Özetin Bedeli
Rekabet Kurulu'nun Google Kararı, Haber Emeği ve "Ekonomik Değer"in Kimin Hanesine Yazılacağı Sorusu

Sevgili Genç Yoldaşlar,
Bir deprem haberini, bir maden kazasını, bir mahkeme kararını Google'a yazdığınızda artık çoğu zaman bir bağlantılar listesi görmüyorsunuz. Ekranın tepesinde, birkaç paragraflık düzgün bir yanıt duruyor. Okuyorsunuz, öğreniyorsunuz, sekmeyi kapatıyorsunuz. O yanıtın içindeki bilgiyi sahaya giden muhabir topladı, editör doğruladı, foto muhabiri soğukta bekledi. Ama siz o gazetecinin sitesine hiç uğramadınız.
Rekabet Kurumu 2 Kasım 2026'da tam olarak bu durum için Google hakkında soruşturma açtığını ve daha önce geçici tedbir kararı verdiğini duyurdu. Bu yazıda kararın ne dediğini, neyi gördüğünü ve neyi görmediğini anlatacağım. Önce kısa bir özet, ardından ayrıntılar.
Özet: Yedi Tez
- Karar gerçek bir adımdır. Kurul, Google'ın "Yapay Zeka Önizlemeleri" (AI Overviews) ve "Yapay Zeka Modu" (AI Mode) hizmetlerinde haber yayıncılarına karşı ayrımcı ve sömürücü davranış konusunda "kuvvetli şüphe" bulunduğunu söyledi ve Google'a üç yükümlülük getirdi: yayıncılar arasında ayrım yapmamak, içeriğin ekonomik değerini yansıtan koşullar sunmak, yayıncının yapay zeka özetinden çıkmayı seçmesini arama görünürlüğünden ayırmak.
- Arama motoru yön gösteren olmaktan çıkıp yanıt veren oldu. Bu teknik bir değişiklik değil, değerin nerede toplandığına dair bir değişikliktir. Okur artık haberin kaynağına gitmiyor, özet ekranında kalıyor.
- Haberin değerini gazetecinin emeği üretir; Google o değere dolaşım alanında el koyar. Özet, başkasının emeğinden damıtılmış bir metadır ve satışını Google yapar.
- "Çıkma hakkı" önemlidir ama geç gelmiştir. Modeller haber arşivleriyle zaten eğitildi. Çıkma ayarı yalnızca gösterimi kapsar; eğitim ayrı bir denetime bağlıdır.
- Kararın öznesi "yayıncı"dır, gazeteci değil. "Ekonomik değer" ödenirse patronun kasasına girer. Türkiye'de basın çalışanlarının yalnızca yüzde 13'ü sendikalıyken o paranın bordroya ineceğinin hiçbir güvencesi yoktur.
- Rekabet hukuku tekelin davranışını düzeltmeye çalışır, tekelin varlığını sorgulamaz. Asıl soru, haberin ve bilginin dolaşım altyapısının kimin elinde, kimin denetiminde, kimin yararına olduğudur.
- Görev bellidir: Bu kararı sendikal talebe çevirmek. Lisans gelirlerinin açıklanması, payın toplu sözleşmeyle emekçiye bağlanması, yapay zeka maddesinin sözleşmelere girmesi ve kamusal, ortak bir haber altyapısının kurulması.
Karar Ne Diyor?
Rekabet Kurumu'nun 2 Kasım 2026 tarihli duyurusuna göre süreç üç aşamada ilerledi:
| Tarih | Adım |
|---|---|
| 27 Ağustos 2026 | Kurul, 26-31/932-M sayılı kararla ön araştırma başlattı |
| 8 Ekim 2026 | Kurul, 4054 sayılı Kanun'un 9/4. maddesine dayanarak 26-37/1000-423 sayılı geçici tedbir kararını verdi |
| 2 Kasım 2026 | Soruşturmanın açılması ve tedbir kararı kamuoyuna duyuruldu |
Soruşturmanın muhatabı, Alphabet Inc., Google LLC, Google Ireland Limited, Google International LLC ve Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti.'den oluşan "ekonomik bütünlük". İddia, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesinin, yani hakim durumun kötüye kullanılması yasağının ihlali.
