Yüz Öğrenciden Seksen İkisi: Okurken Çalışmak Bir Tercih Değil, Bir Sınıf Konumudur
Emek Gençliği'nin İstanbul Anketi ve Resmi Verilerin Söylediği: KYK Bursu, Yurt, Kira, Borç ve 2027 Bütçesi

Sevgili Genç Yoldaşlar,
Emek Gençliği 27 Ekim'de İstanbul'da 877 üniversiteliyle yüz yüze yaptığı anketin sonuçlarını açıkladı. Başlık kısa ama ağır: yüz öğrenciden 82'si çalışmak zorunda. Bu yazıda anketi önce özetleyeceğim; sonra onu TÜİK, Türk-İş, YÖK, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve 2027 bütçe teklifinin rakamlarıyla genişletip "bu tablo kimin elinde, kimin denetiminde, kimin yararına?" sorusunu soracağım.
Önce Özet
- Çalışmak kural oldu. İstanbul'daki öğrencilerin %50,5'i üniversite boyunca maddi nedenle çalışmış ya da hala çalışıyor; %31,7'si iş arıyor ya da çalışmayı düşünüyor. Toplam %82,2. Hiç çalışmamış ve çalışmayı düşünmeyen yalnızca %17,8.
- Gelir, gereken tutarın üçte ikisi. Öğrencilerin %67,6'sı ayda 20 bin TL ya da daha azla yaşıyor. Anket, İstanbul'da öğrenci evinde yaşamanın alt sınırını 30 bin TL olarak hesaplıyor.
- Devletin katkısı simgesel. KYK bursu/kredisi lisans için aylık 4.000 TL. Bu, Türk-İş'in Eylül 2026'da hesapladığı bekar bir çalışanın yaşama maliyetinin (48.885 TL) %8'i; İstanbul'daki ortalama öğrenci kirasının (43.044 TL) %9'u.
- Yurt yok, kira var. İstanbul'da 930 bin üniversiteliye karşılık 67.677 KYK yatağı var: her 100 öğrenciye 7 yatak. Öğrencilerin yarısı (%47,2) aile evinde kalıyor; bu bir tercih değil, okulun kapısından geçmenin bedeli.
- Okumak borçlanmaktır. Öğrencilerin %42,1'i borçlu. Borç, kredi kartından KYK kredisine uzanan bir zincir; üniversite, iş gücü piyasasına daha diploma almadan borçlu girilen bir kapı oldu.
- Öğrenci, sermayenin en ucuz ve en esnek emeği. Çalışanların %42,9'u hizmet sektöründe: kafe, market, çağrı merkezi, kurye. Kısmi süreli, kayıt dışı, sigortası eksik, "nasılsa öğrenci" denilen emek.
- Mesele kaynak yokluğu değil, kaynağın yönü. 2027 bütçe teklifinde savunma harcaması bir yılda yaklaşık 1 trilyon TL artıyor. Bu artış tek başına, örgün eğitimdeki 3,98 milyon öğrencinin her birine yaklaşık beş yıl boyunca bugünkü KYK tutarını ödemeye yeter.
- Yoksulluk kader değil, örgütsüzlük kader olur. Talepler bellidir: karşılıksız ve yeterli burs, KYK kredi borçlarının silinmesi, nitelikli kamu yurdu, ücretsiz ulaşım ve beslenme. Bunlar ancak örgütlü öğrencinin, örgütlü işçiyle yan yana duruşuyla kazanılır.
Şimdi ayrıntıya geçelim.
Anket Ne Diyor?
Emek Gençliği'nin "Üniversiteli Gençlerin Yaşam Koşulları Anketi" İstanbul'da 877 öğrenciyle yüz yüze yapıldı. Haberde örneklemin hangi üniversitelerden seçildiği ve hata payı yer almıyor; dolayısıyla rakamları "İstanbul'daki tüm üniversitelilerin kesin fotoğrafı" olarak değil, güçlü bir işaret olarak okumak gerekir. Aşağıda göreceğimiz gibi, resmi veriler bu işareti doğruluyor.
