Bilgi Müşterekleri
AnasayfaHakkımızdaKılavuzlarPopüler İçeriklerİletişim

Devre Kesici: Burjuvazinin Borsası Kendine Bile Güvenmiyor

Dünden Bu Sabaha Yaşananlar, Kırk Yıllık Sicil ve Faturanın Sınıfı

Yazar: Oğuz Demirkapı
Devre Kesici: Burjuvazinin Borsası Kendine Bile Güvenmiyor

Devre Kesici: Burjuvazinin Borsası Kendine Bile Güvenmiyor

Sevgili Genç Yoldaşlar,

Dün öğleden sonra Borsa İstanbul'da bir düğmeye basıldı. Adı "devre kesici". Fiyatlar belli bir hızla düştüğünde işlemleri geçici olarak durduran otomatik bir mekanizma. Piyasanın kendi kendine koyduğu bir fren; kendine güvenmediği için koyduğu bir fren.

Bu sabah sekizde Hazine Bakanı ekibini topladı. Dokuz elli birde Merkez Bankası bankalara para musluğunu açtı. Öğleden önce Sermaye Piyasası Kurulu 130 fonu kapattı, 38 kişiye yasak getirdi. Ve bir akşam önce savcılık, eski Borsa İstanbul Başkanı'nın "sakin olun" diye attığı bir gönderi için soruşturma açtı.

Bu yazı, o yirmi dört saati anlatıyor. Ama yalnızca anlatmak için değil. Üç şeyi göstermek için:

Bir: Bu hafta ortaya çıkan işleyişin hangi kısmı hukuksuz, hangi kısmı yasal ama meşru değil. İki: Bunun ilk kez olmadığı; borsanın kırk yıllık sicilinde aynı örüntünün en az on kez tekrarlandığı. Üç: Burjuvazinin kendi kurduğu, kendi kurallarıyla işlettiği, kendi devletinin denetlediği bu piyasaya kendisinin bile güvenmediği — ve güvensizliğin bedelini kimin ödediği.


Dünden Bu Sabaha: Saat Saat

ZamanNe oldu
16 Eylül, seansBIST 100 gün içinde sert satışla karşılaşıyor; devre kesici devreye giriyor. Kapanış: 13.122,58 puan, yüzde 5,54 düşüş — 21 Mayıs'taki yüzde 6,05'ten sonra dört ayın en sert kaybı. 100 hisseden 95'i düşüyor; 17 hisse tabanda. Mali endeks yüzde 6,75, sanayi yüzde 5,79, teknoloji yüzde 5,19 kaybediyor.
16 Eylül, akşamİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Borsa İstanbul Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen soruşturma açıyor. Gerekçe: sosyal medyada "yatırımcılar arasında korku ve panik yaratacak" paylaşım. Paylaşımın içeriği: "Sakin olun… panikle hareket eden en büyük zararı kendine verir."
16 Eylül, ABDFed, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırıyor (yüzde 3,75–4); yıl içinde bir artış daha sinyali. Dow 600 puan düşüyor.
17 Eylül, 08:00Finansal İstikrar Komitesi Mehmet Şimşek başkanlığında toplanıyor. Açıklama: "Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır"; sorun "sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin belirli fonlarında", "geçici ve yönetilebilir".
17 Eylül, 09:51TCMB üç adım açıklıyor: haftalık repo ihalesi fonlaması artırılacak; bankaların TCMB'den borçlanma limitleri bilanço büyüklüğüne göre yükseltilecek; teminat iskonto oranları düşürülecek — yani bankalar aynı kâğıt karşılığında daha fazla para alabilecek.
17 Eylül, açılışBIST 100 güne yüzde 1,32 düşüşle 12.948 puandan başlıyor; sonra dönüyor. Gün içinde 13.450'ye kadar çıkıyor, yüzde 2'nin üzerinde artı. Lokomotif: bankacılık endeksi yüzde 5,86 yukarı.
17 Eylül, öğleSPK, 57/1706 ve 57/1707 sayılı kararlarla yedi portföy şirketinin 130 fonunu tasfiyeye alıyor (Pardus 42, Hedef 31, Atlas 16, Bulls 15, Pusula 12, A1 9, Tera 5); bu şirketlerin TEFAS'taki tüm fonları alım-satıma kapatılıyor. 38 kişiye iki yıl işlem yasağı ve suç duyurusu, on kişinin lisansı iptal ediliyor. Aynı kurul, kredili işlemde asgari özkaynak koruma oranını yüzde 35'ten yüzde 20'ye indiriyor (2 Ekim'e kadar).
17 Eylül, öğleden sonraSPK bülteni tasfiyedeki fonların hisse portföyünü açıklıyor: fonlar TEHOL'de dolaşımdaki payların yüzde 77,74'ünü, ANELE'de yüzde 68,14'ünü, TRHOL'de yüzde 60,13'ünü, PEKGY'de yüzde 54,68'ini (1,6 milyar adet) elinde tutuyor.

