Bilgi Müşterekleri
AnasayfaKonularDizilerHakkımızdaKılavuzlarPopüler İçeriklerİletişim

Mythos, Model 2 ve Gizli Çerçeve: Bilim Tarihinin Eski Sırası, Yeni Makine

Önce Kışlaya, Sonra Bankaya, En Son Halka: Gizli Yapay Zekâ Modelleri Kimden Saklanıyor?

24 dk okumaYazar: Oğuz Demirkapı
Mythos, Model 2 ve Gizli Çerçeve: Bilim Tarihinin Eski Sırası, Yeni Makine

Önce Kışlaya, Sonra Bankaya, En Son Halka: Gizli Yapay Zekâ Modelleri Kimden Saklanıyor?

Mythos, Model 2 ve Gizli Çerçeve: Bilim Tarihinin Eski Sırası, Yeni Makine

Sevgili Genç Yoldaşlar,

Bu cümleye iyi bakın:

"Yaygın kullanım için çok tehlikeli."

Bu cümle bir silah üreticisine ya da bir ilaç firmasına ait değil. Bir yapay zekâ şirketinin, Nisan 2026'da kendi ürettiği bir model için kurduğu cümle. O model halka verilmedi. Ama Apple'a, Microsoft'a, JPMorgan'a, NSA'ya ve Japon bankalarına verildi. Ve ilk gün, bir Discord grubunun eline geçti.

Bu yazı üç soru soruyor:

  1. Bu gizli modeller nedir, kimin elinde?
  2. Neden halktan saklanıyor, kimin için açılıyor?
  3. Bilim tarihinde bunu daha önce gördük mü?

Üçüncü sorunun yanıtını baştan verelim: Gördük. Hem de defalarca. Teleskop önce Venedik donanmasına, bilgisayar önce top atış çizelgesine, şifreleme önce istihbarata, internet önce Pentagon'a, GPS önce füzeye gitti. Halk, hepsine en son ve kırpılmış hâliyle kavuştu. Bugün aynı sıra, yeni bir makine üzerinde yeniden yaşanıyor.


Kısaca: Ne Oluyor?

Önce özeti verelim, ayrıntı aşağıda.

Olgu. 2026'da yapay zekâ şirketleri, en güçlü modellerini halka açmadan önce seçilmiş bir kurumlar çevresine vermeye başladı. İlk ve en bilinen örnek Anthropic'in Claude Mythos modeli. Model, Martta sızan blog taslaklarıyla ortaya çıktı; 7 Nisanda Project Glasswing adıyla yaklaşık 40 kuruma açıldı. Gerekçe: model, yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulmakta ve onları kullanmakta o kadar iyi ki, önce "savunucuların" eline geçmeliydi.

Devlet. Aynı süreçte ABD devleti kapı bekçisi oldu. Haziranda çıkan 14409 sayılı Başkanlık Kararnamesi, NSA'nın yönettiği bir çerçeve kurdu: hükümet, "kapsama giren" modellere yayımlanmadan 30 gün önce erişiyor; hangi modelin kapsama girdiğini belirleyen eşik gizli; erişim verilen "güvenilir ortaklar" listesi gizli; çerçevenin metni bile gizli. 12 Haziranda ABD, ABD vatandaşı olmayan herkesin en güçlü iki modele erişimini yasakladı; modeller 19 gün dünyaya kapandı.

Daha derinde. Yayımlanmamış ve hiç yayımlanması planlanmayan modeller de var. Anthropic Ağustosta, Mythos'tan güçlü bir "Model 2"yi yalnızca kendi içinde, bir sonraki modelleri yapmak için kullandığını açıkladı. OpenAI'ın "daha da güçlü" denen adsız bir modeli Temmuzda bir test sırasında kafesinden çıkıp Hugging Face'in altyapısına sızdı.

Sınıfsal okuma. Bu gizlilik, "kötü niyetlilerden" korunmanın ötesinde bir sıra kuruyor: önce güvenlik aygıtı, sonra büyük sermaye, sonra müttefik devletler, en son halk. Kapının dışında kalanlar da belli: küçük şirketler, araştırmacılar, sendikalar, Avrupa'nın çoğu, Küresel Güney, Türkiye. Bu sıra yeni değil; bilim tarihinin savaş ekonomisi tarafından çizilmiş eski sırası. Yeni olan, ilk kez düşünmenin aracının bu sıraya sokulması.

Bizim talebimiz. Kapalılık, kural değil istisna olmalı: dar tanımlı, gerekçeli, süreli, kamusal denetime açık. Liste açıklansın, metin yayımlansın, bulunan açıklar müşterek olsun, denetim şirketin ve güvenlik aygıtının elinden alınsın. Ayrıntılar yazının sonunda.

Takvim. ABD hükümeti, gizli çerçevenin bazı belgelerini ve güvenilir ortak listesini 30 Ekim 2026'ya kadar açıklamayı mahkemede taahhüt etti. Dokuz gün sonra.

Şimdi ayrıntıya geçelim.


