"10 Ekim Dosyası" Yayında
Saat 10.04'te Duran Saat

Saat 10.04'te Duran Saat: "10 Ekim Dosyası" Yayında
On bir yıl önce, 10 Ekim 2015 sabahı, Ankara Garı'nın önünde "barış" diyen 103 insanı yitirdik. Bilgi Müşterekleri'nin yeni dosyası, o sabahı, sonrasındaki adalet arayışını ve yitirdiğimiz yoldaşlarımızın hayatlarını genç kuşaklar için tek bir kitapta topluyor.
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Bazılarınız 10 Ekim 2015'te ilkokuldaydı. Bazılarınız o sabah haberi televizyonun alt yazısından öğrenen bir ailenin çocuğuydu. Bazılarınız için 10 Ekim, her yıl adı okunan, ama içi doldurulmamış bir tarih. Bu yazıyı ve tanıttığı dosyayı en çok sizin için hazırladık.
Yarın, 10 Ekim 2026'da, katliamın on birinci yılında aileler yine Gar'ın önünde olacak. Saat 10.04'te adlar tek tek okunacak. Bugün yayımladığımız "10 Ekim Dosyası — Saat 10.04: 10 Ekim Ankara Katliamı, Terör, Devlet ve 'İstikrar' Maskesi" bu adların arkasındaki hayatları, o sabahın belgelerini ve on bir yıldır süren adalet arayışını bir araya getiriyor. 185 sayfa, 7 kısım, 19 bölüm, 6 ek; 103 yoldaşımızın hayat öyküleri, 10 grafik ve şema, 39 açık lisanslı fotoğraf. Bu yazıda dosyanın neden yazıldığını, ne anlattığını ve sizden ne beklediğini anlatacağım.
Birinci Bölüm: O Sabah
10 Ekim 2015 Cumartesi sabahı DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrısıyla "Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi" için Ankara Garı'nın önünde toplanılıyordu. Kortejler halay çekiyor, pankartlar açılıyordu. Saat 10.04'te, birkaç saniye arayla iki canlı bomba patladı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can alan terör saldırısıydı. Yaralananların bir kısmı günler, aylar, yıllar sonra yaşamını yitirdi; bugün 103 insanı anıyoruz (Medyascope, 2025; Evrensel).
Dosyanın ilk kısmı o sabahı dakika dakika anlatıyor: miting, patlama, gaz, ambulanslar, yayın yasağı, hükümetin ilk sözleri ve ertesi gün emeğin yanıtı olan iş bırakma. Kayda geçmiş bir rakam da var: müfettiş raporuna ve dava dosyasına göre mitinge görevlendirilen 2.044 polisten 129'u Gar çevresindeydi (Diken, 9 Ekim 2018).
Sonra 2015'in bütününe bakıyoruz. 5 Haziranda Diyarbakır'da HDP mitingi, 20 Temmuzda Suruç'ta Kobanî'ye oyuncak ve kitap götürmek isteyen sosyalist gençler, 10 Ekimde Ankara'da emek ve barış mitingi. Yargı kararlarına ve dava dosyalarına göre üç saldırı da aynı IŞİD ağıyla bağlantılı kişilerce gerçekleştirildi; üçünde 141 insan yaşamını yitirdi. Dosya, bu ağın Adıyaman'daki bir çay ocağından Gaziantep'e uzanan yapısını, ailelerin "çocuğumuz kayıp" diye emniyete yaptığı başvuruları ve teknik takibi belgeleriyle anlatıyor.
Dördüncü bölümün başlığı bir soru: Uyarılar neden koruyucu önleme dönüşmedi? Basına ve TBMM önergesine yansıyan müfettiş raporuna göre, mitinglere canlı bomba saldırısı yapılabileceğine dair aylar öncesinden onlarca istihbarat notu vardı (TBMM önergesi). Bu uyarıların varlığı, saldırının yerinin ve zamanının önceden bilindiğinin kanıtı değildir; ailelerin on bir yıldır sorduğu soru, bu bilgiler karşısında katılımcıları korumak için hangi önlemlerin alındığıdır.