Bu tabloyu bir kez daha okuyun ve sırayı görün: Önce fren. Sonra yorumcuya soruşturma. Sabah bankalara likidite. Öğle küçük yatırımcının fonuna kilit. Ve bankacılık endeksi aynı gün yüzde 5,86 yukarı.

Bu bir kronoloji değil, bir öncelik sırası.


Teşhir: Neyin Hukuksuz Olduğu İddia Ediliyor, Neyin Yasal Olduğu Kesin

Bu bölümde iki sütun tutacağız. Çünkü "hukuksuzluk" dendiğinde çoğu kez iki farklı şey birbirine karışır: yasanın çiğnenmesi ile yasanın izin verdiği yağma.

Yasadışı olduğu iddia edilenler

Hepsi iddia aşamasında; masumiyet karinesi geçerli. Ama iddialar kamuya açık ve savcılık dosyasına girmiş durumda:

Piyasa dolandırıcılığı (6362 sayılı SPKn m. 107). Savcılık, Tera Yatırım ve Pusula Portföy ilişkisinde "rasyonel ekonomik gerekçelerden uzak" işlemlerle "yapay talep" yaratıldığını iddia ediyor. Kanun bunun için üç–beş yıl hapis öngörüyor. SPK 38 kişi için suç duyurusunda bulundu.

Zimmet, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız bu şüphelerle 13 Eylül'de gözaltına alındı; mal varlığına tedbir konuldu. Telefonunu ofiste bırakıp Marmaris'ten tekneyle Yunanistan'a geçtiği iddia edildi, sonra Bodrum'da savcılığa kendi isteğiyle gittiğini açıkladı. Katılımevim'den Serdar Turhan'a yurt dışı çıkış yasağı, Destek Yatırım'dan Altunç Kumova'ya adli kontrol.

Bilgi bazlı manipülasyon. 9 Eylül'de "bySerez" dosyasıyla dokuz hissede (EYGYO, AHGAZ, TERA, BVSAN, A1CAP, SNICA, KAYSE, OBASE, SOKE) sosyal medya üzerinden yönlendirme iddiası; 13 Eylül'de "yalan/yanıltıcı bilgi yayan hesaplar" için ayrı soruşturma.

Nitelikli yatırımcı şartının delinmesi. Serbest fonlar mevzuatta yalnızca "nitelikli yatırımcı"ya (bir milyon TL üzeri varlık) satılabilir. Tasfiyedeki fonlarda 514 binden fazla yatırımcı var. Hepsinin milyoner olduğuna inanmak için iyi bir neden yok. Bu, iddia bile değil; basit bir aritmetik soru ve henüz kimse yanıtlamadı.

Yasal olduğu kesin olanlar

Şimdi asıl liste. Bunların hiçbiri için kimse gözaltına alınmayacak, çünkü hepsi mevzuatın içinde:

Fonun dolaşımdaki payların dörtte üçünü tutması. TEHOL'de yüzde 77,74. Bu, "serbest fon" statüsünün tanımı gereği mümkün: yoğunlaşma sınırı yok. Bir fon, halka açık bir şirketin fiilen tek alıcısı ve tek satıcısı olabilir; fiyatı da o belirler. Yasal.

"Net varlık değeri hesaplanamadı" diyerek ödemeyi durdurmak. Fon, elindeki hisse tabanda kaldığı için değerini söyleyemiyor ve temerrüde düşüyor. Mevzuat bunu öngörmüş; KAP'a bildirim yeter. Yasal.

Ödeme kuralını tek taraflı değiştirmek. Tera, altı fonda fiyatlamayı ayda bire, ödemeyi on iş günü sonraya çekti. Yatırımcıya sorulmadı; izahname değişikliği yeter. Yasal.

Aylık yüzde 20 getiri "hedefi" ile pazarlamak. Nefes'in aktardığına göre fonlar bu oranı sunuyordu. "Garanti" denmediği sürece yasal.