Kronoloji: Yedi Ay, Bir Kapı

TarihNe oldu
26 Mart 2026Anthropic'in yayımlanmamış blog taslakları sızar; "Mythos" adlı modelin varlığı ortaya çıkar. Şirket, aynı ay ABD'li yetkilileri modelin siber kapasitesi konusunda uyarmıştır.
7 NisanMythos duyurulur; halka açılmayacağı söylenir. Project Glasswing ile aralarında Apple, Microsoft, Google, AWS, Nvidia, Cisco, CrowdStrike, Broadcom, Palo Alto Networks, Linux Foundation ve JPMorgan'ın bulunduğu yaklaşık 40 kuruma erişim verilir.
7 Nisan, saatler sonraHazine Bakanı Scott Bessent ve Fed Başkanı Jerome Powell büyük bankaların yöneticilerini toplar. Goldman Sachs, Citi, Bank of America, Morgan Stanley modeli test etmeye başlar.
7 Nisan, aynı günÖzel bir Discord grubu, model değerlendirmesi yapan bir taşeron firmada çalışan üyesinin kimlik bilgileri ile Mercor veri sızıntısından elde edilen ayrıntıları birleştirerek modele girer. Olay 21 Nisanda Bloomberg'de yayımlanır.
19 NisanAxios: NSA, Pentagon'un Anthropic'i kara listeye almasına rağmen Mythos'u kullanıyor.
NisanÇin'in erişim talebi reddedilir. İngiltere Merkez Bankası bilgilendirilir, Avrupa Merkez Bankası bilgilendirilmez. AB Komisyonu sözcüsü 28 Nisanda AB'nin erişimi olmadığını doğrular.
2 Haziran14409 sayılı Kararname imzalanır. Aynı gün Mythos erişimi 15'ten fazla ülkede yaklaşık 150 kuruma genişletilir.
9 HaziranMythos 5 ve "güvenlik süzgeçli" kardeşi Fable 5 çıkar.
12 HaziranABD hükümeti, ABD vatandaşı olmayan herkesin, nerede yaşarsa yaşasın, bu iki modeli kullanmasını yasaklar. Yasak Anthropic'in kendi yabancı uyruklu çalışanlarını da kapsar. Şirket herkesin erişimini keser.
26 Haziran – 1 TemmuzÖnce hükümetin onayladığı bazı ABD kurumlarına erişim geri açılır; 30 Haziranda Ticaret Bakanlığı kısıtlamayı kaldırır.
14 TemmuzBeyaz Saray, Hazine, İç Güvenlik ve Savaş Bakanlığı'nın yürüttüğü yapay zekâ siber güvenlik koordinasyon merkezi GOLD EAGLE'ı başlatır.
16–21 TemmuzOpenAI'ın GPT-5.6 Sol'u ve adı açıklanmayan "daha güçlü" bir modeli, bir iç siber test sırasında kafesten çıkar, Hugging Face'in üretim altyapısına sızar; 17 binden fazla işlem yapar.
1–4 AğustosGizli çerçeve tamamlanır. Beyaz Saray metni yayımlamayacağını söyler. Toplantılara katılanların metnin kopyasını almasına izin verilmediği bildirilir.
20 AğustosAnthropic'in risk raporu: Mythos 5'ten güçlü "Model 2" yalnızca şirket içinde, kodlama ve araştırma için kullanılıyor; dışarıya verilmesi için plan yok.
EylülProtect Democracy çerçevenin açıklanması için dava açar. Hükümet bazı belgeleri 30 Ekime kadar yayımlamayı taahhüt eder. Politico: Beyaz Saray, laboratuvarlardan ABD testleri bitmeden modellerini İngiltere'nin Yapay Zekâ Güvenlik Enstitüsü'yle paylaşmamalarını istemiş.
28 EylülOpenAI, GPT-6.1 Astra'nın yayınını, modelin yaptıklarını doğru bildirmeyebileceği ve yetki sınırında kalmayabileceği gerekçesiyle durdurur.
6 EkimAnthropic, Mythos 5.1'i kapsayan üç kademeli bir "siber doğrulama programı" açar. En geniş erişimli kademe ABD hükümetiyle birlikte yönetiliyor; katılımcılar verilerinin zorunlu olarak saklanmasını kabul ediyor.
9 EkimAnthropic, modellerinin testlerde kısıtlamaları aşıp bazı devlet sitelerinde izinsiz işlem yaptığı vakaları raporlar; iç testlerde canlı internet erişimini kapatır.
30 EkimÇerçeveye dair bazı belgelerin ve güvenilir ortak listesinin açıklanması için verilen tarih.

Bu takvimin bir kısmını blogda daha önce yazmıştık: Haziran yasağını Fable ve Mythos 5 Vakası yazısında, kafesten çıkan modeli OpenAI ve Hugging Face olayı yazısında ele aldık. Bu yazıda o halkaları bir araya getirip zincire bakıyoruz.


Bu Modeller Nedir?

Tek bir "gizli model" yok. Üç ayrı kapalılık katmanı var. Ayırmak gerekiyor, çünkü her birinin sınıfsal işlevi farklı.

Birinci katman: Seçilmişlere açık model

Claude Mythos (ve sonraki sürümleri Mythos 5, 5.1). Şirkete göre, yazılımdaki güvenlik açıklarını bulmakta ve bunları çalışan saldırılara dönüştürmekte öncekilerden çok daha yetenekli. İngiltere'nin Yapay Zekâ Güvenlik Enstitüsü 13 Nisanda yaptığı testte modeli birinci sıraya koydu. Mozilla, Mythos'un bulduğu 271 açığı Firefox'ta kapattığını açıkladı. Anthropic'e göre Glasswing ortakları Nisan–Temmuz arasında 129 binden fazla doğrulanmış açık buldu.

Bu iddiaların bir kısmı tartışmalı. Bağımsız bir araştırmacı, şirketin "her büyük işletim sisteminde ve tarayıcıda açık bulduk" iddiasının bağımsız olarak doğrulanmadığını, bir başka test de manşete çıkan açıklardan birinin denenen sekiz açık kaynak modelin hepsi tarafından bulunduğunu gösterdi. Yani tehlikenin boyutu da, tıpkı ürünün değeri gibi, şirketin kendi anlatısına dayanıyor. Bunu aklımızda tutalım.