Soruşturmada dört soru inceleniyor:
- Bu hizmetler kullanıcıların bilgiye erişimini değiştirerek haber sitelerinin ve diğer içerik üreticilerinin trafiğini azaltıyor mu?
- Google'ın yayıncılarla yaptığı içerik kullanım sözleşmelerinde adil olmayan koşullar var mı?
- Bu hizmetler yayıncıları, içerik üreticilerini ve rakip yapay zeka sohbet asistanlarını dışlıyor mu?
- Google, kaynak seçerken ya da lisans anlaşması imzalarken haber yayıncıları arasında ayrım yapıyor mu?
Geçici tedbirle Google'dan, içeriğin bu hizmetlerde kullanılmasına ilişkin koşulları ayrım gözetmeyen, ekonomik değeri yansıtan ve yayıncıya, içeriğinin bu hizmetlerde kullanılıp kullanılmayacağına arama görünürlüğünden ve dizinlemeden bağımsız olarak karar verme imkanı tanıyan biçimde kurması istendi (Forbes Türkiye, Evrensel, AA).
Duyuruda bir uyum süresi, bir ücret ölçütü ya da bir ceza miktarı yok (MACCUS). Bunlar gerekçeli kararda ya da soruşturmanın sonunda belli olacak. Yani bugün elimizde bir ilke var, henüz bir hesap yok.
Kararın arka planında bir kolektif ses de var. Mart 2025'te Diken, Artı Gerçek, BirGün, Ekonomim, Gazete Pencere, Kısa Dalga, Medyascope, T24 ve İlke TV ortak bir açıklama yapıp Google Discover ve Google Haberler'den gelen trafiğin sert biçimde düştüğünü söylemiş ve Rekabet Kurumu'nu göreve çağırmıştı (Evrensel). Bu, küçük de olsa bir şey öğretiyor: tek tek şikayet eden yayınlar duyulmaz, birlikte konuşanlar gündem kurar.
Arama Motorundan Yanıt Motoruna
Yirmi yıl boyunca arama motorunun ekonomisi basit bir alışverişe dayanıyordu. Yayıncı içeriğini taranmaya açıyordu, Google da karşılığında okuru yayıncının sitesine gönderiyordu. Trafik reklama, reklam gelire dönüşüyordu. Bu alışveriş hiçbir zaman eşit değildi; Google hem okuru hem reklamvereni hem de reklamın el değiştirdiği borsayı elinde tutuyordu. Rekabet Kurulu'nun Aralık 2024'te Google'a reklam teknolojisi pazarındaki kayırmacılık nedeniyle verdiği yaklaşık 2,6 milyar liralık ceza, bu borsanın nasıl işlediğini zaten kayda geçirmişti.
Yapay zeka özetleri bu dengesiz alışverişin son ayağını da kesiyor. Rakamlar ortada:
- Pew Araştırma Merkezi 900 ABD'li kullanıcının yaklaşık 69 bin aramasını inceledi. Yapay zeka özeti olan sayfalarda kullanıcılar bir bağlantıya yüzde 8 oranında tıklarken özet olmayan sayfalarda bu oran yüzde 15'ti. Özetin içindeki kaynak bağlantısına tıklama oranı yalnızca yüzde 1'di. Özet görenlerin yüzde 26'sı oturumu orada bitirdi.
- Authoritas 3.500 haber aramasında, özet çıktığında tıklama oranının masaüstünde yüzde 47,5, mobilde yüzde 37,7 düştüğünü buldu.
- Chartbeat verilerine göre Google aramasından yayıncılara giden trafik Kasım 2025'e kadarki bir yılda dünya genelinde yaklaşık üçte bir azaldı.