Denetimin on bir ay beklemesi. SPK, Ekim 2025'te Pusula yöneticilerine Vişne Madencilik işlemleri için kişi başı 8,9 milyon TL ceza kesmişti. Mekanizma düzenleyicinin masasındaydı. Ceza kesildi, fonlar çalışmaya devam etti. Fon büyüklüğü 826 milyar TL; ceza, bunun yüz binde birinden küçük. Yasal.

Kriz günü büyük oyuncunun teminatını gevşetmek. Kredili (borçla) hisse alan yatırımcı, hisse düşünce teminat tamamlamak zorunda; tamamlayamazsa pozisyonu zorla satılır. SPK oranı yüzde 35'ten yüzde 20'ye indirdi: zorunlu satış ertelendi. Yasal.

Kriz sabahı bankalara ucuz likidite açmak. TCMB'nin üç adımı bankalara. Fon yatırımcısına değil. Bankacılık endeksi aynı gün yüzde 5,86 yükseldi. Yasal.

"Sakin olun" diyene soruşturma açmak. SPKn m. 107/2 "yanlış izlenim yaratma"yı suç sayar. Savcılık bunu, düşüşün ertesi günü, eski borsa başkanının "panik yapmayın" gönderisine uyguladı. On bir ay şişirilen fonlar için beklenen refleks, bir tweet için bir gecede geldi. Yasal.

Şimdi iki sütunu yan yana koyun. Sol sütundakiler, belki birkaç kişiyi hapse gönderecek. Sağ sütundakiler yapının kendisi ve yerinde kalacak. Marksist bakış "kötü aktörü" aramaz; kötü aktörün mümkün olduğu, hatta ödüllendirildiği yapıyı sorar. Hukuksuzluğun teşhiri gerekli; ama asıl teşhir edilmesi gereken, hukukun kendisinin kimin için yazıldığıdır.


Kırk Yılın Sicili: Bu İlk Değil

"Geçici ve yönetilebilir" cümlesinin en iyi sınavı tarihtir. Borsa İstanbul (eski adıyla İMKB) 3 Ocak 1986'da 19 hisseyle açıldı. O günden bu yana:

TarihOlayNe olduBedeli kim ödedi
11 Kasım 1998Korkmaz Yiğit kasetleriTürkbank ihalesi etrafındaki siyaset-mafya-sermaye ilişkisinin ses kayıtları yayımlandı; İMKB bir günde yüzde 14,92 düştü.Küçük yatırımcı; Türkbank kamuya geçti
Kasım 2000 – Şubat 2001İkiz kriz19 Şubat 2001'de MGK'daki "anayasa kitapçığı" krizi: yüzde 14,62; 21 Şubat 2001'de dalgalı kura geçişten bir gün önce yüzde 18,11 — borsa tarihinin en sert günlük düşüşü. Gecelik faiz yüzde 7.500'e çıktı.Bir gecede reel ücret kaybı, kapanan işyerleri; bankalara TMSF üzerinden aktarılan kamu kaynağı
Temmuz 2003İmar BankasıUzan Grubu'nun bankası: kayıt dışı mevduat, yetkisiz hazine bonosu satışı, "bir lira bir yılda iki lira" vaadi. İlk beş ayda 616 trilyon TL kayıt dışı mevduat, 728 trilyon TL bono satışı.Devlet 22.145 mudiye Ziraat üzerinden yaklaşık 914 milyon TL ödedi; yani kamu, yani vergi veren ücretli. Cem Uzan Fransa'ya gitti.
22 Mart 2021Ağbal'ın görevden alınmasıBir gece kararnamesi; yabancı yatırımcı çıkışı, borsa devre kesici.Kur şoku, enflasyon; bedel ücrete yazıldı
Ağustos–Eylül 2022Kamu bankası hisseleriHalkbank, Vakıfbank, TSKB, Şekerbank hisselerinde haftalar içinde katlanan fiyatlar; yatırımcı forumlarında 51 binden fazla yorumla körüklenen alım. Akademik çalışmanın bulgusu: küçük yatırımcı yükselişte aldı, düşüşte satamadı.Küçük yatırımcı
2023–2025Halka arz dalgasıHer arz "1 lot herkese"; milyonlarca yeni hesap; arzdan sonra çöken fiyatlar. MKK: 6,8 milyon yatırımcı, dörtte üçünün portföyü 50 bin TL'nin altında.Yeni giren
Kasım 2025 – Nisan 2026"Baykuş" dosyasıPAMEL, INVES hisselerinde emir bazlı manipülasyon; "çantacılar / bordrolular / iş ilişkisindekiler" olarak üç katmanlı örgüt; 57,4 milyon avro + 15 milyon dolar suç geliri; 2021'de 788 milyon TL'nin Varlık Barışı ile aklanması iddiası; 24 şirkete TMSF kayyumu; 41 sanık, 34 yıla kadar hapis talebi.İddianamenin kendi ifadesiyle "küçük yatırımcılar"
Kasım 2025Uşak SeramikSosyal medyada şişirme, tepeden satış, olumsuz haberle panik; altı gözaltı.Küçük yatırımcı
Ocak 2026KIMMRTwitter'da şifreli paylaşım ("Kimmmler benimle"); 50 günde yüzde 252,89; 15,28 milyon TL haksız kazanç; 17 gözaltı.Küçük yatırımcı
Eylül 2026Fon depremiYedi şirket, 130 fon, 826 milyar TL, 514 bin yatırımcı; devre kesici; teminat gevşetme; bankalara likidite.Sıra sizde

