Bilgi Müşterekleri
AnasayfaKonularDizilerKılavuzlarPopüler İçeriklerHakkımızdaİletişim

Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — 27 Ekim–2 Kasım 2026

Hesaplama Rekorda, Kadro Kapıda

42 dk okumaYazar: Oğuz Demirkapı
Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — 27 Ekim–2 Kasım 2026

Teknolojide Haftanın Sınıf Mücadelesi

27 Ekim–2 Kasım 2026

Dizi notu: Her pazartesi, bir önceki haftanın teknoloji dünyasında sınıfı ilgilendiren gelişmelerini derliyoruz. Her başlığa üç soruyla bakıyoruz: Ne oldu? Sınıfsal anlamı ne? Bizim için neden önemli? Haberi değil, haberin arkasındaki ilişkiyi görmeye çalışıyoruz. Bu, dizinin dördüncü sayısı. Üçüncü sayıya buradan, ikinci sayıya buradan, ilk sayıya buradan ulaşabilirsiniz. Geçen hafta "izleyeceğiz" dediğimiz başlıkların akıbetini de bu sayıda aktarıyoruz. Bu sayı 1 Kasım 2026 akşamı yeniden taranarak genişletildi.


Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — Sayı 4 · 27 Ekim–2 Kasım 2026

Önce Kısa Özet

Sevgili Genç Yoldaşlar,

Bu haftanın ortak cümlesi şu: Hesaplamaya giden para rekor kırdı, kadro kapıya kondu. Microsoft, karını %32 artırdığı çeyreği açıklamadan iki gün önce çalışanlarının dörtte birine "gönüllü çıkış" teklif etti. Aynı hafta kesintinin iki usulü daha yazıldı. Dropbox yaklaşık 200 kişiye "bugün son gününüz" dedi. Amazon, yeni Alexa ürünlerini duyurduğu sabah cihaz yazılım ekibine çıkarma mesajı gönderdi. Alphabet, Microsoft ve Amazon yalnızca bir çeyrekte veri merkezine ve çipe 174 milyar dolar yatırdı. Belleğin kendisini satan SK hynix ise %80 faaliyet marjı açıkladı ve önümüzdeki üç yılın DRAM ve HBM hacmini fiilen satılmış saydı. Bu modelleri eğiten veriyi etiketleyen Innodata, Hindistan'da 550 işçinin kimlik kartını mesai ortasında kapattı. Anthropic halka arz izahnamesini sundu; hisse halka, oy kurucuya. Minnesota'da mahalle Google'ın veri merkezi oylamasını iki kez erteledi; belediye cuma gecesi salonu 85 kişiyle sınırlayıp onayladı. Türkiye'de ise 1 Kasım geldi: sosyal medya hesabı artık e-Devlet doğrulamasına bağlı, telefona taşınacak ulusal kimlik cüzdanının ilk adımı Resmi Gazete'de ve Halk TV emekçilerinin idari izni "ikinci bir emre kadar" uzatıldı.

Kısaca haftanın tablosu:

Geçen haftadan kalanlar

  • Micron: 27 Ekim'deki ikinci görüşme sonuçsuz kaldı. Şirket, yeni prim sisteminin örnek hesabını sendikaya göstermeyi reddetti. Taoyuan sendikası 28 Ekim'de Çalışma Bakanlığı önünde Taichung anlaşmasındaki üç yıllık grev yasağına karşı eylem yaptı. Üçüncü görüşme 6 Kasım'da.
  • Samsung Biologics: Sendika 26 Ekim'de Ulusal Meclis'te istinaf mahkemesinin ihtiyati tedbiri onamasını protesto etti. Görüşmeler 3 Aralık'ta "son tur" olarak yeniden başlayacak.
  • AEMO: İşçiler şirketin teklifini üç kez reddetti. Şirket son retten sonra geriye dönük ödemeyi masadan kaldırdı. ASU oylamasının sonucu bu hafta da doğrulanamadı.
  • Activision: Modern Warfare 4'ün çıkışından sonra kamuoyuna yansıyan bir grev kararı ya da sözleşme haberi bulamadık.
  • Yaş doğrulama: 1 Kasım'da yürürlüğe girdi. Mevcut hesaplar için son tarih 31 Mart 2027.
  • Halk TV: YouTube ve X engellerinin ardından 26 Ekim'de sitenin kendisi ve yılların arşivi erişilemez oldu. 30 Ekim'de kayyım, emekçilerin idari iznini ikinci bir emre kadar uzattı. Sigorta yatıyor, ücretin ne olacağı sonraki maaş gününe bırakıldı.
  • Astor: Kartla ilgili bu hafta kamuoyuna yansıyan yeni bir açıklama bulamadık.

Bu haftanın yeni başlıkları

Aşağıda önce bu hafta bizim yayımladığımız teknoloji yazılarını kısa özetleriyle hatırlatıyoruz, sonra her gelişmeyi ayrıntılı açıyoruz.


Bu Hafta Bilgi Müşterekleri'nde: Teknoloji Yazılarımız

27 Ekim–1 Kasım arasında teknoloji, emek, gözetim ve müştereklerle ilgili on beş yazı yayımladık. Kaçırdıysanız buradan başlayabilirsiniz.

Yapay zeka, sermaye ve hesaplama
Bilişim emeği ve zanaat
Müşterekler, açıklık ve felsefe
Gözetim, kimlik ve fatura

Haftanın Tablosu: Sermayenin Dili, Emeğin Sorusu

GelişmeSermayenin diliEmeğin sorusu
Micron, 27 Ekim görüşmesi"ABD'de borsaya kayıtlıyız, rakam veremeyiz"Kendi primimin formülünü hesaplayamıyorsam, bu bir paylaşım mı, piyango mu?
Taichung'daki grev yasağı"Toplu sözleşme değil, medeni hukuk anlaşması"Üç yıl grev yapmayacağıma kim, hangi yetkiyle imza attı?
Samsung Biologics"Diyaloğa bağlıyız"Mahkeme grevi fiilen hükümsüz kılmışsa, diyalog hangi güçle yapılır?
Microsoft'un çıkış teklifi"Gönüllü", "standart kıdem paketi"Kar %32 artarken kadronun dörtte birine kapı gösterilen bir seçim gönüllü müdür?
Alphabet ve Amazon yatırımı"Talep kapasiteyi aşıyor"Nakit akışı eksiye düşerken borçla kurulan altyapının faturası kime kesilecek?
Dropbox"Zor seçimler", "özen ve saygı"Kar varken ve son gün bugünse, bu bir seçim mi, kapı mı?
Amazon cihaz ekibi"Verimlilik", "yol haritasına uyum"Ürün çıktığı sabah yazılım kadrosuna mesaj gidiyorsa, verimlilik kimin işi?
Don't Nod"Koruma süreci", "yeniden yapılandırma"Kategori tek kişilikse, çıkarılan meslek mi, seçilen işçi mi?
Oakland sözleşmesi"Çok yıllı ücret artışı"Modelin hatası ve artan tempo neden ücret maddesinin dışında kalıyor?
Innodata"Bir iş kaleminin azaltılması"Modeli eğiten işçi, kimlik kartı kapanınca mı öğreniyor işsiz kaldığını?
SK hynix ve Samsung"Talep arzı aşıyor", "2028'e, 2030'a kadar kıtlık"Üç yıllık bellek peşinen satılmışsa, kişisel bilgisayarın RAM'i neden israf sayılıyor?
Hermantown oylaması"Yerel onay", "vergi geliri"Salon 85 kişiye kapanıp oy gece yarısı çıkıyorsa mahalle nerede konuştu?
Anthropic S-1"Uzun vadeli fayda", "varoluşsal risk"Riski izahnameye yazan, yönetimi neden halka kapatıyor?
Altman ve RAM"Atıl kapasite", "bulutta azami kullanım"Kıtlığı yaratan kim, bedelini kim ödüyor?
Pittsburg veri merkezi"Yatırım", "yeni nesil altyapı"Okulun, evin, kilisenin dibinde kurulacak tesise mahalle neden sonradan itiraz etmek zorunda?
e-Devlet yaş doğrulaması"Çocukları korumak"Koruma, herkesin hesabını devlet kimliğine bağlamayı mı gerektiriyor?
Halk TV arşiviAçıklama yokYılların haber emeği kimin kararıyla görünmez oldu?

