Odak 2026'ya Davet ve Bizim Başvurumuz
Halkın Verisi, Halkın Modeli

Halkın Verisi, Halkın Modeli: Odak 2026'ya Davet ve Bizim Başvurumuz
Modelleri eğiten veri hepimizin. Asıl soru, modellerin kimin olacağı.
Kısaca. Özgür Yazılım Derneği ve Hackerspace İstanbul, 13 Aralık 2026 Pazar günü Kadıköy'deki Barış Manço Kültür Merkezi'nde Odak 2026 konferansını düzenliyor. Bu yılın teması "Özgür Yapay Zekâ", sloganı "Halkın Verisi, Halkın Modeli!". Katılım ücretsiz; konferans Türkçe ve İngilizce yapılacak. TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası ile Bilişim Emekçileri Sendikası da destekçiler arasında. Katılım çağrısı açık: Konuşma, panel, atölye ve kısa konuşma önerileri 22 Kasım 2026, 23:59'a kadar gönderilebiliyor. Biz de Bilgi Müşterekleri olarak "Bilgi Müşterekleri Nedir? Halkın Verisinden Halkın Modeline" başlıklı bir konuşmayla başvurduk. Yazının ilk bölümünde konferansı tanıtıyoruz, ikinci bölümünde başvurumuzu ve anlatmak istediklerimizi paylaşıyoruz.
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Bu blogda yapay zekâyı aylardır aynı sorularla okuyoruz: Kimin elinde? Kimin denetiminde? Kimin yararına? Karaburun bildirimizde büyük dil modellerinin toplumun ortak bilgisine nasıl el koyduğunu yazdık. Sosyalist Yapay Zekâ Manifestosu'nda buna karşı neyi savunduğumuzu anlattık. Distilasyon yazımızda da "herkesten öğrenmek serbest, tekelden öğrenmek suç" çelişkisini ele aldık.
Bu yüzden bir konferansın temasını "Halkın Verisi, Halkın Modeli" olarak belirlemesi bizim için sıradan bir haber değil. Bu slogan, yazılarımızda sorduğumuz soruyu açık bir talebe dönüştürüyor. Bu yazıda önce konferansı tanıtıyoruz, sonra oraya ne götürmek istediğimizi anlatıyoruz.
Birinci bölüm: Odak 2026'yı tanıyalım
Odak nedir?
Odak, Özgür Yazılım Derneği'nin düzenlediği uluslararası bir özgür yazılım konferansı. Sıkça Sorulan Sorular sayfasına göre amacı, özgür yazılımın bireysel özgürlük için neden temel olduğunu göstermek ve bu mücadelenin yalnızca teknik insanların değil, herkesin mücadelesi olduğunu vurgulamak.
Konferansın Türkçe bir ad taşıması da bilinçli bir tercih. Düzenleyenler, herkesin İngilizce bilmediğini ve özgür yazılım mücadelesinin başka dillerde ve kültürlerde de görünür olması gerektiğini söylüyor. Bilişimin neredeyse tamamen İngilizce konuştuğu bir dünyada bu tercih, bilginin herkese ait olması fikrinin dildeki karşılığıdır.
Odak, derneğin daha önce düzenlediği ÖzgürKon konferanslarının birikimi üzerine kuruluyor: 2020 ve 2021 konferansları ile bu yılın Nisan ayında yapılan 2026 konferansı.
Nisan'da ÖzgürKon'daydık
Odak'ı anlatırken kendi deneyimimizden de söz etmek istiyoruz. 25–26 Nisan 2026'da, yine Kadıköy'deki Barış Manço Kültür Merkezi'nde yapılan ÖzgürKon 2026'ya Bilgi Müşterekleri olarak katıldık. 26 Nisan'da saat 10:00'da Tiyatro Salonu'nda Algoritmik Çağda Bilgi Müşterekleri: Emeğin Dönüşümü ve Bilimin Özgürleşmesi başlıklı konuşmayı yaptık.
ÖzgürKon 2026 iki gün, üç salonda, 44 konuşmacının yer aldığı 44 oturumdan oluşuyordu. Konuşmaların yanında kısa konuşmalar, atölyeler, buluşmalar, bir panel ve bir ders vardı. Konferans kendini "yazılım özgürlüğünün diğer özgürlük mücadeleleriyle buluştuğu yer" olarak tanımlıyordu: yazılım özgürlüğünü donanım özgürlüğü, internet özgürlüğü, basın özgürlüğü ve hacktivizmle birlikte ele alıyordu.