Tabloya bakın. Kırk yılda en az on olay; yöntem değişiyor — kaset, kur, banka, forum, tweet, fon — ama son sütun değişmiyor. Her seferinde bedeli ödeyen aynı sınıf. Ve her seferinde aynı cümle: "Yapısal risk yok, birkaç kötü aktör vardı."

Bir de şunu görün: 2001'de bankalar TMSF ile, 2003'te İmar mudileri Hazine ile, 2026'da bankalar TCMB ile kurtarıldı. Sermaye her seferinde kurtarıldı; kurtarma parası her seferinde kamudan, yani bizden çıktı. Buna "sosyalizm" demezler; ama sermaye için sosyalizm, emek için piyasa olduğu açıktır.


Güven Sorunu: Burjuvazi Kendi Borsasına Güveniyor mu?

Borsa, burjuvazinin kendi icadıdır. Sermaye piyasası kanununu kendi hükümetleri yazdı, SPK'yı kendi bürokratları kurdu, Borsa İstanbul'u kendi bankaları işletiyor. Kurallar onların kuralı; hakem onların hakemi.

Peki bu kurulu düzene kendileri güveniyor mu? Kanıtlara bakalım:

Devre kesicinin varlığı. Piyasanın "fiyatı doğru bulur" iddiasına gerçekten inanan bir sistem, fiyatın bulunmasını durdurmaz. Devre kesici, piyasanın kendi kendini imha edebileceğinin resmî kabulüdür. Dün üçüncü kez bu yıl devreye girdi.

Finansal İstikrar Komitesi'nin sabah sekizde toplanması. "Yapısal risk yok" denilen bir durum için Hazine, Merkez Bankası, BDDK, SPK ve TMSF'nin acil toplantısı gerekmez. Toplantının kendisi, açıklamanın yalanlamasıdır.

Merkez Bankası'nın bankalara likidite açması. "Sınırlı sayıda portföy şirketi"nin sorunu, neden bankacılık sisteminin tamamına acil para gerektirsin? Çünkü bankalar o fonların satıcısı, aracısı, kredi vereni ve muhtemelen ortağı. Sorunun "sınırlı" olmadığını en iyi TCMB biliyor.

Yabancı sermayenin tavrı. MKK verisine göre pay piyasasında yabancı payı yüzde 36,78. 2021 Mart'ında, bir gece kararnamesiyle Merkez Bankası başkanı değiştirildiğinde yabancı fonlar günler içinde çıktı. Uluslararası sermaye, Türkiye borsasına "yatırım" değil "ziyaret" yapıyor; kapıya en yakın sandalyeyi seçiyor.

Eski borsa başkanına soruşturma. Turhan, AKP eski milletvekili, eski TCMB başkan yardımcısı, eski Borsa İstanbul başkanı ve CEO'su. Yani bu düzenin mimarlarından biri. "Sakin olun" dediği için soruşturuluyor. Sistemin kendi adamına bile "konuşma" demesi, güvenin ne kadar ince bir buz üstünde durduğunu gösterir.