İkinci Bölüm: On Bir Yıllık Dava
Ana davada 3 Ağustos 2018'de dokuz sanığa 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi (Medyascope). Ailelerin katliamın "insanlığa karşı suç" olarak yargılanması talebi ise 2024'te karşılık bulmadı; mahkemeye göre suçun yasal unsurları gerçekleşmemişti (bianet). Bu ayrım önemlidir: İnsanlığa karşı suçta zamanaşımı işlemez; avukatlar firari sanıklar yönünden zamanaşımı kaygısını dile getiriyor.
Kamu görevlileri hakkında ise soruşturma izni verilmedi. Gaziantep'teki süreçte valilik iki kez izin vermedi, mahkeme iki kez bu kararları kaldırdı ve 17 Haziran 2026'da ikinci kez takipsizlik kararı verildi (Kısa Dalga). Dava bugün de sürüyor: Firari sanıklardan biri 2026'da Türkiye'ye getirildi; bir sonraki duruşma 3 Aralık 2026, saat 10.00'da (Evrensel).
Dosyanın bu kısmı, mahkeme kararlarını, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreçlerini, reddedilen Meclis araştırması önergelerini, ailelerin kurduğu ve 2018'de tüzük gerekçesiyle kapatılan derneği, her ayın 10'undaki anmaları ve anıt tartışmasını bir arada veriyor.
Üçüncü Bölüm: Rakam Değil, İnsan
Katliamlar insanları sayıya çevirir. Gazete başlıklarında "103 ölü" yazar, sonra o sayı da unutulur. Dosyanın kalbi olan üçüncü kısımda tam tersini yaptık: 103 yoldaşımızın her birinin adını, işini, ailesini, hayallerini, son sözlerini kaydettik. Ana kaynağımız, P24 Hafıza Kitaplığı'nın 2017'de yayımladığı, 62 gönüllü yazarın ailelerin evlerine giderek hazırladığı Barış Portreleri kitabı ve dönemin basını.
Bu hayatlar bir araya geldiğinde bir sınıf haritası çıkıyor. Kaynaklarda mesleği belli olanlar arasında en az 21 öğrenci ve yeni mezun, 15 inşaat işçisi ve sendikacısı, 15 fabrika, atölye, hizmet ve ev emekçisi, 11 demiryolu ve ulaşım emekçisi, 7 öğretmen, 7 emekli vardı. Yaşı kaynaklarda açıkça belirtilen 78 kişinin 37'si 18 ile 35 yaş arasındaydı. En küçüğümüz, babasının elini bırakmak istemeyen dokuz yaşındaki Veysel'di; en büyüklerimiz yetmişini geçmişti. Adana'dan Edirne'ye, Kars'tan İzmir'e, Türkiye'nin dört bir yanından gelmişlerdi.
Hepsinin ortak noktası şuydu: Bu ülkede emeğiyle geçinen, savaşın bedelini ödeyen ve barışın en çok kendilerine yarayacağını bilen insanlardı. Onları "yanlış zamanda yanlış yerde" bulunan kurbanlar olarak değil, kendi tercihleriyle, bilinçli bir kararla barış için orada olan mücadelenin özneleri olarak anıyoruz.
İTÜ öğrencisi Güney Doğan'ın babası Mustafa Doğan, her ayın 10'unda Gar'ın önüne karanfil bırakıyor: "Hiç kimse gelmese bile, tek başıma da kalsam ben karanfilimi alıp onların kanlarının döküldüğü yere bırakacağım." Dosyanın tamamı, bu karanfilin yanına bırakılmış bir kayıttır.
