Bilgi Müşterekleri
AnasayfaHakkımızdaKılavuzlarPopüler İçeriklerİletişim

Bill Gates'in Yapay Zekâ Uyarılarına Sınıfsal Bakış

Tekelin Sahibi Tekelden Şikâyetçi Olunca

Yazar: Oğuz Demirkapı
Bill Gates'in Yapay Zekâ Uyarılarına Sınıfsal Bakış

Kurdun Kuzuya Ağıdı: Bill Gates'in Yapay Zekâ Uyarılarına Sınıfsal Bakış

Sevgili Genç Yoldaşlar,

26 Ağustos 2026'da Bill Gates, kendi sitesi Gates Notes'ta 5.700 kelimelik bir manifesto yayımladı: "Çalkantılı yapay zekâ çağı burada. Şimdi yaptığımız tercihler kritik." Aynı gün Axios'a, CNN'e, CBS'e, Washington Post'a röportajlar verdi. Manşetler birbirinin kopyasıydı: "Gates alarm veriyor."

Dünyanın en zengin insanlarından biri, kırk yılını yazılım tekeli kurarak geçirmiş, servetinin kaynağı bizzat bu sektör olan bir adam, çıkıp "işler kaybolacak, eşitsizlik büyüyecek, gençler işsiz kalacak" diyor. Ve bunu, samimiyetinden şüphe etmemizi zorlaştıracak kadar somut örneklerle söylüyor.

İşte tam da bu yüzden bu metni ciddiye almak zorundayız. Ama onun istediği gibi değil.

Çünkü bir metni ciddiye almanın iki yolu vardır: Ya söylediklerine inanırsınız, ya da kimin ağzından, hangi konumdan, hangi çözümü dayatmak için söylendiğini sorarsınız. Biz ikincisini yapacağız.


Birinci Bölüm: Gates Ne Dedi? — Bir Derleme

Önce malzemeyi masaya koyalım. Gates'in son on sekiz aydaki yapay zekâ çıkışları, birbiriyle çelişir görünen ama aslında tek bir mantığın parçaları olan üç dalga hâlinde geldi.

Dalga 1 — Coşku (Şubat–Mart 2025): "Ücretsiz zekâ"

Gates, Jimmy Fallon'ın programında yapay zekânın "önümüzdeki 10 yıl içinde doktorların ve öğretmenlerin yerini alacağını" söyledi. Harvard'dan Arthur Brooks'la yaptığı söyleşide ise bunu bir bolluk müjdesine çevirdi: "Önümüzdeki on yılda bu, ücretsiz ve sıradan hâle gelecek — harika tıbbi tavsiye, harika özel ders." Aynı söyleşide "ücretsiz zekâ çağı"ndan söz etti ve ekledi: "Çok derin ve biraz da korkutucu — çünkü çok hızlı oluyor ve bir üst sınırı yok."

Bu dönemin özeti şuydu: İnsanlar "çoğu şey için gerekli olmayacak."

Dalga 2 — Uyarı (Ekim 2025): "Balondayız ama lale çılgınlığı değil"

CNBC'nin Squawk Box programında yapay zekâ yatırımlarının bir balon olduğunu kabul etti, ama dot-com benzetmesiyle: "Bu yatırımların bir sürüsü çıkmaz sokak olacak." Yine de değerin "son derece yüksek" olduğunu, tıpkı internetin sonunda çok değerli çıkması gibi, bunun da bir "çılgınlık" evresinden geçtiğini söyledi.

Dikkat edin: Balon eleştirisi bile sermayenin iç meselesi olarak kuruldu. Kimin parası yanacak? Yatırımcının. Kimin hayatı yanacak? Bu soru sorulmadı.

Dalga 3 — Alarm (26 Ağustos 2026): "Bir plan yok"

Asıl metin budur. Gates'in kendi ifadesiyle: "Yapay zekâ çağına geçiş, insanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olacak." Ve: "Şu anda buna hazırlanmıyoruz. Yapay zekâ çağına girişi kolaylaştıracak bir plan yok."

