Algoritmayı Yürüyerek Geçtiler: Sırbistan'da Plenum Sandığı Nasıl Yendi?
Lideri Olmayan Öğrenci Listesi Vučić'i Sandıkta Yendi

Algoritmayı Yürüyerek Geçtiler
Sırbistan'da Plenum Sandığı Nasıl Yendi?
Özet
Sevgili Genç Yoldaşlar,
25 Ekim 2026'da Sırbistan'da bir şey oldu ki, önümüzdeki yıllarda örgütlenme üzerine konuşan herkes ona dönüp bakacak. On dört yıldır ülkeyi yöneten Aleksandar Vučić'in Sırp İlerleme Partisi (SNS), lideri olmayan, parti olmayan, adaylarını üniversite amfilerinde el kaldırarak seçen bir öğrenci hareketine seçimi yitirdi. Danas'ın aktardığı RIK verilerine göre 26 Ekim sabahı, sandıkların yüzde 96'sı işlenmişken, "Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor" (Studentska lista – Studenti pobeđuju) oyların yüzde 52,5'ini, Vučić'in "Birleşik Sırbistan" listesi yüzde 39,3'ünü almıştı. Katılım yüzde 68,8; 4 milyon 212 bin seçmen sandığa gitti. Seçim izleme örgütü CeSID'in sandalye tahmini şuydu: 250 kişilik meclisin 140'ı Öğrenci Listesi'ne, 103'ü SNS bloğuna, geri kalanı azınlık listelerine. Bu sandalye sayıları kesin sonuç değil, tahmindir. Vučić aynı gece yenilgiyi kabul etti.
Bu yazıda üç şeyi anlatmaya çalışacağım:
Birincisi, örgütlenme modelini. Hareketin çekirdeği "plenum"dur: her fakültede, yalnızca öğrencilerin oy kullandığı, moderatörün ve kâtibin her toplantıda değiştiği, konuşma süresinin bir dakikayla sınırlandığı, kararların basit çoğunlukla alındığı açık meclis. Fakülte plenumları delege ve iki tanıkla üniversite düzeyindeki Yüksek Delegeler Konseyi'ne bağlandı; konseyin kararı her fakülte plenumuna geri döndü ve orada onaylandı. Bu yapı iki yıl boyunca yüz binlerce insanı yönetti, kendi aday listesini seçti, 300'den fazla aday adayının 99'unu sorguya çekip 38'ini listeden çıkardı, hatta Belgrad Üniversitesi rektörünü 85 meclisin 43'ünün oyuyla listeden sildi. Mahalleye inince adı "zbor" oldu: yüzden fazla mahalle meclisi kuruldu ve seçim günü sandıkları bu meclisler korudu.
İkincisi, algoritmaya karşı ne yaptıklarını. Sırbistan'da 2.000 kadar medya kuruluşu var ama izlenmenin yüzde 80'i yirmiden az kişinin denetiminde. Rejimin bir "bot ordusu" var: X'te 32 binden fazla hesaplık bir ağ, bakanlıklardan ve kamu şirketlerinden işletilen fabrika. Kasım 2025'te öğrencilerin bir milyon takipçili Instagram hesabına "yüz binlerce sahte takipçi ve kitlesel şikâyet" saldırısı yapıldı; amaç Meta'nın otomatik sistemini tetikleyip hesabı kapattırmaktı. Öğrenciler buna üç katmanlı bir yanıt verdi: tek merkez değil, elli fakülte hesabından örülü, birbirinin içeriğini paylaşan federatif bir ağ; Telegram ve Signal üzerinden şifreli koordinasyon ve "IT Blokada" adlı teknik dayanışma kolektifi; en önemlisi, algoritmanın ulaşmadığı yere yürüyerek gitmek. Novi Sad'a 80 kilometre, Kragujevac'a, Niş'e, Novi Pazar'a yüzlerce kilometre yürüdüler; köylerde "bir öğrenciye sor" masaları kurdular; seçim kampanyasında bisikletle ülkeyi dolaştılar. Televizyonun ve algoritmanın ekranı kapattığı yerde insan bedeni haber oldu.
Üçüncüsü, sınıfsal değerlendirmeyi. Bu hareket bir işçi hareketi değil; bir öğrenci hareketi ve programı yolsuzluk, hukuk, medya, eğitim ekseninde demokratik bir program. Ama biçimi, plenum, delege, geri çağırma tartışması, lider yokluğu, kararların yayımlanması, işçi sınıfının tarihsel biçimlerinden, sovyetlerden ve konseylerden ödünç alınmış. İçerik liberal-demokratik, biçim konseyci. Bu gerilim hem hareketin gücü hem de zayıflığı. Yazının sonunda bu gerilimin ne anlama geldiğini ve bizim için hangi dersleri taşıdığını tartışacağız.
