Ahmet Telli'nin Kozağaçlı'ya Mektubu ve Geç Gelen Adalet
Güzel Günlerde Buluşmak Umuduyla: Bir Mektubun ve Bir Hukuksuzluğun Hikâyesi

Arkadaşlık Günleri: Ahmet Telli'nin Kozağaçlı'ya Mektubu ve Geç Gelen Adalet
Bir şairin son mektubu, bir avukatın bitmeyen cezası ve hukukun puan cetveline dönüşmesi üzerine genç yoldaşlara
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Ahmet Telli 3 Haziran 2026'da Silivri'deki Selçuk Kozağaçlı'ya bir mektup yazdı. 10 Temmuz'da aramızdan ayrıldı. Mektup Kozağaçlı'nın eline şairin ölümünden on gün sonra geçti. Bu yazı o mektubu sizinle paylaşmak, iki insanın bu ülke için ne anlama geldiğini anlatmak ve bir mektubun neden haftalarca yolda kaldığını, bir avukatın neden cezası dolduğu hâlde içeride olduğunu açıklamak için yazıldı.
Önce kısa yoldan özet, ardından ayrıntı.
Özet: Beş Cümlede
- Mektup: Telli, kemoterapinin sonuna geldiğini, iyileşme yolunda olduğunu yazıyor; son şiir kitabına Arkadaşlık Günleriydi adını verirken Kozağaçlı'yı düşündüğünü söylüyor; "güzel günlerde buluşmak" umuduyla kucaklıyor. Mektup, cezaevi denetiminden haftalar sonra geçti ve şair öldükten sonra adresine ulaştı (BirGün, bianet).
- Ahmet Telli: 12 Eylül'de tutuklanıp işkence görmüş, öğretmenlikten atılmış, 2023'te bir şiiri yüzünden "terör propagandası"ndan ceza almış toplumcu gerçekçi şiirin ustası; bir kuşağın hüznünü isyana çeviren ses.
- Selçuk Kozağaçlı: Soma'da ölen madencilerin ailelerinin avukatı, ÇHD'nin Onursal Başkanı; 2017'den beri tutsak. 16 Nisan 2025'te tahliye edildi, 24 saat dolmadan geri götürüldü. Aralık 2025'te "toplumla bütünleşecek durumda değil" denilerek yeniden içeride tutuldu.
- Hukuksuzluk: Kozağaçlı'nın özgürlüğü artık bir mahkeme kararına değil, ölçütleri belirsiz bir "gelişim puanı"na bağlı. Pişmanlık beyanı vermeyen devrimci avukat "iyi hâlli" sayılmıyor; gardiyanın boğazına bıçak dayayan Ogün Samast ise iyi hâlli sayılıyordu.
- Ders: Gecikmiş mektup da, bitmeyen ceza da aynı aygıtın ürünü: devlet bedeni değil, bağı cezalandırmak istiyor. Bu bağı korumak, yani arkadaşlığı örgütlemek, bugünün en somut siyasal görevidir.
Mektup
Mektubun yolculuğu
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 3 Haziran 2026 | Ahmet Telli mektubu yazar, Silivri'ye (Marmara Cezaevi) gönderir. |
| Haziran–Temmuz 2026 | Mektup cezaevi idaresinin denetiminde bekler. |
| 10 Temmuz 2026 | Ahmet Telli 79 yaşında hayatını kaybeder (Euronews). |
| ~20 Temmuz 2026 | Mektup, ölümden on gün sonra Kozağaçlı'ya teslim edilir. |
| Temmuz 2026 | Kozağaçlı adına yapılan paylaşımla mektup ve Kozağaçlı'nın yanıtı kamuoyuyla paylaşılır. |
Mektubun metni
Ahmet Telli'den Selçuk Kozağaçlı'ya 3 Haziran 2026 — Silivri, Marmara Cezaevi'ne
Kardeşim Selçuk Kozağaçlı,
Son şiir kitabıma Arkadaşlık Günleriydi adını verirken aklımın bir ucunda sen vardın ve sen hep orada olacaksın. Elbette haklıyız...
Hayatı oradan savunuyorsun, biz de sana layık olmaya çalışıyoruz.
Güzel günlerde buluşmak umuduyla sımsıcak kucaklarım seni.
Hastalığım iyileşme yolunda. Son kemoterapiyi alacağım, sonra akıllı ilaçla devam edecek.Sevgiler, selamlar.
