Bilgi Müşterekleri
AnasayfaKonularDizilerKılavuzlarPopüler İçeriklerHakkımızdaİletişim

Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — 20–26 Ekim 2026

Kârı Yazdılar, Grevi Böldüler

24 dk okumaYazar: Oğuz Demirkapı
Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — 20–26 Ekim 2026

Teknolojide Haftanın Sınıf Mücadelesi

20–26 Ekim 2026

Dizi notu: Her pazartesi, bir önceki haftanın teknoloji dünyasında sınıfı ilgilendiren gelişmelerini derliyoruz. Her başlığa üç soruyla bakıyoruz: Ne oldu? Sınıfsal anlamı ne? Bizim için neden önemli? Haberi değil, haberin arkasındaki ilişkiyi görmeye çalışıyoruz. Bu, dizinin üçüncü sayısı. İkinci sayıya buradan, ilk sayıya buradan ulaşabilirsiniz. Geçen hafta "izleyeceğiz" dediğimiz başlıkların akıbetini de bu sayıda aktarıyoruz.


Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri — Sayı 3 · 20–26 Ekim 2026

Önce Kısa Özet

Sevgili Genç Yoldaşlar,

Bu haftanın ortak cümlesi şu: Sermaye kârı yazdı, grevi böldü. Tayvan'da Micron, büyük fabrikasının sendikasıyla anlaştı ve küçük fabrikanın sendikasını kapıda bıraktı. Güney Kore'de mahkeme grevin üretim üzerindeki etkisini daraltınca Samsung Biologics sendikası 26 Ekim grevini erteledi. ABD'de Netflix bin kişiyi çıkardıktan altı gün sonra kârının büyüdüğünü açıkladı; aynı hafta eBay ve Electronic Arts da kadro kesti. Türkiye'de ise gözetim veri merkezinden çıkıp işçinin boynuna kart olarak indi ve sansür, kullanıcı adı değişince kanalın kimliğini hedef aldı.

Kısaca haftanın tablosu:

Geçen haftadan kalanlar

Bu haftanın yeni başlıkları

Aşağıda önce bu hafta bizim yayımladığımız teknoloji yazılarını kısa özetleriyle hatırlatıyoruz, sonra her gelişmeyi ayrıntılı açıyoruz.


Bu Hafta Bilgi Müşterekleri'nde: Teknoloji Yazılarımız

20–25 Ekim arasında teknoloji, emek ve gözetimle ilgili on bir yazı yayımladık. Kaçırdıysanız buradan başlayabilirsiniz.

Yapay zeka, mülkiyet ve balon
  • Yapay Zeka Patronun Gözü Olduğunda (20 Ekim) — İşyeri gözetiminin sınıfsal anatomisi. Klavyeden konuma, puanlamadan işten çıkarmaya, ölçen aracın kimin elinde olduğunun neden teknik bir ayrıntı olmadığını anlattık.
  • Mythos, Model 2 ve Gizli Çerçeve (21 Ekim) — Gizli modellerin sırası: önce kışla, sonra banka, en son halk. Bilim tarihindeki eski gizlilik düzeninin yeni makinede nasıl tekrarlandığını tartıştık.
  • IMF Kürsüsünde Tekillik: Jack Clark Kime, Ne Adına Konuştu? (21 Ekim) — "Tekillik başladı" diyen bir tekel yöneticisinin söylediği ve söylemediği. Makine yeni, zincir eski.
  • Üniversite Kimin İçin? (22 Ekim) — Yapay zeka, bilişsel teslimiyet ve düşünmenin sınıfı. Piyasa üniversitesinden müşterek üniversiteye giden hattı tartıştık.
  • Balon mu, Borç mu? (24 Ekim) — Meta'nın 145 milyar doları ve yapay zeka balonunun sınıfı. Şişerken kim kazandı, patlarsa kim öder?
  • Evrim Ağacı'nın AGI Videosundaki Felsefi Tuzak (25 Ekim) — "Ne yapacaksın?" sorusunun kimin sorusu olduğunu sorduk. Teknik bir gelecek anlatısının sınıfsal öznesini gizlediği yeri işaret ettik.
Müşterekler ve örgütlenme
  • Uluslararası Açık Erişim Haftası (21 Ekim) — "Açık" her zaman "adil" değildir. Bilgiyi meta olmaktan çıkarıp müştereğe dönüştürmenin koşullarını yazdık.
  • Örgütlenme 2.0 (22 Ekim) — Haklı bir isyana fikir önerisi. Ağın genişlemesi omurganın yerini tutmaz; genç yoldaşlara bir güncelleme.
Gözetim, sansür ve işyerindeki kart
  • 24 Ekimde Gazetecilerin Yanındayız (22 Ekim) — Sansüre hayır, habere özgürlük. Haberi üretenin emeği ile haber almanın hakkını yan yana koyduk.
  • Basın Emekçilerine Sorular (24 Ekim) — Yirmi soru, bir yanıt: sendika. Örgütlü değilsen yol yok.
  • Boynumuzdaki Kart (25 Ekim) — Astor'da çipli takip. Sistem ne görüyor, kim okuyor, neye dönüşüyor? Ayrıntı aşağıda, Türkiye bölümünde.