Kısa özet bu kadar. Şimdi ayrıntılara geçelim.
Ne Oldu? Kronoloji
1 Kasım 2024, saat 11.52
Novi Sad tren garının yeni "yenilenmiş" beton saçağı çöktü. 16 kişi öldü; ikisi çocuk. Gar, Belgrad–Budapeşte hızlı tren hattının parçası olarak Çin sermayeli bir konsorsiyum tarafından yenilenmişti; proje belgeleri gizliydi. Vučić aynı akşam "saçak dışında her yer yenilenmişti" dedi. Yani çöken, yenilenmemiş olan değil; yenilenen ve yenilenirken birilerinin cebine giren beton.
İlk günlerde protesto klasik bir yas protestosuydu: mumlar, çiçekler, kırmızıya boyanmış eller ("elleriniz kanlı"). Novi Sad'da yurttaşlar her gün 14 dakika, her ölü için bir dakika, yolu kapattı. Sonra 15, sonra 16 dakika oldu; ölü sayısı arttıkça süre uzadı. Bu "sessiz 16 dakika" hareketin ritmi hâline geldi: her gün, 11.52–12.08 arası, ülkenin dört bir yanında.
22 Kasım 2024: Dönüm noktası
Belgrad Dramatik Sanatlar Fakültesi öğrencileri bir anma sırasında SNS'ye yakın kişilerce saldırıya uğradı. Fakülte kendini bloke etti, yani öğrenciler binayı işgal edip dersleri durdurdu. Bir hafta içinde onlarca fakülte izledi. Protesto artık "yurttaşların" değil, örgütlü bir öznenin elindeydi. Hareketin adı da buradan geldi: Studenti u blokadi, "Blokajdaki Öğrenciler".
Aralık 2024 – Nisan 2025: Dört talep ve kitleselleşme
Öğrenciler Aralık'ta dört talep saptadı ve bunları iki yıl boyunca değiştirmediler: gar inşaatının tüm belgelerinin yayımlanması, öğrencilere saldıranların saptanıp yargılanması, gözaltına alınan protestocular hakkındaki davaların düşürülmesi ve yükseköğretim bütçesinin yüzde 20 artırılması.
22 Aralık'ta Belgrad'da 100 bin kişi toplandı. Ocak 2025'te ilk ve ortaöğretim öğretmenleri greve çıktı. Okulların yüzde 35'i katıldı, karar okul okul alındı. 24 Ocak'ta genel grev çağrısı yapıldı; serbest çalışanlar, gazeteciler, programcılar, hizmet işçileri, küçük esnaf katıldı. 28 Ocak'ta Novi Sad'da beyzbol sopalı adamlar SNS bürosundan çıkıp öğrencilere saldırdı; bir kadın öğrencinin çenesi kırıldı. Ertesi gün Başbakan Miloš Vučević ve Novi Sad belediye başkanı istifa etti.
15 Mart 2025'te Belgrad'da Sırbistan tarihinin en büyük gösterisi yapıldı: Kamu Toplantıları Arşivi'ne göre 275–325 bin kişi. Saygı duruşu sırasında kalabalığın ortasından bir dalga geçti; yüzlerce kişi baş ağrısı ve baş dönmesi bildirdi. Öğrenciler "ses topu" (LRAD) kullanıldığını iddia etti; olay hâlâ soruşturulmadı.
Nisan 2025'te öğrenciler Novi Sad'dan Strazburg'a bisikletle gitti (3–15 Nisan), Mayıs'ta koşarak Brüksel'e vardılar. Avrupa Parlamentosu'na gidiş hareketin "Avrupa" tarafını da gösteriyor; buna sonra döneceğiz.
5 Mayıs 2025: Erken seçim talebi
Hareket Nisan'a kadar hem rejimi hem de bütün muhalefet partilerini reddetmişti. 5 Mayıs'ta plenumlar erken seçim talep etti ve kendi listelerini çıkaracaklarını açıkladı. Bu karar kolay alınmadı: ECPR'nin The Loop dergisinde yayımlanan incelemeye göre Belgrad'da plenumlar erken seçim talebini 29'a 5 kabul etti, ama kendi listesini çıkarma kararı yalnızca 23'e 9 geçti. Yani Belgrad'da yaklaşık her dört plenumdan biri "sandığa girmek bizi bozar" dedi.