Ahmet Telli_
Mektup, cezaevi denetiminden haftalar sonra geçerek şairin ölümünden on gün sonra, Temmuz 2026'da adresine ulaştı. Kozağaçlı adına yapılan paylaşımla kamuoyuyla paylaşıldı.
Kaynak — mektubun tam metni ve Kozağaçlı'nın yanıtı: BirGün · bianet · Velev
Mektupta ne var?
Mektup kısa ve sıcak. Üç şey söylüyor:
- Beden: Telli hastalığının iyiye gittiğini, son kemoterapiyi alacağını, ardından "akıllı ilaç"la tedaviye devam edeceğini yazıyor. Yani mektubu bir veda olarak değil, bir buluşma sözü olarak yazıyor.
- Arkadaşlık: Son şiir kitabına Arkadaşlık Günleriydi adını koyarken Kozağaçlı'yı aklında tuttuğunu, onun hep orada olacağını söylüyor. Arkadaşlarının Kozağaçlı'nın hayatı savunma biçimine layık olmaya çalıştığını ekliyor.
- Umut: Mektup, "Güzel günlerde buluşmak umuduyla sımsıcak kucaklarım seni." cümlesiyle kapanıyor.
Kozağaçlı'nın yanıtı
Kozağaçlı yanıtında acı bir gerçeği adlandırıyor: hapishanede bir dostun "iyiyim" haberi çoğu zaman ölüm haberinden sonra geliyor. Ama yası mücadeleye bağlıyor: Telli'nin mirasını, toplu şiirlerinin adına (Veda Divanı) gönderme yapan bir "Divan" imgesiyle anıyor; bu mirasın mücadele sürdükçe çoğalacağını ve kazanacaklarını söylüyor (bianet).
Burada küçük bir şeyi kaçırmayın: hücredeki adam, dışarıda ölen adamı teselli etmiyor; dışarıdakilere görev veriyor. Yasın siyasal biçimi budur.
Ahmet Telli: Hüznü İsyana Çeviren Ses
Telli'yi ölümünün ardından "Bellekten Praksise Bir Ömür: Ahmet Telli'nin Ardından Devrimci Özneyi Kavramak" başlıklı yazıda (12 Temmuz 2026) ayrıntılı olarak anlatmıştık. O yazıda Telli'nin hapishane deneyimini Marx'ın Feuerbach üzerine ilk teziyle okuyup, "bilginin odada değil çarpışma noktasında üretildiğini", Vygotsky'den hareketle estetiğin sınıfsal bir duygu eğitimi olduğunu ve devrimcinin ölümünün kolektif iradeye dönüşerek "diyalektik olarak aşıldığını" tartışmıştık. Bu yazıyı onun üzerine kuruyoruz; burada yalnızca mektubu anlamak için gereken çerçeveyi hatırlatalım.
Kısa kronoloji
| Yıl | Olay |
|---|---|
| 1946 | 2 Aralık'ta Çankırı Eskipazar'da doğar (bugün Karabük). |
| 1960'lar | Köy enstitülerinin mirasını taşıyan öğretmen okulları (Hasanoğlan, Pazarören), ardından Gazi Eğitim. İlkokul, sonra edebiyat öğretmenliği. |
| 1979–80 | İlk kitaplar: Yangın Yılları, Hüznün İsyan Olur (1980 Ömer Faruk Toprak Ödülü). |
| 12 Eylül sonrası | Sıkıyönetimce tutuklanır, işkence görür, öğretmenlikten atılır. Cegerxwîn üzerine yazdığı yazı yüzünden 142. maddeden ceza alır. |
| 1982 | Saklı Kalan ile Yazko Şiir Özendirme Ödülü. |
| 1993 | Mahkeme kararıyla öğretmenliğe döner, emekli olur. |
| 2011 | Nida ile Altın Portakal Şiir Ödülü. |
| 2020 | PEN Türkiye Şiir Ödülü. |
| 2023 | Dövüşen Anlatsın'dan okuduğu bir şiir ve 2017'deki bir basın açıklaması yüzünden Ankara 26. Ağır Ceza'da "terör propagandası"ndan 10 ay; hükmün açıklanması geri bırakılır (bianet). |
| 2026 | 10 Temmuz'da ölür. |
Kaynak: bianet, "Ahmet Telli kimdir?".