Üç risk sayıyor:

1. İşler kalıcı olarak yok olacak. Hukukta, müşteri hizmetlerinde, tıpta, yazılımda ve imalatta işler gidecek — "nesiller boyunca değil, on yıl içinde." Yeni işler doğacak ama "doğru politikalar olmazsa bugün var olandan çok daha azı olacak." Asıl kırılma anını da açıkça tarif ediyor: "Yapay zekâ neredeyse hatasız iş çıkardığında" insan denetimi gereksizleşecek ve "şirketlerin buna izin vermek için her türlü ekonomik teşviki olacak." Mavi yakada da robotların "on yılın sonunda" inşaat ve konaklamada rekabet edeceğini söylüyor. Ve en çok gençler için endişeli: giriş seviyesi işler kapanıyor.

2. Yapay zekâ kötülük yapma kapasitesini yayacak. Dolandırıcılık, deepfake, gözetim, siber saldırı, biyoterör. "Çok sınırlı becerilere sahip suçlular bile her ölçekte hedef seçebilecek." Ayrıca zaten güçlü olanın gücünü de yoğunlaştıracak: otonom silahlar, kamuoyunun ucuz ve etkili manipülasyonu.

3. Çocukların gelişimini köreltebilir. Yapay zekâ arkadaşları "sizi konfor alanınızın dışına itmez", bağımlılık yapıcıdır, insan ilişkilerinden öğrenilen dersleri çalar. Eleştirel düşünmenin zayıflamasından endişeli.

Üç de çözüm öneriyor:

  • Yeni bir yönetişim mimarisi: Ulusal düzeyde kurumlar arası koordinasyon, uluslararası düzeyde nükleer denetim + sivil havacılık + ozon anlaşmaları karışımı yeni bir küresel örgüt. "ABD ile Çin arasında bir miktar işbirliği gerekecek."
  • "İnsana Ayrılmış" alanlar (Human Reserved): Bazı işler, tıpkı tabiat parkları gibi, insanlara ayrılsın. Örneği kişisel: Alzheimer'lı babasına bakan ücretli bakıcılar. "Hiçbir robot bunu yapamazdı, yapmamalıydı."
  • Emek ile sermaye arasındaki vergi dengesinin yeniden kurulması: "Bence yapay zekâ token'larını ve robotları vergilendirmeliyiz." Gerekçesi net: İşçi çalıştıran patron bordro vergisi öder, robot alan patron ise onu masraf yazar; sistem insanı makineyle değiştirmeye teşvik eder.

Ve bir de itiraf var — metnin en dürüst, aynı zamanda en aldatıcı paragrafı:

"Olası bir yanlılığı kabul etmek istiyorum. Teknoloji endüstrisinden muazzam fayda sağladım... Hâlâ mali bağlarım var."

Ardından ekliyor: Kazançlar Gates Vakfı'na gidecek, dolayısıyla görüşleri kişisel para kazanma güdüsüyle şekillenmiyor. "Elbette okurlar bunun görüşümü bulandırıp bulandırmadığına kendileri karar verecek."

Peki. Karar verelim.


İkinci Bölüm: Sınıfsal Eleştiri

1. "Plan yok" değil — plan var, ama sizin planınız değil

Gates'in metnindeki en çok tekrarlanan cümle: "Bir plan yok."

Bu yanlış. Plan var. Sadece plan yapan özne, Gates'in tarif ettiği "liderler, uzmanlar ve topluluklar" değil.

Plan; sermaye birikiminin planıdır. Veri merkezi yatırım takvimleri, model eğitim bütçeleri, işten çıkarma dalgaları, "yeniden yapılanma" duyuruları, tedarik zinciri anlaşmaları, çip ihracat kontrolleri — bunların hepsi son derece planlıdır. Kâr oranını yükseltmek, canlı emeğin payını düşürmek, rakibi tasfiye etmek üzere hesaplanmıştır.

