmaktadır.
-
Askerî ve Biyopolitik Tahakküm: Amerikan Bilişsel Bloku (Palantir, OpenAI, Anthropic, Pentagon) bu teknolojiyi otonom imha sistemlerine ve küresel gözetim ağlarına dönüştürürken; Çin Devlet Kapitalizmi (Baidu, CAC, PLA) toplumsal muhalefeti sönümleyen biyopolitik bir denetim aygıtı inşa etmektedir.
Küresel Bilişsel Sermaye Bloklarının Karşılaştırmalı Matrisi
| Blok / Hat | İktisadi ve Mülkiyet Yapısı | Epistemolojik Temel | Sınıfsal İşlevi ve Özü | Devrimci Eleştiri ve İşçi Sınıfının Tavrı |
|---|---|---|---|---|
| Batı Bilişsel Bloku (ABD Tekno-Feodalizmi) | Tekelci Bilişsel Sermaye, Wall Street Fonları, Pentagon Sözleşmeleri | Machçı Veri-Kritisizm, Bayesçi İstatistiksel Pozitivizm | Canlı emeği mülksüzleştirmek, bilişsel rant toplamak, savaşı otomatize etmek. | Emperyalist savaş makinesinin ve tekno-feodal mülksüzleştirmenin ana merkezi; tavizsiz mücadele ve kamulaştırma hedefi. |
| Doğu Bilişsel Bloku (Çin Devlet Kapitalizmi) | Bürokratik Devlet Kapitalizmi, ÇKP-Sermaye İttifakı, Nicel Hedge Fonları | İstatistiksel Pozitivizm + Bürokratik Dogmatik Filtreleme | Sabit sermaye maliyetini düşürmek, pazar payı kapmak, toplumsal muhalefeti biyopolitik denetlemek. | Revizyonist devlet-kapitalisti illüzyonun reddi; sosyalist kılıflı sermaye birikimine karşı bağımsız sınıf çizgisi. |
| Küçük Burjuva Hat (Açık Kaynak / "Sosyal AI") | Ütopik Zanaatçılık, Karşılıksız Kolektif Bilişsel Emek Havuzu | Bogdanovcu Proletkult, Sınıflar Üstü "Saf Bilim/Veri" İdealizmi | Big Tech ve Devlet Devleri için ücretsiz Ar-Ge ve artık-emek kaynağı olmak. | Proudhoncu ve Bogdanovcu hayallerin teşhiri; gençlik enerjisinin sermayeye bedava Ar-Ge olmasının engellenmesi. |
| Devrimci Proletarya Ufku (Marx-Lenin-İlyenkov Hattı) | Bilişsel Altyapının ve Üretim Araçlarının Toplumcu/Kolektif Mülkiyeti | Materyalist Diyalektik, Yansıtma Kuramı, Praksis Teorisi | Çalışma gününü kısaltmak, yabancılaşmayı sonlandırmak, insanın çok yönlü gelişimini sağlamak. | Teknoloji düşmanlığına (Luddizm) düşmeden, devrimci iktidar mücadelesiyle tüm altyapının kamulaştırılması. |
İşçi Sınıfının Sınıfsal Duruşu ve Devrimci Görevler
Diyalektik materyalist bir felsefeci için tefekkür, dünyayı yorumlamakla sınırlı kalmaz; onu değiştirecek tarihsel özneyi ve devrimci pratiği işaret etmek zorundadır. Yapay zekâ ve bilişsel sermaye karşısında benimsememiz gereken net ilkesel tutum şunlardır:
Tekno-Luddizmin (Teknoloji Düşmanlığının) Kesin Reddi
Karl Marx, Kapital’in 1. Cildinde makine kırıcılığı (Luddizm) eleştirirken, işçilerin makinenin kendisi ile makinenin kapitalist kullanımı arasındaki farkı öğrenmelerinin zaman gerektirdiğini belirtir. Yapay zekâ, insanlığın birikmiş ölü emeğidir. Sorun algoritmalar veya çipler değildir; sorun bu araçların burjuvazinin mülkiyetinde olmasıdır. Devrimci tutum, teknolojiye düşmanlık etmek değil; onu sermayenin boyunduruğundan kurtarmaktır.