Türkiye için değeri
Birincisi, kuşakların köprüsüdür. Telli, 1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirin ikinci kuşağındandır. Nâzım'dan Ahmed Arif'e uzanan hattı, 12 Eylül'ün ezdiği kuşağın diline taşıdı. 78'liler onun dizeleriyle büyüdü; o da yaşamının sonunda Devrimci 78'liler Federasyonu'nun başında, o kuşağın belleğini örgütlemeye çalıştı.
İkincisi, hüznü siyasallaştırır. Hüznün İsyan Olur adı tek başına bir programdır: yenilgiden doğan kişisel acıyı özel alana kapatmaz, onu ortak bir öfkeye, ortak bir eyleme çevirir. 12 Eylül sonrası şiirin büyük kısmı içe kapanırken Telli'nin şiiri dışarı baktı.
Üçüncüsü, devletin şiirden korktuğunun kanıtıdır. 1980'de bir yazı yüzünden, 2023'te bir şiir yüzünden yargılandı. Kırk yıl arayla aynı devlet, aynı adamın kelimelerini suç delili saydı. Bu süreklilik, rejimlerin değiştiği ama aygıtın değişmediği bir ülkenin özetidir.
Dördüncüsü, öğretmendir. Öğretmen okullarından gelen, öğrencisinin önünde durmayı bırakmayan, atılınca da yazının içinden öğretmeye devam eden biri. Bir halk aydınının nasıl olacağına dair yaşayan bir örnek.
Selçuk Kozağaçlı: Davaları Ölenlerin Yanında Duran Avukat
Kim?
Kozağaçlı, Halkın Hukuk Bürosu avukatı ve Çağdaş Hukukçular Derneği'nin (ÇHD) Genel Başkanı, bugün Onursal Başkanıdır. ÇHD, Kasım 2016'da OHAL kararnamesiyle kapatıldı. Kozağaçlı'yı en çok tanıdığımız yer Soma'dır: 301 madencinin öldüğü katliamda ailelerin avukatlığını üstlendi (Front Line Defenders).
Bu ayrıntı önemlidir, genç yoldaşlar. Soma davasında suçlanan şirket, devletle iç içe bir sermayeydi. Davayı takip eden avukat, maden ocağındaki ölümü bir "kader" olmaktan çıkarıp bir sınıf suçu olarak mahkeme salonuna taşıdı. Devletin sonra bu avukatı "terör örgütü üyesi" olarak hapse atması, bu hikâyenin dışında değil, devamıdır.
Dava kronolojisi
| Tarih | Olay |
|---|---|
| 8 Kasım 2017 | Baro başkanlarıyla toplantıya giderken gözaltına alınır; açlık grevine başlar. |
| 13 Kasım 2017 | DHKP-C üyeliği iddiasıyla tutuklanır; Silivri'de tecritte tutulur. |
| Eylül 2018 | Mahkeme avukatları tahliye eder; savcı itiraz eder; aynı mahkeme kararını geri alır, Kozağaçlı dahil 12 avukat yeniden tutuklanır. (İlk "tahliye–geri alma" deneyimi.) |
| Ocak–Mart 2019 | Avukatlarla birlikte yargılamadaki ihlallere karşı açlık grevi. |
| Mart 2019 | İstanbul 37. Ağır Ceza: 11 yıl 3 ay. |
| Kasım 2022 | Yeniden yargılamada 12 yıl; ÇHD davasında toplam 146 yıl 7 ay (Cumhuriyet). |
| Eylül 2023 | "Senaryo" davasında delil yetersizliğinden beraat. |
| Nisan 2024 | Yargıtay cezayı 10 yıl 15 aya indirerek onar. |
| Şubat 2025 | Denetimli serbestlik hakkı doğar. İdare ve Gözlem Kurulu "iyi hâl yok" der; gelişim puanı 37,75 (eşik 40). |
| 16 Nisan 2025 | Kurul oy birliğiyle koşullu salıverme kararı verir; infaz hâkimliği onaylar; Kozağaçlı tahliye edilir. |
| 17 Nisan 2025 | Savcılık itiraz eder; bir gün önce tahliye kararı veren aynı infaz hâkimliği kararını kaldırır; Kozağaçlı yeniden cezaevine götürülür (sol, Fayn). |
| 30 Aralık 2025 | Kurul: "toplumla bütünleşecek durumda değil." Puan bu kez 28,5. Bir sonraki değerlendirme altı ay sonraya, 30 Haziran 2026'ya bırakılır (Medyascope). |
| Temmuz 2026 | Hâlâ Silivri'de; Telli'nin mektubunu ölüm haberinden sonra alır. |
| Aralık 2027 | Cezanın tamamen dolacağı öngörülen tarih. |
Hukuksuzluğu Anlamak: Puan Cetveli, Pişmanlık ve Postane
Şimdi işin özüne gelelim. Kozağaçlı'ya yapılan şey bir "yargı hatası" değildir. Bir _yöntem_dir. Bu yöntemi parça parça açalım.