Haftanın Tablosu: Sermayenin Dili, Emeğin Sorusu

GelişmeSermayenin diliEmeğin sorusu
Micron, Taichung anlaşması"Üç ayda bir kâr payı primi", "samimi iletişim"Metin gizliyse ve öbür sendika masada yoksa bu paylaşım mıdır?
Taoyuan'un reddiTeklif "yapısal" ve "küresel"Oy kullananların %99'u hayır dediyse, anlaşma kimi bağlıyor?
Samsung Biologics'in ertelemesi"Üretim sürekliliği", "kritik süreç"Grev üretimi durduramıyorsa, ertelemek yenilgi midir, yeniden mevzilenmek midir?
Netflix üçüncü çeyrek"Disiplin", "odaklı tercihler"Kâr %44 artarken bin kişiyi çıkarmak hangi disiplindir?
eBay ve EA"Stratejik öncelikler", "daha az ama daha büyük oyun"Kadro erirken yapay zekaya ve satın almaya para akmaya devam ediyorsa, kesilen nedir?
Activision QAGörüşmeler "iyi niyetli", çıkış aksamazİki yıldır sözleşmesiziz; oyun çıktıktan sonra kaldıraç nerede?
AEMO"Kamu güvenliği", "tüketiciye maliyet"Şebekeyi ayakta tutan yazılım emeğinin eylemi neden ilk askıya alınan oluyor?
Britanya ve Hindistan veri merkezleri"Topluma fayda", "suyu sorumlu kullanırız"Fayda vaadi, fatura gelmeden önce mi yazılıyor?
Astor kartı"İş güvenliği", "süreç iyileştirme"Boyundaki kartın verisini kim, hangi karara çeviriyor?
Halk TV YouTube engeli"5651, 8/A"Kullanıcı adı değişince kimlik numarası engelleniyorsa, hedef hesap mı, yayın mı?

I. Kârın Paylaşımı: Anlaşmayı Bölmek

1. Micron: Taichung Anlaştı, Taoyuan Kapıda Kaldı

Tarih: 19–23 Ekim 2026 · Bölge: Tayvan · Konu: Yarı iletken, kâr paylaşımı

Ne oldu? Geçen sayıda 19 Ekim Taipei mitingini ve %15 talebini yazmıştık. Miting yapıldı. Focus Taiwan'ın aktardığına göre Ketagalan Bulvarı'nda yüzlerce işçi toplandı; talep yalnızca Micron'a ait değildi. Ücret, işveren emeklilik katkısı ve kâr paylaşımının yasayla netleşmesi isteniyordu. Chunghwa Telecom sendikası da Taoyuan ve Kaohsiung şubelerinin grev yetkisi aldığını, yaklaşık 20 bin üyesi olduğunu ve yıl sonundan önce grevin olası görünmediğini söyledi.

Asıl kırılma 21 Ekim'de geldi. Micron ile Taichung sendikası bir işveren-işçi anlaşması imzaladı ve 22 Ekim'deki arabuluculuktan çekildi. Metin açıklanmadı. Ertesi gün, 22 Ekim'de, Taoyuan'dan 11 sendika yöneticisi saat 09.00'dan ertesi sabah 09.00'a kadar 24 saatlik bir uyarı grevine başladı. Focus Taiwan bunu "sembolik" diye niteliyor. Üretimi durdurmak için tasarlanmamıştı. Sendika başkanı Jerry Lin, iki sendikanın dört ortak talep belirlediğini, Taoyuan temsilcilerinin görüşmelerde yeterince yer almadığını ve şirketin metni gizlilik gerekçesiyle açıklamadığını söyledi. Lin, anlaşma oylamasının 9 kabul, 2 ret ve 1 geçersiz oy ile kapandığını; Taoyuan'dan 12 temsilcinin oy hakkı olsaydı sonucun 9'a 14 olacağını iddia etti. Bu iddia sendikanın hesabıdır, bağımsız bir sayım değil.

Aynı gün Micron Tayvan başkanı Lu Donghui, düzenlemenin ayrıntısını açıkladı. Merkezi Haber Ajansı'nın 23 Ekim tarihli haberine göre şirket, mevcut yıllık prim planına ek olarak üç ayda bir ödenen bir kâr payı primi getireceğini, yapısal ücret artışı yapacağını, vardiya tazminatını yükselteceğini, üç gün ek ücretli izin vereceğini ve emeklilik katkı oranını %10'a çıkaracağını söyledi. Straits Times, üç aylık prim sisteminin 2027 mali yılından itibaren küresel kadro için tasarlandığını aktarıyor. Sendikaların istediği bu değildi: faaliyet kârının %15'inin üç ayda bir dağıtılması ve 83 aylık ücrete denk tek seferlik bir prim.

22 Ekim'de üyeler teklifi oyladı. Sendikanın açıkladığı sayım: 1.637 üye oy kullandı, 1.633'ü karşı çıktı. Bu, oy kullananların yaklaşık %99'u ve tüm üyelerin yaklaşık %70'i. 23 Ekim'deki görüşme tayfun nedeniyle yapılmadı. Yeni tarih 27 Ekim. Sendika, Taichung'daki sıradan üyelerden de teklife dönük hoşnutsuzluk haberleri aldığını söylüyor. Bu da sendikanın aktarımı; Taichung anlaşmasının bozulduğu anlamına gelmez.