- Reuters Enstitüsü'nün 2026 eğilimler raporunda medya yöneticileri önümüzdeki üç yılda arama trafiğinin ortalama yüzde 43 daha düşmesini bekliyor.
Google bu araştırmaların bir kısmını "hatalı varsayımlara dayalı" bularak reddediyor. Ama yönü kimse tartışmıyor. Okur, yanıtı aldığı yerde kalıyor.
Burada olan şey teknik bir arayüz tercihi değil. Arama motoru yönlendiren bir aracıyken yanıtlayan bir üreticiye dönüştü. Daha önce okuru dağıtan yer, şimdi okuru tutan yer oldu. Değerin toplandığı nokta haberin üretildiği yerden, haberin özetlendiği yere kaydı.
Haber Bir Metadır, Özet de
Marksist bir okuma için şu soruyla başlamak gerekiyor: Bir haberin değerini kim üretir?
Yanıt, haberi üretmek için harcanan toplumsal olarak gerekli emektir. Muhabirin sahada geçirdiği saatler, kaynak telefonları, belge taraması, doğrulama, editörlük, fotoğraf, mizanpaj. Bu emeğin büyük kısmı görünmez kalır; okur yalnızca sonuçtaki birkaç yüz kelimeyi görür.
Yapay zeka özeti bu birkaç yüz kelimeyi de alıp daha kısa bir metne dönüştürür. Özet yeni bir bilgi üretmez; başka metinlerde zaten var olan bilgiyi yeniden düzenler. Değerin kaynağı yine gazetecinin emeğidir. Değişen tek şey, o değerin gerçekleştiği yerdir. Okurun dikkati, yani reklam pazarında alınıp satılan şey, artık yayıncının sayfasında değil, Google'ın sayfasında harcanır.
Marx, ticaret sermayesinin üretim yapmadan artı değerden pay aldığını, dolaşım alanını denetleyerek üretici sermayeden kesinti yaptığını anlatır. Platform tekelleri bu ilişkinin dijital çağdaki en saf biçimidir. Google haber üretmez; haberin dolaşımını denetler ve dolaşımdan doğan geliri kendine çeker. Yapay zeka özeti bu denetimi bir adım daha ileri götürür: artık yalnızca dolaşımı değil, haberin kendisinin yerine geçen ürünü de satar.
Bunu daha önce başka bir bağlamda "genel zekanın gaspı" olarak adlandırmıştık (Genel Zekanın Gaspı ve AGI İllüzyonu). Milyonlarca insanın ortak bilgisi, dil modellerine kristalleşmiş emek olarak giriyor ve bir şirketin mülkü olarak geri satılıyor. Haber özetleri bu gaspın en somut, en ölçülebilir hali. Çünkü burada kimin emeğinin alındığını, hangi sitenin trafiğinin düştüğünü, hangi muhabirin işini kaybettiğini tek tek gösterebiliyoruz.
Distilasyon yazısında bir çelişkiye dikkat çekmiştik: Herkesin emeğinden öğrenmek "adil kullanım" sayılıyor, tekelin çıktısından öğrenmek ise "hırsızlık". Haber özetlerinde aynı çifte standart işliyor. Google gazetecinin metnini özgürce özetleyebiliyor; ama birisi Google'ın özetlerini toplayıp bir model eğitirse bunun adı hemen ihlal oluyor.
"Çıkma Hakkı" Neden Yetmez?
Kararın en çok konuşulacak kısmı, yayıncının yapay zeka özetinden çıkabilmesi ve bunun arama görünürlüğünü etkilememesi. Bu önemli. Çünkü şimdiye kadar yayıncının önünde iki kötü seçenek vardı: ya içeriğini özetlere açacak ve trafiğini kaybedecekti, ya da tamamen kapanacak ve aramada görünmez olacaktı. Tekelin gücü tam olarak bu "ya hep ya hiç" dayatmasındaydı.
Ama çıkma hakkının üç sınırı var.