Mahkemeden kurula: yargının idareye devri
Koşullu salıverme, cezanın belli bir kısmı iyi hâlle geçirildiğinde kişinin dışarıda tamamlamasıdır. Normalde bu, hesaplanabilir bir haktır. Ama son yıllarda "iyi hâl" değerlendirmesi, cezaevi müdürü ve personelinden oluşan İdare ve Gözlem Kurulu'na ve onun hazırladığı gelişim puanına bağlandı.
Sonuç şu: Bir hâkimin yıllarca süren yargılamayla verdiği cezanın gerçek süresi, artık bir idari kurulun altı ayda bir doldurduğu bir formla belirleniyor. Kozağaçlı'nın puanı, sağlık sorunları nedeniyle spor etkinliklerine katılmadığı ve pandemi döneminde faaliyetlere katılamadığı için düşük çıkmıştı (T24, Gökçer Tahincioğlu). Kurum kimliğini kabul etmediği için aldığı kınama ve kuyu tipi cezaevlerine karşı yaptığı üç günlük açlık grevi puanı daha da düşürdü.
Yani bir avukatın özgürlüğü, cezaevinde voleybol oynayıp oynamamasına ve hak savunuculuğunu hücrede de sürdürüp sürdürmemesine göre hesaplanıyor. Ölçütleri kamuya açık değil; hesaplama yöntemi açıklanmıyor. ÇHD Ankara Şube Başkanı Ceren Yılmaz'ın deyişiyle bu, "insan aklıyla dalga geçen" bir uygulama.
Gerçek ölçüt: pişmanlık
Savcılığın Nisan 2025 itirazındaki gerekçeler arasında şu cümle var: Kozağaçlı'nın "örgütten ayrıldığına dair somut bir beyan veya davranışının bulunmaması." Puan cetvelinin arkasındaki asıl ölçüt budur.
Burada iki şey birden oluyor:
- Kozağaçlı örgüt üyeliğini hiçbir zaman kabul etmedi. Kabul etmediği bir üyelikten ayrıldığını beyan etmesi isteniyor. Bu, suçu kabul ettirmenin dolambaçlı yoludur.
- Ceza, yaptığı şey için değil, olduğu şey için uzatılıyor: devrimci bir avukat olarak kalmaya devam ettiği için.
Eylül 2026'da aynı bürodan Behiç Aşçı'ya verilen karar bunu çıplak hâle getirdi: Aşçı 44,06 puanla eşiği geçti, bir yıldır disiplin cezası yoktu. Kurul yine de "iyi hâlli değil" dedi; gerekçe olarak da disiplin cezası almamasının tahliye tarihine yaklaşmasından kaynaklandığını ve uyumunun "örgütsel amaçlara hizmet ettiğini" yazdı (Medyascope).
Puanın düşükse cezalısın; puanın yüksekse puanını yükseltmek için uslu durmuş "taktikçi" sayılıyorsun. Kafka bunu daha iyi yazamazdı.
Çifte standart: kimin "iyi hâli"?
| Ogün Samast | Selçuk Kozağaçlı | |
|---|---|---|
| Neden içeride? | Hrant Dink'i öldürmek | Avukatlık faaliyeti üzerinden "örgüt üyeliği" |
| Cezaevindeki davranış | 2017'de gardiyanın boğazına bıçak dayadı, bir başkasının parmağını ısırdı; ayrıca ceza aldı | Şiddet olayı yok; kurum kimliğini reddetti, açlık grevi yaptı |
| Kurul kararı | "İyi hâlli" bulundu, Kasım 2023'te salıverildi | Eşiğin altında; tahliye edildi, 24 saatte geri alındı |
| Savcılık itirazı | Yok | Var, ertesi gün |
| Belirleyici fark | Eylemi "terör örgütü faaliyeti" sayılmadı | "Örgütten ayrıldığına dair beyan" yok |
Kaynak: T24.