Micron'un Tayvan'da yaklaşık 15 bin çalışanı var. Focus Taiwan'a göre Taoyuan'da yaklaşık 3.000 kişi çalışıyor ve 2.335'i sendikalı; Taichung'da yaklaşık 12.300 kişi çalışıyor ve 11.000 kadarı sendikalı. Yani anlaşma yapılan yer, istihdamın büyük kısmı.

Sınıfsal okuma: Geçen hafta "tek seferlik ikramiye kural değildir" demiştik. Şirket bu hafta bir adım daha attı ve üç aylık bir prim ile %10 emeklilik katkısı önerdi. Bu, talebin bir kısmının karşılandığını gösterir. Karşılanmayan kısım ise asıl kısımdır: oran sözleşmede %15 olarak sabitlenmedi, metin iki sendikayla birlikte yazılmadı ve Taoyuan üyelerinin ezici çoğunluğu teklifi reddetti. Sermayenin klasik hamlesi burada çok net: işçi sınıfını fabrika fabrika böl, büyük olanla imzala, küçüğün grevini kapı önünde tut. Gizlilik maddesi de bu hamlenin parçası. İşçi, kendi kâr payının formülünü kendi sendika arkadaşından öğrenemiyorsa, ortada bir müşterek değil bir idari lütuf vardır.

Bizim için neden önemli? Bilişimde de aynı yöntem tanıyoruz. Bir ekiple "çevikleşme" anlaşması yapılır, diğer ekip performans gerekçesiyle dağıtılır. Kural yazılı değilse, bir sonraki çeyrekte prim de geri alınabilir. 27 Ekim görüşmesinin sonucunu gelecek sayıda yazacağız. Taichung metni kamuoyuna çıkarsa, "anlaşma" ile "paylaşım" arasındaki farkı satır satır okumak gerekir.

2. Samsung Biologics: Grev Tarihi Değil, Grevin İçi Boşaltıldı

Tarih: 20 Ekim 2026 (erteleme) · Bölge: Güney Kore · Konu: Grev hakkı, kâr paylaşımı

Ne oldu? Geçen sayıda 26 Ekim'de başlayacağı söylenen üç haftalık grevi izleme listesine koymuştuk. 20 Ekim'de sendika bu tarihi geçici olarak erteledi. Asia Business Daily'nin aktardığı sendika duyurusu, gerekçe olarak 16 Ekim'deki mahkeme kararından sonra strateji değişikliği gerektiğini söylüyor. Aju Press, katılımın da beklentinin altında kaldığını yazıyor: 19 Ekim itibarıyla 4.006 üyeden 1.515'i, yani %37,8'i greve katılacağını belirtmiş. Tek gün katılım serbest bırakılmasına rağmen oran artmamış. Sendika 19 Ekim akşamı görüşme istemiş; 22 Ekim'de grev fonu için geçici bir genel kurul planlamış. Yeni bir grev tarihi açıklanmadı.

Mahkemenin kararı geçen sayıda vardı: Incheon'da dokuz üretim süreci grevde de normal kadro, normal süre ve normal ölçekle sürmek zorunda. Flask ve inkübatörden virüs filtrasyonuna ve doluma kadar zincirin kritik halkaları bu listeye girdi. Şirket, faaliyet kârının %15'inin performans primine ayrılması talebini kabul edilemez buluyor. Bu pozisyon 2 Ekim'deki şirket açıklamasında da vardı ve bu hafta değiştiğine dair bir haber görmedik.

Sınıfsal okuma: Grev ertelemesi tek başına geri çekilme değildir. Ama ertelemenin nedeni öğretici. Mahkeme grevi yasaklamadı; grevin üretimi durdurma gücünü budadı. Üretim durmuyorsa grev, ücret kesintisiyle yapılan uzun bir basın açıklamasına dönüşür. Katılımın %38'de kalması da bu budamanın sonucudur: üyeler, üretimi felç etmeyen bir eylem için üç haftalık ücret kaybını göze almak istememiş görünüyor. Sermaye burada hem hukuku hem de katılım matematiğini kullanıyor.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de grev ertelemelerini "millî güvenlik" ve "genel sağlık" gerekçesiyle biliyoruz. Biyoteknolojide "ürün bozulur" gerekçesi, bilişimde "sistem çöker" gerekçesinin akrabasıdır. Kritik altyapı tanımı genişledikçe grev hakkı kâğıtta kalır. Bu yüzden bilişimde grev hakkını, "kritik sistem" bahanesi daha yerleşmeden savunmak gerekiyor.


II. Kâr Tablosu ve İşten Çıkarma

3. Netflix Kârı Açıkladı; eBay ve EA Kadro Kesti

Tarih: 20–21 Ekim 2026 · Bölge: ABD, Kanada · Konu: İstihdam, kâr

Ne oldu?