Dördüncü Bölüm: Terör, Devlet ve "İstikrar"
Dosyanın ikinci yarısı 10 Ekim'i daha geniş bir tarihin içine yerleştiriyor. Afganistan'da mücahitlerden El Kaide'ye, Taliban'dan IŞİD'e, silahlı cihatçı örgütlerin büyük güçlerin ve bölgesel güçlerin hesaplarının gölgesinde nasıl büyüdüğünü belgelerle anlatıyor: ABD'nin kendi diplomatik yazışmaları, istihbarat raporları, mahkeme kararları. İtalya'da Bologna Garı'ndan Endonezya'ya, Latin Amerika'dan Gladio'ya, "gerilim stratejisi" denen örüntüyü tarihsel bir karşılaştırma olarak inceliyor. Türkiye'de 1990'ların Hizbullah davalarını, Umut davasını, Sivas'ı ve 2003'ten 2017'ye uzanan saldırı dalgasını yargı kararlarıyla aktarıyor. Bizim derlememize göre Türkiye'de IŞİD'e atfedilen ve yargıya taşınan başlıca saldırılarda 301 insan yaşamını yitirdi.
Altıncı kısım bunları bir sınıf çözümlemesinde topluyor ve üç soru soruyor: Kimin elinde? Kimin denetiminde? Kimin yararına? Saldırıların kimi hedeflediği, hangi siyasal iklimde gerçekleştiği ve sonrasında "istikrar" kavramının nasıl kullanıldığı belgelenebilir olgulardır. Bunları birlikte düşünmek, bir suç isnadı değil, yurttaşlık hakkımızdır. Korkan toplum güçlü bir el ister; bizim sorumuz, o "istikrarın" kimin istikrarı olduğudur.
Nasıl Yazdık?
Bu dosya Türkiye'de yayımlanıyor ve Türkiye'de okunacak. Bu yüzden üç ilkeye sıkı sıkıya bağlı kaldık.
Olgu ile iddiayı her cümlede ayırdık. Yargı kararı, resmî belge, kayda geçmiş söz ve iddia ayrı bir dille, kimin söylediği ve hangi kaynakta yer aldığı belirtilerek veriliyor. Belirsiz, tek kaynaklı ya da kaynaklar arasında çelişkili ayrıntılar metne girmedi.
Kişileri değil, aygıtları ve ilişkileri çözümledik. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmayan hiç kimse suçlu olarak nitelenmiyor; yargılananlar "sanık". Derdest davaya ilişkin hüküm niteliğinde değerlendirme yok.
Şiddeti hiçbir biçimde meşrulaştırmadık. Bu, kimden gelirse gelsin sivillere yönelen şiddeti reddeden bir barış metnidir. Hayat öykülerinde yalnızca yasal partilere, sendikalara, meslek örgütlerine ve derneklere üyelikler yer alıyor.
Metin iki kez hukuki gözden geçirmeden ve imla denetiminden geçti; baskıdan önce bir medya hukukçusu tarafından okunacak; ailelere ve 10 Ekim Barış Derneği'ne okutulacak. Kitaptaki 39 fotoğrafın tamamı Wikimedia Commons'tan, yalnızca özgür lisanslı dosyalar arasından seçildi; yaşamını yitirenlerin ve yakınlarının fotoğraflarına, kişilik haklarına saygı gereği yer vermedik.
İki Anlatım: Unutturulmak İstenen, Kayda Geçirdiğimiz
| Unutturulmak istenen | Kayda geçirdiğimiz |
|---|---|
| "103 ölü" | 103 ad, 103 meslek, 103 hayat |
| "Yanlış zamanda yanlış yerde" | Barış için, bilinçli bir kararla oradaydılar |
| Bir terör saldırısı daha | Diyarbakır, Suruç ve Ankara'yı birbirine bağlayan, yargıya yansımış bir ağ |
| "Uyarılar genel nitelikteydi" | Uyarıların, önlemlerin ve soruşturma izinlerinin tarihli kaydı |
| Dava bitti | 3 Aralık 2026'da yeni duruşma var |
| Anmak bir ayindir | Anmak, örgütlenmenin bir biçimidir |
| Hafıza ailelerin yüküdür | Hafıza hepimizin ortak malıdır |
Somut Görevler
-
Okuyun ve okutun. Dosyayı indirin, bir bölümünü kendi çevrenizde, öğrenci kolektifinizde, sendika şubenizde birlikte okuyun. Her bölümün başındaki tez kutusu bir tartışma başlığıdır.
