Kodun Yüzde Kırkı, Kadronun Dörtte Biri
GitHub'ın Ajan Verisi, Microsoft'un Çıkış Teklifi ve Bilişim Emeğinin Dönüşümü

Sevgili Genç Yoldaşlar,
Aynı şirketin aynı haftasında üç ayrı açıklama yapıldı. Bunları ayrı ayrı okursanız biri insan kaynakları haberi, biri ürün lansmanı, biri borsa haberi gibi görünür. Yan yana koyduğunuzda ise bilişim emeğinin bugün nereye götürüldüğünü gösteren tek bir tablo ortaya çıkar.
- 26 Ekim, Pazartesi: Microsoft, iş gücünün yaklaşık dörtte birine, 60 bin çalışana "gönüllü çıkış" teklifi gönderdi (CNBC, GeekWire).
- 28 Ekim, Çarşamba sabahı: Microsoft'a ait GitHub, yıllık Octoverse raporunu açıkladı: Eylül 2026'da açılan çekme isteklerinin (pull request) yüzde 40'ından fazlası bir yapay zeka ajanının hazırladığı taslakla başladı. Mart ayında bu oran yüzde 17'ydi (Developer Tech, The Next Web).
- 28 Ekim, Çarşamba akşamı: Microsoft, Temmuz–Eylül çeyreğinde 36,6 milyar dolar net kar açıkladı; bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artış (Yahoo Finance).
Üç cümlelik özet şudur: Kodun bir bölümünü artık makine başlatıyor; bunun verimlilik kazancı kar hanesine yazılıyor; bedeli ise kadronun eritilmesiyle işçiye kesiliyor. Bu yazıda önce bu tabloyu kısaca özetleyeceğim, sonra her parçayı ayrıntılı biçimde ele alıp "yeni teknoloji" anlatısının altındaki eski sınıf ilişkisini göstermeye çalışacağım.
Önce Özet: Yedi Tez
- Yüzde 40, "yazılımcı bitti" demek değildir; emeğin içeriğinin değiştiğini gösterir. Ajan taslağı başlatıyor, insan okuyor, düzeltiyor, onaylıyor ve sorumluluğu üstleniyor. Yazma emeği, denetleme emeğine dönüşüyor.
- Bu dönüşüm, zihinsel Taylorizmin yazılım dairesine girmesidir. Tasarlama ile yürütme birbirinden ayrılıyor; yürütme makineye, makineyi denetleme ise giderek parçalanan ve hızlanan bir insan işine bırakılıyor.
- Ajanların "bildiği" her şey, milyonlarca geliştiricinin müşterek emeğinden öğrenildi. Octoverse'ün kendisi bile 225 milyon geliştiricinin ürettiği verinin raporudur. Genel zekanın gaspı burada somut bir rakama dönüşüyor.
- 60 bin kişilik teklif bir "işten çıkarma" değil, işten çıkarmanın gönüllülük kılığına sokulmuş halidir. Şirket bunu "standart kıdem tazminatı" olarak tanımlıyor; yani ek bir teşvik yok, yalnızca riskin işçiye devri var.
- Karın yüzde 32 arttığı çeyrekte kadronun dörtte birine kapı göstermek, krizin değil birikimin kararıdır. Para, insandan makineye, yani değişken sermayeden değişmeyen sermayeye aktarılıyor: aynı çeyrekte 45,2 milyar dolarlık yatırım harcaması.
- "Gönüllülük", örgütsüz işçiye uygulanan en ucuz disiplin aracıdır. Her çalışana tek tek "şimdi mi gidersin, sonra mı itilirsin?" sorusu yöneltiliyor; toplu bir pazarlık masası yok.
- Yanıt da bireysel olamaz. Verimlilik kazancının iş süresinin kısalmasına, istihdam güvencesine ve ortak müştereklere dönmesi ancak bilişim emekçilerinin örgütlü gücüyle mümkündür.
Şimdi ayrıntıya geçelim.
Rakamlar Ne Diyor?