Ve en önemlisi: kendi paralarını nerede tuttukları. Fon depremi tablosunda dikkat çeken şey, tepeden çıkanların kim olduğudur. Fonu kuran, hisseyi şişiren, ilişkili şirkete satan — onların parası fonda değil; her turda dışarı çıkmış. Burjuvazi kendi borsasına güvenmez; onu kullanır. Güvenen, "profesyonel yönetsin" diyen ücretlidir.

Marx, Kapital'in üçüncü cildinde kredi sistemini anlatırken şunu söyler: Bolluk döneminde her kâğıt paraymış gibi dolaşır; kriz anında herkes aynı anda gerçek parayı ister ve o an kâğıdın kâğıt olduğu ortaya çıkar. Bu haftanın "net varlık değeri hesaplanamadı" cümlesi, o anın KAP diline çevrilmiş hâlidir. Burjuvazi bu anı bilir; Marx'ı okumuş olması gerekmez, 1998'i, 2001'i, 2003'ü yaşamıştır. Bildiği için kapıya yakın oturur.


Sınıfsal Etki: Fatura Nasıl Aşağı Kesilir?

Şimdi asıl soruya gelelim. Bu olaylar sınıfı nasıl etkiler? Dört kanaldan.

Kanal 1: Doğrudan kayıp — birikim

MKK verisi (Mart 2026): 6.819.485 yatırımcı; yüzde 23,26'sının portföyü 1.000 TL'nin altında, yüzde 72,37'sininki 50.000 TL'nin altında; bir milyon TL üzeri yalnızca yüzde 0,56. Bir milletvekilinin (Özgür Karabat) bağımsız doğrulaması bulunmayan iddiasına göre 30.574 nitelikli yatırımcı piyasa varlıklarının yaklaşık yüzde 80'ini elinde tutuyor.

Fon yatırımcısı bu havuzun en temkinli kesimidir: hisse seçmeyi bilmediğini kabul eden, "uzmana" emanet eden. Kıdem tazminatı, emekli ikramiyesi, düğün parası. Bu hafta o para "yöntemi Kurulca belirlenecek" bir tasfiyeye girdi. Tasfiye demek, tabandaki hisseyi şimdi, düşük fiyattan satmak demek. Zarar kilitlenecek. Tepeden çıkan zaten çıktı.

Kanal 2: Dolaylı kayıp — ücret ve istihdam

Fed'in faiz artışı ve yerli fon krizi, TCMB'yi sıkı kalmaya zorlar. Sıkı para politikasının adı "dezenflasyon"dur; işleyişi kredi kısma, talep kısma, işletme kapanması, işsizlik artışı ve ücret artışının bastırılmasıdır. İşsizlik Dosyası'nda yazdığımız geniş tanımlı işsizlik makası bu programın ürünüdür. Borsada tek lot hissesi olmayan bir işçi de bu krizin faturasını öder: maaş zammında, işten çıkarmada, kredi kartı faizinde.

Kanal 3: Kurtarma maliyeti — kamu

TCMB bankalara ucuz likidite açtı. Bu, bir maliyetsiz işlem değildir; Merkez Bankası'nın bilançosuna, oradan enflasyona, oradan ücrete yansır. 2001'de TMSF, 2003'te Hazine, 2026'da TCMB. Kurtarma her seferinde kamu kaynağıyla yapılır ve kamu kaynağı, vergisi maaşından kesilen ücretlinin kaynağıdır. Türkiye'de vergi gelirinin ağırlığı dolaylı vergilerde ve ücret üzerindeki stopajdadır; sermaye kazançları en düşük oranla, kimi zaman sıfırla vergilenir. Yani kurtarılan sermaye, kurtaran emek.

Kanal 4: Örgütsüzleştirme — ideoloji

En görünmez ama en kalıcı etki bu. "Herkes yatırımcı olsun", "tasarrufunu sermayeleştir", "1 lot herkese" söylemi, ücretliyi kendi sınıfından koparıp "yatırımcı" kimliğine bağlar. İşçi olarak sözünüz yoktur; ama "yatırımcı" olarak fiyat tablosuna bakma hakkınız vardır. Bu kimlik, işçiyi sendika yerine forumlara, grev yerine "alım fırsatı"na yönlendirir. Ve kriz geldiğinde "yatırımcı"nın örgütü yoktur; 514 bin kişi tek tek KAP duyurusu bekler.