-
Anmalara katılın. 10 Ekim anmaları için 10 Ekim Barış Derneği'nin, ailelerin ve emek örgütlerinin güncel duyurularını izleyin. Ankara dışındaysanız kentinizdeki anmalara katılın. Anmanın barışçıl ve yasal niteliğini korumak, yitirdiklerimizin hafızasına duyulan saygının parçasıdır.
-
Davayı izleyin. 3 Aralık 2026'daki duruşmayı takip edin. Duruşmalar kamuya açıktır; ailelerin ve avukatların yalnız olmadıklarını görmeleri onlar için önemlidir.
-
Hafızaya katkı verin. Dosyanın Bölüm 19'unda bir öneri var: 10 Ekim Barış Derneği'nin önderliğinde, ailelerin onayıyla, açık lisanslı ve aranabilir bir 10 Ekim Hafıza Müştereği. Bazı yoldaşlarımızın hikâyesi hiç yazılmadı; bazı portreler yayımlandığı sitelerin kapanmasıyla kayboldu. Bilgi Müşterekleri bu arşiv için teknik altyapı ve gönüllü emek sunmaya hazır.
-
Düzeltin ve geliştirin. Bu bir canlı belge. Hatalı ya da eksik bir bilgi, ailelerin düzeltme ve çıkarma talepleri, yeni kaynaklar için bize yazın; doğrulanan her düzeltme sürüm notuyla bir sonraki sürüme girer.
Kapanış
Sevgili genç yoldaşlar,
Bologna Garı'nın saati, 2 Ağustos 1980'deki katliamın anısına 10.25'te durdurulmuş olarak korunuyor. Ankara'da da bir saat 10.04'te durdu. Ama o saat yalnızca durmadı; her yıl, her ayın onunda, Gar'ın önüne bırakılan her karanfilde yeniden kuruldu.
Yitirdiklerimiz o sabah Gar'ın önüne savaşa karşı barışı, ölüme karşı emeği, korkuya karşı dayanışmayı savunmak için gelmişlerdi. Onlara borcumuz ağıt değil, o kararın sürdürülmesidir. Unutmayacağız; çünkü unutmamak, örgütlü bir eylemdir.
Barış hemen şimdi.
Dosyayı İndirin
10 Ekim Dosyası — Saat 10.04: 10 Ekim Ankara Katliamı, Terör, Devlet ve "İstikrar" Maskesi. Genç Yoldaşlar İçin Bir Hafıza ve Sınıf Kılavuzu. Bilgi Müşterekleri, Sürüm 1.2.1, Ekim 2026. Özgün metin CC BY-SA 4.0; görseller kendi lisanslarına tabidir (EK F).
- PDF (A4, 185 sayfa, 39 fotoğraf, 10 grafik) »
- Markdown (kaynak metin; kopyalayın, uyarlayın, dağıtın) »
Bütün dosyalarımız tek sayfada: Kılavuzlar. PDF, grafik ve görsel indirme betikleri de aynı lisansla paylaşılıyor.
Kaynaklar
- Bilgi Müşterekleri, 10 Ekim Dosyası — Saat 10.04, Sürüm 1.2.1, Ekim 2026. Kılavuzlar
- P24 Hafıza Kitaplığı, Barış Portreleri: 10 Ekim 2015'te Kaybettiğimiz Hayatlara Bir Bakış, Ekim 2017.
- Medyascope, 10 Ekim 2015'te Ankara Tren Garı'nda neler yaşandı? (2025).
- Evrensel, 10 Ekim katliamı: 103 kişi hayatını kaybetti.
- Diken, 10 Ekim katliamının anatomisi (9 Ekim 2018).
- TBMM, HDP araştırma önergesi.
- Medyascope, 2018 kararı: 9 sanık hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet.
- bianet, "İnsanlığa karşı suçun yasal unsurları gerçekleşmedi" (2024).
- Kısa Dalga, Kamu görevlilerine ikinci kez takipsizlik (2026).
- Evrensel, Dava 3 Aralık'a ertelendi (25 Eylül 2026).
- Bilgi Müşterekleri, 12 Eylül Dosyası — bu dosyanın üzerine kurulduğu önceki dosya.