O iki günden aklımızda kalan en önemli şey şu oldu: Özgür yazılım, birkaç meraklının teknik hobisi olarak değil, başka özgürlük mücadeleleriyle aynı masada konuşulan bir mesele olarak tartışılıyordu. Salonlarda yalnızca yazılımcılar yoktu; öğrenciler, gazeteciler, hak savunucuları da vardı. Bu, Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu'nda Mustafa Akgül'ün mirası üzerinden anlattığımız geleneğin bugün de canlı olduğunu gösteriyordu: Bu ülkede binlerce insan bilişimi, özgür yazılım günlerinin salonlarında, gönüllülerin anlattığı oturumlarda öğrendi. ÖzgürKon bu geleneğin yeni kuşaktaki halkalarından biri.
Odak, ÖzgürKon'dan sekiz ay sonra aynı salonlarda bu buluşmayı yapay zekâ üzerinden yeniden kuruyor. Nisan'da bu konuşmayla söz almıştık; Aralık'ta aynı sözü halkın verisinden halkın modeline taşıyarak sürdürmek istiyoruz.
Tema: "Özgür Yapay Zekâ – Halkın Verisi, Halkın Modeli"
Katılım çağrısında konferansın alt başlıkları şöyle sıralanıyor:
- Özgür yapay zekânın tanımı
- Dil modellerinin ve diğer yapay zekâ sistemlerinin üretimi, geliştirilmesi ve yeniden üretilebilirliği
- Yapay zekânın yaşamsal, ekolojik ve toplumsal etkileri
- Emek-sermaye ve üretim ilişkileri
- Yapay zekânın sanata etkileri
- Yapay zekânın insanlığın yararına kullanımı
- Mesleki ve toplumsal yansımalar
Listeye dikkatle bakın: İçinde açıkça "emek-sermaye ve üretim ilişkileri" diye bir başlık var. Bir özgür yazılım konferansının yapay zekâyı yalnızca lisans ya da teknik mimari meselesi olarak değil, bir üretim ilişkisi meselesi olarak da ele alması önemli bir adım. Özgür yazılım hareketi yıllarca "Kod özgür mü?" diye sordu. Yapay zekâyla birlikte soru büyüdü: Veri kimin, model kimin, işlem gücü kimin?
Kimler bir arada?
| Rol | Kurumlar |
|---|---|
| Düzenleyenler | Özgür Yazılım Derneği, Hackerspace İstanbul |
| Destekçiler | TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası, Bilişim Emekçileri Sendikası, Kadıköy Belediyesi, Barış Manço Kültür Merkezi |
Bu tablo, Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu'nda savunduğumuz dayanışmanın küçük bir örneği: Özgür yazılım topluluğu, meslek odası ve sendika aynı masada. Bilgiyi üretenlerin örgütlerinin bir araya gelmesi, "halkın modeli" fikrinin ilk koşulu.
Oturum türleri
Odak'ta tek tip bir konuşma düzeni yok. Çağrı sayfasındaki oturum türleri şöyle:
| Tür | Süre | Ne için? |
|---|---|---|
| Konuşma / Panel | 1 oturum (50 dakika, soru-yanıt dahil) | Bir konuyu derinlemesine işlemek |
| Yıldırım konuşma | En fazla 10 dakika | Bir fikri ya da projeyi hızlıca tanıtmak |
| Yıldırım² konuşma | En fazla 256 saniye | Bir deneyimi ya da görüşü paylaşmak; bu yıl ilk kez |
| Çalıştay / Atölye / Forum / Ders / Buluşma | 1 oturum ya da daha uzun | Uygulamalı ve katılımcı çalışmalar |
| Serbest biçim (unconference) | Bir salonda en az 4 oturum | Gündemi katılımcıların belirlediği oturumlar |
256 saniyelik "Yıldırım²" biçimini ayrıca not edelim. Bu biçim, konuşmacı olmak için uzman olmaya ya da uzun bir sunum hazırlamaya gerek olmadığını söylüyor. Bir öğrenci, bir kurye, bir çevirmen ya da bir öğretmen yaklaşık dört dakikada yapay zekâyla yaşadığı deneyimi anlatabilir. Etkinlik Düzenleme ve Yoldaşlık kılavuzumuzda "sözü herkese açmak" dediğimiz şeyin somut bir örneği bu.