GitHub Octoverse 2026: Ajanın Masaya Oturuşu
GitHub'ın 1 Ekim 2025 – 30 Eylül 2026 dönemini kapsayan raporu ve 28 Ekim'deki GitHub Universe etkinliğinde yapılan açıklamalar şu tabloyu çiziyor (Developer Tech, The Next Web, Security Boulevard):
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Ajan taslağıyla başlayan çekme istekleri (Eylül 2026) | %40'ın üzeri (Mart'ta %17) |
| Yalnızca Eylül ayında ajanların başlattığı çekme isteği | 110 milyon (Mart'ın yaklaşık 6 katı) |
| İki hafta içinde birleştirilen ajan kaynaklı istekler | %83'ten (Şubat) %90'a (Eylül) |
| Ajan içermeyen isteklerde aynı oran | Yaklaşık %86 (değişmedi) |
| Copilot'un ajan özelliklerini kullananların oranı | %55 (bir yıl önce %35) |
| Copilot bulut ajanı kullanımındaki yıllık artış | %230 |
| Yıl boyunca yapılan commit | 34,3 milyar |
| Toplam geliştirici | 225 milyonun üzerinde (ABD 38,3 milyon, Hindistan 32 milyon) |
İki ayrıntının altını çizmek gerekiyor. Birincisi, GitHub'ın kendisi ajan sayımının bir alt sınır olduğunu, her ajanı tespit edemediğini söylüyor. Yani gerçek oran muhtemelen daha yüksek. İkincisi, "ajanın başlattığı" ifadesi "ajanın bitirdiği" anlamına gelmiyor. Her ajan taslağının birleştirilmeden önce bir insan tarafından okunması, düzeltilmesi ve onaylanması gerekiyor. İşte meselenin düğümü tam da bu "onay" anında.
Aynı gün GitHub, Copilot'un abonelik yerine kullanılan yapay zeka kredisi kadar ödeme modeline geçtiğini duyurdu. Satya Nadella'nın sözleriyle: "Yazılım geliştirme yaşam döngüsünü ajan çağı için yeniden tanımlıyoruz." (The Next Web)
Microsoft'un Çıkış Teklifi: Gönüllülüğün Anatomisi
Teklifin bilinen ayrıntıları şöyle (KIRO 7, Tech Insider, CTV News):
- Kapsam: ABD, Kanada, Hindistan ve Birleşik Krallık'ta, başkan yardımcısı düzeyi ve altındaki, "katılımcı ekiplerdeki" yaklaşık 60 bin çalışan.
- Dışarıda tutulanlar: Satış, pazarlama ve bazı mühendislik ekipleri. Yani gelir getiren ve ajan sistemlerini kuran çekirdek korunuyor.
- Koşullar: Şirketin kendi ifadesiyle "satın alma programı değil, standart kıdem teklifi". Yılın başındaki erken emeklilik programındaki ek teşvikler burada yok.
- Takvim: Karar için son tarih Aralık başı; ayrılışlar 2026 sonuna kadar.
- Beklenti: Microsoft sözcüsü, benzer programlarda çalışanların yalnızca yüzde 5–6'sının ayrıldığını söylüyor. Bu, yaklaşık 3.000 ile 3.600 kişi arasında bir rakama karşılık gelir. Seattle Üniversitesi'nden iktisatçı Joseph Philips ise şirketin bir hedef rakamı olduğunu ve buna zorunlu değil gönüllü yoldan ulaşmayı umduğunu düşünüyor.
İnsan kaynakları direktörü Amy Coleman'ın notunda program, "değişime uyum sağlama biçimimizde önemli bir adım" ve çalışanlara "bu geçişi şimdi, destekle yapma seçeneği" olarak sunuluyor.