Birincisi, geç geldi. Google'ın kendi açıklamasına göre Search Console'daki "üretken yapay zeka" denetimi Haziran 2026'da İngiltere'de denenmeye başladı, Ağustos sonunda dünyaya açıldı. Bu ayar yalnızca gösterimi kapsıyor; model eğitimi ayrı bir denetime bağlı. Haber arşivleri ise yıllardır modellere girdi bile. At kaçtıktan sonra ahırın kapısını kapatmak, ata sahip olduğunuzu kanıtlamaz.
İkincisi, çıkmak bir maliyettir. Bir yayıncı özetten çıktığında, okur yanıtı rakip bir siteden alınmış bir özetten okur. Yani çıkma hakkı, yayıncılar arasında bir mahkum ikilemi yaratır. Tek başına çıkan kaybeder; herkes birlikte çıkarsa pazarlık gücü doğar. Bu, sendikal mantığın ta kendisidir ve rekabet hukukunun içinden çözülemez.
Üçüncüsü, çıkma hakkı bireysel bir haktır. Bir yayıncı çıkabilir, ama bir okurun ya da bir gazetecinin hiçbir söz hakkı yoktur. Muhabirin kendi imzasıyla yazdığı haberin nasıl kullanılacağına dair hiçbir yerde bir rızası sorulmaz.
"Ekonomik Değer" Kimin Hanesine Yazılacak?
Kararın ikinci önemli ilkesi, Google'ın içerik kullanımı için "ekonomik değeri yansıtan" koşullar sunması. Kulağa adil geliyor. Ama hemen sormak gerekiyor: Bu değer kime ödenecek?
Kararın dili açık: muhatap yayıncıdır. Ödeme yapılırsa yayıncı kuruluşun hesabına girer. Bu paranın muhabirin, editörün, foto muhabirinin ücretine yansıyacağına dair hiçbir hüküm yok. Olamaz da; rekabet hukuku işletmeler arası ilişkiyi düzenler, sermaye ile emek arasındaki ilişkiyi düzenlemez.
Türkiye'de basın emekçisinin durumuna bakınca bu boşluğun ne kadar derin olduğu görülüyor:
- TGS'nin 10 Ocak 2026 açıklamasına göre basın ve yayın sektöründe çalışan yaklaşık 94 bin kişiden yalnızca 12.700'ü, yani yüzde 13'ü sendikalı. Bunların çoğu kamu kurumlarında.
- Aynı açıklamaya göre gazeteci işsizliği yüzde 20'nin üzerinde; işsiz iletişim mezunları buna dahil değil.
- Resmi ilan alabilen gazete sayısı 2023'te 855 iken 2025'te 700'e düştü.
- DİSK Basın-İş'in Mart 2025 araştırmasına göre basın emekçilerinin ortalama ücreti asgari ücretin iki katının altında; her üç çalışandan biri 30 bin liranın altında kazanıyor ve yalnızca yüzde 5'i yoksulluk sınırının üzerinde ücret alıyor.
Bu tabloda Google'dan gelecek bir "adil pay"ın ne olacağını tahmin etmek zor değil. Örgütlü emekçinin olmadığı bir yerde, ek gelir patronun pazarlık gücünü artırır, emekçinin değil. Avrupa'da da benzer bir tartışma yaşandı: Fransa'da yayıncıların "komşu haklar" mücadelesi Google'a 2024'te 250 milyon avroluk bir ceza getirdi, ama bu paranın haber odalarındaki ücretlere ve istihdama ne kadar yansıdığı bugün de tartışma konusu.
Bir başka risk de ayrımcılık yasağının kendisi. Karar, Google'ın yayıncılar arasında ayrım yapmasını yasaklıyor. Çok iyi. Ama Türkiye'de medya sahipliği zaten iktidara yakın sermaye gruplarında yoğunlaşmış durumda. "Ekonomik değer" hesabı okunma, tıklanma, hacim üzerinden yapılırsa, büyük grupların payı büyür, bağımsız ve muhalif medyanın payı küçük kalır. Yani tekelin ayrımcılığı yasaklanırken, piyasanın kendi ayrımcılığı ödeme formülüne gömülebilir.