| Gösterge | Oran / Tutar |
|---|---|
| Maddi nedenle çalışmış ya da çalışan | %50,5 |
| İş arayan ya da çalışmayı düşünen | %31,7 |
| Toplam çalışma ihtiyacı içinde olan | %82,2 |
| Çalışanlardan hizmet sektöründe olan | %42,9 |
| Öğrencilik hayatından memnun olmayan | %61,5 |
| Aylık geliri 20 bin TL ve altında olan | %67,6 |
| Geçimini aile desteğiyle sağlayan | %83,8 |
| Aile evinde kalan | %47,2 |
| KYK yurdunda kalan | %24,5 |
| Borçlu olan | %42,1 |
| Borçlulardan 10 bin TL üzeri borcu olan | %21,7 |
| Sosyal ve kültürel etkinliğe hiç para ayıramayan | %8,3 |
| Sosyal ve kültürel etkinliğe en fazla 1.000 TL ayırabilen | %27,6 |
Kaynak: Evrensel, 28 Ekim 2026. Cumhuriyet'in haberi ek olarak şu rakamları aktarıyor: öğrenci evinde kalanların barınma ve beslenme gideri aylık ortalama 27.400 TL; ikinci sınıftan itibaren öğrencilerin %49'u, çalışan öğrencilerin ise %63,8'i borçlu.
İki ayrıntıya dikkat edelim.
Birincisi, gelir grubu ile barınma arasındaki ilişki. Aylık geliri 1-10 bin TL olan öğrencilerin %69,7'si aile evinde kalıyor. Yani en yoksul öğrenci için "üniversite" demek, ailesinin oturduğu şehirde, çoğu zaman ailesinin oturduğu semtten saatlerce yol giderek okumak demek. Tercih listesi, daha doldurulurken kira hesabıyla daraltılıyor.
İkincisi, çalışmak ile borçlanmak arasındaki ilişki. Çalışan öğrencilerde borçluluk %63,8'e çıkıyor. Bu ilk bakışta tuhaf görünebilir: çalışan daha az borçlanmaz mı? Hayır; çünkü öğrenciyi çalışmaya iten açık, ücretle kapanmayacak kadar büyük. Çalışmak borcu önlemiyor, yalnızca borcun büyüme hızını yavaşlatıyor.
Rakamları Büyütelim: Türkiye Ölçeğinde Tablo
Bir anket bir şehrin fotoğrafını çeker. Resmi veriler ise o fotoğrafın çerçevesini verir.
Burs ve kredi: 4.000 TL neye yeter?
KYK burs ve kredisi lisans öğrencisi için Ocak 2026'dan bu yana aylık 4.000 TL (2025'te 3.000 TL idi). 2026-2027 için yeni bir artış henüz açıklanmadı. Bu tutarı birkaç ölçüyle yan yana koyalım:
| Ölçü | Tutar | KYK'nın karşıladığı pay |
|---|---|---|
| Türk-İş, bekar çalışanın aylık yaşama maliyeti (Eylül 2026) | 48.885 TL | %8,2 |
| İstanbul ortalama öğrenci kirası (Emlakjet/Endeksa, Haziran 2026) | 43.044 TL | %9,3 |
| Türk-İş, dört kişilik ailenin açlık sınırı (Eylül 2026) | 37.801 TL | — |
| Açlık sınırının kişi başına düşen kısmı (÷4) | ≈ 9.450 TL | %42 |
| Net asgari ücret (2026) | 28.075 TL | %14,2 |
| Ankete göre İstanbul'da öğrenci evinde yaşamanın alt sınırı | 30.000 TL | %13,3 |
Kaynaklar: Türk-İş Eylül 2026, Emlakjet/Endeksa öğrenci kirası araştırması, 2026 asgari ücret.
Sade söyleyelim: devletin verdiği burs, bir öğrencinin yalnızca yiyeceğinin yarısını bile karşılamıyor. Kira, ulaşım, kitap, telefon, internet hesabın dışında kalıyor. Üstelik bu para çoğu öğrenci için burs değil, kredi; yani mezuniyetten sonra geri ödenecek bir borç. Eğitim-İş'in Eylül 2026 anketinde KYK bursu alanların %91'i bu paranın aylık giderlerini karşılamadığını söylüyor; öğrencilerin %64'ü ise KYK bursu hiç alamıyor (Anka).