Bu teklif tek başına bir olay da değil. Son on sekiz ayın kronolojisi şöyle:
| Tarih | Olay |
|---|---|
| Mayıs 2025 | Yaklaşık 6 bin zorunlu işten çıkarma |
| Temmuz 2025 | Yaklaşık 9 bin zorunlu işten çıkarma |
| Nisan 2026 | 8.600'ü aşkın ABD çalışanına erken emeklilik teklifi; yaklaşık üçte biri kabul etti |
| Temmuz 2026 | Yaklaşık 4.800 zorunlu işten çıkarma (iş gücünün %2,1'i) |
| Ekim 2026 | 60 bin kişiye "gönüllü çıkış" teklifi |
Bilanço: Aynı Haftanın Kar Hanesi
Teklifin gönderilmesinden iki gün sonra açıklanan Temmuz–Eylül 2026 çeyrek sonuçları (Yahoo Finance, Stock Titan):
- Gelir: 92,3 milyar dolar (%19 artış)
- Net kar: 36,6 milyar dolar (%32 artış)
- Azure bulut büyümesi: %48
- Çeyreklik yatırım harcaması (finansal kiralamalar dahil): 45,2 milyar dolar
- Hissedarlara temettü ve hisse geri alımı olarak dönen: 10,2 milyar dolar
- Gelecekte faturalanacak sözleşmeli ticari gelir: 677 milyar dolar (%73 artış)
Yani bu bir kriz şirketi değil. Karı rekor kıran, bulut talebi arzı aşan, hissedarına bir çeyrekte 10 milyar dolar dağıtan bir şirket, aynı hafta çalışanlarının dörtte birine "gitmek ister misin?" diye soruyor.
Birinci Ayrıntı: Yazma Emeğinden Denetleme Emeğine
Ajan ne yapıyor, insan ne yapıyor?
Bir çekme isteği, yazılımda bir değişikliğin ana koda katılması için yapılan resmi başvurudur. Eskiden bu başvuruyu hazırlayan, kodu düşünen, yazan, test eden ve gerekçesini açıklayan aynı insandı. Şimdi giderek artan bir kısmında süreç şöyle işliyor:
- Bir iş kaydı (issue) ya da bir güvenlik uyarısı ajana atanıyor.
- Ajan, birden çok dosyayı değiştiren bir taslak hazırlıyor (ajan kaynaklı isteklerin %87'si birden çok dosyaya dokunuyor).
- İnsan bu taslağı okuyor, anlamaya çalışıyor, hatalarını düzeltiyor.
- İnsan onaylıyor ve değişikliğin sorumluluğunu üstleniyor.
Octoverse rakamlarında en dikkat çekici olan, ajan kaynaklı isteklerin birleştirilme oranının %90'a çıkması, insan kaynaklı olanların ise %86'da kalmasıdır. Bu rakam iki biçimde okunabilir. Şirketin okuması: "Ajanlar daha iyi kod yazıyor." Sınıfın okuması: "Ajan taslağını onaylama baskısı, insan taslağını eleştirme özgürlüğünden daha güçlü." Hangi okumanın doğru olduğunu bu veriler tek başına söylemiyor. Ama hız, kredi ve ölçüm baskısı altında çalışan bir gözden geçirenin "onayla" düğmesine basma eğiliminin artacağını bilmek için kehanete gerek yok.
GitHub'ın aynı gün duyurduğu araçlar da bu yönü doğruluyor: Copilot'un kod incelemesinin "Max" sürümü, Copilot'a belirli dosya yollarında onay yetkisi verilmesi, otomatik güvenlik düzeltmelerinde bir çekme isteğine 25 uyarıya kadar atanabilmesi. Denetimin kendisi de makineleştiriliyor; insana kalan, makinenin makineyi denetlediği bir zincirin son halkasında imza atmak.
Zihinsel Taylorizmin yazılım dairesine girişi
Frederick Taylor'ın yüz yıl önce fabrikada yaptığı şey, işçinin kafasındaki bilgiyi alıp yönetimin elindeki talimat kartlarına dönüştürmekti. Tasarlama yönetime, yürütme işçiye kaldı. Harry Braverman bunu Emek ve Tekelci Sermaye'de "tasarım ile yürütmenin ayrılması" olarak adlandırdı ve vasıfsızlaştırmanın özü olarak tanımladı.