Pratik bilgiler
| Tarih | 13 Aralık 2026, Pazar |
| Yer | Barış Manço Kültür Merkezi, Kadıköy, İstanbul (haritada gör) |
| Dil | Türkçe ve İngilizce (eşzamanlı çeviri ve altyazı için çalışmalar sürüyor) |
| Katılım | Ücretsiz; ücretsiz kayıt yapılabiliyor |
| Dayanışma bileti | İsteğe bağlı, 200 ₺ ve üzeri bağışla |
| Canlı yayın | Oturumlar Sonsuz Düğüm YouTube kanalından izlenebilecek |
| Öneri için son tarih | 22 Kasım 2026, 23:59 (çağrı sistemi) |
| Davranış yönergeleri | Racon |
| İletişim | bilgi@oyd.org.tr |
Nasıl katkı verebilirsiniz?
- Konuşmacı olun. Bir fikriniz, projeniz ya da deneyiminiz varsa çağrı sistemi üzerinden öneri gönderin. 256 saniyelik biçim, ilk kez sahneye çıkacaklar için çok uygun.
- Katılımcı olun. Ücretsiz kayıt yaptırın, arkadaşlarınızla birlikte gelin.
- Gönüllü olun. Düzenleme ekibine katılmak için bilgi@oyd.org.tr adresine yazın.
- Dayanışma gösterin. Konferans gönüllü emekle ve bağışlarla yapılıyor. Dayanışma bileti almak, bilginin satılık bir mala dönüştürülmediği bir etkinliğin sürmesine katkı sunmak demek.
- Duyurun. Çağrıyı bölümünüze, iş yerinize, sendika ve oda temsilcinize ulaştırın.
İkinci bölüm: Odak'a ne götürüyoruz?
Başvurumuz
Bilgi Müşterekleri olarak Odak 2026'ya bir konuşma önerisiyle başvurduk. Önerimiz şu an değerlendirme aşamasında. Program, öneri süresi dolduktan sonra duyurulacak.
| Başlık | Bilgi Müşterekleri Nedir? Halkın Verisinden Halkın Modeline |
| Tür | Konuşma (50 dakika, soru-yanıt dahil) |
| Dil | Türkçe |
| Konuşmacı | Oğuz Demirkapı |
Başvurudaki özet şöyle:
Büyük dil modelleri, milyonlarca insanın ortaklaşa ürettiği bilgiyle eğitiliyor; ancak bu birikim birkaç tekelin kapalı modellerinde özel mülke dönüşüyor. Bu konuşmada bilgi müştereklerini "Kimin elinde, kimin denetiminde, kimin yararına?" sorularıyla ele alıyorum; vizyonunu, teknik katmanlarını (lisans, veri yönetişimi, tam açık model, federe altyapı) ve dünyadan ve Türkiye'den uygulama örneklerini aktarıyorum. Amaç, "Halkın Verisi, Halkın Modeli" hedefini uygulanabilir bir yol haritasına çevirmek.
Neden bu konuşma?
Konferansın sloganı "halkın verisi" ile "halkın modeli" arasına bir virgül koyuyor. O virgülün içinde koca bir soru var. Halkın verisi zaten var: Vikipedi'de, forumlarda, açık kod depolarında, çevirilerde, ders notlarında duruyor. Halkın modeli ise henüz yok. Aradaki mesafeyi ne kapatacak?
Bizim yanıtımız şu: Bu mesafeyi açıklık tek başına kapatmaz, müşterek kapatır. Açık veriyi büyük şirketler de serbestçe toplayıp kendi kapalı ürünlerine dönüştürebiliyor. Müşterek ise kaynağın yanında onu üreten topluluğu, topluluğun kurallarını ve kaynağın yeniden üretilme koşullarını da kapsıyor. Konuşmamız bu ayrımı netleştirmeyi ve "halkın modeli"ne giden yolu somut hale getirmeyi amaçlıyor.
Ne anlatacağız?
Konuşmayı üç bölüm halinde planladık.
Kavramsal zemin. Marx'ın Grundrisse'deki "genel zekâ" kavramıyla başlayacağız. Marx, toplumun biriktirdiği bilginin bir noktadan sonra doğrudan üretici güce dönüştüğünü ve makinelerde somutlaştığını söyler. Bugün büyük dil modellerinde bu öngörünün çarpıcı bir karşılığını görüyoruz. Ardından ortak toprakların çitlenmesinden fikrî mülkiyete, oradan da veriye ve modellere uzanan çitleme tarihini izleyeceğiz. Elinor Ostrom, Yochai Benkler, James Boyle ve David Harvey'in çalışmalarıyla müşterek kavramının kuramsal köklerini; GNU, GPL, Vikipedi, Creative Commons ve OpenStreetMap üzerinden de pratikteki köklerini konuşacağız.