Bu tablo bize "hukuk herkese eşit uygulanmıyor" demekten fazlasını söylüyor. Devlet, kendi ideolojik çizgisinde hareket eden şiddeti disiplin sorunu, kendi düzenine itiraz eden fikri güvenlik sorunu olarak görüyor. Hukuk burada tarafsız bir hakem değil, sınıf ve iktidar ilişkilerinin teknik dili.
Postane de bir infaz aracıdır
Telli'nin mektubunun haftalarca beklemesi küçük bir ayrıntı gibi görünebilir. Değildir.
Cezaevlerinde mektuplar "okuma" ve denetimden geçer; içerik "sakıncalı" görülürse bekletilir, alıkonur ya da imha edilir. Bu denetim teorik olarak güvenlik içindir. Pratikte ise, kendi gözlerimizle gördüğümüz gibi, ölümcül hastalıkla boğuşan bir şairin dostuna yazdığı birkaç satırlık şefkat, şairin ölümünden sonraya kalabiliyor.
Burada cezalandırılan beden değil, _bağ_dır. Tecrit, ziyaret kısıtı, haberleşme yasağı, geciktirilen mektup: hepsinin hedefi tutsağı dışarıdaki dünyadan, dışarıdaki dünyayı da tutsaktan koparmaktır. Kozağaçlı'nın puanını düşüren gerekçelerden birinin de "tutuklu ve hükümlülerle mektuplaşmak" olduğunu hatırlayın. Devlet, mektubu hem geciktiriyor hem de mektup yazmayı suç unsuru sayıyor.
Telli'nin kitabına koyduğu ad bu yüzden bir siyasal yanıttır: Arkadaşlık Günleriydi. İktidarın koparmaya çalıştığı şeyin adını koymak.
Sınıfsal okuma: neden avukatlar?
Bir devlet neden avukatlarını hapseder? Çünkü avukat, hukuk ile halk arasındaki son köprüdür.
- Soma'da madenci ailesi, şirketin ve devletin karşısında tek başına değil, bir avukatla durur.
- İşten atılan işçi, polis şiddetine uğrayan genç, evi yıkılan yoksul, ancak bir avukatla hukukun diline girebilir.
- Halkın avukatı hapsedildiğinde mesaj yalnızca ona değil, bütün meslektaşlarına verilir: "Bu davaları alırsanız, sıra size de gelir."
Yani Kozağaçlı'yı içeride tutmak, halkın hukuka erişimini daraltmaktır. Hukuksuzluk burada bir yan etki değil, işlevdir: hukuku sermaye ve devlet için açık, emekçiler için kapalı bir kapıya çevirmek.
Bu yalnızca Kozağaçlı değil
Aynı örüntü Can Atalay'da Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen tahliye edilmemekle, Selçuk Mızraklı'da yıllar süren tutsaklıkla, Behiç Aşçı'da "iyi hâl yok" kararıyla tekrar ediyor. Can Atalay'ın Kozağaçlı'ya yazdığı "Bu keyfiliği aşacağız" mektubu (Gazikent27) bu yüzden bir dayanışma çağrısı olduğu kadar bir teşhistir: keyfilik istisna değil, kural hâline geldi.
İkisini Yan Yana Koymak
| Ahmet Telli | Selçuk Kozağaçlı | |
|---|---|---|
| Araç | Şiir | Hukuk |
| Muhatap | Yenilmiş bir kuşağın duygusu | Ezilmiş bir sınıfın davası |
| Devletin yanıtı | 1980'de işkence ve ihraç, 2023'te şiirden ceza | 2017'den beri hapis, bitmeyen infaz |
| Ortak suç | Kelimeleri halkın safında kullanmak | Hukuku halkın safında kullanmak |
| Bıraktığı | Hüznün İsyan Olur, Dövüşen Anlatsın, Veda Divanı | Soma dosyası, devrimci avukatlık geleneği |
| Birbirine verdiği | Bir kitabın adı: Arkadaşlık Günleriydi | Bir sözün devamı: mücadele sürdükçe şair de yaşar |
Biri estetiği, öteki hukuku halkın tarafına çekti. Devlet ikisine de aynı yerden vurdu: taraf tuttular. Burjuva ideolojisi bize sanatın ve hukukun "tarafsız" olduğunu söyler. Telli ile Kozağaçlı'nın hayatı, bu tarafsızlığın, yalnızca egemenin tarafını görünmez kılan bir perde olduğunu gösterir.