Bilişim emeği uzun süre bu ayrımın dışında kalmış gibi göründü. Yazılımcı hem tasarlıyor hem yürütüyordu; bu da ona görece yüksek ücret, esneklik ve "ben işçi değilim" yanılsaması sağladı. Bu yanılsamayı daha önce Sınırın Ötesi yazısında "zihinsel proletarya" ile "işçi aristokrasisi" arasında sıkışmış bir profil olarak tartışmıştık.
Ajan çağı bu ayrımı yazılımın içine taşıyor:
- Tasarlama: Mimariyi belirleyen, ajanları yapılandıran, hangi modelin hangi işe bakacağını seçen küçük bir çekirdek. (Microsoft'un çıkış teklifinden muaf tuttuğu "bazı mühendislik ekipleri" büyük ihtimalle tam da burası.)
- Yürütme: Ajanlar.
- Denetleme: Geniş bir gözden geçiren kitlesi. Bu emek yazmaktan daha az görünür, daha zor ölçülür, daha kolay hızlandırılır ve daha kolay yer değiştirilebilir.
Bu üçüncü katman, yazma emeğinin yaratıcı tatminini taşımıyor; ama hatanın sorumluluğunu taşıyor. Ajan yanlış yazarsa sorumlu, onu onaylayan insandır. Makine üretir, insan kefil olur. Bu, yeni bir iş tanımı değil; eski bir sınıf ilişkisinin yeni biçimi. Bu yönü Yapay Zeka Patronun Gözü Olduğunda yazısında gözetim açısından tartışmıştık; burada aynı sürecin üretim tarafını görüyoruz.
Kredi modeli: Emeğin sayaca bağlanması
Copilot'un abonelikten kredi bazlı ödemeye geçmesi teknik bir fiyatlama ayrıntısı gibi görünüyor. Oysa önemli bir şey söylüyor: Şirket artık "kaç geliştiriciniz var?" diye değil, "kaç kredi harcadınız?" diye fatura kesiyor. Yazılım üretiminin maliyet kalemi kişi başına değil, hesaplama başına ölçülmeye başlıyor.
Bir işveren için bunun anlamı basittir: Bir geliştiricinin aylık maliyeti ile aynı işi yapan ajan kredisinin maliyeti artık aynı tabloda, aynı birimle karşılaştırılabilir. Ücret, bir sayaç değeriyle yarıştırılıyor.
İkinci Ayrıntı: Ajan Kimin Emeğinden Öğrendi?
Octoverse raporunu okurken bir şeyi unutmamak gerekiyor: Bu raporun kendisi bir emek tutanağıdır. 34,3 milyar commit, 225 milyon geliştiricinin yıl boyunca yazdığı, düzelttiği, tartıştığı, belgelediği işin kaydıdır.
Ajanların "kod yazabilmesi", on yıllar boyunca açık kaynak toplulukların, öğrencilerin, gönüllülerin ve ücretli geliştiricilerin kamuya açık depolarda biriktirdiği bilginin modellere aktarılmasıyla mümkün oldu. Bu birikim, Marx'ın Grundrisse'de "genel zeka" (general intellect) dediği şeyin bugünkü en somut biçimlerinden biridir: toplumsal olarak üretilmiş, kimsenin tek başına sahibi olmadığı bilgi.
Bu bilgi bir kez ajanlara dönüştürüldükten sonra:
- Geri, onu üretenlere kredi karşılığında satılıyor,
- Onu üretenlerin bir kısmının işini gereksiz göstermek için kullanılıyor,
- Ve üretimin her yeni adımı yeniden kayda geçerek bir sonraki modelin hammaddesi oluyor.
Buna Sınıfsal Yapay Zeka yazısından bu yana "genel zekanın gaspı" diyoruz. GitHub ve Microsoft örneğinde bu süreç tek bir şirketin çatısı altında tamamlanıyor: Müşterek bilgiyi toplayan platform (GitHub), onu modele dönüştüren altyapı (Azure), modeli satan ürün (Copilot) ve bu süreçte gereksiz ilan edilen emek (çıkış teklifi alan 60 bin kişi) aynı bilançoda yan yana duruyor. Tekelci kapitalizmin dikey bütünleşmesi bundan daha açık gösterilemez.