Kararın Gördüğü, Kararın Görmediği
| Kararın gördüğü | Kararın görmediği |
|---|---|
| Google'ın hakim durumunu kötüye kullanma şüphesi | Haber dolaşım altyapısının tek bir şirketin elinde olmasının kendisi |
| Yayıncılar arasında ayrımcılık | Yayıncı ile gazeteci arasındaki sınıf ilişkisi |
| İçeriğin "ekonomik değeri" | Bu değeri üreten emek ve ödemenin emekçiye ulaşıp ulaşmadığı |
| Yapay zeka özetinden çıkma hakkı | Modellerin haber arşivleriyle zaten eğitilmiş olması |
| Trafik kaybı ve dışlayıcı etki | Gazeteci işsizliği, sendikasızlık ve düşük ücret |
| Rakip yapay zeka asistanlarının dışlanması | Haberin bir kamu malı olarak korunması gereği |
| Rekabetin yeniden sağlanması | Sansür ve ekonomik baskı altındaki bağımsız medyanın varoluşu |
Sol sütundaki her madde gerçek ve değerli. Sağ sütundaki her madde ise rekabet hukukunun yetki alanının dışında kalıyor. Bu, Rekabet Kurulu'nu suçlamak için değil, onun nerede durduğunu doğru görmek için söyleniyor. Bir kurum kendi kuruluş amacının ötesine geçemez. Sağ sütunu ancak örgütlü emek doldurabilir.
Üç Soru
Bilgi Müşterekleri'nde her teknoloji haberine aynı üç soruyla bakıyoruz.
Kimin elinde? Türkiye'de arama pazarının ezici çoğunluğu Google'da. Haberin okura ulaştığı kapı, okurun hangi haberi göreceğini belirleyen algoritma ve şimdi o haberin yerine geçen özet aynı şirketin elinde. Bu, Google Classroom yazısında okullar için anlattığımız tablonun medyadaki karşılığı: tekel önce altyapı olur, sonra koşulları belirler.
Kimin denetiminde? Hangi haberin özete gireceğine, hangi kaynağın anılacağına, hangi kaynağın yok sayılacağına şeffaf olmayan bir model karar veriyor. Gazeteci kendi haberinin nasıl özetlendiğini, yanlış ya da çarpık aktarılıp aktarılmadığını denetleyemiyor. Muhalif medya için bu bir varoluş meselesi. Sansür artık yalnızca erişim engeliyle değil, görünmezlikle de işliyor (24 Ekimde Gazetecilerin Yanındayız; seçimlerin algoritmik tarihi).
Kimin yararına? Bugünkü düzende yarar zinciri şöyle: değeri gazeteci üretir, yayıncı sahiplenir, Google gerçekleştirir. Kararla birlikte zincire bir halka ekleniyor: Google yayıncıya ödeme yapabilir. Ama zincirin ilk halkası, gazeteci, yine dışarıda.
Rekabet mi, Müşterek mi?
Burada dürüst bir tespit yapmak gerekiyor. Rekabet hukukunun ufku, birden fazla şirketin birbirleriyle yarıştığı bir piyasadır. Google'ın yerine üç beş yapay zeka şirketinin birbiriyle yarışması, haber emekçisinin durumunu kendiliğinden düzeltmez. Kararın "rakip yapay zeka sohbet asistanlarının dışlanması"nı da incelemesi bu yüzden anlamlı: Kurul, piyasanın Google'dan başka sermayelere de açılmasını istiyor. Bu, emeğin değil, sermayenin rekabetidir.
Bizim ufkumuz başka bir yerde. Haber, bir toplumun kendisi hakkında bildiklerinin ortak birikimidir. Bir maden kazasının nedenini, bir ihale yolsuzluğunu, bir grevin taleplerini öğrenmek kamusal bir ihtiyaçtır. Bu bilginin üretimi emekçilerin, dolaşımı ise ortak bir altyapının işi olmalıdır.