I. Kar Paylaşımı ve Grev Hakkı

1. Micron: Formül Gizli, Grev Yasağı Üç Yıl

Tarih: 25–28 Ekim 2026 · Bölge: Tayvan · Konu: Yarı iletken, kar paylaşımı, grev hakkı

Ne oldu? Geçen sayıda Taichung sendikasının şirketle anlaştığını, Taoyuan'da üyelerin teklifi %99 ile reddettiğini ve görüşmenin tayfun yüzünden 27 Ekim'e ertelendiğini yazmıştık. 27 Ekim'deki ikinci görüşme de anlaşmasız bitti. Newtalk'un aktardığına göre sendika, 1 Aralık'ta başlayacak yeni prim sisteminin şirketin kendi sitesindeki finansal verilerle örnek bir hesabını istedi. Şirket, ABD'de borsaya kayıtlı olduğu için önemli finansal rakamları bu biçimde paylaşamayacağını söyledi. Sendikanın avukatı bunun hangi ABD menkul kıymet hükmüne dayandığını sordu; şirket yanıt veremedi. Aynı haber, seçici açıklama kurallarının gizlilik sözleşmesiyle bilgi paylaşımına izin verdiğini de hatırlatıyor. Sendika, bireysel performans notu ve "gelecek çeyreğin tahmini yatırım harcaması" gibi formül kalemlerinin belirsiz kaldığını söylüyor. Taoyuan Belediyesi Çalışma Dairesi masada bulundu. Üçüncü görüşme 6 Kasım'da yapılacak.

Hatırlatma: TradingKey'in aktardığı plana göre 2027 mali yılından itibaren prim havuzu, vergi sonrası net kardan bir sonraki çeyreğin tahmini yatırım harcaması düşülerek hesaplanacak; prim yarı nakit, yarı hisse olacak ve hisse kısmı bir yıl sonra kullanılabilecek. Sendikanın talebi ise küresel faaliyet karının %15'i.

Asıl yeni bilgi, Taichung anlaşmasının içinden çıktı. PChome'un 28 Ekim haberine göre anlaşmada üç yıl grev yapılmayacağını öngören bir "barış maddesi" var. Taoyuan sendikası bunun Toplu Sözleşme Yasası'nın 28. maddesindeki üç yıllık sınırı çiğnediğini savunuyor. Çalışma Bakanlığı ise Taichung metninin olağan bir toplu sözleşme değil, genel bir medeni hukuk anlaşması olduğunu, bu yüzden o sınırın uygulanmayacağını, imza yetkisine dair itirazların da hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiğini söyledi. Sendika, uzun bir hukuk davası sürerken grev hakkının askıda kalacağından kaygılı. Taoyuan sendikası 28 Ekim'de bakanlık önünde pankartlarla bu anlaşmanın yasallığını sorguladı. Mirror Daily'nin 25 Ekim haberi, Taichung sendikasının bazı üyelerinin anlaşmaya verdikleri yetkiyi geri çekmek için imza topladığını aktarıyor; imza sayısı açıklanmadı.

Sınıfsal okuma: Geçen hafta "işçi sınıfını fabrika fabrika böl, büyük olanla imzala" demiştik. Bu hafta o imzanın bedeli göründü: prim karşılığında üç yıllık grev yasağı. Kar paylaşımı burada bir hak olarak değil, grev hakkından vazgeçmenin fiyatı olarak masaya geliyor. Formülün gizli tutulması da bu takasın parçası. Kendi priminin nasıl hesaplandığını bilemeyen işçi, o primi pazarlık konusu yapamaz. "Borsa kuralı" gerekçesi ise öğretici: Sermayenin yatırımcıya karşı şeffaflık yükümlülüğü, işçiye karşı gizliliğin bahanesine dönüşüyor. Aynı rakamlar hissedara açıklanıyor, o rakamları üreten işçiye açıklanmıyor.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de de toplu sözleşmeler çoğu zaman grev yasağıyla değil, "işyeri barışı" diliyle birlikte gelir. Bilişimde ise sözleşme bile yoktur; prim, "şirket politikası" diye tek taraflı bir belgeyle verilir ve aynı belgeyle geri alınır. Micron'un hikayesi şunu gösteriyor: Formülü yazılı olmayan prim pazarlık değil, idari lütuftur. Formülü yazılı olup grev hakkı karşılığında alınan prim ise ipotektir.

2. Samsung Biologics: Mahkeme Kararı Onandı, Masa 3 Aralık'ta

Tarih: 26–30 Ekim 2026 · Bölge: Güney Kore · Konu: Grev hakkı, kar paylaşımı

Ne oldu? Geçen sayıda sendikanın 26 Ekim'deki üç haftalık grevi ertelediğini yazmıştık. 26 Ekim'de sendika, Ulusal Meclis'te bir basın toplantısı yaptı ve istinaf mahkemesinin grevi kısıtlayan ihtiyati tedbiri onamasını protesto etti; sendikaya göre karar grev hakkını "fiilen hükümsüz kılıyor". Toplantıda Kore Sendikalar Federasyonu'ndan (FKTU) bir temsilci dayanışma açıklaması yaptı. Money Today'in 30 Ekim haberine göre görüşmeler 3 Aralık'ta yeniden başlayacak. Sendika başkanı Park Jae-seong bu turu "son görüşme" diye nitelendiriyor; anlaşma çıkmazsa aşamalı grev yapacaklarını ve üyeler için bir grev fonu kurduklarını söylüyor. Sendika FKTU'ya katılmayı henüz karara bağlamadı ama tek şirket sendikası olarak pazarlığın zor olduğunu, bunun uzun vadede değerlendirilebileceğini belirtiyor. Şirket ise "son görüşmeden sonra grev" ilanını grevi meşrulaştırma çabası olarak eleştiriyor ve diyaloğa bağlı olduğunu söylüyor. (Haber makine çevirisidir; tarihlerde küçük tutarsızlıklar var, aktarırken bunu belirtiyoruz.)

Sınıfsal okuma: Bu haftanın önemli cümlesi, şirket sendikasının federasyona katılmayı tartışmaya başlaması. Mahkeme grevin üretim gücünü budadığında, tek fabrikanın sendikası yalnız kalır. Grevin gücü fabrikanın içinden alınınca, sendika gücü fabrikanın dışında, sınıfın daha geniş örgütünde aramaya başlıyor. Bu, yenilgiden çıkarılan doğru bir derstir.

Bizim için neden önemli? Bilişimde de "şirket içi temsil", "çalışan konseyi", "işyeri kulübü" gibi yapılar bir yere kadar işler. Mahkeme, işveren ve devlet aynı anda karşınıza çıktığında işkolu sendikası ve federasyon desteği gerekir. Samsung Biologics işçileri bunu en ağır yoldan öğreniyor.

3. AEMO: Üç Ret, Geri Alınan Ödeme, Yükselen Yönetici Maaşı

Tarih: 30 Ekim 2026 · Bölge: Avustralya · Konu: Kritik altyapı, ücret, grev hakkı

Ne oldu? Geçen sayıda Fair Work Commission'ın kontrol odası operatörlerinin bazı eylemlerini geçici olarak askıya aldığını yazmıştık. 30 Ekim tarihli bir habere göre Professionals Australia, bu ve gelecek mali yıl için %4,2 artış ve enflasyona bağlı bir taban istiyor. Şirketin teklifi %4,2'de tavan yapıyor. İşçiler teklifi üç kez reddetti. Son retten sonra şirket, Temmuz başına dönük geriye dönük ödemeyi masadan kaldırdı; sendika bunu "cezalandırma" diye niteliyor. Kontrol odası çalışanları kritik olmayan planlı kesintilerin değerlendirilmesine süresiz yasak, günlük toplantılara katılmama ve üreticilerin acil olmayan sorularına yanıt vermeme kararı almıştı. Şirket "felaket boyutunda risk", hatta elektrik kesintisi gerekçesiyle eylemin askıya alınmasını istedi; Komisyon yalnızca sınırlı bir askıya almayı kabul etti. Yüzü aşkın çalışan, CEO Daniel Westerman'ın istifayı düşünmesi önerisini destekledi. Aynı haberdeki bir rakam tabloyu tamamlıyor: Yöneticilere ödenen maaş ve kısa vadeli ödemeler 30 Haziran'a kadar olan on iki ayda 7,2 milyon dolar. 2020–21'de 3,3 milyon dolardı. ASU oylamasının sonucunu ise Fair Work Commission listesinde bu hafta da doğrulayamadık.

Sınıfsal okuma: Şebekeyi işleten emeğe "%4,2'den fazlası olmaz" deniyor. Aynı kurumda yönetici maaşları beş yılda ikiye katlanmış. Eylem başladığında ise eylemin kendisi "felaket" ilan ediliyor ve geriye dönük ücret bir disiplin aracına dönüşüyor. Vazgeçilmez emeğin pazarlığına verilen yanıt bu üçlü: tavan, ceza ve "kamu güvenliği".

Bizim için neden önemli? Geçen hafta "AEMO, bilişimde grev tartışmasının provasıdır" demiştik. Bu hafta provanın bir sahnesi daha eklendi: geriye dönük ücreti pazarlık sopası yapmak. Türkiye'de de toplu sözleşme sürecinde geriye dönük ödemenin "anlaşma çıkarsa" koşuluna bağlanması tanıdık bir yöntemdir.