Üçüncü Ayrıntı: Gönüllülük Neden Bir Disiplin Aracıdır?
"Seçenek" kimin seçeneği?
Coleman'ın notundaki ifade dikkatle seçilmiş: Çalışanlara bir "seçenek" sunuluyor. Ama bu seçeneğin içeriğine bakalım:
- Ek teşvik yok; yalnızca yasal ya da standart kıdem.
- Hangi ekiplerin "katılımcı" olduğu açıklanmıyor; yani çalışan kendisinin hedefte olup olmadığını teklifi almasıyla öğreniyor.
- Son tarih Aralık başı; yani karar yılbaşı öncesine, belirsizliğin en yoğun olduğu döneme sıkıştırılıyor.
- Ve son on sekiz ayda üç zorunlu işten çıkarma dalgası yaşanmış.
Bu koşullarda "gönüllü çıkış" teklifi alan bir çalışanın önündeki soru aslında şudur: "Şimdi kendi isteğinle mi gidersin, yoksa birkaç ay sonra bir zorunlu dalgada mı?" Bu bir seçim değil, iki ayrı biçimde aynı sonucun dayatılmasıdır. Ama ikincisinin şirkete maliyeti (itibar, hukuki risk, kamuoyu tepkisi) daha yüksek olduğu için, birincisi "seçenek" olarak paketleniyor.
Bu örüntüyü Kimse Kovulmadı, Kadrolar Eridi yazısında başka bir örnek üzerinden ele almıştık: Kitlesel işten çıkarma yerine sessiz erime. Haber başlığı olmaz, eylem çağrısı olmaz, toplu bir direniş noktası oluşmaz. Her çalışan kendi masasında, kendi e-postasının başında tek başına karar verir.
Gönüllülük ve örgütsüzlük
Gönüllü çıkış programlarının en çok işe yaradığı yer, örgütsüz iş yerleridir. Bir sendika ya da toplu sözleşme olduğunda böyle bir teklif masaya bireysel bir e-posta olarak değil, toplu bir pazarlık konusu olarak gelir: Kaç kişi? Hangi ölçütle? Hangi tazminatla? Kalanların iş yükü ne olacak? Verimlilik kazancı kime gidecek?
Microsoft'un kendi tarihinde bunun bir örneği var: Şirket, oyun şirketlerini satın alırken Amerikan iletişim işçileri sendikası CWA ile sendikalaşmaya karşı tarafsızlık anlaşması imzalamış, bağlı stüdyolardaki kalite güvencesi çalışanları sendikalaşarak toplu sözleşme yapmıştı. Yani Microsoft çatısı altında bile örgütlü emeğin farklı bir pazarlık gücü olduğu görülebiliyor. Ancak 60 bin kişilik teklifin hedeflediği beyaz yakalı bilişim kadrolarının büyük bölümü bu korumadan yoksun.
Bunu Beyaz Yakalının Sefaleti yazısında Türkiye'deki rakamlarla tartışmıştık: Beyaz yakalı, kendini işçi saymadığı ölçüde, işçinin tarihsel olarak kazandığı korumalardan da kendini dışlıyor.
Dördüncü Ayrıntı: Para Nereden Nereye Akıyor?
Değişken sermayeden değişmeyen sermayeye
Marx, sermayeyi iki kısma ayırır: Makineye, binaya, hammaddeye yatırılan değişmeyen sermaye ve emek gücüne ödenen değişken sermaye. Değişmeyen sermaye yalnızca kendi değerini ürüne aktarır; yeni değeri yaratan yalnızca canlı emektir. Kapitalist rekabet ise sermayeyi sürekli olarak değişmeyen sermayenin payını artırmaya, yani makineleşmeye iter.