  • Netflix (20 Ekim): Geçen hafta yaklaşık 1.000 kişilik çıkarmayı yazmıştık. Altı gün sonra üçüncü çeyrek geldi. AP'ye göre net kâr 3,66 milyar dolar, geçen yılın aynı çeyreğindeki 2,55 milyar dolardan %44 yüksek. Hisse başına kâr 87 sent; beklenti 82 sentti. Gelir 12,87 milyar dolar, yıllık %12 artış ve beklentiyle aynı hizada. CNBC, şirketin 2026 gelir tahminini 51,1 milyar dolara çektiğini yazıyor. Bu, daha önce verdiği 51 ile 51,4 milyar dolar aralığının alt ucu. Dördüncü çeyrek gelir beklentisi 13,44 milyar dolar. Şirket, kadro azaltımının dördüncü çeyrek faaliyet kâr marjını yaklaşık 120 baz puan aşağı çekeceğini de söyledi. Reklam geliri beklentisini düşürdü. Hisse, açıklamanın ardından geriledi. Yani çıkarma, kâr çöküşünün sonucu olarak değil, kâr açıklamasının hemen öncesinde yapıldı.
  • eBay (21 Ekim): Yaklaşık 1.000 kişi, kadronun yaklaşık %9'u. CNBC'ye göre bu yılki ikinci tur; Şubat'ta yaklaşık 800 kişi çıkarılmıştı. 2025 sonu itibarıyla şirkette kabaca 12.300 kişi çalışıyordu. CEO Jamie Iannone'un çalışana notunda stratejinin "işlediği" ve önceliklere odaklanmak için seçim yapmak gerektiği yazıyor. Şirket bazı alanlarda işe alımın süreceğini söylüyor. Temmuz'da Etsy'den Depop'u 1,4 milyar dolara almıştı. Gerekçe olarak yapay zeka değil, "stratejik öncelikler" anılıyor. Aynı haber, şirketin yapay zeka harcamasını artırdığına da işaret ediyor. Bu bağ bizim çıkarımımız değil, haberin bağlamı; şirketin kendi gerekçesi değil.
  • Electronic Arts (21 Ekim): Şirket, küresel kadronun yaklaşık %3'ünü çıkaracağını, Edmonton'daki BioWare stüdyosunu kapatacağını ve erken aşamadaki yeni Mass Effect işini durduracağını çalışanlarına yazdı. Reuters, yaklaşık 400 kişilik kesinti ve BioWare'de kabaca 50 kişilik payı, Bloomberg'in şirkete yakın bir kaynağına dayandırıyor. EA'nın son açıkladığı kadro 14.500'dü. Ağustos'ta Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu, Silver Lake ve Affinity Partners'ın öncülüğündeki 55 milyar dolarlık özelleştirme kapanmıştı. Bu, o satıştan sonraki ilk büyük stüdyo kararı.

Sınıfsal okuma: Üç şirket, üç ayrı cümle, tek bir ilişki. Netflix kârını büyütürken kadro kesiyor ve kesintinin maliyeti bile kâr marjında "120 baz puan" diye ölçülüyor. eBay "strateji işliyor" derken ikinci kez kadro eritiyor ve aynı yıl bir platformu 1,4 milyar dolara satın alıyor. EA, 55 milyar dolarlık bir özel sermaye işleminden sonra otuz yıllık bir stüdyoyu kapatıyor. Yapay zeka bu üç haberde de gerekçenin adı değil. Asıl gerekçe, kârın ve satın almanın maliyetini işçiye yazmak. Geçen hafta "yapay zeka bir neden olduğu kadar bir anlatıdır" demiştik. Bu hafta anlatı bile kurulmadan, düz bir "öncelik" diliyle aynı sonuç alındı.

Bizim için neden önemli? Türkiye'deki bilişim şirketlerinde de çıkarma, bilanço açıklamasından birkaç gün önce "yeniden yapılanma" mailiyle gelir. Netflix'in kendi itirafı öğretici: çıkarılan insanın maliyeti, kalan kârın içine bir puan olarak yazılıyor. Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu toplu çıkarmada İş Kanunu'nun 29. maddesindeki usulü hatırlatmak için duruyor. Kadronun kimse kovulmadan erimesini de Local 34 yazımızda anlatmıştık.

4. Activision: Oyun Çıktı, Sözleşme Çıkmadı

Tarih: 21–23 Ekim 2026 · Bölge: ABD · Konu: Oyun emeği, üretken yapay zeka

Ne oldu? Geçen sayıda kalite güvence emekçilerinin grev yetkisi aldığını yazmıştık. Şirket 21 ve 22 Ekim'de yeniden masaya oturmayı önermişti. Bu görüşmelerin kamuoyuna yansıyan bir tutanağı yok. Newzino'nun 22 Ekim civarındaki derlemesine göre o tarihte grev ilan edilmemişti ve iki taraf da sonuç açıklamamıştı. 19 Ekim'de kurulan grev fonu o gün itibarıyla neredeyse 11 bin dolara ulaşmıştı. Call of Duty: Modern Warfare 4, 23 Ekim'de dünya çapında çıktı. Şirket, oyuncuya ve çıkışa aksama olmayacağını, bunun için planları olduğunu söylemişti.