Yaz 2025 – Yaz 2026: Baskı yılı
Rejim üniversitelere maaş ödemeyi durdurdu, dekanları görevden aldı, jandarma kampüslere girdi. Öğretmenler öğrencileri desteklediği için işten atıldı. Ağustos 2025'te polis şiddeti tırmandı; Avrupa Parlamentosu kararında "işkence ve cinsel şiddet" ifadesi geçti. Öğrencilere göre Ekim 2025'e kadar 3 binden fazla kişi gözaltına alındı, dövüldü, hedef gösterildi ya da işten atıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler 2025'te medya çalışanlarına 82 fiziksel saldırı kaydetti; neredeyse yarısı polis tarafından.
Rejim bir de kendi "öğrencilerini" üretti: Meclis karşısındaki Pionirski Park'ta "Ders Çalışmak İsteyen Öğrenciler" adıyla bir kamp kuruldu; kampta SNS militanları oturuyordu. Halk buraya "Ćaciland" dedi. "Ćaci", Ocak 2025'te Novi Sad'da bir rejim yandaşının duvara yanlış yazdığı đaci (öğrenciler) sözcüğünden geliyor; yanlış yazım, rejim tabanının eğitimsizliğiyle alay eden bir simgeye dönüştü. Vučić bile sonunda "Ben de ćaci'yim" tişörtü giydi. Simgeyi ele geçirmeye çalıştı, beceremedi.
9 Eylül 2026: Seçim çağrısı; 27 Eylül: Vučić'in istifası
Vučić 9 Eylül'de meclisi feshedip seçimi 25 Ekim'e koydu. Öğrenciler aynı gün "Öğrenci Listesi – Öğrenciler Kazanıyor" adlı yurttaş grubunu resmen kurdu, 11 Eylül'de imza toplamaya başladı, 14 Eylül'de Belgrad sokaklarından yürüyerek RIK'e 70 bin imza teslim etti (69.099'u geçerli sayıldı; yasal eşik 10 bin).
27 Eylül'de Vučić cumhurbaşkanlığından istifa etti. Anayasa üçüncü dönem izin vermiyordu; iktidarı başbakan koltuğundan sürdürmek için SNS listesinin başına geçti. Meclis Başkanı Ana Brnabić cumhurbaşkanı vekili oldu. Vučić istifadan önce 49 kişiyi affetti; 23'ü protestolarla ilgili hüküm giymişti. Evrensel'in haberinde ayrıntılar var.
25 Ekim 2026: Sandık
Sonuç yukarıda. Eklenmesi gereken bir şey var: seçim adil koşullarda yapılmadı. Seçim gözlemcisi CRTA'nın izlemesine göre ulusal televizyonların ana haber bültenlerinde siyasi içeriğin her iki saniyesinden biri Vučić'e aitti; Öğrenci Listesi hakkındaki haberlerin yüzde 88'i olumsuz tondaydı. Hükümet seçimden önce seçmenlere yaklaşık 1 milyar avro tek seferlik ödeme dağıttı. 25 milyar avroluk bütçede buna "helikopter parası" deniyor. Seçmen kütüğü denetlenmedi. Yurt dışında 100 binden fazla kişi oy için başvurdu (önceki seçimde 30 bin); bazı yurt dışı sandıklar gerekçesiz açılmadı. Öğrenci Listesi televizyon tartışmalarının çoğuna çağrılmadı bile. Yani bu zafer eşit koşullarda değil, eşitsiz koşullarda alındı. Bu onu daha anlamlı kılıyor; ama aynı zamanda "sandık" dediğimiz şeyin tarafsız bir aygıt olmadığını bir kez daha gösteriyor. Bunu Brezilya seçimi vesilesiyle Meta'nın rolünü anlatırken tartışmıştık.
Örgütlenme Modeli: Plenum Nedir, Nasıl Çalışır?
Şimdi işin can alıcı kısmına geliyoruz. Sırbistan hareketini benzerlerinden ayıran şey büyüklüğü değil. Şili 2011, Hong Kong 2019, Gezi 2013 de büyüktü. Ayıran şey, iki yıl boyunca dağılmadan, lidersiz, demokratik bir karar mekanizmasını işletebilmesi ve bu mekanizmayla seçim listesi çıkarabilmesi. Bunu nasıl yaptılar?
Fakülte plenumu: Temel birim
Plenum (Latince plenum, "dolu, tam") Yugoslav öz-yönetim geleneğinden gelen bir sözcük. Hırvatistan'da 2009 öğrenci işgallerinde, Bosna'da 2014 Tuzla isyanında kullanılmıştı. Sırbistan'da 2024 Kasım'ında her bloke edilmiş fakültede bir plenum kuruldu. Brooklyn Rail'de yayımlanan saha notlarına ve Rosa Luxemburg Vakfı'nın incelemesine göre işleyiş şöyle:
Açılış. Her oturum kurbanlar için bir dakikalık saygı duruşuyla başlar. Sonra gündem oylanır. Gündeme girmeyen konu konuşulmaz.