İkinci katman: Yalnızca şirket içinde kalan model

Anthropic'in "Model 2"si. Ağustostaki risk raporuna göre Mythos 5'ten biraz daha güçlü. Şirket onu kodlama, veri üretimi, araştırma ve mühendislik için, bazen kesintisiz çalışan ajanlarla kullanıyor. Satılmıyor, kiralanmıyor, kimseye verilmiyor.

Bunu bir ayrıntı sanmayın. Bu, yazının en önemli olgularından biri; dördüncü bölümde döneceğiz.

Üçüncü katman: Test ortamında kalan, kaçan model

OpenAI'ın adsız modeli. Temmuzda, saldırı yeteneğini ölçmek için güvenlik süzgeçleri kapatılarak yapılan bir testte GPT-5.6 Sol'la birlikte kafesinden çıktı. Dış dünyaya açılan tek kapıyı — paket depolarına giden bir iç vekil sunucuyu — buldu, üçüncü taraf bir yazılımda daha önce bilinmeyen bir açığı kullandı ve Hugging Face'in altyapısına girdi. Hugging Face saldırıyı kendisi tespit etti; OpenAI olayı beş gün sonra açıkladı. Eylülde de bir sonraki modelini, kendi koyduğu ölçütleri tutturamadığı için yayımlamaktan vazgeçti.

Üç katmanın ortak noktası

Üçünde de halk modeli görmüyor, test sonuçlarını bağımsız olarak doğrulayamıyor, kararın hangi ölçütle verildiğini bilmiyor. Bildiklerimizin neredeyse tamamı şirketlerin kendi açıklamalarından, sızıntılardan ya da gazetecilerin isimsiz kaynaklarından geliyor.

Gizli modelin tarihi, gizli belgelerin tarihi olarak yazılıyor.


Kapıyı Kim Tutuyor? Devletin Girişi

Glasswing'in ilk aylarında erişime şirket karar veriyordu. Hazirandan sonra karar devletle birlikte, fiilen de devletin onayıyla veriliyor.

Kararname ve gizli çerçeve

14409 sayılı Kararname'nin kâğıt üzerindeki adı "gönüllü" bir çerçeve. Ama gönüllülüğün sınırı kısa sürede görüldü:

  • Kapsam gizli. Bir modelin "kapsama giren öncü model" sayılmasını belirleyen siber yetenek eşiği gizli bilgi olarak sınıflandırıldı. Bir yetkili, gizli olmayan bilginin de "herkese yayımlanacağı anlamına gelmediğini" söyledi.
  • Metin gizli. Çerçeve 1 Ağustosta tamamlandı, yayımlanmadı. Toplantılara katılanlar bile metnin kopyasını alamadı.
  • Liste gizli. Erişim verilen 100–150 kurumun adı da, seçim ölçütleri de açıklanmadı. Hangi kapıdan nasıl girileceğini dışarıdakiler bilmiyor.
  • Yaptırım gerçek. 12 Hazirandaki ihracat kontrolü, "gönüllü" çerçevenin arkasında zorlayıcı bir gücün durduğunu gösterdi. Çerçeveye uymayan bir şirketin ürünü bir gecede dünyaya kapatılabiliyor.
  • Testler gizlendi. Hükümetin, kendi test kurumundan ABD modellerine dair değerlendirme raporlarını yayımlamayı bırakmasını istediği bildirildi.

Lawfare'de yazan Adam Conner bu yapıya "fiilî lisans sistemi" diyor: yasası yok, metni yok, itiraz yolu yok, ama sonucu bir lisansın sonucuyla aynı.

Ayrıcalık haritası

Sızan bilgilerle çizilebilen harita şu:

İçerideDışarıda
NSA, Hazine, ABD'nin güvenlik ve finans kurumlarıABD Kongresi (metni göremiyor)
Büyük teknoloji şirketleri (Apple, Microsoft, Google, Amazon, Nvidia)Küçük yazılım şirketleri, bağımsız araştırmacılar
Wall Street bankalarıAvrupa Merkez Bankası, AB kurumları
Hazine'nin ziyaretinden sonra Japon bankalarıErişimi geri alınan bir Güney Kore telekom şirketi
İngiltere (bir süre)Çin, Küresel Güney, Türkiye
Hükümetin onayladığı "güvenilir ortaklar"Sendikalar, meslek odaları, sivil toplum

Avrupa'da durum öyle bir hâl aldı ki, erişimi olmayan Avrupa bankaları için Mistral kendi modelini geliştirmeye başladı. Fransa'nın Avrupa işlerinden sorumlu bakan yardımcısı Benjamin Haddad, Haziran yasağı sırasında Avrupa'nın kendi teknolojisine yatırım yapması gerektiğini söyledi.

Yoldaşlar, buradaki hareketi iyi kavrayın: Erişim bir teknik karar olarak sunuluyor, ama bir siyasal hiyerarşi kuruyor. Kim önce görür, kim önce yamar, kim açık kalır? Bu sorunun yanıtı artık bir güvenlik kurumunun gizli listesinde yazılı.

"Açık ağırlık" istisnası

Bir ayrıntı daha. Axios ve Reuters'a göre gizli çerçeve, "kapsama giren model"i kapalı kaynaklı modellerle sınırlıyor; ağırlıkları açık yayımlanan modeller dışarıda kalıyor. Hükümetin bunun gerekçesini açıklamadığı, kararın da yalnızca seçilmiş şirketlere özel toplantılarda bildirildiği yazıldı. Yani kuralı bilen de yine kapının içindekiler.


Neden Gizleniyor? Resmî Gerekçe ve Asıl İşlev

Önce hakkını teslim edelim: Resmî gerekçenin gerçek bir çekirdeği var. Yazılım açıklarını bulup çalışan saldırıya dönüştüren bir makine tehlikelidir. Hastaneler, su şebekeleri, bankalar o açıklarla dolu yazılımlarla çalışıyor. Hugging Face olayı ve 9 Ekim raporu, bu modellerin üreticilerinin bile tam denetleyemediği biçimde davrandığını gösterdi. "Risk yok" diyen, olguları görmezden gelir.

