Bilgi Müşterekleri
AnasayfaKonularDizilerKılavuzlarPopüler İçeriklerHakkımızdaİletişim

ABD Ara Seçimleri, Tekno-Sermaye ve Algoritmik Siyaset

Para Ağı, Akış Ağı: Platformların Sahipleri Seçimin Tarafı Olunca

20 dk okumaYazar: Oğuz Demirkapı
ABD Ara Seçimleri, Tekno-Sermaye ve Algoritmik Siyaset

Sevgili Genç Yoldaşlar,

3 Kasım 2026'da, yani altı gün sonra, ABD'de ara seçim yapılıyor. Temsilciler Meclisi'nin tamamı, Senato'nun üçte biri, onlarca valilik ve binlerce eyalet meclisi koltuğu sandıkta. Türkiye'den bakınca bu seçim "Trump kazanır mı, kaybeder mi" sorusuna indirgeniyor. Oysa asıl ilginç olan, sandığın etrafında örülen iki ağ: para ağı ve akış ağı. Birincisi seçimi kimin finanse ettiğini, ikincisi seçmenin neyi görüp neyi görmediğini belirliyor. İkisinin düğümünde aynı şirketler oturuyor.

Bu yazıda önce kısa bir özet, sonra ayrıntı var.


Önce Özet: On Tez

  1. Rüzgar Demokratlardan yana. Genel oy yoklamalarında Demokratlar ortalama 9 puan önde; Trump'ın onayı %37 civarında, 1946'dan bu yana ara seçime girerken en düşük ikinci düzey. Meclis büyük olasılıkla el değiştiriyor, Senato ilk kez ciddi biçimde oyunda.
  2. Seçimi belirleyen konu hayat pahalılığı. Seçmenin %71'i Trump'ın enflasyon yönetimini onaylamıyor. Yani sınıfın gündelik hayatı, kültür savaşlarının gürültüsünü bastırmış görünüyor.
  3. Tarihin en pahalı seçimi. Siyasi reklam harcamasının 11,6 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. En büyük 50 bağışçı tek başına 2,77 milyar dolar vermiş.
  4. Tek kişilik parti: Elon Musk. Yaklaşık 446 milyon dolarla bu seçimin açık ara en büyük bağışçısı. Cumhuriyetçilerin bağışlarının dörtte birinden fazlası tek bir adamın cebinden çıkıyor.
  5. Yapay zeka sermayesi ilk kez kendi süper PAC'leriyle sahada. Andreessen Horowitz ve OpenAI'ın Greg Brockman'ı "Leading the Future"da, Meta kendi süper PAC'lerinde, David Sacks'in grubu doğrudan Trump hattında, Anthropic ise "Public First" ile karşı tarafta.
  6. Kavganın konusu düzenleme kimde olacak. Tekno-sermayenin ana talebi, eyaletlerin yapay zekayı düzenleme yetkisinin federal düzeyde kaldırılması (preemption). Trump bunu kararname ve yasa taslağıyla destekliyor.
  7. Trump ile tekno-sermaye arasındaki ilişki bir alışveriş. Destek ve para karşılığında düzenlemesizlik, devlet sözleşmeleri, TikTok gibi varlıkların "dost ellere" devri.
  8. Algoritmik siyaset artık bir "dış etki" değil, altyapı. Meta bağımsız doğrulamayı kaldırdı ve siyasi içeriği yeniden öne çıkarıyor; X'in akış algoritmasının kullanıcıları sağa kaydırdığı Nature'da yayımlanan bir deneyle gösterildi; TikTok'un ABD kolu Trump'a yakın bir yatırımcı grubunun eline geçti.
  9. Bu bir ABD olayı değil. Musk'ın AfD'ye desteği, Meta'nın Brezilya'daki "görünmez sandık" rolü, Sırbistan'da gençlerin algoritmaya karşı yürüyüşü aynı dünyanın parçaları: tekelci kapitalizm, devlet ve iletişim altyapısı birbirine kaynaşıyor.
  10. Demokrat zaferi kurtuluş değil, nefes alma payı. Karşı cephede de milyarderler var. Çıkış, sandıkta seçilecek ehvenişerde değil; akışa ve paraya karşı örgütlü toplumsal güçte.

Seçimin Fotoğrafı: Altı Gün Kala

Meclis

Demokratların Temsilciler Meclisi'ni almak için yalnızca net 3 sandalye kazanması gerekiyor. Genel oy yoklamasında (hangi partiye oy vereceksiniz sorusu) ortalama 9 puanlık bir fark var ve bu fark son bir ayda büyüdü. Kıyaslamak için: 2018'de Demokratlar bu aşamada 7,6 puan öndeydi ve 41 sandalye kazandılar (Yahoo News).