Talepler geçen haftaki gibi duruyor: ücret, üretken yapay zekaya sınır, taşeron kullanımı ve engelli hakları kapsamında uyarlama. Pazarlık iki yılı aşkın süredir ilk sözleşme için sürüyor.

Sınıfsal okuma: Grev yetkisi, grev değildir. Şirketin "planımız var, oyun çıkar" cümlesi de bunu biliyor. Çıkış haftasında görünmez olan test emeği, çıkıştan sonraki günlerde, oyuncu hataları yağdığında görünür olur. Kaldıracın en ağır olduğu an, yetkinin alındığı an değil, oyunun yayında olduğu andır. Sermaye bu yüzden çıkıştan önce "iyi niyet" dili kullanır ve çıkıştan sonra takvimi yeniden uzatır.

Bizim için neden önemli? Yazılımda da aynı takvim vardır: sürüm günü herkes kahramandır, sürümden sonraki pazartesi hata mesaisi ücretsiz fazla mesaiye dönüşür. Sözleşmeye yapay zeka sınırı ve taşeron sınırı yazılmadan "iyi niyetli görüşme" haberleri bitmez. Gelecek sayıda, çıkış sonrası bir grev kararı olup olmadığına bakacağız.

5. AEMO: Eylem Sürerken Bir Kısmı Askıya Alındı

Tarih: 21–22 Ekim 2026 · Bölge: Avustralya · Konu: Kritik altyapı, grev hakkı

Ne oldu? AEMO, 21 Ekim'de Fair Work Commission'a başvurdu. Talep, yaklaşık 110 Professionals Australia üyesinin yürüttüğü korumalı sanayi eyleminin sona erdirilmesi ya da askıya alınması. Şirket, bildirilen eylemlerin üst üste binmesinin kamu güvenliği, enerji sistemi ve ekonomi için yönetilemeyecek risk doğurduğunu söylüyor. Komisyon, başvuru karara bağlanana kadar kontrol odası operatörlerinin bazı eylemlerini geçici olarak durdurdu. Askıya alınanlar: bazı iç operasyon brifingleri, planlı iletim kesintilerinin bir kısmının değerlendirilmesi ve sektör katılımcılarının sorularına yanıt. Şirket, çalışanların yasal eylem hakkına saygı duyduğunu ve başvurunun hafif alınmadığını yazıyor.

Geçen hafta izlediğimiz ASU oylamasının 22 Ekim'de kapanması gerekiyordu. Bu sayıyı hazırlarken Fair Work Commission'ın yayımlanmış listesinde bu oylamanın sonucunu doğrulayamadık. Sonucu uydurmuyoruz. Gelecek sayıda bakacağız.

Sınıfsal okuma: "Kamu güvenliği" burada nötr bir teknik terim değil. Şebekeyi işleten emek, eyleme geçtiği anda eylemin kendisi tehlike ilan ediliyor. Askıya alınan işler de öğretici: brifing, kesinti planı, sektörün sorusuna cevap. Yani sistemin görünmeyen koordinasyonu. Bu koordinasyon durunca risk doğuyorsa, bu emeğin vazgeçilmez olduğunu da kanıtlar. Vazgeçilmez emek pazarlık ettiğinde ilk tepki, pazarlığı idari yoldan inceltmektir.

Bizim için neden önemli? Veri merkezi, ödeme sistemi, hastane yazılımı, seçim altyapısı: hepsi sırayla "kritik" ilan edilebilir. Kritik ilan edilen yerde grev hakkı ilk kısılan hak olur. AEMO bu yüzden uzak bir Avustralya haberi değil, bilişimde grev tartışmasının provasıdır.


III. Veri Merkezinin İki Tarafı

6. Britanya'ya On İki Ay, Hindistan'a "Suyu Biz Getiririz"

Tarih: 22 Ekim 2026 · Bölge: Birleşik Krallık, Hindistan · Konu: Veri merkezi, su, elektrik

Ne oldu? Guardian'ın 22 Ekim tarihli haberine göre Nvidia, Microsoft ve Cisco'nun da bulunduğu bir grup, Britanya hükümetine bir uyarı verdi: veri merkezi protestolarını ABD'dekine benzer bir noktaya gelmeden önlemek için kabaca 12 ay vardır. Kurak yazlar ve yükselen enerji faturaları, modeli çalıştıran bu depoların kamuoyundaki hesabını büyütüyor. Hükümet sözcüsü, veri merkezlerinin istihdam, tedarik zinciri ve yerel yatırım yaratması, temiz enerjiye öncelik vermesi ve suyu sorumlu kullanması gerektiğini söyledi.

Aynı gün CNBC, Hindistan'da benzer bir gerilimi yazdı. Mumbai yakınındaki Amazon tesisine karşı mahalle itirazı sürüyor. Amazon, CNBC'ye soğutmada su kullanmadığını ve evlere, dükkânlara elektrik veren yerel dağıtım şebekesinden çekmediğini söyledi. Google'ın Visakhapatnam'daki 15 milyar dolarlık projesi için verilen izinlerin iptali de talep ediliyor. Elektronik bakan yardımcısı Jitin Prasada 14 Ekim'de, hanelerin veri merkezleriyle elektrik için yarışıp daha yüksek fatura ödememesi için bir politika hazırlayacaklarını söylemişti. Bu hafta o çerçevenin ayrıntısı hâlâ yok; itiraz durmuyor.