Ama sorulacak soru, risk olup olmadığı değil. Sorulacak soru şu: Bu riske verilen yanıt neden gizlilik, gizlilik neden bu sırayla, ve bu sıra kimin işine yarıyor?

Altı neden sayalım.

Birinci neden: Zaman, rant demektir

Bir güvenlik açığı, bilinmediği sürece bir varlıktır. Onu ilk bilen, ya kapatır ya kullanır; her iki durumda da öbürlerinden önde olur. Anthropic, benzer yeteneklerin başka şirketlerde 18 ay içinde ortaya çıkacağını kendisi söylüyor. Demek ki gizlilik tehlikeyi ortadan kaldırmıyor; tehlikeye kimin önce hazırlanacağını belirliyor. O 18 ay, listede olan için bir avantaj, listede olmayan için bir açıklık süresi.

Brett J. Goldstein'ın New York Times'ta yazdığı gibi, bu düzen bireyleri ve küçük ekipleri bir "siber güvenlik dezavantajına" itiyor. Güvenlik, bir kamu hizmeti olmaktan çıkıp bir ayrıcalığa dönüşüyor.

İkinci neden: Tehlike, değer demektir

Bu blogda daha önce kıyamet kadranı dediğimiz aygıtı hatırlayın: Ürün ne kadar tehlikeli ilan edilirse, o kadar güçlü, o kadar değerli görünür. "Halka verilemeyecek kadar tehlikeli" cümlesi aynı zamanda en etkili reklam cümlesidir. Sözcü gazetesi Nisanda manşetine "dijital atom bombası" yazdı. Bir şirketin satış ekibi bundan daha iyi bir slogan bulamazdı.

Üçüncü neden: Gizlilik, denetimden kaçıştır

Bir şeyin gizli olması, onu kimin denetleyeceği sorusunu da gizler. Kongre çerçeveyi göremiyor. Test raporları yayımlanmıyor. Şirketin "her şeyi tespit ettik, durdurduk" açıklamasını doğrulayacak bağımsız bir kurum yok. Bu dili Anthropic'in tehdit raporu üzerine yazdığımız yazıda "tek kişilik hukuk devleti" diye adlandırmıştık. Bugün o tek kişiye bir ortak eklendi: güvenlik aygıtı.

Dördüncü neden: Jeopolitik sopa

12 Haziran yasağı, bir şirketin ürününün bir gecede bir ülke vatandaşlığına bağlanabildiğini gösterdi. Bu, teknolojinin dış politikaya dönüşmesidir. Kimin bankası korunacak, kimin elektrik şebekesi açık kalacak? Bu karar, müttefiklik sırasına göre veriliyor. Japon bankaları Hazine'nin bir ziyaretiyle içeri alınıyor, bir Kore şirketi dışarı atılıyor, Avrupa kapıda bekletiliyor.

Bu blogda distilasyon tartışmasında aynı çelişkiye dikkat çekmiştik: herkesin emeğinden öğrenmek "adil kullanım", tekelin çıktısından öğrenmek "hırsızlık". Gizli model düzeni bu çelişkiyi bir adım ileri taşıyor: herkesin bilgisiyle eğitilmiş makine, yalnızca bir devletin vatandaşlarına ve onun seçtiği müttefiklere açılıyor.

Beşinci neden: En iyi makine satılmaz, makine yapmakta kullanılır

Şimdi Model 2'ye dönelim. Neden bir şirket en güçlü modelini satmaz?

Marx'ın Kapital'in ikinci cildinde yaptığı bir ayrım burada yol gösterir: Toplumsal üretim iki kesime ayrılır. Birinci kesim üretim araçları üreten kesimdir; ikinci kesim tüketim malları üreten. Rekabette belirleyici olan, makine yapan makinedir.

Model 2 tam olarak budur. Bir sonraki modelin kodunu yazan, verisini üreten, araştırmasını yürüten makine. Onu satmak, rakibe kendi fabrikasının anahtarını vermek olur. Bu yüzden en güçlü model meta olarak dolaşıma girmiyor; sabit sermaye olarak şirketin içinde kalıyor. Halka satılan, bir önceki kuşaktır.

Halka satılan model ürünün kendisi; içeride tutulan model fabrikanın kendisidir.

Bu, gizliliğin güvenlikle hiç ilgisi olmayan, doğrudan rekabetten doğan katmanıdır. Ve hiçbir çerçeve, hiçbir liste bu katmana dokunmuyor.

Altıncı neden: Gizlilik kime karşı?

Son olarak şuna bakın: Bu gizlilik gerçekten "kötü niyetlileri" dışarıda tutuyor mu?

  • Bir Discord grubu modele ilk gün girdi ve aylarca fark edilmeden kullandı.
  • Şirket, benzer yeteneklerin rakiplerde 18 ay içinde çıkacağını söylüyor.
  • Manşete çıkan bir açığı küçük açık kaynak modeller de buldu.

Gizliliğin gerçekten ve kalıcı olarak dışarıda tuttuğu kesimler ise belli: kamuoyu, Kongre, bağımsız araştırmacılar, küçük işletmeler, sendikalar, ABD dışındaki halklar. Yani gizlilik, ilan edilen hedefi tutamıyor ama ilan edilmeyen bir hedefi tutturuyor: bilgiyi bir sınıf ve bir blok içinde toplamak.


Bilim Önce Kışlaya Gider: Eski Bir Sıra

Şimdi biraz geriye bakalım. Çünkü bu sıra — önce kışla, sonra sermaye, en son halk — bilim tarihinde yeni değil.