Bunun somut karşılıkları düşünülebilir:
- Kamusal ve ortak bir haber arşivi. Gazetecilerin ürettiği içeriğin, emekçilerin denetiminde, açık lisanslarla ve kamusal amaçlarla kullanılabildiği bir arşiv. Kamusal yapay zeka ve açık ağırlıklı modeller üzerine yazdıklarımız bu arşivle birleştiğinde, özetleme gibi teknolojilerin bir şirketin değil, toplumun hizmetine girdiği bir yol açılabilir.
- Kooperatif medya. Mülkiyetin çalışanlarda olduğu yayın organları. Böyle bir yapıda "ekonomik değer" ödemesi doğrudan emeğe gider, çünkü arada patron yoktur.
- Kamu yararı arama altyapısı. Bilgiye erişimin bir reklam şirketinin kazanç hesabına bağlı olmadığı, açık ve denetlenebilir arama hizmetleri.
Bunlar bugünden yarına kurulamaz. Ama bugünkü kararın sınırını görmek, yarının talebini doğru kurmanın ön koşuludur.
Somut Görevler
Basın emekçileri ve sendikaları için
- Rekabet Kurumu soruşturmasına üçüncü taraf olarak görüş sunmak. Soruşturmanın "ekonomik değer" hesabında gazetecinin emeğinin ve istihdamın da gözetilmesi talebini kayda geçirmek.
- Toplu sözleşmelere yapay zeka maddesi koymak: haberin hangi yapay zeka hizmetlerine lisanslandığının çalışanlara açıklanması, lisans gelirlerinden emekçilere pay ayrılması, yapay zekanın kadro azaltmak için kullanılamayacağına dair güvence.
- Lisans gelirlerinin şeffaflığı için ortak bir talep metni hazırlamak: Google ya da başka bir şirketle yapılan her içerik anlaşmasının tutarı ve kullanım alanı haber odasına açık olmalı.
- İmzalı haberin kullanımında gazetecinin adının ve rızasının korunmasını talep etmek.
Bağımsız ve yerel yayıncılar için
- Mart 2025'teki ortak açıklamayı bir adım ileri taşıyıp kalıcı bir müzakere birliği kurmak. Çıkma hakkı tek başına kullanıldığında zayıf, birlikte kullanıldığında güçlüdür.
- Trafik ve gelir kaybı verilerini ortak bir havuzda toplamak. Soruşturmada en güçlü kanıt, sistematik veridir.
- Google'dan gelebilecek her ödemenin bir kısmını çalışanların ücretine ve istihdamına bağlamayı kamuoyu önünde taahhüt etmek.
Bilişim emekçileri için
- Yayıncıların özetlerde kendi içeriklerinin nasıl kullanıldığını izleyebileceği açık kaynaklı araçlar geliştirmek.
- Kamusal ve ortak haber arşivi, açık arama ve açık model gibi altyapılar için gönüllü ve kooperatif çalışmalar başlatmak.
Okurlar için
- Bir haberi özetten okuyup geçmek yerine, kaynağına gitmek. Küçük bir alışkanlık, ama bağımsız medya için bir nefes.
- Bağımsız yayın organlarına abone olmak, onları desteklemek. Haberin bedelini Google değil, onu okuyan toplum ödemeli ve bu bedel doğrudan emekçiye ulaşmalı.
Bağlantılı Yazılar
- Genel Zekanın Gaspı ve AGI İllüzyonu
- Herkesten Öğrenmek Serbest, Tekelden Öğrenmek Suç
- 24 Ekimde Gazetecilerin Yanındayız
- Basın Emekçilerine Sorular: Örgütlü Değilsen Yol Yok
- Google Classroom'un Gerçek Sınıfı
- Brezilya'da Meta, Türkiye'de Erişim Engeli: Seçimlerin Algoritmik Tarihi ve Teknik Anatomisi
- Makinenin Sesi Kimin Sesi?