4. Activision: Çıkıştan Sonra Sessizlik

Tarih: 23 Ekim–1 Kasım 2026 · Bölge: ABD · Konu: Oyun emeği, üretken yapay zeka

Ne oldu? Geçen sayıda Call of Duty: Modern Warfare 4'ün 23 Ekim'de çıktığını ve kalite güvence emekçilerinin grev yetkisi aldığını yazmıştık. Bu sayıyı hazırlarken çıkış sonrasında ilan edilmiş bir grev, yeni bir görüşme tutanağı ya da sözleşme haberi bulamadık. CWA'nın 15 Ekim duyurusundaki talepler hala geçerli: ücret, üretken yapay zekaya sınır, taşeron kullanımı ve engelli hakları kapsamında uyarlama.

Sınıfsal okuma: "Kaldıracın en ağır olduğu an, oyunun yayında olduğu andır" demiştik. Bu hafta o an geçti ve kamuoyunda bir hamle görünmüyor. Bu, sendikanın yenildiği anlamına gelmez; yetki hala elde. Ama zamanlama da bir güçtür ve sermaye bu gücü takvimi uzatarak eritmeye çalışır.

Bizim için neden önemli? Bir sonraki büyük güncelleme ya da sezon çıkışı da bir kaldıraç anıdır. Yazılımda da sürüm takvimi hem patronun hem işçinin takvimidir. Bu başlığı izlemeye devam ediyoruz.

5. Don't Nod: Kategori Tek Kişilik, Üretim Dışarıda

Tarih: 27 Ekim 2026 · Bölge: Fransa · Konu: Oyun emeği, taşeron, işten çıkarma usulü

Ne oldu? Vertical Slice'ın 27 Ekim haberine göre Life is Strange'in yapımcısı Don't Nod, yükümlülüklerini dondurmak için bir koruma süreci açtı. Şirket, Fransa'da 85'e kadar kadronun gidebileceğini söylüyor. Fransız oyun emekçileri sendikası STJV'nin stüdyo şubesi, listenin Fransız hukukunun yasakladığı bireysel hedeflemeyle kurulduğunu yazıyor. Sendikanın dökümü şöyle: animatörlerin altısı da, karakter sanatçılarının üçü de, programcıların 22'sinden 18'i, kalite güvence emekçilerinin 5'inden 3'ü listede. Sendika, şirketin 140 çalışanı 47 meslek kategorisine ayırdığını ve bu kategorilerin 23'ünde tek kişi bulunduğunu belirtiyor. Tek kişilik kategori, o kişiyi tutmak ya da yalnızca onu çıkarmak için kurulmuş bir bölmedir. STJV, yönetim kadrosunun kalacağını, kod adlı P14 projesinin ise geniş bir taşeronlaştırmayla bitirilmek istendiğini söylüyor. Bunlar sendikanın iddiaları. Şirketin bu iddialara bu sayıda ulaşabildiğimiz bir yanıtı yok.

Sınıfsal okuma: Activision'da grev yetkisi elde ve masa sessiz. Don't Nod'da masa bir çıkarma listesine dönüşmüş. İkisinde de oyun emeğinin aynı haftadaki hali var. Ya kaldıraç kullanılmıyor ya da kaldıraç, hukuki bir kategori oyununa gömülüyor. "Yeniden yapılandırma" burada iflas korkusunun dili. Sendikanın saydığı tablo, korkunun kime yazıldığını gösteriyor. Yönetici kalıyor, çizen ve yazan gidiyor, gidenin işi taşerona devrediliyor. Bu, yapay zekadan önce de bildiğimiz taşeronlaştırmadır. Model, gerekçe haznesine sonradan eklenir.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de oyun ve yazılım stüdyolarında da "rolün kapanması" çoğu zaman bir kişinin kapanmasıdır. Kategoriyi tek kişilik kurmak, kıdem ve performans tartışmasını bireyselleştirir. Toplu işten çıkarmada İş Kanunu'nun 29. maddesindeki bildirim, bu bireyselleştirmenin karşısına konacak usuldür. Liste size "performans" diye geliyorsa, aynı unvandan kimlerin kaldığını sorun. Yazılım Mühendisliğinin Sonu mu, Zanaatın Gaspı mı? yazısında taşeronun ve çekilen merdivenin nasıl işlediğini açmıştık. Don't Nod, o merdivenin bu haftaki stüdyo halidir.

6. Oakland: Sözleşmeye Yapay Zeka Maddesi

Tarih: 27 Ekim 2026 · Bölge: ABD (Kaliforniya) · Konu: Kamu bilişimi, sözleşme, yapay zeka

Ne oldu? Oakland North'un 27 Ekim haberine göre Uluslararası Profesyonel ve Teknik Mühendisler Federasyonu'nun (IFPTE) 21. yerelinin üyeleri, öğle arasında belediye binasından halk kütüphanesine yürüdü. Sendika, görüşme çıkmazsa 5 Kasım'da bir günlük grev yapacağını duyurdu. Grev yetkisi bir önceki hafta alınmıştı. Haber, sendikayı 11 bin üyeli diye anıyor. Bilgi işlem departmanında çalışan Ware, kentin yapay zeka politikasının işçiyi korumadığını söylüyor. Sözleşmeye iki şeyin yazılmasını istiyor: modelin ürettiği çıktıdan işçi sorumlu tutulmasın, model iş yükünü artırmanın bahanesi olmasın. Kent sözcüsü Sean Maher, çok yıllı ücret artışı teklif ettiklerini söyledi. Yapay zeka maddesine yanıt vermedi. Aynı masada SEIU 1021, IBEW 1245 ve bir yönetici derneği de görüşüyor.

Sınıfsal okuma: Bu haftanın en net sözleşme cümlesi özel sektörde değil, belediyenin bilişim departmanında kuruldu. Sermaye "verimlilik" diyor. İşçi, verimliliğin kendi mesaisine yazılmasını reddediyor. Model hata yaparsa hesabı kimin ödeyeceği ve model işi hızlandırırsa kadronun mu yoksa iş temposunun mu artacağı, teknik madde değil, iş süresinin ve sorumluluğun maddesidir. Ücret teklifinin yapay zeka cümlesini yok sayması da tanıdık bir hamle. Pazarlık paraya sıkıştırılır, makinenin işgününe etkisi masadan düşer.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de kamu bilişim ihalelerinde ve özel sektör sözleşmelerinde "yapay zeka araçlarını kullanır" cümlesi giderek iş tanımına giriyor. O cümlenin yanına iki sınır yazılmazsa, hatalı çıktının sorumluluğu ve artan tempo işçide kalır. 5 Kasım'daki grev, bu maddenin pazarlıkla alınıp alınamayacağının ilk yoklaması. Sonucu gelecek sayıda yazacağız.


II. Kar Tablosu, Yatırım ve Kadro

7. Microsoft: Dörtte Bire Çıkış Teklifi, Net Kar Yüzde 32

Tarih: 26–28 Ekim 2026 · Bölge: ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Hindistan · Konu: İstihdam, yazılım emeği, kar

Ne oldu? Aynı şirketin aynı haftasında üç açıklama geldi ve biz bunları Kodun Yüzde Kırkı, Kadronun Dörtte Biri yazısında yan yana okuduk. 26 Ekim'de Microsoft, insan kaynakları yöneticisi Amy Coleman'ın notuyla yaklaşık 60 bin çalışana "gönüllü çıkış" teklif etti. Teklif ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve Hindistan'daki katılımcı ekiplerde, 70. kademeye kadar olan çalışanları kapsıyor; karar için süre Aralık'ın ilk haftası. 28 Ekim sabahı GitHub'ın Octoverse raporu, Eylül'de açılan çekme isteklerinin %40'ından fazlasının bir yapay zeka ajanının taslağıyla başladığını söyledi; Mart'ta bu oran %17'ydi. Aynı akşam şirket, Temmuz–Eylül çeyreğinde 36,6 milyar dolar net kar açıkladı; bir yıl öncesine göre %32 artış. 24/7 Wall St.'e göre gelir 92,3 milyar dolar, Azure büyümesi %48, çeyreklik yatırım harcaması 45,2 milyar dolar; şirket gelecek çeyrek için 50 milyar doların üzerinde yatırım harcaması öngörüyor.

Sınıfsal okuma: Bu, krizin değil birikimin kararıdır. Kar büyüyor, yatırım büyüyor, kadro küçülüyor. Para insandan makineye, yani değişken sermayeden değişmeyen sermayeye aktarılıyor. "Gönüllü" kelimesi ise riskin işçiye devrinin adı: Kim kalacağını şirket belirlemiyor gibi görünüyor, ama kalanın neyle karşılaşacağını herkes biliyor. Octoverse'ün kendisi de bir itiraftır: Ajanların "bildiği" her şey, 225 milyon geliştiricinin müşterek emeğinden öğrenildi. O emeğin ürünü bugün aynı emeğin kadrosunu eritmek için kullanılıyor.