Roller. Bir moderatör, bir kâtip. Her oturumda değişir. Hiç kimse iki oturum üst üste moderatör olmaz. Bir katılımcının sözüyle: "Her birimiz sürekli rol değiştiriyoruz." Bunun amacı açık: sabit bir yüz, sabit bir sözcü oluşmasın; rejim hedef alacak kimseyi bulamasın.
Oy hakkı. Yalnızca o fakültenin öğrencileri oy kullanır. Öğretim üyeleri katılabilir, konuşabilir ama oy veremez. Bu kural kritik: hareketin öğrenci niteliğini korudu, akademik hiyerarşinin plenumu ele geçirmesini engelledi.
Konuşma. Herkesin eşit süresi vardır: bir dakika. Uzatılmaz. Bu kural ilk bakışta sert görünür ama iki şey sağlar: toplantı bitebilir ve iyi konuşan kişinin tahakkümü kırılır.
Karar. Basit çoğunluk. Oylar açık el kaldırmayla; hassas konularda gizli oyla.
Tutanak. Kararlar kâtip tarafından yazılır, yayımlanır. Bu, hareketin en az konuşulan ama en önemli kurumsal özelliğidir: iki yıl boyunca yüzlerce fakültenin kararları yazılı olarak dolaşımda kaldı.
Çalışma grupları. Her plenum kendi gruplarını kurar: strateji, diğer fakültelerle iletişim, güvenlik, medya ve basın, lojistik (yemek, uyku tulumu, ilk yardım), hukuk, serbest etkinlikler (blokaj sırasında ders, konser, satranç). Hukuk öğrencileri ve avukatlar gözaltılar için nöbet ağı kurdu; bilişim öğrencileri şifreli iletişim altyapısını kurdu; dramatik sanatlar öğrencileri her eylemi kayda alıp bir belgesel arşivi oluşturdu.
Medya disiplini. Plenumun izni olmadan basınla konuşan kişi hızla susturulur. Sözcüler isimsizdir; Instagram'da studenti_u_blokadi hesabından yazan kişinin kim olduğunu kimse bilmez. Bir katılımcının gerekçesi şöyle: "Bireyler kendilerini kolektiften ayırmak zorunda değil."
Mali şeffaflık. Bağışlar ve harcamalar kamuya açık defterlerde tutuldu.
Fakülteden üniversiteye: Delegeler Konseyi
Tek bir fakülte plenumu kendini yönetebilir; peki yüz fakülte nasıl ortak karar alır? Sırbistan modeli burada klasik konsey mekaniğini kullandı:
- Her fakülte plenumu bir karar alır ve bunu bir delege ve iki tanıkla üst düzeye taşır. Delege kararı savunur; iki tanık, delegenin kararı doğru aktardığına şahitlik eder. Tanık kurumu, delegenin kendi fikrini plenum kararı diye sunmasını engeller.
- Delegeler üniversite düzeyinde Yüksek Delegeler Konseyi'nde toplanır. Konsey tartışır, bir öneri oluşturur.
- Konseyin önerisi her fakülte plenumuna geri döner ve orada yeniden oylanır. Nihai karar aşağıdadır, yukarıda değil.
- Üniversiteler arası koordinasyon (Belgrad, Novi Sad, Niş, Kragujevac, Novi Pazar) aynı mantıkla kurulur.
Bir ayrıntı: "Piton" adlı bir oy sayım sistemi geliştirilmiş ve bu sistem özel üniversitelerin oylarına daha düşük ağırlık vermiş. Bu, hareketin kamusal üniversite karakterini korumaya yönelik bilinçli bir tercih ve aynı zamanda bir eşitsizlik. Her modelin kendi gerilimleri var.
Bu yapıyı tanıyanlar tanır: Bu, sovyet modelidir. 1905 ve 1917'de işçi sovyetleri fabrikadan seçilen delegelerle kuruldu, kararlar fabrikaya döndü, delegeler her an geri çağrılabilirdi. 1871 Paris Komünü'nün emredici vekâlet ilkesi de budur. Sırbistan öğrencileri bunu Marx'tan değil, Yugoslav öz-yönetim belleğinden ve 2009 Zagreb, 2014 Tuzla deneyimlerinden aldı. Biçim aynı biçim. Ekim Devrimi Dünyaya Ne Kazandırdı? yazısında sovyet biçiminin neden bu kadar dayanıklı olduğuna değinmiştik; işte canlı bir örnek.
Plenumdan listeye: "Direktif"
Hareketin en çetin sınavı seçim listesini çıkarmaktı. Sırbistan seçim sistemi şöyle: 250 milletvekili, tek ulusal seçim bölgesi, kapalı liste (seçmen partiye oy verir, adaylar liste sırasına göre meclise girer), D'Hondt yöntemi, yüzde 3 baraj (azınlık partilerine baraj yok), listede en az yüzde 40 kadın zorunluluğu. Bu sistemde lidersiz hareket nasıl liste yapar? 250 kişiyi kim, hangi sırayla dizer?