Genç Yoldaşlara Somut Görevler
- Mektup yazın. Siyasi tutsaklara mektup yazmak hem en basit hem en etkili dayanışmadır. Mektup geç ulaşabilir; ama hiç yazılmayan mektup hiç ulaşmaz. Tutsaklarla dayanışma yapılarının adres listelerini takip edin.
- Duruşmaları ve kararları izleyin. İdare ve Gözlem Kurulu kararlarını, infaz hâkimliği itirazlarını takip edin, kayıt altına alın. Keyfilik, belgelendiğinde teşhir edilebilir hâle gelir.
- Puan cetvelini kamusallaştırın. Gelişim puanının ölçütlerinin açıklanması, kurul kararlarının gerekçeli ve denetlenebilir olması bir hukuk talebi olarak dile getirilmeli. Barolara, hukuk fakültelerine, meslek örgütlerine taşıyın.
- Telli'yi okuyun, okutun. Hüznün İsyan Olur ve Dövüşen Anlatsın ile başlayın. Okuma gruplarında şiiri yalnızca estetik olarak değil, yazıldığı tarihsel koşulla birlikte tartışın.
- Halkın avukatlarını yalnız bırakmayın. İşçi davalarını, iş cinayeti davalarını alan avukatların duruşmalarına gidin. Avukatın yalnız kalmadığı salonda yargıç da yalnız karar veremez.
- Belleği örgütleyin. Telli'nin son yıllarında yaptığı gibi: kuşakların tanıklığını kaydedin, sözlü tarih çalışmalarına katılın. Unutturulan şey tekrar edilir.
Sevgili Yoldaşlar,
Bir şair, ölümüne bir ay kala, hapisteki dostuna "iyileşiyorum, güzel günlerde buluşalım" diye yazdı. Devletin postanesi o sözü şair öldükten sonra teslim etti. Devletin kurulu da o dostu, cezası dolduğu hâlde "toplumla bütünleşemez" diye içeride tuttu.
Hangisi topluma daha yabancı, genç yoldaşlar: Soma'da ölen madencinin ailesine avukatlık eden mi, yoksa bir şairin mektubunu haftalarca bekleten mi?
Telli'nin mektubu geç ulaştı, ama ulaştı. Şimdi sizin elinizde. Onu Kozağaçlı'nın kapısına kadar götürmek, Arkadaşlık Günleriydi'ni hücrenin dışında yaşanacak günlere çevirmek bizim işimiz.
Güzel günlerde buluşmak umuduyla.
Kaynaklar
Mektup ve yanıt
- BirGün: Ahmet Telli'nin yazdığı mektup, Selçuk Kozağaçlı'ya şairin ölümünden 10 gün sonra ulaştı
- bianet: Ahmet Telli'nin mektubu ölümünden on gün sonra adresine ulaştı
- Velev · Gazete Pencere
Ahmet Telli
- Bilgi Müşterekleri: Bellekten Praksise Bir Ömür: Ahmet Telli'nin Ardından Devrimci Özneyi Kavramak (12 Temmuz 2026)
- bianet: Ahmet Telli kimdir?
- Euronews: Usta şair Ahmet Telli hayatını kaybetti
- bianet: Poet Ahmet Telli given terror propaganda sentence for reciting poem
Selçuk Kozağaçlı ve infaz hukuku
- Front Line Defenders: Selçuk Kozağaçlı
- sol: Selçuk Kozağaçlı'ya dün tahliye, bugün tutuklama
- Fayn: Selçuk Kozağaçlı özgürlüğü 2,5 puanla "kaçırmış"
- Tele1: Kozağaçlı 1 günlüğüne tahliye edilip tekrar tutuklandı
- Medyascope: "Toplumla bütünleşecek durumda değil" denilerek tahliye edilmedi
- Medyascope: Behiç Aşçı koşullu salıverilmeden yararlandırılmadı
- T24, Gökçer Tahincioğlu: Ogün Samast adaleti
- Cumhuriyet: Selçuk Kozağaçlı haber arşivi
- Gazikent27: Can Atalay'dan Selçuk Kozağaçlı'ya mektup