Bizim için neden önemli? Türkiye'deki bilişim şirketlerinde de "gönüllü ayrılık", "karşılıklı fesih" ve "ikale" toplu çıkarmanın usulsüz hali olarak sıkça kullanılır. Karşılıklı fesih sözleşmesine imza atmadan önce makul yarar (kıdem ve ihbara ek bir ödeme) olup olmadığını, imzanın ardından işsizlik ödeneği hakkının ne olacağını sorun. Bir ekibe toplu teklif geliyorsa, bu bireysel bir karar değil, ortak bir sorudur.

8. Alphabet ve Amazon: Bir Çeyrekte 174 Milyar Dolar

Tarih: 28–29 Ekim 2026 · Bölge: ABD · Konu: Yatırım harcaması, veri merkezi, borç

Ne oldu? Büyük teknoloji şirketlerinin çeyrek bilançoları bu hafta tamamlandı. Meta'nınkini Balon mu, Borç mu? Meta'nın 145 Milyar Doları ve Yapay Zeka Balonunun Sınıfı yazısında geçen hafta okumuştuk.

  • Alphabet (28 Ekim): 24/7 Wall St.'e göre gelir 127,6 milyar dolar, %25 artış. Google Cloud gelirini %103 artırdı. Çeyreklik yatırım harcaması 51,3 milyar dolar. Serbest nakit akışı eksi 9,1 milyar dolar; üst üste ikinci eksi çeyrek. Şirket bu açığı 28,7 milyar dolarlık tahvil ve 12,4 milyar dolarlık piyasaya hisse satışıyla kapattı. 2027 için yatırım harcamasında "önemli bir artış" sinyali verdi. Hisse ertesi sabah %11 düştü.
  • Amazon (29 Ekim): Şirket açıklamasına dayanan özete göre net satışlar 201,9 milyar dolar; AWS 46 milyar dolarla %39 büyüdü, yaklaşık beş yılın en hızlı büyümesi. Faaliyet karı %61 artarak 28,1 milyar dolara çıktı. Çeyreklik yatırım harcaması 77,3 milyar dolar; bir yıl önce 35,1 milyar dolardı. 2026 için öngörü yaklaşık 220 milyar dolar. Son on iki aylık serbest nakit akışı eksi 42,4 milyar dolar; bir yıl önce artı 14,8 milyardı.

Bilanço akşamından bir gün önce, 28 Ekim sabahı, aynı şirketin cihaz biriminde bir kesinti daha oldu. Reuters'in aktardığına göre şirket "az sayıda kadroyu kaldırdık" dedi. Gerekçe "daha verimli çalışmak" ve "ürün yol haritasına uymak". Sayıyı şirket açıklamadı. Reuters'e konuşan bir kaynak, kesintinin en fazla 250 kişi olduğunu ve ağırlığın yazılım geliştirmede olduğunu söyledi. Çalışanlara sabah erken saatlerde kısa mesaj ve e-posta gitti. Reuters'in gördüğü mesaj, cihaz ve hizmetler insan kaynaklarından Cherie Robinson'a ait: şirket "yapısının kapsamlı bir incelemesini" yapmış. Aynı gün Amazon, Alexa ile çalışan bir çalar saat ve bir fotoğraf çerçevesi duyurdu. Bu ayın başında perakende bölümünde yaklaşık bin ofis kadrosu da kesilmişti.

Microsoft'un 45,2 milyar dolarını da eklersek, üç şirket bir çeyrekte yaklaşık 174 milyar dolarlık yatırım harcaması yaptı. Bunun büyük kısmı veri merkezine, çipe ve belleğe gidiyor.

Sınıfsal okuma: Burada iki rakam yan yana okunmalı. Birincisi, karın değil yatırımın rekor kırması. İkincisi, iki dev şirketin nakit akışının eksiye dönmesi ve açığın borçla, yeni hisseyle kapatılması. Yani hesaplama altyapısı artık bugünkü karla değil, yarının beklentisiyle ve borçla kuruluyor. Balon mu, Borç mu? Meta'nın 145 Milyar Doları ve Yapay Zeka Balonunun Sınıfı yazısında sorduğumuz soru bu hafta daha da netleşti: Şişerken kazananlar belli; patlarsa fatura tahvil sahibi emeklilik fonlarına, elektrik faturası ödeyen haneye ve işten çıkarılan işçiye yazılacak. Patlamazsa da aynı yatırım, ikame edilecek emeğin ücretinden geri alınmak üzere yapılıyor. Her iki durumda da yatırımın hesabı emekten soruluyor.

Bizim için neden önemli? Bellek fiyatlarının neden fırladığını, bilgisayar almanın neden zorlaştığını Bilgisayarındaki Bellek Kimin? yazısında anlattık. 174 milyar dolar, o kıtlığın arka planıdır. Kişisel cihazdan buluta, yerel hesaplamadan kiralık hesaplamaya geçiş, bu yatırımın geri dönüş planının parçası. Cihaz ekibine giden sabah mesajı ise planın emek tarafıdır: ürün rafta, yazan kapıda.

9. Dropbox: Son Gün, Duyurunun Kendisi

Tarih: 28 Ekim 2026 · Bölge: Küresel · Konu: Yazılım emeği, kıdem, işten çıkarma

Ne oldu? Dropbox'ın aynı gün blogunda yayımladığı nota göre eş genel müdür Ashraf Alkarmi, mühendislik, ürün, tasarım ile genel ve idari ekiplerde yaklaşık 200 kadronun, küresel işgücünün yaklaşık %9'unun kaldırıldığını yazdı. Etkilenenlerin çoğu için son gün, notun gittiği gündü. Şirket, aynı işi daha az kişiye bölmeyeceklerini, kaynakları "etkisi en yüksek" ürün alanlarına toplayacaklarını söylüyor. Şirketin 8-K bildirimine göre bunun nakit maliyeti yaklaşık 27 ile 33 milyon dolar. Büyük kısmı kıdem ve yan hak. Giderin çoğu 2026'nın dördüncü çeyreğinde yazılacak. Paket, bugünden başlayan 16 haftalık ücret ve tamamlanan her yıl için bir hafta daha. ABD'de uygun olanlara altı aylık sağlık katkısı var. Giden, bir dizüstü bilgisayarını yanında götürebiliyor. Teknoloji direktörü Ali Dasdan'ın son günü 18 Kasım. The Economic Times'in aktardığına göre Alkarmi notta şirketin karlı kaldığını ve yıl içinde ivme kazandığını da söylüyor. Üçüncü çeyrek sonuçları 5 Kasım'da açıklanacak.

Sınıfsal okuma: Microsoft Aralık'ın ilk haftasına kadar süre verdi ve buna gönüllü dedi. Dropbox aynı hafta "bugün son gün" dedi ve buna özen dedi. İkisi de kadroyu makineye ve yeni pazara aktarmanın iki hukuki biçimi. Kıdem paketi, şirketin payı değil, imzanın fiyatı. "Aynı işi daha az kişiye bölmeyiz" cümlesi de bir itiraftır: iş durmuyor, işi yapan azalıyor. Karlı bir şirkette bunun adı kriz değildir.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de de "bugün son gün" uygulaması, erişim kapanmadan önce bordronun, kıdem hesabının ve hisse hakediş mektubunun kopyalanmasını gerektirir. 16 hafta artı yıl başına bir hafta, evrensel bir standart değil. Pazarlığın olmadığı yerde kalan tavandır. Uluslararası paketler yerel hukuka göre değişiyor. Kendi ülkenizdeki tabanı, nottaki cümleyle değil, İş Kanunu'ndaki kıdem ve ihbarla karşılaştırın.

10. Innodata: Modeli Eğiten İşçinin Kartı Kapandı

Tarih: 26–28 Ekim 2026 · Bölge: Hindistan, Filipinler · Konu: Veri emeği, işten çıkarma

Ne oldu? Inc42'nin 28 Ekim haberine göre ABD merkezli Innodata, 26 Ekim Pazartesi günü Hindistan'da yaklaşık 550 çalışanını, yani küresel kadrosunun yaklaşık %5'ini çıkardı. Çalışanlar sabah sisteme girip yoklama vermişti. Öğle saatlerinde kurum kimliklerine ve iç sistemlere erişim tek tek kapatıldı. İşçiler yöneticilere ve insan kaynaklarına soru sorarken fesih e-postaları kişisel adreslerine geldi. E-postada gerekçe olarak "bir iş kaleminin azaltılması" yazıyor ve kararın bireysel performansla ilgisi olmadığı belirtiliyor. Son ödeme, şirket demirbaşları iade edildikten sonra verilecek. Filipinler'de de sayısı açıklanmayan bir çıkarma var. Innodata, veri etiketleme, model eğitimi, değerlendirme ve güvenlik testi hizmeti veriyor; müşterileri arasında Google, Microsoft ve Amazon'u sayıyor. TIKR'ın aktardığına göre şirketin en büyük iki müşterisi ikinci çeyrek gelirinin %71'ini oluşturuyor. Hisse 27 Ekim'de %28 düştü. Şirket üçüncü çeyrek sonuçlarını 5 Kasım'da açıklayacak.