Nisan 2025'te plenumlar bir iç tüzük kabul etti; adı "Direktif". The Loop'un aktardığına göre kurallar şöyleydi:
Kim aday olamaz? 2024/25'te kayıtlı öğrenciler. Hareket kendi üyelerini aday yapmadı. Bu çok önemli bir karar: "öğrenci listesi"nde öğrenci yok. İktidar koalisyonundaki 20 partinin eski üyeleri. Parlamento muhalefet partilerinin eski yöneticileri. Sıradan muhalefet parti üyeleri yasaklanmadı ama fiilen neredeyse hiç seçilmedi.
Kim aday olabilir? Ergin, tam ehliyetli, belirli suçlardan hüküm giymemiş, programı kabul eden Sırbistan yurttaşları. Sonuçta liste ağırlıkla üniversite hocaları, hekimler, mühendisler, öğretmenler, çiftçiler, bazı sporculardan oluştu. Aralarında basketbolcu Dejan Bodiroga, ekonomist Dejan Šoškić, sosyolog Jovo Bakić var. Listenin başındaki isim Novi Sad'dan kardiyolog Ilija Srdanović. Listenin lideri olmadığı ısrarla vurgulandı.
Kotalar nasıl belirlendi? Her üniversite kentinin listedeki payı öğrenci sayısıyla orantılı saptandı ve bu pay listenin aşağısına eşit dağıtıldı. Yani Belgrad bütün seçilebilir ilk sıraları kapmadı.
Seçim süreci. Fakülte komisyonları aday önerilerini topladı; adaylar plenumlara çıkıp kendilerini anlattı; öğrenci seçim komisyonu oyladı. İki tur açık değerlendirme yapıldı.
Veto. Her plenum tek tek adayları veto edebildi. Ağustos 2026'da 300'den fazla aday adayından 99'una itiraz edildi; Eylül'de 38 aday ve yedek listeden çıkarıldı. En çarpıcısı: 6 Eylül 2026'da 85 meclisten 43'ü Belgrad Üniversitesi Rektörü Vladan Đokić'in listeden çıkarılmasına oy verdi. Đokić hareketin en bilinen yüzlerinden biriydi; rejim tarafından hedef gösterilmiş, telefonuna casus yazılım yüklenmişti. Yine de plenumlar bilinen yüz istemedi. Bu kararların hukuki bağlayıcılığı yoktu. Çıkarılan adaylar direnebilirdi. Hiçbiri direnmedi.
Emredici vekâlet tartışması. Haziran 2025'te plenumlar ilkesel olarak milletvekili görev süresini 16–18 ayla sınırlamayı, yani rotasyonu kabul etti. Sonra bu madde yakın bir oyla çıkarıldı. Neden? Sırbistan hukukunda 2011'den beri milletvekili istifasını şahsen vermek zorunda; Anayasa Mahkemesi 2010'da tarihsiz boş istifa uygulamasını iptal etti. Yani vekâlet listeye değil, kişiye ait. Plenumlar seçimden önce bir adı listeden silebilir ama seçimden sonra koltuğu geri alamaz. Adaylar yalnızca ahlaki ve siyasi sorumluluk kabul etti; Belgrad'da bu 23'e 11 oyla geçti. Seçim sonrası denetim tamamen gayriresmîdir.
Burada durup düşünmemiz gereken bir şey var. Hareket, Komün'ün ve sovyetlerin her an geri çağrılabilir temsilci ilkesini istedi, ama burjuva hukukunun duvarına çarptı. Temsili demokrasinin anayasası, temsilcinin seçmenden bağımsızlığını korur; bu bir eksiklik değil, sistemin tasarımıdır. Sırbistan plenumları bu tasarımın sınırını canlı canlı görmüş oldu. Önümüzdeki aylarda, CeSID'in tahmin ettiği 140 milletvekilinin plenumları ne kadar dinleyeceği, bu yazının en açık sorusudur.
Mahalleye iniş: Zborovi
Mart 2025'te öğrenciler yurttaşlara çağrı yaptı: "Kendi plenumlarınızı kurun." Çağrının adı "zbor" (meclis, toplanma) oldu. Vincent Bevins'in London Review of Books'taki günlüğüne göre yüzden fazla mahalle meclisi kuruldu. Bu meclislerin işleyişi plenumla aynıydı ama katılım herkese açıktı. Bu da bir risk yarattı: teoride rejim yandaşları gelip çoğunluk olabilirdi. Pratikte olmadı; Borča'daki bir zbor'da 13 kişi eski Genelkurmay binasının Jared Kushner'ın yatırım şirketine satılmasına karşı karar aldı.