Cumhuriyetçilerin tek güvencesi, güney eyaletlerinde seçim bölgelerinin on yıl dolmadan yeniden çizilmesi. Yani sandığa gitmeden önce haritayla oynanmış bir seçim. Fox News'un güç sıralaması bile Meclis'in el değiştireceğini, Senato'nun ise belirsiz olduğunu yazıyor. Tahmin piyasaları da Demokratların iki meclisi birden alma ihtimalini öne çıkarıyor (CNBC).

Senato

Demokratların 47 sandalyesi var; çoğunluk için 51 gerekiyor (50-50'de oyu Başkan Yardımcısı JD Vance kullanıyor). Yani dört Cumhuriyetçi sandalyeyi çevirmeleri lazım. Tabloya bakınca bunun artık bir hayal olmadığı görülüyor:

EyaletŞu anki sahibiYarışSon durum (Ekim yoklamaları)
Kuzey CarolinaCumhuriyetçiWhatley – Roy CooperCooper ortalama 10 puan önde
OhioCumhuriyetçiHusted – Sherrod BrownBrown 1–8 puan önde
TeksasCumhuriyetçiKen Paxton – James TalaricoTalarico 2–6 puan önde
MaineCumhuriyetçiSusan Collins – Troy JacksonBaşa baş, Jackson hafif önde
AlaskaCumhuriyetçiSullivan – Mary PeltolaPeltola 2–7 puan önde
KansasCumhuriyetçiMarshall – Adam HamiltonHamilton çoğu yoklamada önde
NebraskaCumhuriyetçiRicketts – Dan Osborn (bağımsız)Az veri, çekişmeli
IowaCumhuriyetçiHinson – TurekBaşa baş
GeorgiaDemokratOssoff – Mike CollinsOssoff ortalama 8 puan önde
MichiganDemokratRogers – Abdul El-SayedEl-Sayed 19 yoklamanın 18'inde önde
New HampshireDemokratSununu – PappasPappas 7 puan önde

Kaynak: Yahoo News yoklama derlemesi; ayrıca RealClearPolling.

Bir ayrıntıya dikkat: Nebraska'da Demokratların aday çıkarmayıp desteklediği Dan Osborn, bir sendikacı; Kellogg's fabrikasındaki grevin önderlerinden. Michigan'da El-Sayed ve Teksas'ta Talarico da "hayat pahalılığı ve oligarşi" diliyle konuşan adaylar. Bu, sınıf sorusunun ana akım siyasete bile sızmak zorunda kaldığının işareti.

Neden böyle?

Seçimin ekseni hayat pahalılığı. Seçmenin yalnızca %25'i Trump'ın enflasyon yönetimini onaylıyor, %71'i onaylamıyor: 46 puanlık bir uçurum. Trump'ın genel onayı %37, onaylamayanlar %60. NYT'ye göre bu, 1946'dan bu yana ara seçime giren bir başkan için Truman'dan sonraki en kötü tablo.

Burada küçük ama önemli bir ders var: Gümrük vergileri, göçmen avı, kültür savaşı… Hepsi ekranlarda gürültü yaptı. Ama market fişi gürültüden daha yüksek sesle konuşuyor. Algoritmanın her şeyi belirlediği yanılgısına düşmemek için bunu aklımızda tutalım. Aşağıda göreceğimiz gibi algoritma çok şeyi değiştiriyor, ama maddi hayatın üstünde değil, onun içinde çalışıyor.


Para Ağı: Tarihin En Pahalı Seçimi

Rakamlar
  • Toplam siyasi reklam harcaması tahmini: 11,6 milyar dolar (Al Jazeera, AdImpact).
  • En büyük 50 bağışçı: 2,77 milyar dolar. Bunun %60'ı Cumhuriyetçi, %30'u Demokrat cenaha gitmiş.
  • 172 milyarder aile bu seçime şimdiden 1,7 milyar dolar akıtmış (Common Dreams).
  • Şirketlerin doğrudan süper PAC'lere verdiği para Haziran sonunda 517 milyon dolara ulaşmıştı; 2024'ün tamamında 461 milyon dolardı. Bunun 294 milyonu kripto, yapay zeka, büyük teknoloji ve online bahis şirketlerinden (Public Citizen).
En büyük bağışçılar
Cumhuriyetçi cenahTutarDemokrat cenahTutar
Elon Musk446 milyon $George Soros102 milyon $
Uihlein ailesi (ambalaj)150 milyon $Michael Bloomberg84 milyon $
Jeff ve Janine Yass (borsa)110 milyon $Reid Hoffman (LinkedIn)41 milyon $

Kripto tarafında Coinbase 57,8 milyon, Ripple 49,6 milyon, Crypto.com 39 milyon dolarla listede. Online bahis şirketi DraftKings 40 milyon dolar vermiş.

Harvard'dan Lawrence Lessig sorunu iyi özetliyor: "Sorun harcama değil, bağışçıların yoğunlaşması." Ve ekliyor: "Para politikacılar için karanlık değil, bizim için karanlık."