Sınıfsal okuma: İki cümle yan yana okunmalı. Şirketler hükümete "protestoyu yönetmek için bir yılınız var" diyor. Hükümet de "fayda yaratacağız" diyor. Fayda, tesis kurulduktan ve fatura geldikten sonra değil, itiraz büyümeden önce vaat ediliyor. Amazon'un "suyu biz kullanmayız, elektriği yerel şebekeden çekmeyiz" cümlesi ise denetlenebilir bir taahhüt olmaktan çok, itirazın dilini kapatma çabası. Taahhüdün sözleşmeye, izne ve bağımsız ölçüme bağlanıp bağlanmadığı haberin dışında.

Bizim için neden önemli? Geçen hafta Oregon'daki moratoryumu ve Batam'daki kuru musluğu yazmıştık. Bu hafta sermaye, o itirazın Britanya ve Hindistan'a sıçramasından korktuğunu kendi ağzıyla söyledi. Türkiye'de de veri merkezi teşvikleri "yatırım" diye anlatılıyor. Suyun, elektriğin ve arazinin faturasını sormak için tesisin temeli atıldıktan sonrasını beklememek gerekiyor.

7. İnşaat Sendikası Veri Merkezini İstiyor

Tarih: 24 Ekim 2026 · Bölge: ABD · Konu: İnşaat emeği, veri merkezi

Ne oldu? Washington DC çevresindeki IBEW Local 26 üzerine 24 Ekim'de yayımlanan bir haberde, yerel yöneticiler mevcut işlerinin kabaca yarısının veri merkezi şantiyesi olduğunu söylüyor. Virginia'da bu tesislerin çok büyük bölümünün sendikalı emekle yapıldığı belirtiliyor. Haberdeki bir çırak, haftada 60 saat, saat ücreti 43 dolar artı fazla mesai karşılığında çalıştığını ve bununla ev almayı umduğunu anlatıyor. Sendika açısından bu dalga, on yıllardır daralan mavi yakalı istihdamın yerine geçen bir iş kapısı.

Sınıfsal okuma: Veri merkezi tek bir sınıf çıkarının nesnesi değil. Onu kuran elektrikçi ile onun suyunu ve elektriğini ödeyen mahalle aynı safta durmuyor. İnşaat sendikasının "iş istiyoruz" demesi meşrudur. O işin işletme maliyetinin halkın faturasına yazılması da ayrıca bir sınıf ilişkisidir. Çözüm, inşaat işçisini veri merkezi düşmanı ilan etmek değildir. Çözüm, kurulumdaki sendikalı istihdamı savunurken işletmedeki su, elektrik ve istihdam vaadini de sözleşmeye bağlamaktır. Aksi halde bir sendikanın kazandığı iş, başka bir emekçinin faturası olur.

Bizim için neden önemli? Türkiye'de de "yatırım gelsin, istihdam olur" cümlesi, teşvikin koşullarını konuşturmuyor. Veri merkezi tartışmasını yalnızca ekolojiye ya da yalnızca istihdama hapsetmek, sermayenin işine yarar. İkisi birlikte sorulmalı: kim kuruyor, kim işletiyor, faturayı kim ödüyor, kapanırsa kim işsiz kalıyor?


IV. Türkiye'den

8. Astor: Takip Kartı Boyunda

Tarih: 25 Ekim 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: İşyeri gözetimi

Ne oldu? Evrensel'in 25 Ekim haberinden yola çıkarak Boynumuzdaki Kart yazısını yayımladık. Astor Enerji'nin Ankara'daki fabrikasında mavi yakalı işçiler, mesai boyunca boyunlarında bir takip kartı taşıyor. Şirketin Evrensel'e verdiği yanıta göre pilot kapsamında 840 çalışana kart verildi. Kartlar ENGES ürünü. Şirket Bluetooth ile çalıştığını, kamera, mikrofon ve GPS olmadığını, amacın iş güvenliği ve süreç iyileştirme olduğunu söylüyor. İşçiler kartı çıkarmanın fiilen mümkün olmadığını, sabit kalınca sorguya çekildiklerini ve tuvalet ile dinlenme süresinin görülebildiğini anlatıyor. Ayrıntı, teknik katmanlar ve KVKK tartışması o yazıda.

Sınıfsal okuma: Geçen hafta Amazon'un işçinin Reddit paylaşımını izlediğini ve çağrı merkezinde görüşmenin puanlandığını yazmıştık. Bu hafta aynı ilişki Türkiye fabrikasında, daha yalın bir nesneyle duruyor: boyundaki kart. "GPS yok" cümlesi, fabrika içindeki konumun ölçülmediği anlamına gelmiyor. Alıcı neredeyse ölçüm oradadır. Veri iş güvenliği raporuna da, verimlilik raporuna da, zam döneminde performans dosyasına da yazılabilir. Aradaki fark teknik değil, siyasi: veriyi kim okuyor ve okuduğu şeyi hangi karara çeviriyor?