Microsoft'un Temmuz–Eylül çeyreği bu yasanın ders kitabı örneği gibi:
| Kalem | Değer |
|---|---|
| Çeyreklik yatırım harcaması (veri merkezi, çip, altyapı) | 45,2 milyar dolar |
| Bir yıl önceki aynı çeyrek | 34,9 milyar dolar |
| 2026 takvim yılı için planlanan yatırım | Yaklaşık 175 milyar dolar |
| Aynı dönemde iş gücüne yönelik hamle | 60 bin kişiye çıkış teklifi |
Sermaye, insandan makineye akıyor. Ama burada bir çelişki var: Eğer yeni değeri yaratan yalnızca canlı emekse, emeği azaltıp makineye yatırım yapan sermaye uzun vadede kar oranının düşme eğilimiyle yüz yüze gelir. Bugünkü yüzde 32'lik kar artışı bu eğilimi çürütmüyor; tekel konumunun, yani rakiplerin üretemediği bir altyapıya sahip olmanın, sağladığı tekel rantının bu eğilimi geçici olarak örttüğünü gösteriyor. Bu tartışmayı Balon mu, Borç mu? yazısında Meta'nın 145 milyar dolarlık yatırımı üzerinden yapmıştık: Şişerken kazanan da, patlarsa ödeyecek olan da belli.
Verimlilik kazancı kime?
Ajanların gerçekten verimliliği artırdığını varsayalım. Bir geliştirici, eskiden bir haftada yaptığı işi artık üç günde denetleyip birleştirebiliyor olsun. Bu kazanç dört yere gidebilir:
| Verimlilik kazancı nereye gider? | Kim karar verir? |
|---|---|
| Aynı ücretle daha fazla iş (yoğunlaştırma) | Şirket |
| Daha az çalışanla aynı iş (kadro eritme) | Şirket |
| Hissedara temettü ve geri alım | Şirket |
| Aynı ücretle daha kısa çalışma süresi | Yalnızca örgütlü işçi kazanabilir |
Microsoft'un tercihi tabloda açıkça görülüyor: İlk üç seçenek aynı anda uygulanıyor. Dördüncüsü hiçbir şirketin kendiliğinden seçmeyeceği tek seçenek. Sekiz saatlik iş gününün tarihi bize bunu öğretti: Ekim Devrimi Dünyaya Ne Kazandırdı? yazısında anlattığımız gibi, iş süresinin kısalması teknolojinin kendiliğinden bir armağanı değil, sınıf mücadelesinin kazanımıdır.
İki Dil, İki Okuma
| Şirketin dili | Sınıfın dili |
|---|---|
| "Ajanlar çekme isteklerinin %40'ını başlatıyor." | Yazma emeği, sorumluluğu insanda kalan denetleme emeğine dönüştürülüyor. |
| "Ajan kaynaklı isteklerin birleştirilme oranı %90." | Onay baskısı, eleştirel incelemeyi aşındırıyor olabilir. |
| "Yazılım geliştirme yaşam döngüsünü yeniden tanımlıyoruz." | Tasarım ile yürütme arasındaki ayrım yazılıma taşınıyor: zihinsel Taylorizm. |
| "Yalnızca kullandığınız kredi kadar ödeyin." | Ücret, bir sayaç değeriyle yarıştırılıyor. |
| "Çalışanlara yeni bir seçenek sunuyoruz." | Risk bireye devrediliyor; toplu pazarlık masası kurulmuyor. |
| "Değişime uyum sağlıyoruz." | Kar rekor kırarken kadro eritiliyor; bu krizin değil birikimin kararı. |
| "Yapay zeka yatırımlarını finanse etmek için maliyet kontrolü." | Değişken sermaye değişmeyen sermayeye aktarılıyor; canlı emek ölü emeğe çevriliyor. |
| "225 milyon geliştiricilik topluluk." | 225 milyon kişinin müşterek emeği, tek bir tekelin hammaddesi. |
Türkiye'den Bakınca
Bu tablo yalnızca Redmond'u, Bangalore'u ya da Londra'yı ilgilendirmiyor. Türkiye'deki bilişim emekçisi için en az üç doğrudan sonucu var:
Birincisi, dış kaynak zincirinin en zayıf halkası biziz. Türkiye'deki yazılım şirketlerinin önemli bir kısmı yurt dışındaki müşteriler için proje bazlı ya da taşeron iş yapıyor. Ajanlarla ilk yerinden edilecek iş, tam da bu tanımlı, parçalanmış, "taslak hazırla, teslim et" türündeki iştir. Merkez şirket kendi kadrosunu gönüllülükle eritirken, çevredeki taşeronun kadrosu sözleşme yenilenmeyerek, hiçbir teklif bile sunulmadan eritilir.