Bu tabloyu okurken iki şeyi birlikte görmeliyiz. Birincisi, Cumhuriyetçi cenahta paranın büyük kısmı bir avuç kişiden geliyor. İkincisi, karşı cenah da "halkın parası" değil: Soros, Bloomberg, Hoffman da milyarder. Seçim, milyarder fraksiyonları arasında bir ihale gibi işliyor. Fark, hangi fraksiyonun hangi düzenlemeyi istediğinde.

Musk: Tek kişilik parti

Musk, 2025 Mayıs'ında "yeterince harcadım" demişti. Sonra Temmuz'dan itibaren yeniden musluğu açtı. Önce 276 milyon, sonra Ekim'in ikinci yarısında 77 milyon dolar daha; toplam 446 milyon dolar (CNBC, Forbes). Bunun 158 milyonu yalnızca Cumhuriyetçi Senato adaylarına odaklı bir süper PAC'e gitti.

Bu paranın arka planı da önemli (Al Jazeera):

  • Haziran 2026'da SpaceX Nasdaq'ta halka açıldı ve Musk dünyanın ilk trilyoneri oldu.
  • 8 Ekim'de Trump, Musk'a Ulusal Bilim Madalyası verdi.
  • SpaceX'in, Tesla'nın ve xAI'ın devletle sözleşmeleri, düzenleyici kurumlarla davaları, uzay ve savunma bütçeleri bu seçimin sonucuna doğrudan bağlı (CNBC).

Yani Musk'ın harcaması bir "ideolojik tercih" kadar, bir yatırım kalemi. Kongre'yi kaybetmek, soruşturma komisyonları demek; soruşturma komisyonları da sözleşmelerin, sübvansiyonların ve düzenleme muafiyetlerinin masaya yatırılması demek.


Tekno-Sermayenin Seçim Ordusu: Yapay Zeka Süper PAC'leri

2024'te kripto sermayesinin kurduğu Fairshake süper PAC'i bir model oluşturdu: Kriptoya karşı çıkan adayların karşısına on milyonlarca dolarla çıkmak. Ohio'da Sherrod Brown'ı devirmek için 40 milyon dolar harcadılar ve başardılar. Sonrasında kripto lehine GENIUS Yasası geçti. Mesaj netti: Bize karşı çıkarsan koltuğunu kaybedersin.

Yapay zeka sermayesi bu modeli kopyaladı. Ağustos 2025'ten bu yana dört büyük yapı sahada:

YapıArkasında kim varParaNe istiyor
Leading the FutureAndreessen Horowitz (50 milyon $), OpenAI başkanı Greg Brockman ve eşi (25 milyon $), Palantir kurucularından Joe Lonsdale, Perplexity125 milyon $'ın üzerindeEyalet yasalarının federal düzeyde geçersiz kılınması, "hızlı yenilik"
Meta'nın süper PAC'leri (American Technology Excellence Project + Kaliforniya PAC'i)Meta65 milyon $ (eyalet seçimleri)Eyalet meclislerinde YZ düzenlemesini savunan adayları cezalandırmak
Innovation Council ActionTrump'ın YZ danışmanı David Sacks; başında eski Trump sözcüsü Taylor BudowichEn az 100 milyon $Yalnızca Trump'ın federal YZ çerçevesine sadakat sözü veren adaylar
Public First ActionAnthropic75 milyon $ hedefEyaletlerin düzenleme yetkisinin korunması

Kaynaklar: Public Citizen, Futurism / Financial Times, Wikipedia: Leading the Future, Quartz.

Greg Brockman'ın ayrıca Trump'ın süper PAC'i MAGA Inc.'e de 25 milyon dolar verdiğini not edelim. Yani OpenAI'ın başkanı bir elle "iki partili" YZ PAC'ini, öbür elle doğrudan Trump'ı finanse ediyor.

Bores vakası: İlk sınav

Bu savaşın ilk sahnesi New York'un 12. bölgesiydi. Eyalet meclisi üyesi Alex Bores, New York'un YZ güvenlik yasası RAISE'in mimarıydı ve YZ'nin işsiz bıraktığı insanlara ödeme yapılmasını öngören bir "YZ temettüsü" öneriyordu. Leading the Future onu ilk hedef ilan etti: Sözcüsünün ifadesiyle "Bores yalnızca ilki, sonuncusu olmayacak."

23 Haziran 2026 ön seçiminde dış gruplar bu tek yarışa 40 milyon doların üzerinde para akıttı. Leading the Future Bores'a karşı 8 milyon, Anthropic destekli grup ise onun lehine yaklaşık 20 milyon dolar harcadı. Sonuçta Bores kaybetti; ama kazanan Micah Lasher da RAISE yasasının ortak imzacısıydı (Gizmodo).

Bu vakadan çıkan ders şu: Tek bir Meclis koltuğu için iki YZ şirketinin vekalet savaşı yaşandı. Seçmen, aslında iki sermaye fraksiyonunun düzenleme tartışmasının figüranına dönüştü.

Kavga gerçekte nedir?