Revizyonist ve Ütopik "Üçüncü Yolların" Teşhiri
Çin Devlet Kapitalizmini "anti-emperyalist veya sosyalist bir alternatif" gibi sunan neo-Kautskici sapmalarla kararlılıkla mücadele edilmelidir. DeepSeek veya Qwen, Çin işçi sınıfının özgürleşmesi için değil, Çin devlet kapitalizminin kâr oranlarını korumak için tasarlanmıştır. Açık kaynak romantizmine ve Discord sunucularında inşa edileceği sanılan "paralel teknoloji" ütopyalarına prim verilmemelidir. Mülkiyet ilişkileri yıkılmadan hiçbir kod özgür olamaz.
Bilişsel Altyapının Kamulaştırılması Stratejisi
Yapay zekânın özgürleştirici bir güce dönüşmesinin tek yolu, üretim araçlarının mülksüzleştirilmesidir. Veri merkezlerine, GPU’lara ve toplumsal emeğe el koyan sermaye düzeninden Toplumcu Planlamaya geçilmelidir.
Tüm veri merkezleri, bulut altyapıları, çip üretim tesisleri ve yapay zekâ modelleri özel şirketlerin ve burjuva devletlerin elinden söküp alınmalıdır. Proletarya diktatörlüğü ve toplumcu planlama altında bu bilişsel güç; işçi sınıfını işsiz bırakmak veya gözetlemek için değil, zorunlu çalışma saatlerini (günlük çalışma süresini 3-4 saate) indirmek, üretim planlamasını rasyonelleştirmek ve insanın zihinsel/bedensel gelişiminin önündeki engelleri kaldırmak için kullanılmalıdır.
Tarihsel Diyalektik, Bilişsel Yabancılaşma ve Proletaryanın Nihai Ufku
Yoldaşlar! Demis Hassabis’in "2 yıl içinde AGI geliyor" vaatleri, Sam Altman’ın pembe bolluk masalları ve Silikon Vadisi'nin tekno-feodal çığırtkanlığı; felsefi açıdan borsa spekülasyonlarını canlı tutmaya çalışan öznel idealist birer dijital meta fetişizminden ibarettir. Bu şarlatanlıklar, finans-kapitalin derinleşen krizlerini örterken, arka odalarda Palantir ve Pentagon şebekeleri üzerinden insanlığı otonom hedeflere dönüştüren ve kitleleri gözetleyen askerî-bilişsel bir imha mekanizması inşa etmektedir.
Diğer taraftan, Çin devlet kapitalizmi bu küresel yarışta kâr oranlarının düşme eğilimine karşı sabit sermaye maliyetini düşürüp pazar payı kapma peşindeyken; küçük burjuva açık kaynak romantikleri ise GitHub depolarında ve Discord sunucularında tekelci sermayenin devasa çarklarına karşılıksız Ar-Ge emeği taşımaktadır.
Diyalektik materyalist analiz bize çıplak hakikati gösterir: Yapay zekâ, gökten zembille inen mistik bir bilinç veya biyolojik beyni ikame eden mucizevi bir nesne değildir. Yapay zekâ, insanlığın tarihsel süreç boyunca ürettiği kolektif bilginin, yani "canlı emeğin", sermaye tarafından mülksüzleştirilerek veri merkezlerinde kristalleştirilmiş biçimidir.
Marx’ın ifadesiyle o, yaşayan işçinin kanını emerek ayakta kalan devasa bir ölü emek kütlesidir.