Gates'in "plan yok" dediği şey, aslında bu plana karşı bir toplumsal plan yok demektir. Ve o planın olmamasının nedeni teknolojinin hızı değil, sınıf mücadelesinin bugünkü dengesidir.

Nitekim Gates de bunu farkında olmadan itiraf ediyor: "Yapay zekâ ilerlemesini küresel olarak yavaşlatacak inandırıcı bir planı olan biri olsaydı, muhtemelen desteklerdim. Ama bunun olacağını sanmıyorum. Jeopolitik ve ekonomik teşvikler tam gaz ileri için çok sert bastırıyor."

Bu cümlede "jeopolitik ve ekonomik teşvikler" diye adlandırılan şeyin gerçek adı vardır: tekelci sermayeler arası rekabet ve emperyalist paylaşım kavgası. Gates bunu bir hava durumu gibi tarif ediyor — üzerine yağmur yağıyor, şemsiye arıyor. Oysa yağmuru yağdıran, kendisinin de hissedarı olduğu birikim rejimidir.

2. Failin silinmesi: "Yapay zekâ işleri alacak"

Metnin dilbilgisine dikkat edin, çünkü ideoloji orada saklanır.

"Yapay zekâ hukukta, müşteri hizmetlerinde, tıpta iş üstlenecek." "Robotlar insanlarla rekabet edecek." "İşler yok olacak."

Cümlelerin öznesi hep makine. Oysa hiçbir makine kimseyi işten çıkarmaz. İşten çıkaran patrondur. Ücreti düşüren, vardiyayı sıkıştıran, işi parçalayıp niteliksizleştiren, yerine daha ucuzunu alan sermayedir. Makine bir üretim aracıdır ve o üretim aracının mülkiyeti birilerinin elindedir.

Marx bu meseleyi 160 yıl önce tam da böyle koydu: Makine, kendinde bakıldığında emek zamanını kısaltan bir araçtır; kapitalist kullanımı altında ise iş gününü uzatan, ücreti bastıran, işçinin karşısına rakip olarak dikilen bir sermaye biçimidir. Sorun makinede değil, makinenin kimin elinde olduğundadır.

Gates aslında bu gerçeğe bir kez dokunuyor — sonra hemen elini çekiyor: "Piyasa güçleri benimsemeyi giderek hızlandıracak ve biz müdahale etmezsek daha az iyi iş olacak, faydalar da küçük bir gruba birikecek." Fail burada bir an görünür oluyor: piyasa, yani sermaye. Ama "biz müdahale etmezsek" derken kastettiği "biz", işçi sınıfı değil; devlet ve hayırsever seçkinlerdir.

3. Çıkar itirafı, çıkarı ortadan kaldırmaz

Gates'in "yanlılık" paragrafı, burjuva şeffaflık ritüelinin ders kitabı örneğidir: Çıkarını beyan et, böylece çıkarını aşmış say kendini.

Ama beyan, konumu değiştirmez. Aynı metinde şunu da yazıyor: "OpenAI, Anthropic, Google ve Microsoft dahil önde gelen yapay zekâ şirketlerinin çoğu vakıfla ortaklık kuruyor." Yani: Düzenlenmesini istediği sektörün en büyük oyuncularıyla kurumsal ortaklık içinde olan bir aktör, o sektörün nasıl düzenleneceğinin çerçevesini çiziyor.

Kârın vakfa gitmesi bu tabloyu düzeltmez, tam tersine tamamlar. Hayırseverlik, vergilendirilmemiş artı-değerin yönetişim gücüne tahvil edilmesidir. Kamusal denetime tabi olmayan 200 milyar dolarlık bir bütçe, hangi hastalıkla, hangi tohumla, hangi dilde model eğitileceğine karar veriyor. Bu, demokratik bir süreç değil; özel sermayenin kamu politikası yerine geçmesidir. Gates'in "çözümler demokratik bir süreçle geliştirilmeli" cümlesiyle, kendi vakfının fiili politika belirleyiciliği arasındaki mesafe, metnin en büyük çelişkisidir.