Bizim için neden önemli? Bilişim emekçisinin işyerinde de benzer araçlar var: ekran kaydı, konum, mesai yazılımı, "verimlilik" panosu. Fabrikada kart neyse, ofiste ajan odur. İkisinin de meşruiyeti, işçinin yazılı onayı ve verinin amaç sınırında durur. Bu sınırı sormak için bir sonraki fabrika haberini beklemeyin. Kendi işyerinizdeki aracı bu hafta sorun.

9. Kullanıcı Adı Yetmedi, Kanal Kimliği Engellendi

Tarih: 23 Ekim 2026 · Bölge: Türkiye · Konu: Sansür

Ne oldu? Geçen sayıda Halk TV hesaplarına, TİP'in X hesabına ve Bahadır Özgür'ün hesabına gelen engelleri yazmıştık. Bu hafta engel bir katman daha indi. İFÖD'ün duyurduğu ve BirGün'ün 23 Ekim'de aktardığı karara göre, 14 Ekim'de @Halktvkanali kullanıcı adıyla engellenen YouTube kanalı, bu kez kanal kimliği üzerinden de erişime kapatıldı. Kanal kullanıcı adını @Halktv-eu yapmıştı. BirGün'ün haberinde, bu yeni karara rağmen YouTube'un kanalı o saat itibarıyla Türkiye'den görünmez kılmadığı yazıyor. Aynı haberde, X'teki yaklaşık 3 milyon takipçili hesap ile TikTok'taki yaklaşık 256 bin takipçili hesabın platformlar tarafından Türkiye'den erişime kapatıldığı hatırlatılıyor.

22 Ekim'de 24 Ekim çağrısını yazdık. 24 Ekim'de basın emekçilerine yirmi soruyu sorduk. Yanıtı sendika diye koyduk. Yaş doğrulama yönetmeliği hâlâ 1 Kasım'da yürürlüğe girecek. Bu hafta o tarihin ertelendiğine dair bir açıklama görmedik.

Sınıfsal okuma: Kullanıcı adını değiştirmek teknik bir kaçış gibi durur. Kararın kanal kimliğine inmesi, hedefin bir rumuz değil yayın olduğunu gösterir. Sansür burada içerik cümlesini değil, kanalın teknik kimliğini kapatıyor. 1 Kasım'daki yaş doğrulama ise aynı hattın kimlik tarafıdır: herkesin hesabı e-Devlet'e bağlanırsa, rumuz değiştirerek kalmak da zorlaşır. İkisi ayrı mevzuat, tek rejim.

Bizim için neden önemli? Basın emekçisinin işi belirsizleşirken, izleyicinin erişimi de kimlik rejimine bağlanıyor. Arşivlemek, aynalamak ve sendikal dayanışma bu yüzden birbirinin yerine geçmez; üçü birlikte gerekir. İFÖD'ün Danıştay sürecini gelecek sayıda, yürürlük gününün ertesi bakacağız.


Bu Gelişmelerin Ortak Sınıfsal Anlamı

Birinci eksen: Kâr paylaşımı, bölünmüş sözleşme

Micron'da şirket üç aylık prim ve %10 emeklilik katkısı koydu. Bu, talebin yok sayılmadığını gösterir. Aynı şirket anlaşmayı bir sendikayla imzaladı, metni gizledi ve diğer sendikanın üyelerine reddettirdi. Paylaşım, formülü herkesin okuduğu bir kural olmadıkça paylaşım değildir. Samsung Biologics'te ise %15 talebi masada duruyor; mahkeme grevin üretim gücünü budadığı için tarih ertelendi. Doğu Asya'nın yüksek teknoloji işçileri hâlâ aynı formülde: kârın sabit bir yüzdesi emeğe. Sermaye de hâlâ aynı karşılıkta: yüzdeyi ya gizle ya da grevi anlamsızlaştır.

İkinci eksen: Kâr açıklaması ile işten çıkarmanın aynı haftası

Netflix'in net kârı %44 artarken bin kişi dışarıda. eBay "strateji işliyor" diye ikinci kez kesiyor. EA, 55 milyar dolarlık özelleştirmeden sonra BioWare'i kapatıyor. Yapay zeka bu haberlerde gerekçenin adı bile değil. Gerekçe, öncelik. Önceliği işçi belirlemediği sürece teknoloji ne olursa olsun kadro erir.

Üçüncü eksen: Veri merkezinde iş ile fatura

Britanya'da şirketler protestoyu önlemek için devlete süre tanıyor. Hindistan'da şirket su ve elektrik kullanmayacağına söz veriyor. ABD'de inşaat sendikası o şantiyede çalışmak istiyor. Üçü de doğru bir parçayı söylüyor, bütünü değil. Bütün soru şudur: kuran kim, işleten kim, suyu ve elektriği kim ödüyor, kapanınca kim işsiz kalıyor?