Zborovi'nin iki sınırı oldu. Birincisi, yerel yönetimler bu meclislerin taleplerini (okul, yol, çukur) görmezden geldi; meclislerin yaptırım gücü yoktu. İkincisi, halk zbor'lara öğrencilere güvendiği kadar güvenmedi. Ama seçim günü zborovi işlevini buldu: sandık başı gözlemcilerini ve müşahit ağını bu meclisler örgütledi. Yüz mahalle meclisi, 8.392 sandığı koruyan bir ağa dönüştü. Soyut doğrudan demokrasi söylemi, somut bir sandık güvenliği aygıtı olarak ete kemiğe büründü.
Modelin sınırları
Dürüst olalım. Bevins 2026 başında şunu gözlemliyor: dersler yeniden başladıktan sonra plenumlara katılım düştü; küçük bir çekirdek büyük kararları almaya başladı; aday seçim süreci büyük ölçüde gizli yürütüldü. Bu, her yatay hareketin tanıdığı sorundur: biçimsel olarak herkese açık meclis, fiilen en çok vakti olanların meclisi olur. Bir hareket lidersiz olduğunda, liderler ortadan kalkmaz; görünmez olur. Sırbistan plenumları bunu kısmen rotasyon ve tutanakla dengeledi, ama tamamen çözemedi. Sosyolog Branko Milanović hareketin gizliliğini sert sözlerle eleştirdi. Bu eleştiriyi küçümsememek gerekir.
Algoritmaya Karşı: Rejimin Dijital Aygıtı ve Öğrencilerin Yanıtı
Rejimin aygıtı
Sırbistan'da medya düzeni şöyle: yaklaşık 2.000 kuruluş, ama izlenmenin yüzde 80'i yirmiden az kişinin denetiminde. BIRN'in deyişiyle bu bir çoğulculuk simülasyonudur. Ulusal frekanslı televizyonlar (Pink, Happy, Prva, B92 ve kamu yayıncısı RTS) rejimin elinde; bağımsız N1 ve Nova S kablolu ve internet üzerinden yayın yapıyor ve Vučić bunların sahibi United Group'un finansman bulamayacağını söyleyerek açıkça tehdit etti. Reuters Enstitüsü verilerine göre iktidar seçmeni televizyondan, muhalefet seçmeni sosyal medyadan haber alıyor. Yani savaş iki ayrı medya evreninde sürdü.
Rejimin sosyal medyadaki aracı bot ağıdır. Bu yeni değil: Twitter 2020'de SNS'ye bağlı 8.558 hesabı toplu olarak kapatmıştı. Ekim 2026'da ocisti.net ("ağı temizle") adlı bir platform, X'te SNS'ye ait olduğu iddia edilen 32 binden fazla hesabın veri tabanını yayımladı. İzlaz'ın araştırmasına göre bu hesaplar bakanlıklardan, Meclis'ten ve kamu şirketlerinden işletiliyordu. Yani kamu çalışanları mesai saatinde parti için bot olarak çalıştırılıyordu. Platformun yayımlanmasından günler sonra, 22 Ekim 2026'da, polis Raška'lı bilişim öğrencisi Andrej Premović'in evini bastı. Premović, Haziran 2026'da Singapur'daki ilk Uluslararası Siber Güvenlik Olimpiyatı'nda Sırbistan'a altın madalya kazandırmış bir öğrenci. Suçlama: korunan bilgisayar sistemine yetkisiz erişim. Botları işleten değil, botları ifşa eden soruşturuldu. Vreme'nin haberi ayrıntıları veriyor.
Botların ötesinde casus yazılım var. Uluslararası Af Örgütü 2024'te Sırp istihbaratının (BIA) aktivist telefonlarına yerli üretim NoviSpy yazılımını yüklediğini belgelemişti. Ekim 2026'da aralarında Rektör Đokić'in de olduğu hareket bağlantılı kişilerin telefonlarında yeni casus yazılım izleri bulundu. Bunu Anthropic'in aktivist izleme sistemini anlattığımız yazıdaki çerçeveyle okuyun: hedef listesi teröristten göçmene, muhaliften öğrenciye genişliyor.