Bugün CNBC "Silikon Vadisi'nin YZ grupları birbirine düştü" diye yazıyor. Doğru, ama bu kavgayı "iyi şirket – kötü şirket" diye okumamak gerekiyor:

  • Leading the Future ve Meta hiçbir eyalet düzenlemesi istemiyor; yalnızca çocuk güvenliği gibi dar alanlar kalsın diyor.
  • Sacks'in grubu düzenleme yetkisinin Beyaz Saray'da toplanmasını, yani yürütmenin elinde merkezileşmesini istiyor. Trump'ın Mart 2026'daki YZ yasa çerçevesi tam olarak bunu öngörüyor.
  • Anthropic ise "güvenlik" kaygısıyla eyalet yetkisini savunuyor. Ama gözetim yazımızda gösterdiğimiz gibi, "sorumlu tekel" de tekeldir: Güvenlik düzenlemesi, büyük oyuncuların kaldırabildiği, küçüklerin kaldıramadığı bir maliyet duvarı olarak da işler.

Kısacası tartışılan, yapay zekanın kime hizmet edeceği değil, kuralların hangi sermaye fraksiyonunun lehine yazılacağı. Leading the Future'ın danışmanlarının açıkça söylediği bir hedef daha var: YZ'nin işgücüne etkisini ve veri merkezlerinin sağlık etkilerini konuşanları "kıyamet tellalı" diye etiketleyip susturmak. AI Now'dan Sarah Myers West'in dediği gibi, bu grupların hiçbiri işçinin sorusunu sormuyor.


Trump ve Tekno-Sermaye: Bir Alışverişin Anatomisi

Trump'ın ikinci döneminin ilk günü, yemin töreninde ön sırada oturan isimlerle başladı: Musk, Zuckerberg, Bezos, Pichai, Cook. Eylül 2025'teki Beyaz Saray yemeğinde teknoloji patronları sırayla Trump'ı övdü ve yatırım sözleri verdi (Axios). Ocak 2026'da Trump, Zuckerberg'in ona "Manhattan büyüklüğünde" bir veri merkezi planı gösterdiğini anlatıyordu (Fortune).

Bu yakınlaşmayı kişisel dostluk ya da korku olarak okumak eksik kalır. Ortada karşılıklı bir alışveriş var:

Tekno-sermayenin verdiğiTrump yönetiminin verdiği
Seçim parası (Musk 446 milyon $, Brockman 25 milyon $ MAGA Inc.)Biden dönemi YZ kısıtlamalarının kaldırılması
Tören bağışları, Beyaz Saray'da yatırım sözleriAralık 2025 kararnamesi: YZ yasası çıkaran eyaletlerin federal fonlarını kesme tehdidi
Platformlarda bağımsız doğrulamanın kaldırılması, "ifade özgürlüğü" söylemine uyumMart 2026 federal YZ çerçevesi: düzenleme yetkisinin yürütmede toplanması
Veri merkezi ve "Amerikan YZ liderliği" vaatleriSavunma, uzay ve istihbarat sözleşmeleri (SpaceX, Palantir, OpenAI, Anthropic)
Sacks gibi isimlerin doğrudan devlet görevine gelmesiTikTok'un ABD kolunun Trump'a yakın yatırımcılara devri

Ama bu ittifak çatlaksız değil:

  • Temmuz 2025'te Senato, eyalet YZ yasalarına 10 yıllık yasak getiren maddeyi 99'a karşı 1 oyla bütçe yasasından çıkardı. Yani Cumhuriyetçilerin kendi tabanı bile bu düzenlemesizlik talebine direndi (Broadband Breakfast).
  • Steve Bannon ve Ron DeSantis gibi isimler, Silikon Vadisi ile ittifakın MAGA tabanını yabancılaştıracağını açıkça söylüyor.
  • Veri merkezleri kırsal seçmenin gözünde yükselen elektrik faturalarının ve kuruyan suyun simgesi. Teksas Valisi Abbott, Ağustos'ta talepler şebekenin rekor zirvesini beş kat aşınca yeni veri merkezi bağlantılarını dondurdu. Virginia'da Demokrat bir aday, 30 yıllık Cumhuriyetçi koltuğu veri merkezi karşıtı kampanyayla aldı.
  • Beyaz Saray, Leading the Future'ı "yeterince sadık" bulmadığı için Sacks'in grubunu kurdurdu.

Bu çatlaklar önemli, çünkü bize şunu gösteriyor: Tekno-sermaye ile sağ popülizm arasındaki ittifak, sermayenin bir kesiminin çıkarı ile tabandaki küçük üreticinin, çiftçinin, işçinin öfkesi arasında gerilimli bir ittifak. Futurizmden Tekno-Faşizme yazımızda anlattığımız ideolojik hat burada siyasi pratik haline geliyor.


Akış Ağı: ABD'de Algoritmik Siyaset Nasıl İşliyor?