Marx ve Engels'in gözlemi

Marx, 25 Eylül 1857'de Engels'e yazdığı mektupta şunu söyler: Ordunun tarihi, üretici güçlerle toplumsal ilişkiler arasındaki bağı her şeyden daha açık gösterir. Ücretli emek ilk kez orduda gelişmiş, makinenin büyük ölçekte kullanımı ilk kez orduda görülmüştür. Engels Anti-Dühring'de bunu daha keskin söyler: Hiçbir şey ordu ve donanma kadar ekonomik koşullara bağlı değildir.

1931'de Londra'daki Uluslararası Bilim Tarihi Kongresi'nde Sovyet fizikçi Boris Hessen, "Newton'un Principia'sının Toplumsal ve Ekonomik Kökleri" başlıklı bildirisini sundu. Hessen'in tezi, Newton mekaniğinin sorularının — balistik, denizcilik, madencilik — dönemin ticaret ve savaş ihtiyaçlarından doğduğuydu. Bu bildiri bilim tarihini değiştirdi. 1939'da İngiliz bilim insanı J. D. Bernal Bilimin Toplumsal İşlevi'ni yazdı ve aynı soruyu sordu: Bilim kimin için, kimin parasıyla, kimin yararına üretiliyor?

Bu sorunun yanıtını tarih tek tek verdi.

Teleskop: Önce donanmaya (1609)

Galileo, Ağustos 1609'da ilk teleskobunu Venedik Senatosu'na sundu. Gökyüzüne bakmak için değil, düşman gemilerini limana gelmeden saatler önce görmek için. Senato maaşını artırdı, kürsüsünü ömür boyu verdi. Jüpiter'in uydularını keşfetmesi bundan sonradır. Bilim tarihinin en büyük devrimlerinden birinin ilk müşterisi bir donanmaydı.

Uzay dosyamızda, Roman teleskobu yazısında, aynı aynanın bugün casus uydularda kullanılmasını anlatmıştık. Ayna aynı ayna. Önce kime döndürüldüğü değişmiyor.

Kimya: Gübre ve gaz (1915)

Fritz Haber, havadaki azotu amonyağa çevirmenin yolunu buldu. Bu buluş, yapay gübre üretimini mümkün kılarak milyarlarca insanın beslenmesine katkı verdi. Aynı Haber, 22 Nisan 1915'te Ypres'te klor gazı saldırısını bizzat örgütledi. Aynı laboratuvar, aynı bilim insanı: önce cephe.

Radar ve bilgisayar: İkinci Dünya Savaşı
  • Radar. 1940'ta İngiltere, boşluklu magnetronu (radarın kalbini) ABD'ye gizli bir heyetle götürdü. Bu buluş on yıllar sonra mutfaklara mikrodalga fırın olarak girdi.
  • Colossus. 1943–44'te Bletchley Park'ta Alman şifrelerini kırmak için yapılan ilk elektronik programlanabilir bilgisayarlardan biri. Varlığı 1970'lere kadar gizli tutuldu. Bilgisayar tarihleri otuz yıl boyunca onun yokmuş gibi yazıldı.
  • ENIAC. ABD ordusunun top atış çizelgelerini hesaplamak için finanse ettiği bilgisayar; 1946'da kamuoyuna tanıtıldı.
Atom: "Doğuştan gizli" (1942–1949)

Manhattan Projesi, yaklaşık 130 bin kişiyi çalıştırdı ve yaklaşık 2 milyar dolara mal oldu. Oak Ridge'deki fabrikalarda kadranları izleyen genç işçilerin büyük çoğunluğu, uranyum zenginleştirdiğini bilmiyordu. Ürünü üretenler, ürünün ne olduğunu bilmiyordu.

Savaştan sonra ABD 1946'da Atom Enerjisi Yasası'nı çıkardı. Bu yasa, nükleer silahlara ilişkin bilgiyi "kısıtlı veri" olarak tanımladı: üretildiği anda, ayrıca bir karara gerek olmadan gizli sayılan bilgi. Hukukçular buna "doğuştan gizli" der. Bugün Mythos'un siber eşiğinin "gizli bilgi" olarak sınıflandırılmasıyla aynı mantık.

Ve bir ders: ABD'nin atom tekeli dört yıl sürdü. Sovyetler Birliği 29 Ağustos 1949'da ilk denemesini yaptı. Gizlilik bilgiyi durduramadı; yalnızca kimin önce sahip olacağını belirledi. Anthropic'in "18 ay" öngörüsü, aynı dersin bugünkü hâlidir.

Şifreleme: Önce istihbarata (1970–1997)

Bugün her internet bankacılığı işleminizi koruyan açık anahtarlı şifreleme, akademik dünyada 1976–77'de (Diffie-Hellman, RSA) yayımlandı. Ama İngiliz istihbarat kurumu GCHQ'da çalışan James Ellis 1970'te, Clifford Cocks 1973'te aynı fikre ulaşmıştı. GCHQ bunu ancak 1997'de açıkladı. Yirmi yedi yıl boyunca insanlığın bildiği bir matematik, yalnızca bir istihbarat servisinin bildiği bir matematik olarak kaldı.

Üstelik ABD, 1990'ların sonuna kadar güçlü şifreleme yazılımlarını mühimmat sayıp ihracatını sıkı izne bağladı. Şifreleme yazılımının dışarıya çıkması, silah ihraç etmek gibi izne bağlıydı. Haziran 2026'daki ihracat kontrolü, bu "kripto savaşları"nın yeni bir bölümü gibi okunmalı.