İkincisi, giriş basamağı kapanıyor. Ajanların en kolay devraldığı iş, eskiden yeni mezunlara verilen işti: küçük hatalar, bağımlılık güncellemeleri, test yazımı. Octoverse'e göre yalnızca otomatik bağımlılık güncelleme isteklerinden 30 milyonu aşkın istek birleştirildi. Beyaz yakalı işe alımlardaki düşüşü konuştuğumuz Beyaz Yakalının Sefaleti yazısındaki "merdivenin alt basamağı" sorunu, bilişimde daha da keskin yaşanıyor.
Üçüncüsü, örgütsüzlük burada daha derin. Türkiye'de bilişim emekçisi, ayrı bir işkolu olarak tanınmamanın, 10 no'lu işkolu engelinin ve "ben işçi değilim, profesyonelim" ideolojisinin üçlü kuşatması altında. Microsoft'taki bir çalışanın en azından kamuoyunun dikkatini çeken bir haber olma şansı varken, İstanbul'daki bir yazılım evinde eritilen kadro haber bile olmuyor. Bu engelleri ve aşma yollarını Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu'nda ayrıntılı biçimde tartışmıştık.
Somut Görevler
Bu tablo karşısında yakınmak kolay; yapılabilecek şeyleri sıralamak daha zor ama daha gerekli. Bilişim emekçileri, bilişim sendikası ve meslek örgütleri için önerilerim şunlar:
İş yerinde
- Denetleme emeğini görünür kılın. Ajan taslaklarını gözden geçirmeye harcanan süreyi kayda geçirin. Görünmeyen emek pazarlık konusu olamaz.
- "Onay" sorumluluğunu sorun. Ajanın yazdığı kodda bir hata çıktığında sorumluluk kimde? Bu soru iş tanımına, sözleşmeye ve iş yeri kurallarına yazılmalı.
- Gönüllü çıkış tekliflerine tek başına yanıt vermeyin. Teklif alan çalışma arkadaşlarınızla konuşun, koşulları karşılaştırın, ortak sorular hazırlayın. Bireysel karar anı, kolektif bir tartışma anına çevrilebilir.
Sendikal düzeyde
- Toplu sözleşmelere yapay zeka maddeleri. Ajan kullanımının istihdam güvencesiyle bağlanması, verimlilik kazancının iş süresinin kısaltılmasına aktarılması, yeni araçların devreye alınmasından önce işçi temsilcilerine danışılması.
- Telemetri ve ölçüm sınırları. Ajan kullanım verilerinin bireysel performans değerlendirmesine ve işten çıkarma kararlarına dayanak yapılmasının yasaklanması.
- Bilişimin ayrı bir işkolu olarak tanınması mücadelesi. Bu mücadele olmadan yukarıdaki maddelerin hiçbiri hukuki bir zemine oturamaz.
Müşterekler düzeyinde
- Açık kaynak katkılarının lisans bilinciyle yapılması. Müşterek emeğin tekel modellerine ücretsiz hammadde olmasına karşı lisans ve veri kullanım koşullarının tartışılması.
- Halkın verisi, halkın modeli. Tekel ajanlarına bağımlılığa karşı kamusal ve kooperatif temelli yazılım ve model altyapılarının geliştirilmesi. Bu tartışmayı Sosyalist Yapay Zeka Manifestosu'nda başlatmıştık; ÖYD'nin Aralık'taki Odak 2026 konferansında da sürdüreceğiz.
İttifak düzeyinde
- Bilişim emekçisi yalnız değil. Ajanların başlattığı kodun çalıştığı veri merkezlerinde, algoritmayla yönetilen depo işçisinde, uygulamayla yönetilen kuryede aynı süreç işliyor. Bu ittifak halkasını kurmadan hiçbir kesim tek başına kazanamaz.