Gelelim asıl soruya. 2016'daki Cambridge Analytica skandalından beri "sosyal medya seçimi etkiliyor mu?" sorusu soruluyor. 2026'da soru değişti: Artık sosyal medya şirketlerinin sahipleri doğrudan bir siyasi taraf. Algoritma, bu tarafın elindeki en güçlü araç.

Algoritmik siyasetin beş katmanı var. Tek tek bakalım.

Katman 1: Neyin görüneceğine kim karar veriyor? (Sıralama)

X örneği. Şubat 2026'da Nature'da yayımlanan bir deney, bu soruya ilk kez nedensel bir yanıt verdi (PsyPost, OECD.AI). Gauthier, Hodler, Widmer ve Zhuravskaya, ABD'de 4.965 aktif X kullanıcısını yedi hafta boyunca rastgele iki gruba ayırdı: Biri algoritmik akışı, diğeri kronolojik akışı gördü. Sonuçlar:

  • Algoritmik akış muhafazakar paylaşımları ve siyasi aktivist hesaplarını liberal paylaşımlardan daha çok öne çıkardı; geleneksel haber kaynaklarını ise belirgin biçimde geri itti.
  • Algoritmik akıştaki kullanıcılar ölçülebilir biçimde sağa kaydı: göç ve enflasyonu daha önemli bulmaya başladılar, Trump hakkındaki soruşturmalara daha eleştirel baktılar, Ukrayna savaşında Kremlin'e daha yakın tutumlar edindiler.
  • En çarpıcı bulgu: Kronolojik akışa geri dönmek etkiyi geri almadı. Çünkü kullanıcılar algoritmanın önlerine koyduğu hesapları takip etmeye başlamıştı. Yani algoritma yalnızca bir anlık içerik seçmiyor, kişinin sosyal ağını kalıcı olarak yeniden örüyor.

Etki büyüklüğü küçük (0,08–0,12 standart sapma). Ama milyonlarca kullanıcıya ve başa baş giden yarışlara uygulandığında, küçük bir kayma bir Senato koltuğunu belirleyebilir. Üstelik bu deney Musk'ın kendi hesabının ve siyasi tercihlerinin platformu bugünkü kadar domine etmediği 2023 yazında yapıldı.

TikTok örneği. Ocak 2026'da TikTok'un ABD kolu (TikTok USDS), Oracle (Larry Ellison), Silver Lake ve Abu Dabi merkezli MGX'in %15'er payla öncülük ettiği bir konsorsiyuma devredildi. Yeni şirketin Trump yönetimine 10 milyar dolar ödeyeceği bildiriliyor (Wikipedia). Ellison, aynı zamanda oğlu üzerinden CBS'in sahibi Paramount'un da kontrolünde. Bernie Sanders'ın uyarısı, Ellison'ın ABD'nin en büyük gençlik platformunun algoritmasını kontrol edeceği yönündeydi (Variety).

Devirden hemen sonra kullanıcılar ICE baskınları, Epstein ve Minneapolis'teki Alex Pretti cinayeti hakkındaki videoların bastırıldığını ileri sürdü; Kaliforniya Valisi Newsom soruşturma başlattı. Université Laval'den sekiz akademisyenin 100 binden fazla video üzerinde yaptığı analiz, düşüşün aynı günlerdeki veri merkezi kesintisiyle örtüştüğünü ve kamuya açık veriyle sistematik bir sansürün kanıtlanamadığını gösterdi. Ama araştırmacılar ekliyor: Küçük ölçekli kaldırmalar ya da "gölge yasaklama" toplu verilerde görünmez; doğrudan mesajlardaki "Epstein" engeli gibi iddialar ise veri erişimi olmadığı için hiç incelenemedi (NPR).

Buradaki sınıfsal nokta şu: Kanıtlanamaması, olmadığı anlamına gelmiyor; denetlenemediği anlamına geliyor. Sahiplik değişti, algoritmanın kodu ve eğitimi kapalı kutu. Toplum, kendi kamusal alanının nasıl düzenlendiğini öğrenme hakkından yoksun.

Katman 2: Neyin doğru sayılacağına kim karar veriyor? (Moderasyon)

Meta, Ocak 2025'te ABD'de bağımsız doğrulama (fact-checking) programını kapattı ve yerine X'teki gibi "Topluluk Notları"nı getirdi. Aynı açıklamada Facebook, Instagram ve Threads'te siyasi içeriğin yeniden önerilmeye başlanacağını duyurdu. Zuckerberg bunu "ifade özgürlüğüne dönüş" olarak sundu; zamanlaması Trump'ın yemin töreninden iki hafta önceydi.

2026 ara seçimi için Meta'nın önlemleri şunlar (Meta):

  • Topluluk Notları (notun yayımlanması için genelde anlaşamayan kullanıcıların uzlaşması gerekiyor; yani tartışmalı konularda çoğu zaman not hiç çıkmıyor).
  • Seçimden önceki son hafta yeni siyasi reklam yasağı (ama daha önce bir kez gösterilmiş reklamlar yayında kalıyor).
  • YZ ile üretilmiş görsellere etiket, siyasi reklamverenden YZ beyanı.