Sınıfsal okuma: Döngüdeki İnsan yazısını 29 Ekim'de yayımladık; Innodata haberi o yazının canlı örneği oldu. Modelin "kibar ve doğru" yanıtının arkasındaki emek, en kırılgan emek. Bir müşterinin bir projeyi kapatması, binlerce kilometre ötede yüzlerce kişinin kimlik kartının öğle saatinde kapanması demek. Müşteri yoğunlaşması da sınıfsal bir bilgidir: Gelirin %71'i iki müşteriden geliyorsa, işçinin kaderi o iki tekelin bir yönetim kurulu kararına bağlıdır. Aynı hafta o tekellerin bir çeyrekte 174 milyar dolar yatırım yaptığını hatırlayalım. Para hesaplamaya akıyor, veriyi hazırlayan emek ise tek tıkla devreden çıkarılıyor.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de de çağrı merkezlerinde, içerik denetiminde ve uzaktan "yapay zeka eğitmenliği" ilanlarında aynı emek var. Çoğu proje bazlı, çoğu taşeron, çoğu sözleşmesiz. Erişimi kapatılarak işten çıkarılan işçinin elinde ne kalıyor? Yazılı sözleşme, bordro ve işveren kimliği. Bunları baştan istemek, sonradan hak aramanın ön koşuludur.


III. Hesaplamanın Sahipliği

11. Anthropic: Hisse Halka, Oy Kurucuya

Tarih: 26 Ekim 2026 · Bölge: ABD · Konu: Halka arz, yönetim, yapay zeka sermayesi

Ne oldu? Anthropic, 26 Ekim'de kamuya açık S-1 izahnamesini sundu; hisseler Nasdaq'ta ANT koduyla işlem görecek, arzın Kasım ortasında yapılması bekleniyor. Hisse Halka, Oy Kurucuya: Anthropic'in Halka Arzı ve Piyasa Dalgasının Sınıfı yazısında ayrıntılı okuduk. Basına yansıyan değerleme hedefi 1,5–2 trilyon dolar. İlk yarı geliri 16,3 milyar dolar. Google, Amazon, Microsoft ve SpaceX ile 430 milyar doları kesin olmak üzere 637 milyar dolara varan hesaplama sözleşmesi var. Halka satılacak A sınıfı hisseye karşılık, tek bir F sınıfı hisse yedi kurucunun ortaklığına oyların %50,1'ini veriyor; T sınıfı hisseyle Uzun Vadeli Fayda Vakfı yönetim kurulunun çoğunluğunu seçiyor. İzahname, gelişmiş yapay zekanın "felaket boyutunda ya da varoluşsal riskler" doğurabileceğini de bir risk kalemi olarak yazıyor.

Sınıfsal okuma: Halka açılmak burada mülkiyetin halka açılması değil, riskin halka açılmasıdır. Sermaye toplanıyor, karar toplanmıyor. Hesaplama sözleşmelerinin tarafları aynı zamanda yatırımcı; yani üretici güç birkaç şirketin kendi arasında döndürdüğü bir çember içinde büyüyor. Değerlemenin dayandığı beklenti de bugünkü kar değil, yarın emeğin ne kadarının makineye devredileceği.

Bizim için neden önemli? Emeklilik ve endeks fonları bu hisseyi alacak. Yani işçi tasarrufu, yönetiminde hiç söz sahibi olamayacağı bir şirketin riskini taşıyacak. "Biz de hisse alıp zengin olalım" heveskarlığı da "balon patlasın" kötümserliği de soruyu kaçırıyor. Soru şu: Bu kadar büyük bir toplumsal üretici güç neden bu kadar dar bir oy yapısına bağlı?

12. Altman'ın Belleği, Satılmış Üretim, Modellerin Kademesi

Tarih: 26–31 Ekim 2026 · Bölge: Küresel · Konu: Hesaplama, fiyat, kişisel bilgisayar

Ne oldu? İki hareket aynı hafta geldi. Birincisi, OpenAI CEO'su Sam Altman'ın Cheeky Pint podcast'inde dünyanın kıt DRAM arzının "herkesin kendi bilgisayarında, zamanın yüzde beşinde kullanılarak durmasını" "oldukça korkunç" bulması. Bilgisayarındaki Bellek Kimin? yazısında hatırlattığımız gibi, OpenAI'ın Stargate için Samsung ve SK hynix ile yaptığı ön anlaşmalar ayda 900 bin DRAM plakasına, küresel üretimin yaklaşık %40'ına kadar çıkabiliyor. İkincisi, üç günde üç model duyurusu: 26 Ekim'de OpenAI GPT-6.1 Terra, 27 Ekim'de Google DeepMind Genie 4, 28 Ekim'de Gemini 4 Carbon. Kademe, Ajan, Dünya: Gemini 4, GPT-6.1 ve Genie 4'te Yapay Zekanın Yeni Örüntüsü yazısında bunları yan yana okuduk: Alt katmanda token fiyatı düşüyor, üst katmanda abonelik pahalanıyor; en güçlü model önce ortaklara, sonra herkese.

Üçüncüsü, belleği üretenlerin bilançosu. SK hynix, 28 Ekim'de üçüncü çeyrekte 104,6 trilyon won gelir ve 83,3 trilyon won faaliyet karı açıkladı. Faaliyet marjı %80. Gelir ilk kez 100 trilyon wonu geçti. Şirket, uzun vadeli sözleşmelerle görüşmesi süren talebi birlikte sayınca 2029'a kadar olan DRAM ve HBM hacminin fiilen satıldığını söyledi. On dört büyük müşteriyle imzalanan sözleşmeler, 2027 ve 2028 kapasitesinin yarısından fazlasını bağlıyor. Aynı açıklamada bu yıl yaklaşık 100 trilyon wonluk bir hissedar getirisi uygulanacağı da var. CNBC'nin dolar karşılığıyla gelir yaklaşık 79 milyar dolar. Samsung, 29 Ekim'de 195,3 trilyon won gelir ve 107,4 trilyon won faaliyet karı açıkladı. Yarı iletken bölümünün faaliyet karı 106,5 trilyon won. Tüketici elektroniği ve mobil cihazları kapsayan DX bölümü ise 0,8 trilyon won zarar yazdı. Şirket, bellek kıtlığının 2028'e kadar sürebileceğini ve gelecek yılın HBM arzının şimdiden tükendiğini söyledi. E-Daily'nin 30 Ekim'de aktardığı TrendForce hesabına göre PC DRAM sözleşme fiyatı bu çeyrek yüzde 13 ile 18 artacak. Ekimde 8 GB DDR5 modülünün ortalama sözleşme fiyatı bir ayda yüzde 24 artarak 165 dolara çıktı. Dizüstü sevkiyatı ise aynı çeyrekte yüzde 9 düşmesi beklenen bir talep. Fiyat, kişisel bilgisayar satılmadığı için değil, plakanın sunucuya ayrıldığı için yükseliyor.

Sınıfsal okuma: "Atıl kapasite" söylemi, köylünün toprağını "verimsiz kullanılıyor" diye çitleyenlerin dilidir. Kişisel bilgisayar, sıradan insanın elinde kalan son genel amaçlı hesaplama aracı. Belleği buluta toplamak, hesaplamayı mülk olmaktan çıkarıp kiraya dönüştürmek demek. Aynı hafta o belleğin üç yıllık üretimi bulut müşterisine satılmış, hissedar getirisi açıklanmış, PC modülünün fiyatı ise yükselmişken "israf" sözcüğü öğreticidir. İsraf denilen şey, işçinin ve öğrencinin elinde kalan son stoktur. Samsung'un cihaz bölümünün zarar, bellek bölümünün rekor yazması da aynı ayrımı gösterir. Cihazı montaj eden emek ile belleğin fiyatı bu çeyrekte kopmuştur. Model kademeleri de aynı mantığın fiyat tarafı: Modelin fiyatı onu üretmenin maliyetine göre değil, ikame edeceği emeğin ücretine göre belirleniyor.

Bizim için neden önemli? Yerel model çalıştırmak, açık ağırlıklı modelleri kendi makinesinde kullanmak artık yalnızca teknik bir merak değil, bir mülkiyet tavrı. Ama Açık Ağırlık, Özgür Model ve Mülkiyet Sorusu yazısında yazdığımız gibi, ağırlığı açmak modeli özgürleştirmek değildir. Veri, eğitim süreci ve hesaplama kimin elindeyse, karar da oradadır.