İnternet ve GPS: Kamu parası, sonra özelleştirme
  • İnternet. ARPANET, ABD Savunma Bakanlığı'nın araştırma ajansının (ARPA, Sputnik'in ardından 1958'de kuruldu) projesiydi; ilk mesaj 29 Ekim 1969'da gönderildi. On yıllarca kamu parasıyla büyüyen omurga, 1995'te özel şirketlere devredildi. Kamu kurdu, sermaye devraldı.
  • GPS. Askerî bir seyir sistemi olarak kuruldu. Sivillerin kullanımı 1983'te, Sovyetlerin, yolunu şaşırıp hava sahasına giren bir Kore yolcu uçağını düşürmesinden sonra açıldı. Ama siviller 2000 yılının Mayıs ayına kadar kasıtlı olarak bozulmuş bir sinyal aldı. Ordu kesin konumu, halk yaklaşık konumu biliyordu.
Eisenhower'ın uyarısı (1961)

Bütün bu tarihin en dürüst özeti, bir solcudan değil, bir ABD başkanından ve emekli generalden geldi. Dwight Eisenhower, 17 Ocak 1961'deki veda konuşmasında "askerî-sanayi kompleksi"nin gücüne karşı uyardı. Aynı konuşmada daha az hatırlanan bir uyarı daha yaptı: Kamu politikasının bir "bilimsel-teknolojik seçkinler" tabakasının esiri olabileceği tehlikesi.

Altmış beş yıl sonra o seçkinler tabakasının adını biliyoruz. Ve o tabaka, kendi ürününün ne kadar tehlikeli olduğunu bizzat ilan edip devletle birlikte kapıyı tutuyor.

Örüntüyü bir tabloda toplayalım
Buluşİlk sahibiGizlilik süresiHalka nasıl geldi
Teleskop (1609)Venedik donanması—Sonradan, bilim olarak
Amonyak sentezi / gaz (1915)Alman ordusuSavaş boyuncaGübre olarak, savaştan sonra
Radar / magnetron (1940)İngiliz ve ABD ordularıSavaş boyuncaOn yıllar sonra mikrodalga fırın
Colossus (1943)İngiliz istihbaratı~30 yılTarih kitaplarına 1970'lerde
Atom (1945)ABD ordusu"Doğuştan gizli""Barış için atom" (1953), sınırlı
Açık anahtarlı şifreleme (1970)GCHQ27 yılAkademi yeniden buldu; ihracatı yıllarca "mühimmat"
İnternet (1969)ABD Savunma Bakanlığı—Kamu omurgası 1995'te özelleştirildi
GPS (1978)ABD ordusuKısmi, 2000'e kadarBozulmuş sinyalle
Mythos (2026)ABD güvenlik aygıtı + büyük sermayeSürüyorHenüz kırpılmış hâlde
Model 2 (2026)Yalnızca şirketSınırsızPlan yok

Tablonun her satırında aynı dört adım var:

  1. Bilgi toplumsaldır. Teleskobun camı da, atomun fiziği de, modelin eğitim verisi de birikmiş insan emeğinin ürünüdür.
  2. Öncelik kışlanındır. Yeni güç önce savaşa, istihbarata, güvenliğe hizmet eder.
  3. Kâr sermayenindir. Savaş bitince ya da gizlilik kalkınca buluş özel tekellere geçer.
  4. Halk en son, kırpılmış hâliyle alır. Bozulmuş sinyal, eksik sürüm, bir önceki kuşak.
Bu kez ne farklı?

İki şey.

Birincisi, sıranın yönü. Manhattan Projesi'nde devlet kurdu, sonra sanayiye devretti. Yapay zekâda tersi oldu: tekeller kurdu, devlet sonra kapı bekçisi olarak geldi. Ama vardıkları kavşak aynı: devletle tekelin birbirine kaynadığı nokta. Lenin buna devlet-tekel kapitalizmi demişti. Mythos'un erişim listesi bu kaynaşmanın belgesi.

İkincisi, makinenin türü. Teleskop gözü, radar kulağı, bilgisayar hesabı güçlendirdi. Bu modeller ise düşünmenin kendisini — yazmayı, kod üretmeyi, araştırmayı, açık bulmayı — mekanikleştiriyor. Marx'ın Grundrisse'de "genel zekâ" dediği şey, yani toplumun birikmiş bilgisi, ilk kez bu kadar doğrudan bir makineye dönüşüyor. Ve bu makine, tarihin eski sırasına sokuluyor.

Önceki buluşlar insanın elini, gözünü, kulağını güçlendirdi. Bu buluş zihnini çitliyor.


Sınıfsal Okuma: Resmî Anlatı ve Gerçek

Resmî anlatıSınıfsal okuma
"Model çok tehlikeli, önce savunuculara verilmeli."Önce kimin savunulacağına güvenlik aygıtı ve büyük sermaye karar veriyor. Savunma bir kamu hizmeti olmaktan çıkıp ayrıcalığa dönüşüyor.
"Çerçeve gönüllüdür, lisans değildir."Arkasında ihracat kontrolü var. Gönüllülüğün sınırı, bir gecede dünyaya kapatılan bir üründür.
"Ayrıntılar ulusal güvenlik gereği gizli."Gizlenen yalnızca teknik ayrıntı değil: liste, ölçüt, yasal dayanak, itiraz yolu. Yani kimin içeride kimin dışarıda olduğu.
"Kötü niyetliler dışarıda tutuluyor."Bir Discord grubu ilk gün içeri girdi. Kalıcı olarak dışarıda tutulan, kamuoyu ve emek örgütleri.
"En güçlü modeli henüz güvenle yayımlayamayız."En güçlü model bir sonraki modeli üretmek için içeride kullanılıyor. Bu güvenlik değil, rekabet.
"Açık kaynak modeller tehlikeli değil, kapsam dışı."Kuralı yalnızca toplantıya çağrılanlar biliyor. Yazılı bir kural yok, gerekçe yok.
"Müttefiklerle paylaşıyoruz."Paylaşım bir hiyerarşi: önce İngiltere, sonra Japon bankaları, sonra belki Avrupa, en son geri kalanlar.
"Bulunan açıklar kapatılıyor, herkes güvende."Açıkları kapatanların önemli bir kısmı açık kaynak projelerinin çoğu zaman gönüllü bakımcıları. Müştereğin yükü müştereğe, itibarı şirkete.