X ise neredeyse tamamen Topluluk Notları'na yaslanıyor. Platformlar içerik denetim ekiplerini küçülttü, yerine otomatik filtre ve kullanıcı emeği koydu. Burada da Görünmez Sandık yazımızda Brezilya için gösterdiğimiz mantık işliyor: Denetim maliyeti şirketten topluma devrediliyor. Gönüllü kullanıcıların ücretsiz emeği, şirketin "tarafsızlık" vitrinine dönüşüyor.

Katman 3: Yalanın maliyeti ne kadar? (Üretken YZ)

Facebook'un eski veri mühendisi ve ihbarcısı Frances Haugen'in tespiti şu: Bugün bilgi operasyonları, 2016'da imkansız olan bir kaliteye çok düşük maliyetle ulaşabiliyor. Kötü niyetli aktörler aynı yalanın her versiyonunu küçük farklarla üretip filtrelerden kaçırıyor (TNW / The Guardian).

Somut örnek, Teksas Senato yarışından:

  • Ekim başında X'te Demokrat aday James Talarico'nun Ohio'da bir psikiyatri merkezinde tedavi gördüğü iddiası yayıldı. Talarico aslında evde gripti; hastane ve aday birkaç saat içinde yalanladı.
  • Ama yalan günlerce dolaştı ve İspanyolca medyada "intihar girişimi" iddiasına dönüştü. Latin seçmene yönelik dezenformasyonu izleyen Digital Democracy Institute of the Americas, ilk iddia düzeltildikten sonra bile değiştirilmiş versiyonun yayılmayı sürdürdüğünü tespit etti.
  • Kurumun kurucusu Roberta Braga'ya göre platformlar kurallarını İspanyolca içerikte İngilizceye göre çok daha gevşek uyguluyor.
  • Aynı yarışta Cumhuriyetçi aday Ken Paxton, rakibinin YZ ile üretilmiş görüntülerini içeren bir reklam yayımladı (beyanla).

Burada sınıf ile dil iç içe geçiyor: Denetim en zayıf, göçmen işçi sınıfının konuştuğu dilde. Yalanın en ucuz yayıldığı yer, en yoksul seçmenin akışı.

Katman 4: Kime, neyin gösterileceği? (Mikro hedefleme)

Toplam 11,6 milyar dolarlık reklam harcamasının giderek büyüyen kısmı dijital platformlara gidiyor. Meta'nın reklam sistemi artık hedef kitleyi büyük ölçüde YZ ile kendisi seçiyor: Kampanya bir mesaj ve bütçe veriyor, sistem o mesaja "en çok tepki verecek" kişiyi buluyor. Bu, iki sonucu beraberinde getiriyor:

  1. Aynı aday farklı seçmene birbiriyle çelişen mesajlar verebiliyor ve bu mesajlar kamusal tartışmaya hiç çıkmadan kişiden kişiye akıyor.
  2. "En çok tepki" ölçütü, en çok öfke ve korku demek. Algoritma, sakin bir program tartışmasını değil, kimlik ve tehdit dilini ödüllendiriyor.

Seçim kampanyası böylece kamusal bir tartışma olmaktan çıkıp, milyonlarca kişiye özel fısıltıya dönüşüyor. Ve bu fısıltıların toplam haritası yalnızca platformun elinde.

Katman 5: Platformun sahibi kimin tarafında? (Mülkiyet)

İlk dört katmanın hepsi bu beşinci katmana bağlanıyor:

PlatformSahibiSeçimdeki konumu
XElon MuskCumhuriyetçilerin en büyük bağışçısı (446 milyon $)
Facebook, Instagram, Threads, WhatsAppMark Zuckerberg (Meta)YZ düzenlemesine karşı 65 milyon $'lık süper PAC'ler; Trump'a yakınlaşma
TikTok ABDOracle (Ellison), Silver Lake, MGX konsorsiyumuTrump yönetimiyle yapılan devir anlaşması
CBS (Paramount)Ellison ailesiTrump'la uzlaşmalı bir satın alma süreci
Washington PostJeff BezosGörüş sayfalarının "serbest piyasa ve kişisel özgürlük" çizgisine çekilmesi

2016'da soru "yabancı bir güç platformları kullanarak seçime müdahale etti mi?" idi. 2026'da soru şu: Platformların sahipleri, seçimin bir tarafı olduğunda, "müdahale" kavramı ne anlama geliyor? Musk'ın kendi platformunda kendi adaylarını öne çıkarması yasa dışı değil; bu onun "ifade özgürlüğü". Burjuva hukuku, mülkiyetin kamusal alanı yeniden düzenlemesini bir hak olarak tanıyor.