- Açık Ağırlık, Özgür Model ve Mülkiyet Sorusu
- Kamu Yapay Zeka Genel Müdürlüğü Olduğunu Biliyor muydunuz?
- Örgütlenme 2.0: Haklı Bir İsyana Fikir Önerisi
Sevgili Yoldaşlar,
Rekabet Kurulu'nun kararı, yıllardır "teknolojinin doğal gelişimi" diye sunulan bir şeyin aslında bir mülkiyet ve güç meselesi olduğunu resmi bir belgeyle kabul ediyor. Bu küçümsenecek bir şey değil. Ama bir kararın neyi kabul ettiği kadar, neyi dışarıda bıraktığı da önemli.
Özet ekranında okuduğunuz her cümlenin arkasında bir emekçi var. O emekçi bugün asgari ücretin iki katının altında, sendikasız ve iş güvencesiz çalışıyor. Google ile yayıncılar arasında yapılacak her pazarlıkta onun adı geçmeyecek, eğer biz geçirmezsek.
Haberi kim üretiyorsa, haberin değeri onundur. Bunu bir rekabet kurumundan değil, kendi örgütlülüğümüzden bekleyeceğiz.
Yoldaşça, Bilgi Müşterekleri
Kaynaklar
- Rekabet Kurumu, "Google Hakkında Yapay Zeka Önizlemeleri ve Yapay Zeka Modu Hizmetlerine İlişkin Soruşturma Açıldı ve Geçici Tedbir Uygulanmasına Karar Verildi", 2 Kasım 2026.
- Anadolu Ajansı, "Rekabet Kurulundan Google'ın yapay zeka hizmetlerine soruşturma ve geçici tedbir kararı", 2 Kasım 2026.
- Forbes Türkiye, "Rekabet Kurumu'ndan Google'a yapay zeka soruşturması: Geçici tedbir kararı çıktı", 2 Kasım 2026.
- Evrensel, "Rekabet Kurumu'ndan Google'a yapay zeka soruşturması", 2 Kasım 2026.
- MACCUS, "Turkey probes Google's AI Overviews and already orders fair terms for news publishers", 2 Kasım 2026.
- MLex, "Google's Turkish antitrust probe focuses on use of news content", 2 Kasım 2026.
- Pew Research Center, "Google users are less likely to click on links when an AI summary appears in the results", 22 Temmuz 2025.
- Press Gazette, "Google AI Overviews: publishers report clickthroughs (Authoritas report)", 30 Temmuz 2025.
- Press Gazette, "Google traffic down a third in 2025: Reuters Institute trends report 2026", 12 Ocak 2026.
- Evrensel, "TGS'den 10 Ocak mesajı: Gazeteciler baskı ve yoksulluk kıskacında", 9 Ocak 2026.
- Cumhuriyet, "DİSK Basın-İş raporu: Her 3 basın emekçisinden biri 30 bin TL'nin altında", 18 Mart 2025.
- Alomaliye, "Google hakkında yürütülen soruşturma sonuçlandı", 16 Aralık 2024.
- Diken, "Yayıncı içeriklerinin Google yapay zeka özetinde kullanımına kısıtlama" (İngiltere CMA kararı), 3 Haziran 2026.
- Euronews Türkçe, "Google'ın yapay zeka özetleri: Fransız gazeteler rekabet kurumuna başvurdu", 11 Ağustos 2026.
- CNN Türk, "Fransa'da Google'a 250 milyon euro ceza".
Bu yazı Bilgi Müşterekleri'nin canlı belgelerindendir ve "Google YZ Özetleri Dosyası"nın parçasıdır; CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır. Kaynak göstererek çoğaltabilir, değiştirebilir, paylaşabilirsiniz. Canlı belgedir; yeni gelişmelerle güncellenecektir.