13. Pittsburg'da Mola, Hermantown'da Gece Yarısı Onayı

Tarih: 26–31 Ekim 2026 · Bölge: ABD, Avustralya · Konu: Veri merkezi, yerel itiraz

Ne oldu? NBC Bay Area'nın 26 Ekim tarihli haberine göre Pittsburg belediye meclisi, eski Delta View golf sahasına kurulması planlanan Avaio veri merkezi projesinin sonraki iki aşaması için oybirliğiyle 45 günlük, uzatılabilir bir moratoryum kabul etti. 2024'te onaylanan ilk aşama bu karardan etkilenmiyor. Mahalle sakinleri sağlık kaygılarını, tesisin evlere, bir okula ve bir kiliseye yakınlığını öne çıkarıyor ve kararın "yeterli olmadığını" söylüyor. İtiraz edenler, bazı veri merkezi projelerinin çevresel incelemesini kolaylaştırabileceğinden kaygılandıkları bir eyalet önergesine de karşı çıkıyor.

Aynı hafta Minnesota'da Hermantown'da tablo tersine döndü. MPR'nin 27 ve 28 Ekim haberlerine göre Google'ın Duluth dışındaki projesi için pazartesi gecesi yüzlerce kişi belediye binasını doldurdu. İki saat "konuşturun bizi" ve "kapatın şunu" sloganının ardından meclis oylamayı salıya bıraktı. Salı toplantısı, erken oy kullanılan salonun bölüneceği gerekçesiyle iptal edildi. Oy cumaya alındı. Cuma gecesi salona 85 kişi alındı, taşma odası kapatıldı, toplantı çevrimiçi izlenebildi. MPR'nin 31 Ekim haberine göre dört saatlik kamu sözünün ardından meclis, yaklaşık 158 bin metrekarelik, 200 acre'ı (yaklaşık 800 dönümü) aşan bir arazideki ve 500 megavat elektrik isteyen projeyi gece yarısına doğru oybirliğiyle onayladı. İlk aşamanın maliyeti 650 milyon dolar olarak anılıyor. Google, oylamadan önceki haftalarda 80 milyon dolara varan emlak vergisi indirimi talebinden vazgeçmişti. Yerel onaylar tamam. Üç dava sürüyor. Eyalet düzenleyicisinin elektrik anlaşmasını da onaylaması gerekiyor.

Aynı günlerde Philadelphia'da bir koalisyon, görev gücü raporu yaza kalmadan şehir çapında moratoryum istedi. Güney Avustralya'da Adelaide Hills'te ise 1.200 megavatlık bir yapay zeka veri merkezi için 31 Ekim'de mahalle kendi mitingini yaptı. Şirket başvuru vermeden danışma toplantılarını 20 ve 21 Kasım'a erteledi.

Sınıfsal okuma: Geçen hafta sermayenin Britanya hükümetine "protestoyu yönetmek için bir yılınız var" dediğini yazmıştık. Bu hafta o yılın içinden dört sahne çıktı. Pittsburg'da ilk aşama durmuyor, sonraki aşama 45 gün bekliyor. Hermantown'da mahalle oylamayı iki kez erteletiyor, meclis salonu küçültüp gece yarısı onaylıyor. Philadelphia'da moratoryum, rapor bahanesine takılıyor. Adelaide'de başvuru daha yok, itiraz var. Erteleme zafer değildir. Zafer, imar belgesi halk masadayken durduğunda başlar. Yukarıdaki 174 milyar dolar, bu golf sahalarına, tarlalara ve mahallelere iniyor.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de veri merkezi teşvikleri genişliyor ve ÇED süreçleri zaten zayıf. İtirazı temel atıldıktan sonra değil, imar planı aşamasında yapmak gerekir. Bunun için de planı izleyen, belgeyi okuyan, mahalleyle konuşan örgütlü bir çevre gerekir.


IV. Lojistikten Bir Hatırlatma

14. Limanlar Savaş Ekonomisine Karşı Durdu

Tarih: 30 Ekim 2026 · Bölge: Akdeniz, Avrupa, Türkiye ve ötesi · Konu: Liman emeği, militarizm

Ne oldu? ABC News'in aktardığı AP haberine göre Fransa, İtalya, Yunanistan, İspanya, Türkiye ve Fas'taki sendikaların ortak çağrısıyla 30 Ekim'de yüzü aşkın limanda grev ve eylem yapıldı. Talepler: Ortadoğu'daki savaşların, Gazze'deki savaşın sona ermesi; limanların silah, mühimmat ve asker taşımak için kullanılmaması. Pire, Cenova, Trieste, Le Havre, Marsilya ve İstanbul Haydarpaşa haberde anılan limanlar arasında. Evrensel'in 23 Ekim haberine göre Türkiye'den Liman-İş, Mersin, Gemlik ve İstanbul limanlarında eylem kararı almıştı; DİSK'e bağlı Limter-İş de katıldı. Talepler arasında İsrail'le ilişkilerin kesilmesi ve savaş bütçelerinin sosyal haklara, eğitime ve sağlığa aktarılması vardı.

Sınıfsal okuma: Bu haber doğrudan bir teknoloji haberi değil, ama tedarik zincirinin kimin elinde olduğunu gösteren en açık örnek. Veri merkezinin çipi de, sunucusu da, savaşın mühimmatı da aynı limanlardan geçiyor. Zinciri durdurabilen emek, zincirin ne taşıyacağına da söz söyleyebiliyor.

Bizim için neden önemli? Bilişimde de "biz yalnızca kod yazıyoruz" denemez. Gözetim yazılımının, hedefleme sisteminin, sınır kontrol altyapısının kodu da birilerinin elinden çıkıyor. Liman işçisinin "bu yükü taşımam" demesinin bilişimdeki karşılığı, "bu sistemi yazmam" diyebilecek örgütlü bir güçtür.


V. Türkiye'den

15. 1 Kasım: Hesap Artık e-Devlet'e Bağlı

Tarih: 1 Kasım 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: Kimlik, gözetim, gençlik

Ne oldu? Geçen sayıda izleme listesine koyduğumuz yönetmelik bugün yürürlüğe girdi. Cumhuriyet'in 1 Kasım haberine göre Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın hazırladığı "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" 10 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Türkiye'den erişilen yerli ve yabancı sosyal ağlar 15 yaş altına hesap açmayacak. Yaş, e-Devlet üzerinden üretilen dijital bir anahtarla doğrulanacak; anahtar yalnızca kullanıcının 15 ve 18 yaşını geçip geçmediğini gösterecek. Yönetmelikten önce açılmış ve doğrulanmamış hesaplar için son tarih 31 Mart 2027; 15 yaş altında olduğu anlaşılan hesaplar bildirimden sonra kapatılacak. 15–17 yaş arası hesaplar zorunlu olarak gizli olacak, yalnızca takip edilen hesaplardan mesaj alabilecek, canlı yayın yapamayacak ve bu kullanıcıların verisi profil çıkarma ve kişiselleştirilmiş reklam için kullanılamayacak. Ebeveynlere süre sınırı ve harcama onayı gibi denetim araçları verilecek. İFÖD'ün Danıştay sürecinde bu hafta kamuoyuna yansıyan bir karar bulamadık.

Sınıfsal okuma: Yönetmeliğin iki yüzü var ve ikisini birlikte görmek gerekir. Bir yanda gençlerin verisinin reklam için profillenmesinin yasaklanması gibi, platform sermayesini sınırlayan maddeler var. Bu maddeler savunulmalı ve yetişkinlere de genişletilmesi istenmeli. Öbür yanda, herkesin hesabını devletin kimlik altyapısına bağlayan bir kapı açılıyor. "Yalnızca yaş bilgisi gidiyor" cümlesi, sistemin bugünkü tasarımını anlatır, yarınki kullanımını değil. Hangi hesabın hangi kimlikle doğrulandığı kaydının nerede tutulacağı, kimin erişeceği ve ne kadar saklanacağı kamuya açık değil. Otuz Bir Puan: İnternette Özgürlük 2026 Raporu ve Kimliğe Bağlanan Ekran yazısında yazdığımız gibi, Türkiye'de kullanıcı hakları puanı 40 üzerinden 7. Bu tabloda kimliğe bağlanan ekran, sansürün yeni bir katmanı olabilir.

Bizim için neden önemli? Bu sistemi kuran, entegre eden, test eden ekiplerde bilişim emekçileri çalışıyor. Platform şirketlerinde, entegratörlerde, kamuda. Verinin en aza indirilmesi, kayıt tutulmaması ve bağımsız denetim, teknik ekibin tasarım toplantısında dile getirebileceği taleplerdir. Bu talepleri bireysel vicdan meselesi olmaktan çıkarıp meslek örgütünün ve sendikanın gündemine taşımak gerekiyor.