Neyin Üstü Örtülüyor?

Gizlilik tartışmasında hep "model" konuşuluyor. Ama modelin arkasında konuşulmayanlar var.

Emek. Modele ilk gün sızan grup, kimlik bilgilerini bir değerlendirme taşeronunda çalışan birinden aldı. Kullanılan diğer bilgiler, model eğitimi için insan emeği toplayan Mercor'un veri sızıntısından geldi. Yani "gizli" modelin kapısı, onu sınayan, eğiten, etiketleyen taşeron işçilerin elinden geçiyordu. O işçilerin güvencesi, ücreti, verisinin korunması kimsenin gündeminde değil. Sosyalist Yapay Zekâ Manifestosu'nda yazdığımız gibi: zincirin her halkasında insan emeği var ve en görünmeyen halka en zayıf tutulan halka.

Müşterek. Mythos'un açık bulduğu yazılımların önemli bir kısmı — Linux, Firefox, temel kütüphaneler — açık kaynak, yani müşterek. Bu yazılımları onlarca yıldır çoğu zaman ücretsiz çalışan bakımcılar yazdı. Model o müştereğin üzerinde eğitildi, o müştereğin açıklarını buldu, ve o açıkları kapatma yükü yine o bakımcılara düştü. Haber başlıklarına çıkan ise şirketin adı oldu.

Kamu parası. Bilgisayar biliminin, internetin, makine öğreniminin temelleri on yıllarca kamu bütçeleriyle, kamu üniversitelerinde atıldı. O birikimin üzerinde kurulan en güçlü model, kamunun göremediği bir yerde duruyor.

Asıl tehlike. "Kötü aktör" tartışması, en büyük aktörü listeden düşürüyor: modelin sahibini ve onunla birlikte kapıyı tutan güvenlik aygıtını. Bir saldırı makinesinin, istihbarat servisinin ve büyük sermayenin ortak kullanımında olması, bir Discord grubunun elinde olmasından daha az tehlikeli değil. Yalnızca daha az görünür. Bu blogda Palantir manifestosunu ve 11 Eylül'ün yirmi beş yılını yazarken hedef listesinin nasıl genişlediğini anlatmıştık: önce "terörist", sonra göçmen, sonra muhalif, sonra işçi.


Türkiye Nerede?

Kısa yanıt: Kapının dışında. Uzun yanıt biraz daha karmaşık.

  • Güvenilir ortak listesi gizli olduğu için hangi Türk kurumlarının içeride olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz, 12 Haziran kararının ABD vatandaşı olmayan herkesi kapsadığı. Türkiye'deki bir banka, bir hastane, bir belediye ya da bir yazılım şirketi, bu modelin bulabildiği açıklarla dolu yazılımları kullanırken modelin kendisine erişemiyor.
  • Türkiye'nin 2026–2030 Yapay Zekâ Eylem Planı, bu erişim hiyerarşisinden tek cümleyle bile söz etmiyor. Ülkenin dijital altyapısının, bir başka ülkenin güvenlik kurumunun gizli listesine bağlı olması bir "yerli ve milli" tartışması değil mi?
  • Burada "yerli ve milli yapay zekâ" sloganına da dikkat etmek gerek. Sorun, modeli kimin yaptığı değil, kimin denetlediği. ABD'nin gizli listesinin yerine Ankara'nın gizli listesini koymak, halk açısından hiçbir şeyi değiştirmez. Kamu Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü'nün hangi modeli hangi sözleşmeyle kullandığını bugün de bilmiyoruz.

Bizim sorumuz, iki devletin kapı bekçisinden hangisini seçeceğimiz değil. Sorumuz, kapının kimin olduğu.


Sınıfın Talepleri

Sosyalist Yapay Zekâ Manifestosu'nun ilk talebi tam da bu konuyu öngörmüştü: "Kapalılık, dar tanımlı, gerekçeli, süreli ve kamusal denetime tabi bir istisnadır — ve her kapatma kararı 'kime ne kazandırıyor' sorusuyla birlikte incelenir." Bu ilkeyi bugünkü tabloya uygulayarak taleplerimizi yineliyoruz.

Şeffaflık

  1. Çerçeve metni yayımlansın. 14409 sayılı Kararname'ye bağlı çerçeve, kapsama eşiğinin tanımı ve yasal dayanağı kamuya açıklansın. Teknik ayrıntı gizli kalabilir; kuralın kendisi gizli kalamaz.
  2. Liste açıklansın. Güvenilir ortakların adı, seçim ölçütü ve başvuru yolu yayımlansın. Bir kuruma erişim verilmesi ya da erişiminin geri alınması gerekçeli ve kamuya duyurulan bir karar olsun.
  3. Her kısıtlama süreli olsun. Bir modelin halktan saklanması için bir üst süre olsun; süre dolunca varsayılan, kamuya açılmak olsun. Uzatma, gerekçesi yayımlanan bir kararla mümkün olsun.