Bir şema: Para ağı ile akış ağı nasıl birleşiyor?
   TEKNO-SERMAYE (Musk, Meta, a16z, OpenAI, Oracle)
            │                         │
     [PARA AĞI]                 [AKIŞ AĞI]
   süper PAC'ler,             sıralama, moderasyon,
   reklam bütçeleri           mikro hedefleme, mülkiyet
            │                         │
            ▼                         ▼
       ADAYLAR  ◄──── KAMPANYA ────►  SEÇMEN
            │                         │
            ▼                         │
   DÜZENLEME: preemption,             │
   sözleşmeler, vergi,      ◄─────────┘
   veri merkezi izinleri     (seçmenin gördüğü dünya)
            │
            └──► sermayenin büyümesi ──► daha çok para ve akış

Döngü kapalı: Para, düzenlemeyi; düzenleme, platformun büyümesini; büyüme, daha çok akış kontrolünü; akış kontrolü, seçmenin gündemini belirliyor.


Dünyadaki Dönüşümlerle İlişkisi

ABD ara seçimini dünyadan yalıtılmış bir olay gibi okumak, büyük resmi kaçırmak olur. Son iki ayda bu blogda yazdığımız seçimlere birlikte bakalım:

ÜlkeNe olduAlgoritma ve tekno-sermaye boyutu
Almanya (Saksonya-Anhalt, Eylül)AfD %43,8Musk'ın AfD'ye açık desteği; X'te ırkçı içeriğin görünürlüğü (AfD Nereye?)
Brezilya (Ekim)Lula, Flávio Bolsonaro'yu yendiMeta'nın WhatsApp ve Instagram üzerinden "görünmez sandık" rolü; Brezilya Yüksek Mahkemesi'nin platformlarla çatışması (Görünmez Sandık, Brezilya'daki Umut)
Sırbistan (Ekim)Öğrenci Listesi %52,5 ile Vučić'i yendiBot ağlarına ve algoritmik kuşatmaya karşı plenum örgütlenmesi ve köy köy yürüyüş (Sırbistan'daki Gençlik)
ABD (Kasım)Demokratlar öndePlatform sahiplerinin doğrudan taraf olması; YZ sermayesinin süper PAC'leri

Bu tablodan üç genel eğilim çıkıyor:

Birincisi, tekelci kapitalizmin devletle yeniden kaynaşması. Lenin, Emperyalizm'de tekellerin devlet aygıtıyla "kişisel birlik" kurduğunu yazmıştı: Banka yöneticileri bakanlıklarda, bakanlar yönetim kurullarında. Bugün bu kişisel birlik, Musk'ın bir dönem DOGE'un başında devlet kurumlarını budaması, Sacks'in Beyaz Saray'da YZ politikası yazması, Palantir'in istihbarat ve göç aygıtının yazılımını sağlaması biçiminde yaşanıyor. Bu, "teknofeodalizm" değil; tekelci kapitalizmin en çıplak hali.

İkincisi, iletişim altyapısının özel mülkiyeti siyasi bir güç kaynağına dönüştü. 20. yüzyılda bir gazete patronu kamuoyunu etkileyebiliyordu. Bugün bir platform sahibi, milyarlarca insanın her gün neyi göreceğini, kiminle bağ kuracağını, hangi yalanın ne hızda yayılacağını belirleyebiliyor. Bu güç, hiçbir seçimle denetlenmiyor.

Üçüncüsü, hegemonyası sarsılan bir ABD. Gümrük vergisi savaşları, BRICS'in genişlemesi, Çin ile YZ yarışı… ABD sermayesi dünyadaki konumunu korumak için "ulusal şampiyon" teknoloji tekellerine yaslanıyor. Bu da o tekellere içeride daha çok ayrıcalık tanınması demek. YZ balonu yazımızda gösterdiğimiz yüz milyarlarca dolarlık yatırım, siyasi korumaya muhtaç. Bu seçimdeki YZ parasını, bu yatırımın sigorta primi olarak okumak mümkün.

Ama tabloda bir umut çizgisi de var: Brezilya ve Sırbistan, örgütlü toplumsal gücün algoritmayı yenebildiğini gösterdi. ABD'de de hayat pahalılığı, veri merkezi öfkesi ve sendikacı adaylar, maddi hayatın akışın içine sızabildiğini gösteriyor.


Sınıfsal Değerlendirme: Ne Görmeliyiz?

Ana akımın anlatısıSınıf penceresinden bakınca
"Demokrasi Trump'a karşı"Milyarder fraksiyonları arasında, kuralların kimin lehine yazılacağına dair bir yarış; iki tarafta da milyarderler var
"Musk deli bir zengin"Musk'ın harcaması, devlet sözleşmeleri ve düzenleme muafiyetleri için yapılmış rasyonel bir yatırım
"Sosyal medya kutuplaştırıyor"Kutuplaşma bir yan etki değil; etkileşimi, yani reklam gelirini maksimize eden iş modelinin ürünü
"Sorun yalan haber"Sorun, kamusal alanın özel mülkiyette olması ve denetimin kullanıcıların ücretsiz emeğine devredilmesi
"YZ şirketleri arasında güvenlik tartışması"Düzenlemenin hangi sermaye fraksiyonunun rekabet avantajına yazılacağı tartışması; işçinin sorusu (iş, ücret, gözetim) masada yok
"Demokratlar kazanırsa sorun çözülür"Meclis'i almak soruşturma, bütçe vetosu ve nefes alma payı demek; ama platform mülkiyeti, süper PAC sistemi ve tekel gücü yerinde duruyor