Yurt: İstanbul'da her 100 öğrenciye 7 yatak
YÖK'e göre 2025-2026'da örgün yükseköğretimde 3.981.095 öğrenci var. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na göre 31 Aralık 2025 itibarıyla 875 KYK yurdunda toplam kapasite 1.003.259 yatak (Anka'nın derlediği resmi veriler).
| Örgün öğrenci | KYK yatağı | Her 100 öğrenciye yatak | |
|---|---|---|---|
| Türkiye | 3.981.095 | 1.003.259 | ≈ 25 |
| İstanbul | 930.565 | 67.677 | ≈ 7 |
Türkiye ortalamasında dört öğrenciden birine yatak düşerken, öğrenci nüfusunun neredeyse dörtte birinin okuduğu İstanbul'da bu oran on dörtte bire iniyor. Aradaki boşluğu kim dolduruyor? Ya aile evi, ya kiralık öğrenci evi, ya da özel yurtlar ve cemaat-tarikat yurtları. Barınma açığı, piyasaya ve dinsel ağlara bırakılmış bir kamusal boşluktur. Kamunun çekildiği her alanda ya sermaye ya cemaat örgütlenir.
Kira: yılda %39 artış
Emlakjet'in Endeksa verileriyle yaptığı araştırmaya göre İstanbul'da öğrenci yoğun bölgelerde ortalama kira Haziran 2026'da 43.044 TL; 1+1 dairelerde 35.300 TL, yıllık artış %39 (Ekotürk). Ankara 32.172, İzmir 31.757 TL. Eğitim-İş anketinde ev kiralayan öğrencilerin %71'inin ev arkadaşıyla yaşaması tesadüf değil: bir öğrencinin tek başına kira ödemesi, asgari ücretli bir işçinin tek başına kira ödemesinden de olanaksız.
Çalışan genç, işsiz genç, "ne o ne bu" genç
TÜİK'in İstatistiklerle Gençlik 2025 bültenine göre:
- 15-24 yaş grubunda 12,7 milyon genç var; nüfusun %14,8'i.
- Gençlerin %23,3'ü ne eğitimde ne istihdamda; genç kadınlarda bu oran %30,9.
- Yükseköğretimde net okullaşma %46,3.
Eylül 2026 iş gücü verileri ise (27 Ekim'de, anketle aynı gün açıklandı):
- 15-24 yaş işsizliği %14,8; bir ayda 1,6 puan artış. Genç kadınlarda %23,3.
- Geniş tanımlı atıl iş gücü oranı %31,2.
Bu tablodaki çelişkiye bakın: bir yanda iş bulamayan gençler, öbür yanda okulu bitirmeden çalışmak zorunda kalan gençler. İkisi aynı mekanizmanın iki yüzü. Öğrenci, okurken düşük ücretle, kısmi süreyle, sigortasız çalışarak iş gücü piyasasında yedek sanayi ordusunun en hareketli bölüğünü oluşturuyor. Mezun olduğunda da çoğu zaman aynı kafede, aynı çağrı merkezinde, bu kez "diplomalı" olarak çalışmayı sürdürüyor. Bu konuyu TÜİK iş gücü yazısında dar ve geniş tanım makası üzerinden ayrıntılı tartışmıştık.
Öğrenci-İşçi: Bu Tablonun Sınıfsal Anlamı
"Öğrenci" bir sınıf değildir
Öğrencilik bir sınıf konumu değil, geçici bir toplumsal durumdur. Aynı amfide oturan iki öğrencinin biri ailesinin aldığı daireden kampüse arabayla gelir; öbürü sabah 6'da kalkıp iki aktarmayla gelir, akşam da kafede gece vardiyasına girer. Birinin yaz tatili staj ve yurt dışı programıdır; öbürünün yaz tatili tam zamanlı iştir. Anket bize bu ayrımın artık istisna değil, kural olduğunu gösteriyor: İstanbul'daki üniversitelilerin yalnızca %17,8'i "çalışmayı hiç düşünmüyorum" diyebiliyor.
Kısacası üniversite, toplumdaki sınıf bölünmesini ortadan kaldırmıyor; onu amfiye taşıyor. Bunu Üniversite Kimin İçin? yazısında da, okul açılışında yazdığımız Zil Herkese Aynı Çalmaz yazısında da gördük: eğitim kurumu, eşitleyici bir merdiven olarak sunulur; gerçekte ise sınıfları yeniden üreten bir süzgeçtir.
Öğrenci emeği neden sermaye için değerlidir?
Hizmet sektörü (%42,9) öğrenci emeğini sever, çünkü bu emeğin dört özelliği vardır:
- Ucuzdur. "Harçlık için çalışıyor" denir; ücret, bir insanın yaşamını yeniden üretecek düzeyde değil, "aile destekliyor nasılsa" varsayımıyla belirlenir. Ailenin desteği (%83,8) aslında işverenin ödemediği ücretin bir kısmını sübvanse eder.