4. Robot vergisi: Reformun sınırı nerede?

Yanlış anlaşılmasın: Token ve robot vergisi, üzerinde tartışılması gereken somut bir taleptir. Sermayenin canlı emeği tasfiye etmesini vergi yoluyla pahalılaştırma fikri, sendikal mücadelenin gündemine girebilir ve girmelidir. Gates'in bu öneriyi 2017'den beri savunması, burjuvazi içinde bile bir çatlağın işaretidir.

Ama sınırını görelim.

Robot vergisi, mülkiyet ilişkisine dokunmaz. Makineler kimin olacak sorusunu sormaz; makinelerin kullanımını biraz pahalılaştırıp, oluşan geliri "yeniden eğitim ve güvenlik ağı"na aktarmayı önerir. Yani işçi, üretim araçlarının sahibi olmaya değil, üretim araçlarından koparılmanın tazminatına layık görülür.

Gates'in kendi ifadesi bunu itiraf ediyor: "Bir vergi, insan emeğinden kaçışı biraz yavaşlatır." Biraz. Ve devamı: "Bütün o hızlanmış inovasyonla, insanları istihdamda tutmanın bedeli olarak biraz verimsizliği karşılayabileceğiz."

Bu cümlede istihdam, bir hak değil; verimlilikten yapılan bir fedakârlık, katlanılan bir maliyettir. Sınıfsal olarak tercümesi şudur: Sizi çalıştırmayı sürdürmemiz için sizin dışınızda bir gerekçe bulmamız gerekiyor.

Bizim çerçevemiz farklıdır: Verimlilik artışının karşılığı sadaka değil, ücret kaybı olmadan çalışma süresinin kısaltılmasıdır. Makine emek zamanını azaltıyorsa, azalan zamanın kime kaldığı bir mülkiyet ve iktidar sorusudur.

5. "İnsana Ayrılmış Alan": Bakım emeğine anıt, bakım emekçisine sessizlik

Gates'in en duygusal bölümü, babasına bakan ücretli bakıcıları anlattığı yerdir. Samimi bir sayfa. Ve tam da bu yüzden sınıfsal körlüğün en berrak örneği.

Bakım emeği, kapitalizmin en düşük ücretli, en güvencesiz, en kadınlaşmış ve en göçmenleşmiş emek alanlarından biridir. Gates bu emeğin "yerine konulamaz derecede insani" olduğunu söylüyor — ama bu emeği yapanların ücretinden, vardiyasından, sendikasızlığından, oturma izninden tek kelime etmiyor.

"İnsana ayrılmış" ilan etmek, tek başına, bir işi korumaz. Otomasyon tehdidi altında olmayan bir işkolu, otomatik olarak iyi bir işkolu değildir; sadece ucuzluğu sayesinde otomasyona değmeyen bir işkolu olabilir. Nitekim Gates'in kendi örneği bunu ele veriyor: 55 yaşındaki inşaat işçisine "git yaşlı bakımında çalış" denemeyeceğini söylüyor — çünkü o iş, düşük ücretli ve itibarsızlaştırılmış bir iştir.

Üstelik "tabiat parkı" metaforu masum değil. Tabiat parkında korunan tür, kararı başkasının verdiği bir türdür. Gates'in kendi sorduğu ama yanıtlamadığı soru budur: "Neyi insanlara ayıracağımıza kim karar verecek?"

Bizim yanıtımız hazır: O kararı, işi yapanlar verir. Toplu sözleşme masasında, sendikada, işyeri komitesinde. Teknolojinin hangi işe, hangi hızda, hangi denetimle sokulacağı bir pazarlık konusudur — hayırseverin merhamet konusu değil.

6. Zekâ nereden geliyor? Kristalleşmiş emeğin gaspı

Metnin en büyük sessizliği burada.