Bu değerlendirmeyi bir uyarıyla tamamlayalım. Algoritmayı her şeyin açıklaması yapmak, onu yücelten bir başka yanılgı olur. ABD seçmenini bugün Trump'tan uzaklaştıran şey bir rakip algoritma değil, market fişi. Algoritma, maddi koşulların zemininde çalışan bir hızlandırıcı ve yön verici; maddi koşulların yerine geçen bir sihirli değnek değil. "Neden Kendimizi Aldatırız?" yazımızda konuştuğumuz "bağıntı fabrikası" tam da bu: Algoritma bize yanlış bağıntılar sunar, ama hayatın kendisi zaman zaman o bağıntıları kırar.


Somut Görevler

  1. Akışını sorgula. X'te, Instagram'da, TikTok'ta kronolojik akış seçeneği varsa kullan. Ama Nature çalışmasının gösterdiği gibi, asıl mesele kimi takip ettiğin. Takip listeni bilinçli kur.
  2. Kaynak listesi tut. ABD seçimi gibi uzak bir olayı bile algoritmanın önüne koyduğu kesitlerden değil, doğrudan kaynaklardan (yoklama derlemeleri, FEC verisi, araştırma kurumları) izlemeyi alışkanlık edin.
  3. Para izini sür. Türkiye'de de seçim harcamaları, reklam bütçeleri ve dijital kampanya şirketleri hakkında bilgi edinme başvuruları ve derleme çalışmaları yap. "Karanlık para politikacılar için değil, bizim için karanlık."
  4. Platform şeffaflığı talebini sendikal ve demokratik gündeme taşı. Algoritmaların bağımsız araştırmacılara açılması, siyasi reklam arşivlerinin eksiksiz tutulması, YZ içerik etiketlemesi; bunlar yalnızca uzman tartışması değil, demokratik haklardır.
  5. Federatif ve açık altyapıları dene ve yaygınlaştır. Mastodon gibi federatif ağlar, açık kaynak araçlar, kendi sunucularımız. Sırbistan'daki gençlerin yaptığı gibi, algoritmaya bağımlı olmayan iletişim kanalları kur.
  6. Yüz yüze örgütlenmeyi küçümseme. Algoritmanın ulaşamadığı tek yer, örgütlü insanların aynı odada yaptığı toplantı. Sırbistan'da da Brezilya'da da kazandıran bu oldu.
  7. Seçim gecesini birlikte izleyip tartışın. 3–4 Kasım gecesi sonuçları bir arada izleyip, bu yazıdaki tabloları sonuçlarla karşılaştırın. Hangi tezler tuttu, hangileri tutmadı? Öğrenmenin en iyi yolu, öngörüyü pratiğin karşısına koymaktır.

Sandık Dört Yılda Bir, Akış Her Gün

Sevgili genç yoldaşlar,

ABD'de 3 Kasım'da milyonlarca insan oy verecek. Ama o insanların ne düşündüğü, neyi önemsediği, kimden korktuğu, sandıktan çok önce, her sabah açtıkları ekranlarda şekilleniyor. O ekranların sahipleri, aynı zamanda seçimin en büyük bağışçıları. Burjuva demokrasisinin bugünkü hali bu: Sandık dört yılda bir, akış her gün kuruluyor.

Ama tarih bize bir şey daha söylüyor. Matbaanın sahibi kilise ve kral olduğunda da bildiriler basıldı; radyo devletin elindeyken de gizli yayınlar yapıldı; televizyon tekellerin elindeyken de meydanlar doldu. Her iletişim tekeli, kendi karşı ağını doğurdu. Bugün de doğuruyor: Sırbistan'ın plenumlarında, Brezilya'nın mahallelerinde, ABD'de veri merkezine karşı toplanan çiftçi meclislerinde, Bores'a yağan küçük bağışlarda.

Bizim görevimiz, bu karşı ağların bir sınıf bilinciyle birbirine bağlanmasına katkı sunmak. Algoritmayı yenen, daha iyi bir algoritma değil; örgütlü insandır.

Seçim sonuçlarının ardından bu dosyaya geri döneceğiz.

Bilgi herkesindir.


Kaynaklar

Seçim ve yoklamalar
Para ve süper PAC'ler
Trump ve tekno-sermaye
Algoritmik siyaset
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar

Bilgi Müşterekleri — Bilgi Herkesindir. Rakamlar 28 Ekim 2026 itibarıyla kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir. Seçim sonuçlarının ardından dosyaya geri dönülecektir. CC BY-SA 4.0.

İlgili Başlıklar

Haber Bülteni Aboneliği