- Esnektir. Ders programına göre parçalanmış vardiyalar, işverenin talebine göre uzayıp kısalan saatler. Esneklik, burada işçinin değil işverenin özgürlüğüdür.
- Geçicidir. "Mezun olunca bırakacağım" düşüncesi, işyerinde hak aramayı ertelemenin en güçlü gerekçesidir. Geçici olduğunu düşünen işçi örgütlenmez.
- Kayıt dışıdır ya da eksik kayıtlıdır. Kısmi süreli çalışmanın sigorta primi çoğu zaman eksik yatırılır ya da hiç yatırılmaz.
Bu dört özellik birleşince, öğrenci emeği platform ve gig ekonomisinin doğal hammaddesi haline gelir. Kuryelik, uygulama üzerinden gelen günlük işler, çağrı merkezinde parça başı hedefler… Gig Ekonomi Dosyası'nda anlattığımız algoritmik yönetim, en çok bu gençlerin sırtında denenir.
Kayıp zaman: okumak için gereken boş zaman
Marx, insanın gelişimi için gereken alanın "boş zaman" olduğunu söyler: çalışma gününün dışında kalan, insanın kendini geliştirdiği zaman. Üniversite, tarihsel olarak gençliğe tanınan böyle bir zamandı. Ankette sosyal ve kültürel etkinliğe hiç para ayıramayanların %8,3, en fazla 1.000 TL ayırabilenlerin %27,6 olması, bu zamanın elinden alındığını gösteriyor. Tiyatroya, konsere, kitaba, öğrenci topluluğuna ayrılamayan her saat, yalnızca bireysel bir kayıp değil; bir kuşağın düşünme, tartışma ve örgütlenme kapasitesinden düşülen bir saattir. Yorgun öğrenci soru sormaz; sınavı geçer, ama soru sormaz.
Borç: Diplomadan Önce Gelen Senet
Ankette öğrencilerin %42,1'i borçlu; çalışanlarda bu oran %63,8. Bu borcun en büyük kalemi de çoğu zaman görünmez, çünkü adı "burs" gibi algılanır: KYK öğrenim kredisi.
KYK kredisinin işlevi üç katmanlıdır:
- Ekonomik katman: Devlet, kamusal bir hakkı (eğitim) karşılıksız destekleyeceği yerde, onu borç ilişkisine çevirir. Öğrenci, diploma almadan önce alacaklısı devlet olan bir borçluya dönüşür.
- Disipliner katman: Borçlu mezun, iş seçerken pazarlık gücünü yitirir. "Ne iş olsa yaparım" kaygısı, borç ödeme takviminden doğar. Borç, iş gücü piyasasının disiplin aracıdır.
- İdeolojik katman: Borç bireyselleştirir. "Ben aldım, ben öderim" duygusu, sorunun kamusal bir politika sorunu olduğunu gizler.
Bu yüzden "KYK kredilerinin bursa dönüştürülmesi ve mevcut borçların silinmesi" talebi bir yardım talebi değildir; eğitimi borç ilişkisinden çıkarıp yeniden kamusal hak alanına almanın talebidir.
Bütçe: Para Yok mu, Para Başka Yerde mi?
Emek Gençliği'nin açıklamasında altı çizilen nokta, 2027 bütçe teklifiydi. 25 Ekim'de Meclis'e sunulan teklifin rakamları şöyle (sol.org.tr'nin bütçe teklifinden derlediği rakamlar):
| Kalem | 2026 | 2027 teklif | Artış |
|---|---|---|---|
| Toplam bütçe | 18,93 trilyon TL | 27,28 trilyon TL | %44 |
| Savunma | 1,20 trilyon TL | 2,21 trilyon TL | ≈ %84 |
| Milli Savunma Bakanlığı | 823 milyar TL | 1,53 trilyon TL | %86 |
| Silah ve askeri teçhizat alımı | — | — | %229 (Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklaması) |
| Yoksullukla mücadele ve sosyal yardımlaşma programı | — | 833 milyar TL | — |
| Eğitim (nominal) | — | — | %26,5 (≈ %1,5 reel) |
Hükümet "en büyük pay eğitime" diyor ve bütçenin %13,7'sinin eğitime ayrıldığını açıklıyor (CNBC-e). Ama payın büyüklüğü değil, artışın yönü politikayı gösterir: eğitim reel olarak yerinde sayarken savunma bir yılda neredeyse ikiye katlanıyor. Bu artış, Temmuz 2026'daki Ankara NATO Zirvesi'nde verilen "%3,5'e 2030'dan önce ulaşma" sözünün bütçeye yansıması.