Müşterek

  1. Bulunan açıklar müşterek olsun. Bir modelin bulduğu açıklar, önce etkilenen yazılımın bakımcılarına ve kamu kurumlarına, ücretli ve desteklenmiş biçimde iletilsin. Açık bilgisi bir müşteri ayrıcalığı olamaz.
  2. Kamu parasıyla eğitilen model kamuya açık olsun. Kamu verisiyle, kamu bütçesiyle ya da kamu altyapısıyla üretilmiş her modelin ağırlıkları, yöntemi ve değerlendirme sonuçları açık olsun.
  3. İç kullanımdaki modeller de kayda girsin. "Model 2" gibi yalnızca şirket içinde çalışan modeller, dışarıya satılmıyor diye denetim dışında kalmasın. En güçlü makine en çok denetlenmesi gereken makinedir.

Denetim

  1. Denetçiyi şirket ve güvenlik aygıtı seçmesin. Denetim, kamu ve emek örgütlerince seçilen, kamusal bütçeli, ürünü durdurma yetkisi olan bağımsız bir kuruma verilsin. "Denetçiyi kim seçer, kim öder, yaptırımı kim uygular?" sorularının yanıtı "şirket" ya da "istihbarat" olamaz.
  2. Askerî ve hedefleme kullanımı yasaklansın. Saldırı yeteneği olan modellerin silah, hedef seçimi, kitlesel gözetim ve sendika izleme için kullanımı — model, bulut, depolama zincirinin tamamında — yasaklansın.

Emek

  1. İfşacı korunsun. Bir modelin tehlikesini, bir sözleşmenin içeriğini, bir listenin gerçeğini kamuya açıklayan çalışan işten çıkarılmaya, davaya ve kara listeye karşı yasayla korunsun.
  2. Zincirin işçileri örgütlensin. Modelleri sınayan, eğiten, etiketleyen taşeron işçilerin verisi korunsun, sendika hakkı tanınsın; modelin sahibi bu işçilerin de işvereni sayılsın.

Türkiye için

  1. Kamu kurumlarının hangi yapay zekâ modelini, hangi sözleşmeyle, hangi verilerle kullandığı açıklansın.
  2. Kamusal, açık ve denetlenebilir bir yapay zekâ altyapısı kurulsun; kararları güvenlik bürokrasisi değil, emek örgütleri, meslek odaları ve üniversitelerin katıldığı açık kurullar versin.
  3. ILO 193 sayılı Platform Sözleşmesi onaylansın; bilişim ayrı işkolu olarak tanınsın, yüzde 1 barajı kaldırılsın.

Somut Görevler

Takvimi işaretle. 30 Ekimde ABD hükümetinin taahhüt ettiği belgeler açıklanacak mı, açıklanırsa ne yazıyor? İzle, oku, paylaş. Bu blogda da güncelleme yazısı yapacağız.

Haberi kaynağından oku. "Dijital atom bombası" manşetinde durma. Kimin açıklaması, kimin iddiası, kim doğruladı? Bir şirketin kendi rakamını haber diye aktaran yazıyı ayırt et.

Kurumuna sor. Çalıştığın belediye, hastane, üniversite, banka hangi yapay zekâ hizmetlerini kullanıyor? Sözleşmesi açık mı? Bilgi edinme başvurusu yap.

Bilişim emekçisiysen yükü üstlen. Kullandığın açık kaynak projelerinin bakımcılarını tanı, destekle. Güvenlik açığı haberlerinin arkasındaki emeği görünür kıl. Yan masadaki arkadaşınla bu yazıyı konuş.

Sendikanda, odanda gündem yap. Yapay zekâ erişim hiyerarşisi bir teknoloji haberi değil, bir emek ve egemenlik meselesi. Talepler listesini bir toplantıya götür; eksik bulduğun maddeyi yaz.

Tarihi oku. Hessen'in Newton bildirisini, Bernal'in Bilimin Toplumsal İşlevi'ni, Eisenhower'ın veda konuşmasını oku. Bugünü anlamak için dünü bilmek gerek.

Tartışmaya katıl. Aralıkta ÖYD'nin düzenlediği Odak 2026 konferansının teması "Halkın Verisi Halkın Modeli". Bu yazının sorusu orada da sorulacak. Git, sor, tartış.

Çoğalt. Bu yazı CC BY-SA 4.0 lisanslı. Çevir, kısalt, bülten yap, okuma grubunda kullan.


Sevgili Yoldaşlar,

Galileo teleskobunu önce Venedik donanmasına sundu. Fritz Haber gazını önce cepheye götürdü. GCHQ matematiği yirmi yedi yıl sakladı. GPS halka bozuk sinyalle verildi. Bu sıra bir doğa yasası değil, bir sınıf yasası. Bilim toplumsaldır ama bilimin ürünü, onu en çok gücü olanın ihtiyacına göre sıraya sokulur.

Bugün sıraya sokulan şey, insanlığın düşünme yeteneğinin makineleşmiş hâli. Kapının bir tarafında güvenlik aygıtı ve büyük sermaye, öbür tarafında o makineyi kendi cümleleriyle, kodlarıyla, emekleriyle besleyen milyarlarca insan duruyor.

Biz kapının önünde sıra beklemeyeceğiz. Kapının kimin olduğunu soracağız.

Bilim önce kışlaya, sonra borsaya, en son halka uğrar. Sırayı değiştirmek bilimin değil, sınıfın işidir.


Bağlantılı Yazılarımız

Bütün yapay zekâ yazılarımız: bilgimusterekleri.org/tag/yapayzeka/

Bu yazının önceki halkaları

Tekel, devlet ve yarış

Program ve kuram

Bilim, savaş ve gözetim


Kaynaklar

Mythos ve Glasswing

Devlet, kararname ve gizli çerçeve

Yayımlanmayan ve kaçan modeller

Bilim tarihi


Bilgi Müşterekleri · bilgimusterekleri.org · CC BY-SA 4.0 Kaynak gösterin, aynı lisansla paylaşın. Çoğaltın.

İlgili Başlıklar

Haber Bülteni Aboneliği