16. Kimlik Telefona Taşınıyor: 2027 Yıllık Programı

Tarih: 27 Ekim 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: Dijital kimlik, devlet altyapısı

Ne oldu? 27 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın dijital devlet bölümüne kısa bir tedbir girdi. Türk İnternet'te Mehmet Taşnikli'nin aktardığına göre kimlik ve diploma belgelerini bir arada tutacak ulusal dijital kimlik cüzdanının prototipi 2027'de geliştirilecek ve adı açıklanmayan bir üniversitede denenecek. Öncelikli kullanıcılar kamu çalışanları. Sorumlu kurum Siber Güvenlik Başkanlığı, iş birliği yapan kurum İçişleri Bakanlığı. Cüzdan Bizim, Anahtar Kimin? yazısında konuyu bütün teknik katmanlarıyla açtık. Freedom House, 22 Ekim'de yayımlanan İnternette Özgürlük 2026 raporunda Türkiye'ye yine 100 üzerinden 31 puan verdi ve ülkeyi yine "Özgür Değil" saydı. Rapor geçen haftanın tarihini taşır. Bu hafta onu kimlik cüzdanının yanına koyarak okuduk.

Sınıfsal okuma: Yaş doğrulaması ile kimlik cüzdanı ayrı mevzuat, aynı yön. İkisini de aynı kurum yürütüyor. Teknoloji kendiliğinden ne özgürleştirir ne köleleştirir. Aynı kriptografi hem izlenemez bir yaş kanıtı üretebilir hem de her girişinizi kaydeden bir defter tutabilir. Hangisinin kurulacağını, öncelikleri kimin belirlediği tayin eder. Bugün bu öncelikleri bir güvenlik kurumu belirliyor; ilk denekler ise kamu çalışanları.

Bizim için neden önemli? Kamu emekçileri sendikaları için bu doğrudan bir işyeri meselesi: Pilot uygulamada zorunluluk olacak mı, hangi veriler cüzdana girecek, işveren olarak devlet bu cüzdana hangi koşulla erişecek? Prototip aşaması, bu soruların sorulabileceği tek zaman.

17. Halk TV: Engel Arşive, Ücret Belirsizliğe İndi

Tarih: 26 Ekim 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: Sansür, haber emeği

Ne oldu? Geçen sayıda YouTube engelinin kullanıcı adından kanal kimliğine indiğini yazmıştık. Anadolu Ajansı'nın 26 Ekim haberine dayanan Karar'a göre bu kez kanalın internet sitesi ve yılların haber arşivi erişilemez oldu. 14 Ekim'deki kayyım atamasından beri sitede yeni içerik yayımlanmıyordu; şimdi geçmiş haberler, özel dosyalar, söyleşiler ve köşe yazıları görüntülenemiyor. Kesintinin teknik mi idari mi olduğu, arşivin silinip silinmediği ya da yedeklenip yedeklenmediği bilinmiyor. Aynı haber, 2,6 milyon aboneli YouTube kanalına 23 Ekim'de kanal kimliği üzerinden yeni bir engel getirildiğini ve yaklaşık 3 milyon takipçili X hesabının 21 Ekim'de Türkiye'den görünmez kılındığını hatırlatıyor.

30 Ekim'de kayyım, emekçilerin durumunu da askıya aldı. Evrensel'in aktardığına göre TMSF yönetiminin mesajı, idari izni "ikinci bir emre kadar" uzatıyor. Birim yöneticisi aksi söylemedikçe izin sürüyor. Gazeteye konuşan basın emekçileri, sigortanın yatmaya devam ettiğini, ödemenin ise önümüzdeki ayın maaş gününde belli olacağını söyledi. Cumhuriyet'in aynı günkü haberine göre 16 Ekim'deki bir haftalık izin, bu mesajla süresiz hale geldi. Bu, işten çıkarma ilanı değildir. Ücretin ve dönüş gününün yazılmamasıdır.

Sınıfsal okuma: Sansür önce yayını, sonra hesabı, sonra kanal kimliğini, şimdi de geçmişi hedef aldı. Arşiv, gazetecilerin yıllar içinde ürettiği ortak emeğin birikmiş halidir. Kayyım altında bu birikim tek bir yönetim kararıyla kamudan çekilebiliyorsa, haberin sahibi onu üreten emekçi değil, şirketin denetimini elinde tutan güçtür. Aynı hafta emekçinin kendisi de "ikinci bir emre kadar" diye bir cümleyle işgününün dışında bırakıldı. Arşiv karanlık, ücret belirsiz. Yöntem, kovmak değil, bekletmektir.

Bizim için neden önemli? Basın Emekçilerine Sorular: Örgütlü Değilsen Yol Yok yazısında "engellenen hesabı arşivlemek gerekir, yetmez" demiştik. Bu hafta arşivin de korunmadığı, arşivi üreten emeğin ücretinin de belirsiz bırakıldığı görüldü. Bağımsız arşivler, aynalar ve müşterek dijital kütüphaneler bu yüzden bir bilgi müştereği meselesidir. Haber emeğinin ürünü, onu üretenlerin ve okuyanların ortak denetiminde saklanmalı.

18. İşsizlik %8,4, Elektrik Sınırı 3 Bin Kilovatsaat

Tarih: 27–30 Ekim 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: İstihdam, beyaz yaka, enerji

Ne oldu? 27 Ekim'de TÜİK eylül işgücü verilerini açıkladı: Beyaz Yakalının Sefaleti yazısında aktardığımız gibi işsizlik bir ayda %7,8'den %8,4'e, genç işsizliği %14,8'e çıktı; atıl işgücü oranı %31,2. Bu veriler, Michael Page Türkiye Genel Müdürü'nün Bloomberg HT'de beyaz yaka işe alımlarında %32'lik düşüş gördüklerini söylemesinin ardından geldi. O rakam bir şirketin portföy gözlemi, ülkenin istatistiği değil; ama işaret olarak ciddiye alınmalı. 30 Ekim'de ise EPDK, konut elektriğinde son kaynak tedarik tarifesi sınırını 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate indirdi. Üç Bin Kilovatsaatin Sınıfı yazısında anlattığımız gibi yaklaşık 6,5 milyon konut abonesi, yani konutların %14,7'si, 2027'de desteksiz tarifeye geçecek.

Sınıfsal okuma: İki haberi bu sayıya teknoloji başlığı altında almamızın nedeni şu: Beyaz yakadaki daralmanın faturası "yapay zeka" başlığıyla teknolojinin kaderine yazılıyor; maliyet baskısı, kur ve enflasyon makası ise görünmez kalıyor. Elektrikte de hanenin tüketimi sınırlanırken, dünyada veri merkezlerinin şebekeden çektiği yük büyüyor. Geçen hafta Hindistan'da hanelerin veri merkezleriyle elektrik için yarışmaması gerektiğini söyleyen bakan yardımcısını yazmıştık. Türkiye'de bu bağı doğrudan kuran bir veri yok, ama soru yerinde: Elektriği kim, hangi fiyattan kullanacak?

Bizim için neden önemli? Ofis emekçisi için işsizlik verisi soyut bir oran değil, iş ilanlarındaki kıdem koşulunun yükselmesi, staj karşılığı ücretsiz çalışma, "yarı zamanlı" adı altında tam zamanlı iş demek. Hane bütçesinde ise kış faturası. İkisi aynı sofranın iki ucu.


Bu Gelişmelerin Ortak Sınıfsal Anlamı

Birinci eksen: Prim karşılığında grev hakkı

Micron'da kar paylaşımı, formülü gizli ve üç yıllık grev yasağına bağlı bir anlaşmayla geldi. Samsung Biologics'te mahkeme kararı onandı, sendika gücü fabrikanın dışında, federasyonda aramaya başladı. AEMO'da geriye dönük ücret pazarlık sopasına dönüştü. Don't Nod'da çıkarma listesi tek kişilik kategorilere bölündü. Oakland'da kamu bilişim emekçisi, yapay zeka maddesini sözleşmeye yazmadan masadan kalkmayacağını söyledi. Doğu Asya'dan Kaliforniya'ya aynı yöntem: Paylaşımı ya da ücreti kabul ediyormuş gibi görün, ama karşılığında grevin ve iş süresinin gücünü al.

İkinci eksen: Yatırım rekoru, kadro erimesi

Üç şirket bir çeyrekte 174 milyar dolar yatırdı; ikisinin nakit akışı eksiye döndü ve açık borçla kapatıldı. Aynı hafta Microsoft kadrosunun dörtte birine çıkış teklif etti, Dropbox karlı kaldığını söylediği gün 200 kişiye bugünü son gün ilan etti, Amazon yeni cihazı duyurduğu sabah yazılım ekibine mesaj gönderdi, Innodata veriyi hazırlayan işçinin kartını öğlen kapattı. Para emekten hesaplamaya akıyor. Bu teknolojinin değil, birikimin kararı.