Kaba bir hesap yapalım. Savunmadaki bir yıllık artış yaklaşık 1 trilyon TL.
- Örgün eğitimdeki 3,98 milyon öğrencinin her birine yılda 48.000 TL (aylık 4.000 TL) ödemek ≈ 191 milyar TL eder.
- Yani yalnızca savunmadaki artış, bugünkü burs tutarını tüm örgün öğrencilere beş yıldan fazla ödemeye yeter.
- Ya da aynı artış, her öğrencinin aylık desteğine yaklaşık 21 bin TL eklemeye denk düşer; bu da KYK'yı açlık sınırının üzerine, kira eşiğinin yakınına taşır.
Bu hesap kabadır; bütçe kalemleri birbirine doğrudan aktarılamaz. Ama göstermek istediği şey kesindir: Sorun kaynak yokluğu değil, kaynağın kimin yararına yönlendirildiğidir. Silah sanayii bir sermaye birikim alanıdır; savunma harcamasının önemli kısmı bütçe dışındaki Savunma Sanayii Destekleme Fonu üzerinden, Meclis denetiminin dışında akar. Öğrenci bursu ise sermayeye kar değil, topluma nitelikli insan bırakır. Bütçe, sınıfların kaynak üzerindeki mücadelesinin rakama dökülmüş halidir.
Söylenen ile Gerçek
| Resmi söylem | Verilerin gösterdiği |
|---|---|
| "Gençlerimize her imkanı sağlıyoruz." | Lisans öğrencisine aylık 4.000 TL; bekar yaşama maliyetinin %8'i. |
| "Yurt kapasitesi 1 milyonu aştı." | İstanbul'da her 100 öğrenciye 7 yatak. |
| "Öğrencilerimiz isterse burs alır." | Öğrencilerin %64'ü KYK bursu alamıyor; alanların %91'i için yetmiyor. |
| "Öğrencilikte çalışmak tecrübe kazandırır." | Çalışanların %42,9'u hizmet sektöründe; tecrübe değil, geçim. |
| "Bütçede en büyük pay eğitime." | Eğitim reel %1,5 artıyor, savunma %84. |
| "Gençlik geleceğimizdir." | Gençlerin %23,3'ü ne eğitimde ne istihdamda, %14,8'i işsiz. |
Üç Soru
Kimin elinde? Barınma piyasanın ve cemaat ağlarının elinde; öğrenci emeği hizmet sektöründeki işverenlerin elinde; öğrencinin geleceği bir borç senedinin elinde.
Kimin denetiminde? Burs tutarını, yurt kapasitesini ve bütçe önceliklerini öğrenciler değil, NATO taahhüdünü ve sermaye karlılığını gözeten bir yürütme belirliyor. Öğrencinin bu kararlarda hiçbir sözü yok.
Kimin yararına? Ucuz ve esnek emek bulan işverenin, kira artışından kazanan mülk sahibinin, kredi faizinden kazanan bankanın ve silah sanayiinin yararına. Öğrencinin değil.
Somut Görevler
Bu tablo karşısında yakınmak yetmez. Yapılabilecekler:
- Kendi verini üret. Emek Gençliği'nin yaptığı iş örnektir. Bölümünde, yurdunda, öğrenci evinde aynı soruları sor: kaç kişi çalışıyor, kaç saat, kaç lira, sigortalı mı? Veri, örgütlenmenin haritasıdır.
- Çalışıyorsan işçisin. Kafede, markette, çağrı merkezinde çalışan öğrenci, o işkolunun sendikasının potansiyel üyesidir. Kısmi süreli çalışan için de sendika hakkı, sigorta hakkı, fazla mesai hakkı vardır. Bunları öğren, iş arkadaşlarınla paylaş.
- Yurtta, evde dayanışma ağı kur. Ortak mutfak, ortak alışveriş, ortak kitap havuzu; bunlar yalnızca tasarruf değil, birlikte hareket etmenin ilk okuludur.
- Talepleri ortaklaştır.
- Her üniversiteliye yeterli ve karşılıksız burs;
- KYK kredilerinin bursa çevrilmesi, mevcut borçların silinmesi;
- Nitelikli, laik, ücretsiz kamu yurtlarının yaygınlaştırılması;
- Ücretsiz ulaşım ve kampüslerde ücretsiz ya da maliyetine üç öğün yemek;
- Öğrenci kiralarına tavan ve kamu konutu.