Dördüncü eksen: Gözetim ve sansür aynı kimlik rejimine bağlanıyor

Astor'da kart boyunda. Halk TV'de engel, kullanıcı adından kanal kimliğine indi. 1 Kasım'da sosyal medya hesabı e-Devlet doğrulamasına bağlanacak. Üçü de "güvenlik" diyor. Üçü de ölçülen, engellenen ve kimliği zorunlu kılınan kişinin karar hakkını daraltıyor.


Gelecek Hafta İzleyeceklerimiz

TarihGelişmeNeden izliyoruz?
27 EkimMicron–Taoyuan görüşmesiRet oyu masaya nasıl yansıyacak? Taichung metni açıklanacak mı?
1 KasımYaş doğrulama yönetmeliğiPlatformlar ne yapacak, İFÖD davası hangi aşamada?
SüregelenActivision QAÇıkış sonrası grev kararı var mı, yapay zeka maddesi masada mı?
SüregelenAEMOASU oylamasının sonucu ve Fair Work'teki askı başvurusunun kararı
SüregelenSamsung BiologicsYeni grev tarihi ve 22 Ekim fon kurulunun sonucu
SüregelenAstor kartıİşçinin yazılı talebi, sendikanın ve bakanlığın yanıtı
SüregelenHalk TVYouTube kimlik engelinin uygulanıp uygulanmadığı, emekçilerin iş durumu

Somut Görevler: Bize Düşenler

  1. İşyerinizdeki ölçüm araçlarını bu hafta yazın. Kart, konum, ekran kaydı, çağrı puanı, "verimlilik" panosu. Hangisinin size yazılı olarak bildirildiğini sorun. Bildirilmemişse KVKK'daki bilgi edinme hakkını kullanın. Astor yazımız bu sorunun fabrikadaki halini anlatıyor.
  2. Kâr paylaşımı varsa formülü isteyin. Prim "yönetim kararı" diye geliyorsa, oran nedir, hangi kârın yüzdesidir, kim hesaplıyor? Micron'da gizlenen metin, yazılı olmayan primin neye benzediğini gösteriyor.
  3. Toplu çıkarma usulünü bir kez daha hatırlatın. İş Kanunu'nun 29. maddesi. Netflix gibi kâr açıklamasından birkaç gün önce gelen "yeniden yapılanma" mailleri için bu usulün hatırlatılması gerekir.
  4. 1 Kasım'ı çevrenizde konuşun. Yaş doğrulama yalnızca bir uygulama güncellemesi değildir. Bu sistemi kuracak ekiplerde çalışıyorsanız, kimlik ile hesabın bağlanmasının mahremiyet sonucunu ekibinizde söyleyin.
  5. Basın emekçileriyle dayanışmayı sendikal sorun. Engellenen hesabı arşivlemek gerekir. Yetmez. Yirmi soruda yazdığımız gibi, haberi üreten emek örgütlü değilse arşiv de dağılır.
  6. Veri merkezi teşvikini yerelde sorun. Suyun, elektriğin ve istihdam vaadinin hangi belgeye yazıldığını sorun. "Yatırım geliyor" cümlesi bu belgeyi geçersiz kılmaz.
  7. Bu derlemeyi düzeltin. 27 Ekim Micron görüşmesi, ASU oy sonucu ya da Activision masasından sizin gördüğünüz bir tutanak varsa bize yazın. Bu dizi ortak bir emekle büyüyor.

Teknoloji Karşıtlığı Değil, Teknoloji Üzerinde Söz Hakkı

Sevgili genç yoldaşlar,

Bu hafta Taoyuan'daki sendika yöneticisi kapıda durdu, Taichung'daki işçi bir metne imza attı, Netflix'in kâr tablosu bin kişinin yokluğunda büyüdü, Astor'daki işçi boynundaki kartla tuvalete gitti. Farklı ülkeler, aynı cümle: Bu teknolojiyi biz üretiyoruz, biz işletiyoruz, bedelini biz ödüyoruz; karar neden bizde değil?

Bu soru teknolojiye karşı değil. Kod yazıyoruz, sistem kuruyoruz, veri işliyoruz. Soruyu hem içeriden hem dışarıdan soruyoruz. Kârın formülü gizliyse, grevin içi mahkemeyle boşaltılmışsa, çıkarma "öncelik" diye geçiyorsa ve boyundaki kart "güvenlik" diye takılıyorsa, yanıt bireysel bir tercihte değil, yan masadaki arkadaşla kurulan ortaklıkta.

Gelecek pazartesi yeniden buluşmak üzere.

Bilgi herkesindir.


Bağlantılı Yazılarımız

Dizinin önceki sayıları

Bu sayıda andığımız yazılar

Bilişim emekçileri ve örgütlenme


Kaynaklar

1. Micron

2. Samsung Biologics

3. Netflix, eBay, EA

4. Activision

5. AEMO

6 ve 7. Veri merkezleri

8 ve 9. Türkiye


Bu yazı Bilgi Müşterekleri'nin "Teknolojide Haftanın Sınıfsal Gelişmeleri" dizisinin 3. sayısıdır (2026/44. hafta). Canlı bir belgedir; düzeltme ve eklemelerle güncellenebilir. CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılmıştır.

İlgili Başlıklar

Haber Bülteni Aboneliği