Sermaye piyasasının 1981'de, sendikalar kapatıldıktan on bir ay sonra kurulması tesadüf değildi. Emeğin kolektif pazarlık gücü alındı, yerine bireysel "yatırımcı" konuldu. 12 Eylül Dosyası'nda darbenin yıktıklarını yazmıştık; borsa, darbenin kurduklarından biridir.


İki Sütun: Aynı Yirmi Dört Saat, İki Sınıf

Ücretli / küçük yatırımcıSermaye / büyük oyuncu
16 Eylül seansTabandaki hissede, satamıyorÇoğu tepeden çıkmış; kalanı kaldıraçlı
16 Eylül akşam"Sakin olun" diyen bile soruşturuluyor; bilgi kanalları daralıyorAvukatlar, KAP açıklamaları, "temerrüt" bildirimi
17 Eylül 08:00Komite gündeminde anılmıyorKomite onun için toplanıyor: "yapısal risk yok"
17 Eylül 09:51TCMB'den ona bir şey yokBankalara likidite, teminat iskontosu düşürüldü
17 Eylül öğleFonu tasfiyeye alındı, ödeme tarihi belirsizTeminat oranı yüzde 35 → yüzde 20, zorunlu satış ertelendi
17 Eylül kapanışParasına erişemiyorBankacılık endeksi yüzde 5,86 yukarı
Tarihsel karşılığı1998, 2001, 2003, 2021, 2022, 2025, 2026 — her seferinde ödeyen2001 TMSF, 2003 Hazine, 2026 TCMB — her seferinde kurtarılan
Hukukî adı"Yatırımcı" — risk kendine ait"Şüpheli" — masumiyet karinesi, savunma hakkı, süre

Sağ sütun "yönetilebilir" olan. Sol sütun "geçici" olan. Komite haklı: Sorun sermaye için geçici ve yönetilebilir. Emek için ise kalıcı ve yönetilemez; çünkü yönetecek örgütü elinden alınmış.


Peki Ne Yapmalı?

"Borsaya girmeyin" demeyeceğiz; enflasyon karşısında çaresiz kalana ahlak dersi vermek bize düşmez. Yapılacaklar var ve hepsi kolektif.

Bu hafta
  1. Fonda parası olan tanıdıklarınıza ulaşın. KAP ve SPK duyurularını izlemelerini, işlem belgelerini saklamalarını ve tek başına değil birlikte hareket etmelerini söyleyin. Tasfiye yöntemi henüz açıklanmadı; açıklandığında örgütlü bir yatırımcı grubu ile dağınık 514 bin kişi arasında büyük fark olacak. İmar Bankası mudileri örgütlendiği için ödeme aldı; bunu unutmayın.

  2. Kaybı belgeleyin. Kim, ne zaman, hangi fona, ne kadar koydu ve kim ikna etti: banka şubesi mi, "danışman" mı, YouTube kanalı mı, Telegram grubu mu? Bu belge hem hukukî süreç hem siyasal teşhir için ham maddedir.

  3. Soruşturmanın yönünü izleyin. Savcılığın "panik yaratan paylaşım" soruşturmaları kime açılıyor, fonları on bir ay şişirenlere ne oluyor? Bu iki listeyi yan yana tutun ve kamuya açık biçimde yayımlayın.

Talepler
  1. Tasfiyede küçük yatırımcı önceliği. Portföyü küçük olan önce ve tam ödensin; iflas hukukundaki işçi alacağı önceliğinin fon piyasasına uyarlanması. Hukuken mümkün, siyaseten talep edilmeli.

  2. Kurucuların kişisel ve sınırsız sorumluluğu. Fon varlığı yetmezse fark, portföy şirketi ortaklarının, ilişkili şirketlerin ve aracı bankaların mal varlığından karşılansın. Eski SPK hukuk müşaviri Şanlı Baş bunun mümkün olduğunu söylüyor; mümkün olan, talep edilmelidir.

  3. Teminat gevşetmesinin geri alınması ya da eşitlenmesi. Büyük oyuncuya tanınan nefes ya herkese tanınsın — tasfiye fiyatı taban fiyat değil, son altı ayın ortalaması olsun — ya da kimseye.

  4. TCMB likiditesine koşul. Kriz sabahı bankalara açılan ucuz para, o bankaların sattığı fonların mağdurlarına ödeme koşuluna bağlansın. Kamu kaynağı koşulsuz verilmesin.

  5. SPK'da ve Finansal İstikrar Komitesi'nde emek temsili. Bu kurullarda "yatırımcı temsili" tartışılır, emek örgütleri tartışılmaz bile. Bedeli ödeyenin masada sandalyesi olmalı.