Üçüncü eksen: Hesaplamanın mülkiyeti

Anthropic'te sermaye halka açılıyor, karar açılmıyor. Altman, kişisel bilgisayardaki belleği "israf" sayıyor. Aynı hafta SK hynix üç yıllık DRAM ve HBM hacmini satılmış sayıyor, PC modülünün fiyatı yükseliyor. Model kademeleri, en güçlü aracı önce sermayeye veriyor. Pittsburg'da mahalle 45 gün kazanıyor. Hermantown'da mahalle oylamayı erteletiyor, meclis salonu 85 kişiye indirip gece yarısı onaylıyor. Hepsinde aynı soru: Hesaplama gücü kimin mülkü, kimin kirası?

Dördüncü eksen: Kimliğe bağlanan ekran, karartılan arşiv

1 Kasım'da sosyal medya hesabı e-Devlet doğrulamasına bağlandı. 27 Ekim'de kimliği telefona taşıyacak cüzdanın ilk adımı atıldı. 26 Ekim'de bir haber kanalının arşivi erişilemez oldu. 30 Ekim'de o arşivi üreten emekçilerin idari izni ikinci bir emre kadar uzatıldı. Freedom House'un 31 puanı bu haberlerin ortak tablosu: Erişim var, söz yok; kimlik zorunlu, geçmiş silinebilir, ücret ise emre bağlı.


Gelecek Hafta İzleyeceklerimiz

TarihGelişmeNeden izliyoruz?
2 KasımApple'ın eylül çeyreği bilançosuBellek maliyeti brüt karı ne kadar etkileyecek?
3 KasımABD ara seçimleriTekno-sermayenin süper PAC'leri ve platformların akışı sonuca nasıl yansıyacak?
5 KasımOakland'da bir günlük grevYapay zeka maddesi sözleşmeye girecek mi, ücret teklifi o maddeyi yok saymaya devam edecek mi?
5 KasımDropbox üçüncü çeyrek ve Innodata sonuçlarıKarlılık cümlesi bilançoyla doğrulanacak mı, hangi müşteri hangi kadroyu kapattı?
6 KasımMicron–Taoyuan üçüncü görüşmesiFormül açıklanacak mı, Taichung'daki grev yasağı maddesi hukuken sınanacak mı?
Kasım ortasıAnthropic halka arzıFiyat, hisse sayısı ve yönetim yapısında bir değişiklik olacak mı?
Aralık ilk haftasıMicrosoft çıkış teklifinin son günüKaç kişi ayrılacak, ardından zorunlu çıkarma gelecek mi?
3 AralıkSamsung Biologics "son tur"Aşamalı grev ve FKTU'ya katılım kararı
SüregelenYaş doğrulamaPlatformların uygulaması, İFÖD'ün Danıştay süreci, kayıtların nerede tutulduğu
SüregelenAEMOASU oylamasının sonucu ve askıya alma başvurusunun kesin kararı
SüregelenActivision QAGrev yetkisinin kullanılıp kullanılmayacağı, yapay zeka maddesi
SüregelenPittsburg moratoryumu ve Hermantown davaları45 gün uzayacak mı, üç dava yerel onayı durduracak mı?
SüregelenHalk TV arşivi ve idari izin ile Astor kartıArşivin ve ücretin akıbeti; işçinin, sendikanın ve bakanlığın yanıtı

Somut Görevler: Bize Düşenler

  1. "Gönüllü ayrılık" teklifini tek başınıza yanıtlamayın. Ekibinize toplu bir teklif geldiyse, karşılıklı fesih sözleşmesinin içeriğini, makul yararı ve işsizlik ödeneği sonucunu birlikte okuyun. Microsoft'un "gönüllü" kelimesi bu hafta neyi örttüğünü gösterdi.
  2. Prim formülünü yazılı isteyin. Formül "şirket politikası" ise metnini, hesaplamada kullanılan kalemleri ve geri alınma koşullarını sorun. Micron'da gizlenen formül ve grev yasağı, yazısız primin neye dönüşebileceğini gösteriyor.
  3. Erişim kapanmadan belgeyi kaydedin. Innodata'da kart öğlen kapandı, Dropbox'ta son gün duyurunun kendisiydi, Amazon'da mesaj sabah gitti. Sözleşme, bordro, kıdem hesabı ve hisse hakediş mektubu o andan sonra elinizde kalmayabilir. Proje bazlı çalışanlar arasında bir iletişim ağı kurmak, sendikal örgütlenmenin ilk adımıdır.
  4. 1 Kasım'ı konuşun ve belgeleyin. Yaş doğrulama sürecinde platformların sizden ne istediğini, hangi veriyi aldığını kaydedin. Bu sistemi kuran ekiplerdeyseniz veri en aza indirme, kayıt tutmama ve bağımsız denetim taleplerini yazılı olarak dile getirin.
  5. Kamu emekçisiyseniz kimlik cüzdanı pilotunu sendikanızın gündemine taşıyın. Zorunluluk, veri kapsamı ve işveren erişimi soruları, prototip aşamasında sorulmazsa sonra sorulamaz.
  6. Arşivleyin ve ücreti sorun, ama yalnız değil. Halk TV'de arşiv karardı, idari izin ikinci bir emre kaldı. Haber emeğinin ürünü de, onu üretenin ücreti de tek bir yönetim cümlesine bağlandı. Bağımsız arşiv girişimlerini destekleyin. İzindeki basın emekçisinin kıdem ve ücret belirsizliğini sendikanın gündemine yazın.
  7. Veri merkezi ve enerji sorusunu yerelde birlikte sorun. Bölgenizde planlanan tesisin suyu, elektriği ve imar belgesi neredeyse, onu temel atılmadan önce okuyun.
  8. Yapay zekanın işinizi artırdığı yeri sözleşmeye yazın. Oakland'daki kamu bilişim emekçileri bu hafta tam da bunu talep etti: modelin çıktısından işçi sorumlu tutulmasın, model iş yükünün bahanesi olmasın. Sizin sözleşmenizde bu iki cümle yoksa, sendika taleplerinin başına koyun.
  9. Bu derlemeyi düzeltin. 5 Kasım Oakland grevi, 6 Kasım Micron görüşmesi, AEMO oy sonucu ya da yaş doğrulamanın ilk günlerinden sizin gördüğünüz bir belge varsa bize yazın. Bu dizi ortak bir emekle büyüyor.

Teknoloji Karşıtlığı Değil, Teknoloji Üzerinde Söz Hakkı

Sevgili genç yoldaşlar,

Bu hafta Taoyuan'daki sendikacı kendi priminin formülünü sordu ve "borsa kuralı" yanıtını aldı. Microsoft'ta altmış bin kişi "gönüllü" bir kapının önüne getirildi. Dropbox'ta son gün, notun gittiği gündü. Hindistan'da modeli eğiten işçi, kimlik kartı öğlen kapanınca işsiz kaldığını anladı. Hermantown'da mahalle oylamayı erteletince meclis salonu küçültüp gece yarısı onay verdi. Türkiye'de on beş yaşındaki bir genç de, kırk yaşındaki bir emekçi de sosyal medya hesabını devletin kimlik sistemine bağlamak zorunda kaldı. Halk TV'de arşiv karardı, ücreti üreten emek ise ikinci bir emre kaldı. Aynı hafta üç şirket bir çeyrekte 174 milyar dolarlık hesaplama gücü satın aldı. Belleğin üç yıllık üretimi de peşinen satıldı.

Bu teknolojiyi biz üretiyoruz, biz eğitiyoruz, biz işletiyoruz, faturasını biz ödüyoruz. Soru teknolojiye karşı değil, teknolojinin kimin elinde, kimin denetiminde, kimin yararına olduğuna dair. Formül gizliyse, grev hakkı primle takas ediliyorsa, kadro "gönüllülük" adıyla eritiliyorsa ve kimlik ekrana bağlanıyorsa, yanıt bireysel bir çıkış yolunda değil, yan masadaki arkadaşla, liman işçisiyle, veri etiketleyen işçiyle kurulan ortaklıkta.

Gelecek pazartesi yeniden buluşmak üzere.

Bilgi herkesindir.


Bağlantılı Yazılarımız

Dizinin önceki sayıları

Bu sayıda andığımız yazılar

Bilişim emekçileri ve örgütlenme


Kaynaklar

1. Micron

2. Samsung Biologics

3. AEMO

4. Activision

5. Don't Nod ve Oakland

6. Microsoft

7. Alphabet ve Amazon

8. Dropbox

9. Innodata

11 ve 12. Anthropic, bellek ve modeller

13. Veri merkezi

14. Limanlar

15–18. Türkiye


Bu yazı Bilgi Müşterekleri'nin "Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri" dizisinin 4. sayısıdır (2026/45. hafta). Canlı bir belgedir; düzeltme ve eklemelerle güncellenebilir. CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılmıştır.

İlgili Başlıklar

Haber Bülteni Aboneliği