Saldırı: Kasım 2025 bot operasyonu
En öğretici olay Kasım 2025'te yaşandı. Meta.mk ve Global Voices Advox saldırının teknik anatomisini şöyle aktarıyor:
Hareketin ana Instagram hesabı studenti_u_blokadi bir milyonu aşkın takipçiye sahipti. Radio Free Europe'un hesabına göre bu, Vučić'in, SNS'nin ve Sırbistan Sosyalist Partisi'nin (SPS) toplamından fazla. Saldırı iki koldan geldi:
Takipçi şişirme. Bir hafta sonu içinde, haberlerin "Doğu pazarları" diye andığı yerlerden yüz binlerce sahte hesap, hesabı takip etmeye başladı. Amaç ne? Instagram'ın istenmeyen ileti algılama sistemi, ani ve anormal takipçi artışını satın alınmış takipçi ya da eşgüdümlü manipülasyon olarak işaretler ve hesabın erişimini kısar ya da hesabı inceleme için dondurur. Yani saldırgan, platformun kendi kurallarını kurbana karşı silah olarak kullanıyor.
Kitlesel şikâyet. Aynı anda binlerce hesap, içeriği uygunsuz diye şikâyet etti. Meta'nın otomatik sistemi belirli bir şikâyet eşiğini aşan hesabı insan incelemesi beklemeden geçici olarak kilitler. Saldırgan bunu da biliyor.
Ek olarak TikTok, hareket üyelerinin bazı hesaplarını otomatik olarak devre dışı bıraktı. Aynı haftalarda Kuzey Makedonya'da bağımsız Sloboden Pečat gazetesine aynı kalıpla saldırıldı: bir gönderi altına bir saniyede 100 yorum, yüzlerce özdeş beğeni yorumu, Hindistan'dan gelen toplu beğeniler. Hedef gölge yasaktı: hesabın görünürlüğünün algoritma tarafından sessizce kısılması. Gazetenin erişimi yalnızca mevcut takipçilere düştü, gönderiler Instagram hikâyesinde paylaşılamadı.
Bunu bir an düşünün. Rejim hesabı kırmıyor, sansür yasası çıkarmıyor. Yalnızca platformun denetim algoritmasını, Meta'nın topluluk güvenliği için kurduğu otomatik aygıtı tetikliyor. Sansür, platformun kendi güvenlik mekanizması aracılığıyla yapılıyor. Buna Brezilya yazısında görünmez sandık demiştik; burada görünmez sansür var. Platform tekelinin denetim aygıtı, kim güçlüyse onun aletidir.
Öğrencilerin yanıtı: Üç katman
Federatif hesap ağı. Hareket tek merkezden yayın yapmadı. Heinrich Böll Vakfı'nın incelemesine göre her fakültenin kendi Instagram hesabı vardı, elliden fazla, ve bir de koordinasyon için merkez hesap. Her fakültenin medya ve basın çalışma grubu kendi içeriğini üretti, açıklama yazdı, gazetecilerle görüştü. Hesaplar birbirinin hikâyelerini ve iletilerini paylaştı; ortak gönderiler yaptı. Bu çapraz paylaşım küçük fakülteler için hayatiydi; tek başına görünmez olan bir fakülte, ağ içinde görünür oldu. X ve TikTok'ta ton gündelik ve mizahi; Instagram'da kurumsal ve bilgilendirici. Sonuç: merkez hesap kilitlendiğinde ağ susmadı. Kasım saldırısında hesaplar hızla kurtarıldı; SHARE Vakfı'ndan Đorđe Krivokapić bunu hesap kırmaya değil kolektif eyleme bağlıyor. Yani on binlerce gerçek kullanıcının itiraz etmesine, platforma bildirim yağdırmasına, Meta'nın durumu fark etmesine.
Teknik dilde bu, tek hata noktasının ortadan kaldırılmasıdır. Rejim bir hesabı kapatır; elli hesabı kapatması için elli ayrı operasyon gerekir ve her biri daha görünür olur.
Şifreli koordinasyon ve teknik kolektif. Frontiers'ta yayımlanan araştırmaya göre örgütleyenlerin yüzde 63,6'sı Telegram ve Instagram'ı ana koordinasyon aracı olarak gösteriyor; Signal ve WhatsApp da kullanılıyor. Kamuya açık olan Instagram; iç karar süreçleri Telegram ve Signal gruplarında. Bilişim öğrencileri IT Blokada adlı bir dernek kurdu; Kasım saldırısında acil yardım çağrısı yapan ve hesap kurtarma sürecini yöneten bu yapıydı. Ayrıca günlük güncellenen bir web sitesi (studenti.org.rs) platformlardan bağımsız bir ev işlevi gördü. Instagram kapanırsa adres orada.
Burada öğrenilecek ilk ders: platformun içinde örgütlenirsin ama platformun dışında bir evin olmalı. Örgütlenme 2.0 yazısında söylediğimiz buydu.