  6. Sermaye kazançlarının vergilendirilmesi. Kurtarma parası dolaylı vergiden ve ücret stopajından çıkıyorsa, kurtarılanın kazancı da vergilensin. Bu, ücretlinin sırtındaki yükü sermayeye kaydırmanın en somut yoludur.

Kolektif alternatifler
  1. Veri müşterekleri, şimdi. SPK bülteni tasfiyedeki fonların hisse portföyünü açıkladı. Bu veri açık ama işlenmemiş. Bir grup genç yoldaş için somut proje: 130 fonun tuttuğu hisseleri, o şirketlerin çalışan sayılarındaki değişimi ve ilişkili taraf işlemlerini tek bir kamuya açık tabloya dökmek. Bilgi müşterek olduğunda silah olur. Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu'nda anlattığımız türden bir iş.

  2. Küçük birikimin kolektif biçimleri. Kooperatif, dayanışma sandığı, yardımlaşma fonu. Aylık yüzde 20 vaat etmezler; güvenlik ve özerklik vaat ederler. Bu hafta 514 bin kişi yüzde 20'nin bedelini öğrendi. Albatros Bilişim Kooperatifi ve Yazılım Kooperatifçiliği 101 yazımız bu tartışmanın başlangıcı.

  3. Kimliği geri alın. "Yatırımcı" değil, ücretlisiniz. Fiyat tablosuna bakma hakkınız var; ama asıl hakkınız toplu sözleşme masasında. Borsaya yeni giren arkadaşınıza "kaybedersin" demeyin; ne aldığını anlatın: gelecekteki artı-değer üzerine yazılmış bir alacak belgesi, kapıya en yakın oturanın çıkış likiditesi. Bunu bilerek girmekle bilmeyerek girmek arasında sınıfsal bir fark vardır.


Sevgili Genç Yoldaşlar,

Devre kesici, piyasanın kendine güvenmediğinin itirafıdır. Finansal İstikrar Komitesi, "yapısal risk yok" diyerek toplanmasının gereksiz olduğunu ilan eder ve toplanır. Merkez Bankası, "sınırlı" bir sorun için bankacılık sisteminin tamamına para açar. Savcılık, "sakin olun" diyeni soruşturur.

Bunların hiçbiri tutarsızlık değildir. Hepsi aynı şeyi söyler: Burjuvazi kendi borsasına güvenmez; onu kullanır. Güvenmesi de gerekmez, çünkü kaybettiğinde kurtarılacağını bilir. 1998'de, 2001'de, 2003'te, 2021'de, 2026'da kurtarıldı.

Güvenen, "profesyonel yönetsin" diyen ücretlidir. Ve o güven, kırk yıldır her seferinde aynı biçimde ödüllendirildi: tabanda kilitlenen bir kâğıt, "yöntemi belirlenecek" bir tasfiye ve "geçici ve yönetilebilir" bir açıklama.

Sevgili genç yoldaşlar, bu yazıdan tek bir şey kalacaksa şu olsun:

Sermayenin kendi kurumlarına bile güvenmediği bir düzende, emeğin o kurumlara güvenmesi bir hata değil, bir tuzaktır. Tuzaktan çıkışın adı "daha iyi yatırım" değil, örgüttür.

Fiyat tablosuna bakarken, tabloyu kimin çizdiğini görün. Devre kesiciye bakarken, düğmeye kimin bastığını sorun. Ve "yapısal risk yok" cümlesini duyduğunuzda, kimin yapısından söz edildiğini sorun: Bizim yapımızda 514 bin hane var; onların yapısında yedi şirket ve bir komite.

Yoldaşça.

Bilgi herkesindir.


Kaynaklar

Dünden bu sabaha
Kırk yılın sicili
Kuram
  • Karl Marx, Kapital, Cilt III, Beşinci Kısım (kredi sistemi, fiktif sermaye, kriz anında "para kıtlığı")
  • David Harvey, Yeni Emperyalizm (mülksüzleştirme yoluyla birikim)

Bağlantılı Yazılarımız

Emek ve sermaye

Tarih ve yapı

Aynı haftanın öteki yüzleri

Alternatifler

Etiketler:#borsa#para#kriz#spekülasyon#sınıf#finans#ekonomi#sermaye#hukuk

İlgili Başlıklar