Ancak diyalektiğin en temel yasası uyarınca, sermayenin kendi elleriyle yarattığı bu en gelişmiş üretici güç, aynı zamanda onun kendi sonunu hazırlayan tarihsel bir çelişkiye dayanır:
-
Değer Yasasının Nihai Tıkanması: Kapitalist üretim tarzında değerin ve artı-değerin tek kaynağı insan emeğidir. Sermaye, kâr hırsıyla canlı insan emeğini üretimden kovup yerine yapay zekâyı ve otomasyonu koyduğu oranda, ironik bir şekilde kendi varlığının ve kârının yegâne kaynağını kurutur. Tam otomasyon, kapitalist pazar ilişkilerinin ve değer formunun mutlak çöküşü demektir.
-
Tarihsel Yabancılaşmanın Zirvesi (Entfremdung): İnsanın kendi elleriyle ve zihniyle yarattığı toplumsal zekâ (General Intellect), sermaye mülkiyeti altında insana yabancılaşmış, onu işsizlikle, güvencesizlikle, bilişsel yoksullaşmayla ve otonom silahlarla tehdit eden düşman bir güce dönüşmüştür.
Bu tarihsel düğüm, burjuva reformlarıyla, "etik yapay zekâ" vaazlarıyla veya küçük burjuva zanaatçılığıyla çözülemez. Çözüm, diyalektik bir sıçramada, yani sınıf savaşımında gizlidir.
Yapay Zekâ Kimin Hizmetinde Olacak?
Karşımızda duran tarihsel soru tekno-ütopik bir fantezi değil, doğrudan iktidar sorunudur: Yapay zekâ, insanlığı köleleştiren tekno-feodallerin bir kırıcılığı ve gözetim aracı mı olacak; yoksa insanlığın zorunlu çalışma cenderesinden kurtuluşunun altyapısı mı?
Devrimci proletaryanın yanıtı nettir: Bizler teknoloji düşmanı Ludditler değiliz! Bizler insanlığın ortak zihinsel mirasının sermaye tarafından gasp edilmesine karşı duran tarihsel özneyiz.
Proletaryanın Devrimci Bilişsel Vakti:
Mülksüzleştirenlerin Mülksüzleştirilmesi: Tüm veri merkezleri, çip dökümhaneleri, bulut altyapıları ve algoritmik modeller, tekno-feodal şirketlerin ve burjuva devletlerin elinden sökülüp alınarak kamulaştırılmalıdır.
Özgürlük Ülkesine Geçiş (Reich der Freiheit): Burjuvazinin elinde kitleleri işsiz bırakma tehdidi olan bu teknoloji; proletarya diktatörlüğü ve toplumcu planlama altında, günlük zorunlu çalışma süresini radikal bir biçimde 3-4 saate indirmek için kullanılacaktır.
İnsanın Çok Yönlü Özgürleşmesi: Yabancılaştırıcı ve tekrara dayalı zihinsel/bedensel işlerin algoritmalarca devralınmasıyla birlikte insan; bilimle, sanatla, felsefeyle ve kendi toplumsal yönetimiyle doğrudan ilgilenen çok yönlü bir varlık haline gelecektir.
Felsefi olarak materyalist diyalektiği, iktisadi olarak Marx’ın değer yasasını, siyasal olarak ise Leninist devrimci çizgiyi kuşanmış genç yoldaşlar!
Bizim vaadimiz burjuvazinin sahte dijital cennetleri veya avatar simulasyonları değildir. Bizim vaadimiz, insanın insan tarafından sömürülmesine son verecek somut, nesnel ve devrimci bir praksistir!
Sermayenin ve emperyalist savaş makinelerinin elindeki o devasa veri merkezlerini ve çip fabrikalarını kamulaştıracak, kolektif insan aklını zincirlerinden kurtaracağız!
Kahrolsun Tekno-Feodalizm, Kahrolsun Emperyalizm ve Devlet Kapitalizmi!
Kahrolsun Sermayenin Bilişsel Boyunduruğu!
Yaşasın İnsanlığın Bilişsel ve Toplumsal Özgürleşme Mücadelesi!