Makine Yeni, Zincir Eski
Sevgili genç yoldaşlar,
GitHub'ın yüzde 40'ı ile Microsoft'un 60 bini, aynı haftanın iki ayrı haberi değil; aynı sürecin iki yüzüdür. Bir yüzünde teknolojinin olağanüstü gücü duruyor: Milyonlarca insanın birikimi, saniyeler içinde yeni kod üretebilen sistemlere dönüştürülmüş. Öbür yüzünde ise bu gücün kimin elinde olduğu sorusu duruyor: Aynı birikim, onu üretenlerin dörtte birine kapı göstermek için kullanılıyor.
Teknolojinin kendisi suçlu değil. Bir ajanın taslak hazırlaması, bir insanı tekrar eden işten kurtarabilir; çalışma süresini kısaltabilir; daha fazla insanın yazılım üretimine katılmasını sağlayabilir. Bunların hiçbiri, teknolojinin kendiliğinden bir sonucu olmayacak. Hepsi, bu teknolojinin kimin elinde, kimin denetiminde ve kimin yararına işlediği sorusuna verilecek yanıta bağlı.
O yanıtı şirketin insan kaynakları e-postası vermeyecek. O yanıtı, e-postayı alan 60 bin kişinin, onların Türkiye'deki, Hindistan'daki, dünyanın her yerindeki meslektaşlarının birlikte vereceği yanıt belirleyecek.
Kod yazmayı makineye öğretebilirler. Örgütlenmeyi öğretemezler.
Kaynaklar
Microsoft çıkış teklifi
- CNBC, "Microsoft offers voluntary buyouts to 60,000 employees as AI leads to efficiency push", 26 Ekim 2026.
- GeekWire, "Microsoft makes new 'voluntary exit' offer to about a quarter of its workforce", 26 Ekim 2026.
- KIRO 7, "Microsoft offers buyouts to roughly 60,000 employees", 26 Ekim 2026.
- CTV News / AFP, "Microsoft offers voluntary exit packages to 60,000 staff", 26 Ekim 2026.
- Tech Insider, "Microsoft Voluntary Buyouts: 60,000 Eligible".
GitHub Octoverse 2026 ve Universe
- Developer Tech, "GitHub says AI agents now start over 40% of pull requests".
- The Next Web, "GitHub launches Copilot Fusion as agents start 40% of pull requests", 28 Ekim 2026.
- Security Boulevard, "GitHub Octoverse 2026: AI Agents, Citizen Developers, and the New Security Reality".
Microsoft çeyrek sonuçları
- Yahoo Finance, "Microsoft posts 32% rise in Q1 FY27 net income to $36.6bn", 28 Ekim 2026.
- Stock Titan, "Microsoft Earnings: Azure Grew 48%".
- CNBC, "Microsoft stock jumps 4% as cloud growth drives earnings and revenue beat", 28 Ekim 2026.
Kuramsal arka plan
- Karl Marx, Kapital, Cilt I, 13. Bölüm ("Makineler ve Büyük Sanayi") ve 23. Bölüm ("Kapitalist Birikimin Genel Yasası").
- Karl Marx, Grundrisse, "Makineler Üzerine Fragman" (genel zeka).
- Harry Braverman, Emek ve Tekelci Sermaye: Yirminci Yüzyılda Çalışmanın Değersizleştirilmesi.
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar
- Sınıfsal Yapay Zeka: Genel Zekanın Gaspı
- Sınırın Ötesi
- Kimse Kovulmadı, Kadrolar Eridi
- Beyaz Yakalının Sefaleti
- Yapay Zeka Patronun Gözü Olduğunda
- Balon mu, Borç mu? Meta'nın 145 Milyar Doları
- Hisse Halka, Oy Kurucuya: Anthropic'in Halka Arzı
- Ekim Devrimi Dünyaya Ne Kazandırdı?
- Sosyalist Yapay Zeka Manifestosu
- Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu
Bilgi Müşterekleri — Bilgi Herkesindir. Bu yazı bir canlı belgedir. Düzeltme ve katkılarla güncellenecektir. CC BY-SA 4.0.