Gates, "zekânın artık kısıtlayıcı faktör olmayacağı" bir dünyayı müjdeliyor. Ama o zekânın nereden geldiğini hiç sormuyor.

Bu modeller gökten inmedi. Bunlar; yüzyılların bilimsel birikiminden, milyonlarca kitaptan ve makaleden, forumlarda birbirine akıl veren teknisyenlerden, açık kaynak kod yazan geliştiricilerden, Wikipedia'yı gönüllü yazanlardan, çevirmenlerden, gazetecilerden, ve modelleri "hizalamak" için saatlerce şiddet içerikli veriyi ayıklayan Nairobi'deki, Manila'daki, Ankara'daki etiketleme işçilerinden imal edildi.

Yani yapay zekâ, kristalleşmiş toplumsal emektir. Marx'ın Grundrisse'de "genel zekâ" (general intellect) dediği şeyin, toplumsal bilginin doğrudan üretici güce dönüşmüş hâlidir.

Kapitalizm bu ortak birikimi, patentle, telifle, kapalı veri havuzlarıyla, API duvarlarıyla çitliyor. 16. yüzyılda ortak meraların çitlenmesi köylüyü topraksızlaştırıp emek gücünü satmaya mecbur bırakmıştı; bugün bilginin çitlenmesi, kolektif olarak üretilmiş zihinsel birikimi birkaç tekelin mülkü hâline getiriyor ve o birikimi üretenlere kiracı olarak geri satıyor. (Bu çerçeveyi daha önce burada tartışmıştık.)

Gates bu gaspın adını koymadığı sürece, "eşitlik" vaadi havada kalır. Çünkü paylaşılacak olan şey, zaten hepimizindi.

7. Zihinsel Taylorizm: Gates'in gördüğü ama adını koymadığı şey

Gates işlerin "yok olacağını" söylüyor. Sunumumuzda savunduğumuz tez farklı ve bence daha doğru:

Yapay zekâ işi yok etmiyor; işi parçalıyor, ucuzlatıyor, görünmezleştiriyor ve denetliyor.

Taylor, 20. yüzyılın başında zanaatkârın kafasındaki bilgiyi kartlara döktü, işi mikro adımlara böldü, planlamayı atölyeden alıp büroya taşıdı. Bugün olan şey bunun zihinsel emekteki tekrarıdır: Deneyimli çalışanın örtük bilgisi (tacit knowledge) — tıklamalarından, çağrı kayıtlarından, kodundan, teşhisinden — çekilip modele aktarılıyor; sonra o model, aynı işi daha ucuz bir çalışanın "yardımcısı" olarak geri dönüyor.

Sonuç işsizlik değil, niteliksizleşme ve pazarlık gücünün çöküşüdür. İşçi hâlâ oradadır; ama artık işin bilgisi onda değil, işverenin sunucusundadır. Gates'in "giriş seviyesi işler kapanıyor" gözlemi doğrudur — ama nedeni, mesleğe girişin öğrenildiği basamağın modele devredilmiş olmasıdır.

8. Küresel yönetişim mi, tekellerin kartel anlaşması mı?

Gates'in en büyük önerisi yeni bir uluslararası kurum. Kulağa makul geliyor. Kimlerin kuracağına bakın:

"Önde gelen yapay zekâ geliştiricilerine ev sahipliği yapan ve tedarik zincirinin kritik parçalarını kontrol eden ülkeler, rekabet baskısı işbirliğini zorlaştırmadan önce ortak normlar için şimdiden toplanmalı."

Yani masayı, modelleri ve çipleri elinde tutan bir avuç emperyalist merkez kuracak. Geri kalan dünya — Türkiye dahil — kural koyucu değil, kural alıcı olacak. Modelini, çipini, veri merkezini, enerjisini ithal edecek; karşılığında verisini ve pazarını verecek.