- Bütçe görüşmelerini izle. 2027 bütçesi Meclis'te görüşülürken eğitim ve savunma kalemlerini yan yana koyan basit bir tablo, binlerce sloganın yapamayacağını yapar. Bu tabloyu kampüste, sosyal medyada, sınıf arkadaşlarınla paylaş.
- Öğrenciyi işçiyle buluştur. Öğrencinin ailesi de çoğunlukla ücretli çalışan. Burs talebi ile ücret talebi aynı bütçenin, aynı mücadelenin parçasıdır. Sendikaların bütçe ve asgari ücret dönemlerindeki eylemlerine öğrenci olarak katıl; üniversitedeki taleplerine onları da çağır.
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Yüz öğrenciden seksen ikisinin çalışmak zorunda olması bir "öğrenci sorunu" değildir. Bu, emeğiyle geçinen sınıfın çocuklarının, daha meslek sahibi olmadan iş gücü piyasasının en alt basamağına çekilmesidir. Üniversite, bu gençler için bir kurtuluş kapısı olarak anlatılıyor; ama kapıdan geçmenin bedeli gece vardiyası, kredi borcu ve ailenin sırtına binen yük oluyor.
Emek Gençliği'nin açıklamasındaki cümle doğrudur: üniversitelilerin yoksulluğu ve borçluluğu kader değildir. Kader olan tek şey örgütsüzlüktür; örgütsüz olan herkes, başkalarının kararlarına göre yaşamaya mahkumdur. Bütçe bir gün yazılmadı; her yıl yeniden yazılıyor. Onu kimin yazacağı, kimin sesinin daha gür çıkacağına bağlıdır.
Okurken çalışmak zorunda olan, çalışmanın ne olduğunu bilir. O bilgiyi örgütlü bir güce dönüştürmek bizim işimizdir.
Makine yeni, zincir eski. Ama zinciri kıracak olanlar da hep yeni kuşaklar oldu.
Kaynaklar
- Ahmed Ziya Aydın, Nisa Sude Demirel, "Emek Gençliğinden İstanbul'da üniversitelilerle anket: 100 öğrenciden 82'si çalışmak zorunda", Evrensel, 28 Ekim 2026.
- "Öğrenciler ekonomik koşulların kıskacında: Okurken borçlanıyorlar", Cumhuriyet, 28 Ekim 2026.
- "Eğitim-İş'in anketi: Üniversite öğrencilerinin yüzde 34'ü eğitimine devam ederken çalışıyor", ANKA, 17 Eylül 2026 (YÖK ve GSB verileri dahil).
- "TÜRK-İŞ: Eylülde açlık sınırı 37.801 TL, yoksulluk sınırı 123.130 TL", Emek Pusulası, 30 Eylül 2026.
- "Genç nüfusta düşüş eğilimi: Gençlerin yüzde 23,3'ü ne eğitimde ne istihdamda", Dünya, Mayıs 2026 (TÜİK İstatistiklerle Gençlik 2025).
- "TÜİK Eylül 2026 İşgücü İstatistiklerini Açıkladı", Akdeniz Gerçek, 27 Ekim 2026.
- "GSB KYK burs ücreti 2026-2027", Milli Gazete.
- "Üniversite şehirlerinde kira tablosu: İstanbul zirvede", Ekotürk, Temmuz 2026 (Emlakjet/Endeksa).
- "2026 Asgari Ücret Açıklandı: Net 28.075 TL", QNB Araştırma.
- "NATO'ya verilen söz bütçede: Silahlanmanın zammı yoksullukla mücadeleyi aştı", soL, Ekim 2026.
- "Erdoğan açıkladı: 2027 bütçesinde aslan payı hangi alanlara ayrıldı?", CNBC-e, 26 Ekim 2026.
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar
Yöntem notu: Anket verileri Evrensel'in aktardığı biçimiyle kullanıldı; Cumhuriyet'in haberinde toplam çalışma ihtiyacı %88,2 olarak geçiyor, Evrensel'deki %50,5 + %31,7 = %82,2 dökümü tutarlı olduğu için bu yazıda o esas alındı. Bütçe karşılaştırmasındaki "kaç yıl burs" hesabı yazara aittir ve kabaca yapılmıştır.
Bilgi Müşterekleri — Bilgi Herkesindir. CC BY-SA 4.0.