Teknik katmanlar. Bir müştereğin nasıl kurulacağını beş katmanda ele alacağız: hukuk, veri, model, altyapı ve yönetim. Bu bölümde "Bu model gerçekten açık mı?" diye sorabileceğimiz kısa bir kontrol listesi paylaşacağız. Yalnızca ağırlıkları paylaşılan bir model ile eğitim verisi, kodu ve yeniden üretilebilirliğiyle birlikte tamamen açık bir model arasındaki fark, "özgür yapay zekâ" tartışmasının tam merkezinde duruyor.
Uygulama örnekleri. Vikipedi'den deprem sonrası gönüllü haritalamaya, Pardus'tan Common Voice'a, BLOOM ve OLMo gibi verisiyle birlikte açılan modellerden bilişim kooperatiflerine kadar farklı alanlardan örnekleri tartışacağız. Her örnekte iki soru soracağız: Ne işe yaradı, nerede emek karşılıksız kullanıldı?
Konuşmayı Türkiye için üç somut öneriyle bitirmeyi planlıyoruz:
- Türkçe için topluluk tarafından yönetilen bir veri müştereği kurmak
- Kamu kaynağıyla üretilen veri ve yazılımın müşterek lisansla yayımlanmasını sağlamak
- Bilişim emekçilerinin bu altyapının kurulmasındaki rolünü birlikte tartışmak
Bir konuşmadan fazlası
Bu konuşmayı tek yönlü bir sunum olarak değil, bir tartışmanın başlangıcı olarak görüyoruz. Program uygun olursa aynı gün "Türkçe için bir veri müştereği nasıl kurulur?" başlıklı bir buluşma oturumu da önermek istiyoruz. Böylece konuşmada ortaya koyduğumuz önerileri katılımcılarla birlikte somutlaştırabiliriz.
Sunum dosyası ve kaynak listesi konuşmanın ardından bu sitede CC BY-SA 4.0 lisansıyla yayımlanacak. Önerimiz kabul edilirse programdaki yerini ve saatini buradan duyuracağız.
Genç yoldaşlara
Odak gibi etkinlikler yalnızca dinlemek için değil, söz almak için var. Yapay zekâ tartışmasını birkaç şirketin basın bültenine, birkaç "uzman"ın televizyon yorumuna bırakamayız. Modelleri eğiten bilgiyi biz ürettiysek, o modellerin geleceği hakkında söz söyleme hakkı da bizim.
Bir öneriniz varsa 22 Kasım'a kadar gönderin. Yoksa 13 Aralık'ta Kadıköy'e gelin, salonda yerinizi alın, soru sorun, tartışın. Halkın modeli, halkın tartışmasıyla başlar.
Yoldaşça, Bilgi Müşterekleri
Kaynaklar
Odak 2026
- Odak 2026 ana sayfası
- Odak 2026 katılım çağrısı
- Odak 2026 Sıkça Sorulan Sorular
- Odak 2026 ücretsiz kayıt
- Odak 2026 davranış yönergeleri (Racon)
- Özgür Yazılım Derneği bağış sayfası
- ÖzgürKon 2026, ÖzgürKon 2021, ÖzgürKon 2020
Düzenleyenler
Konuşmamızın kuramsal kaynakları
- Karl Marx, Grundrisse (1857–58), "Makineler Üzerine Fragman"
- Elinor Ostrom, Governing the Commons (1990)
- Yochai Benkler, The Wealth of Networks (2006)
- James Boyle, "The Second Enclosure Movement and the Construction of the Public Domain" (2003)
- David Harvey, The New Imperialism (2003)
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar
- Kristalleşmiş Emeğin İsyanı: 20. Karaburun Bilim Kongresi'ne Çağrı
- Sosyalist Yapay Zekâ Manifestosu
- Herkesten Öğrenmek Serbest, Tekelden Öğrenmek Suç
- TMMOB'un Yapay Zekâ Raporunu Okumak ve Geliştirmek: Cetveli Kim Tutuyor?
- Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu
- Etkinlik Düzenleme ve Yoldaşlık
Lisans: CC BY-SA 4.0. Kaynak göstererek ve aynı lisansla paylaşmak koşuluyla çoğaltabilir, dağıtabilir, uyarlayabilirsiniz.
Bu yaşayan bir belgedir; konuşma önerimizin sonucu ve konferans programı açıklandığında güncellenecektir. bilgimusterekleri.org