Buna küresel yönetişim değil, tekelci sermayenin uluslararası kartel düzenlemesi demek gerekir. Nükleer denetim rejimi benzetmesi bile bunu ele veriyor: O rejim, silahı olanların silahı olmayanları denetlediği bir rejimdir.

Vakfın Afrika programlarında "yerel dillerde model" vurgusu da bu çerçevede okunmalıdır. İyi niyetli olabilir; ama nesnel işlevi, henüz metalaşmamış dil ve sağlık verisi havzalarının küresel platformlara açılmasıdır. Yardım, aynı zamanda pazar kurar.

9. Ne tekno-iyimserlik ne felaketçilik: İkisi de aynı çitin içinde

Gates'in metni ilginç bir şekilde her iki tonu da barındırıyor: Bir yanda tarımda, sağlıkta, eğitimde mucizeler; öte yanda biyoterör ve kontrolden çıkan modeller.

Bu iki ton birbirinin rakibi değil, ortağıdır. İkisi de tartışmayı "teknoloji ne yapacak?" ekseninde tutar. Oysa asıl soru hep aynıdır ve hiç sorulmaz:

Bu teknoloji kimin mülkiyetinde, kimin denetiminde, kimin çıkarına geliştiriliyor?

Bu soru sorulmadığı sürece, iyimserlik de felaketçilik de sermayenin kendi kendisiyle yaptığı bir iç muhasebeye dönüşür. Gates'in metni, o iç muhasebenin bugüne kadarki en dürüst, en kapsamlı ve tam da bu yüzden en öğretici örneğidir.

Bir de şunu ekleyelim: Bu tabloyu "tekno-feodalizm" diye adlandıran yaklaşımlara katılmıyoruz. Platform işçisi bir serf değildir; emek gücünü satmak zorunda olan, ücretli, güvencesiz bir proleterdir. Karşımızdaki düzen yeni bir feodalizm değil, tekelci kapitalizmin dijital evresidir — ve bu ayrım, mücadelenin öznesini ve biçimini belirlediği için akademik değil, pratik bir ayrımdır.


İki Çerçeve Yan Yana

Gates'in ÇerçevesiSınıfsal Çerçeve
Özne teknolojidir: "Yapay zekâ işleri alacak"Özne sermayedir: İşten çıkaran patrondur, makine değil
"Bir plan yok"Plan var — sermaye birikiminin planı; eksik olan emeğin karşı planı
Geçiş dönemi yönetilmelidirMülkiyet ilişkisi değiştirilmelidir
Çözüm: uzmanlar, liderler, hayırseverlerÇözüm: örgütlü işçi sınıfı, sendika, toplu sözleşme
Robot/token vergisi ile kayıp telafi edilsinVerimlilik artışı ücret kaybı olmadan çalışma süresine yansısın
Bazı işler "insana ayrılsın" (kim karar verecek: belirsiz)Teknolojinin kullanımına işi yapanlar karar verir
Bilgi bir kaynaktır, erişimi yaygınlaştırılmalıdırBilgi kolektif emeğin ürünüdür, çitlenmesine son verilmelidir
Küresel kurum: model sahibi ülkeler kursunEmperyalist kartelleşmeye karşı halkların teknolojik egemenliği
Hayırseverlik kamusal boşluğu doldururVergilendirilmemiş servetin yönetişimi demokrasi değildir
Gençler için endişe: "giriş işleri kapanıyor"Gençler için görev: kapanan basamağın yerine örgütlenme

Somut Görevler

Eleştiri, talep hâline gelmediği sürece yorumdur. Bugünden masaya konabilecek başlıklar:

İşyerinde ve sözleşmede

  1. Toplu sözleşmelere yapay zekâ maddesi. Yeni bir algoritmik sistem devreye alınmadan önce sendikaya bildirim, veri ve etki değerlendirmesinin paylaşılması, itiraz hakkı.
  2. Algoritmik şeffaflık. Performans ölçen, vardiya dağıtan, işe alan veya işten çıkaran her sistemin kriterleri işçiye açık olmalı; "makine öyle dedi" bir gerekçe sayılamaz.
  3. Otomasyon nedeniyle işten çıkarma yasağı ve iş güvencesi. Verimlilik artışının bedeli işsizlik olamaz.
  4. Ücret kaybı olmadan çalışma süresinin kısaltılması. Yapay zekâ verimliliği artırıyorsa, kazanılan zaman kâr marjına değil çalışana gitmelidir.
  5. Bağlantıyı kesme hakkı ve mesai dışı algoritmik gözetimin yasaklanması.
  6. Örtük bilginin gaspına karşı hak. Çalışanın işi sırasında ürettiği veri, onun bilgisi ve rızası olmadan model eğitimine sokulamaz.
  7. Etiketleme, moderasyon ve "insan geri bildirimi" işçilerinin görünürlüğü. Bu emek zincirin görünmez halkasıdır; sendikal örgütlenme buraya uzanmalıdır.

Kamusal ve toplumsal düzeyde

  1. Kamusal hesaplama ve model altyapısı. Üniversitelerin, kamu kurumlarının ve belediyelerin tekellerin API'lerine bağımlı olmayan kapasitesi.
  2. Bilgi müştereklerinin savunusu: açık erişim, açık veri, açık kaynak — telif ve patent rejiminin bilgiyi çitlemesine karşı.
  3. Veri merkezlerinin enerji ve su yükünün kamusal denetimi. Gates'in kendisi de bu itirazın yükseldiğini kabul ediyor; bu, çevre mücadelesiyle emek mücadelesinin kesiştiği noktadır.
  4. Bakım emeğinin değerlenmesi: "insana ayrılmış" söyleminin gerçek karşılığı, bakım işkolunda ücret, kadro, sendika ve göçmen emekçiler için eşit haklardır.
  5. Teknolojik bağımlılığa karşı bölgesel ve halklar arası işbirliği; emperyalist merkezlerin belirlediği "küresel yönetişim" masasına eklemlenmek değil.

Kapanış: 3–5 Eylül'de Karaburun'da Buluşalım

Sevgili Genç Yoldaşlar,

Gates'in metnindeki en dokunaklı yer, gençlere dair kaygısıdır. Giriş seviyesi işlerin kapandığını, gençlerin yapay zekâya en olumsuz bakan kesim olduğunu ve bunda haklı olduklarını yazıyor.

Doğru teşhis. Ama teşhisin sonucu, bir milyarderin sizin adınıza kurum tasarlamasını beklemek olamaz.

Kapanan o basamağın yerine konacak tek şey vardır: örgütlenme. Bilginin ortak üretildiğini bilenlerin, ortak sahiplenmeyi de öğrenmesi.

Bu tartışmayı yüz yüze sürdürmek için buluşuyoruz. 20. Karaburun Bilim Kongresi, 3–5 Eylül 2026'da İzmir Karaburun'da toplanıyor. Kongrenin bu yılki ekseni "Kristalleşmiş Emeğin İsyanı". Sunumumuzun başlığı:

"Kristalleşmiş Emeğin İsyanı: Yapay Zekâ Modellerinde Genel Zekânın Gaspı, Zihinsel Taylorizm ve Dijital Panoptikon"

Bu yazıda kısaca değindiğimiz üç kavramı — dijital çitleme, zihinsel Taylorizm, dijital panoptikon — orada, ampirik malzemeyle ve tartışarak açacağız. Konuyu daha derinlemesine ele alan "Yapay Zekâ Çağında Emek" kitabımız da yayında.

Gates'in metni de masamızda olacak: sadece karşı çıkmak için değil, burjuvazinin kendi krizini nasıl okuduğunu anlamak için de.

Çünkü onlar da bir geçiş dönemi planlıyor. Fark şu: Onların planında biz nesneyiz.

Karaburun'da görüşmek üzere.

İlgili Başlıklar