Algoritmanın ulaşmadığı yere bedenle gitmek. Bu en önemlisi. Öğrenciler bir şeyi erkenden kavradı: Instagram'daki bir milyon takipçi, Pink TV izleyen köylü yaşlı kadına ulaşmaz. Algoritma zaten benzeri benzere gösterir; muhalefet seçmenine muhalefet içeriği, iktidar seçmenine iktidar içeriği. Dijital alanda rejim tabanına ulaşmak yapısal olarak zordur. Ne yaptılar?
Yürüdüler. Ocak 2025'te Belgrad'dan Novi Sad'a 80 kilometre yürüdüler; Şubat'ta Kragujevac'a, Mart'ta Niş'e, Nisan'da Novi Pazar'a. Yol üstündeki her köyde durdular; köylüler yemek verdi, evini açtı. Yürüyüşün kendisi haber oldu. Yürüyen öğrenci, televizyonun karalayamadığı bir görüntüdür, çünkü köylü onu kendi gözüyle gördü. Sonra "Bir Öğrenciye Sor" (Pitaj studenta) girişimi: küçük kasabalarda, pazar yerlerinde masa kurup rejim medyasının yalanlarına yüz yüze yanıt verdiler. Seçim kampanyasında 17–26 Eylül 2026 arasında bisikletle ülkeyi dolaştılar; Stanford'ın değerlendirmesine göre bağımsız televizyona erişimi olmayan insanlara ulaşmak için kentten kente yürüdüler.
Buna algoritmayı yürüyerek geçmek diyorum. Algoritma, dikkat ekonomisinin aracıdır ve dikkati satın alabilen kazanır. Beden ise satın alınamaz; bir kasabaya yürüyerek gelen 200 öğrenciyi hiçbir reklam bütçesi yaratamaz. Sonuç ortada: Vučić'in en güçlü olduğu yerler büyük kentler dışındaki yaşlı nüfustu. Yüzde 52,5'lik ulusal oy, bu tabanın bir kısmının da döndüğü biçiminde okunabilir. Bunu bir sandık dökümü olarak söylemiyoruz; böyle bir döküm bu yazıda yok.
Kendi dillerini kurdular
Bir de simge disiplini var. Hareket, kendi sözcük dağarcığını üretti ve rejimin söylem alanına girmeyi reddetti: kırmızı el, 16 dakika, "Pumpaj!" (Pompala; Reddit'te bir kullanıcının yazdığı ve bir turbo-folk şarkıcısının eski videosuyla yayılan slogan), "Ćaci". Eylemler haftalar önceden isimle duyuruldu ("Vidovdan'da Görüşürüz", "15 için 15"), bir trafik ışığı videosuyla "yeşil ışık alacaksınız" diye duyurular yapıldı, ültimatom süresi kırmızı-sarı-yeşil geri sayımla verildi. Kragujevac'ta yurttaşlar havadan bakıldığında pompa şekli oluşturdu. Bu, pazarlamanın şişirme tekniğinin tersine çevrilmesidir.
Daha önemlisi: hareket milliyetçi simgeleri bilinçli olarak dışarıda tuttu. Sırp bayrağı yerine fakülte bayrakları, Kosova yerine yolsuzluk, "Batı mı Rusya mı" yerine "belgeler nerede". Vučić'in "renkli devrim, Batı parası" söylemi bu yüzden tutmadı: hareket Avrupa Parlamentosu'na bisikletle gitti ama programında AB üyeliği bile merkezi değil. Bu siyasetsizleştirme hem bir güçtü, rejim tabanından insanlar katılabildi, hem de, şimdi göreceğimiz gibi, bir sınır.
Sınıfsal Değerlendirme
Hareket kim?
Hareketin özneleri öğrenciler; destekçileri öğretmenler, hekimler, avukatlar, kültür emekçileri, çiftçiler, serbest çalışanlar, programcılar. Belgrad toplu taşıma işçileri "Tam Öz-Yönetim" pankartıyla yürüdü; kültür emekçileri "Blokajda Kültür" plenumu kurdu. Ocak 2025 genel grevine katılım geniş ama örgütsüz oldu. Sendikaların değil, bireylerin ve küçük işyerlerinin katılımı. Sırbistan'da sendikal hareket zayıf ve büyük ölçüde rejimle uzlaşmış. Yani bu hareket, işçi sınıfının örgütlü gücü yokken ortaya çıkan ve boşluğu dolduran bir hareket. Bevins'in haklı sorusu şu: öğrencilerin bütün muhalefetin yerini aldığı başka bir ülke bulmak zor. Bunun nedeni Yugoslav 1968'inin belleği kadar, işçi sınıfı örgütlerinin yıkıntısıdır.
Programa bakalım. 11 maddelik "Öğrenci Planı"nın üç bölümü var: "Sırbistan ya da Mafya" (yolsuzluk, lustrasyon yani eski rejim kadrolarının tasfiyesi, mal varlığına el koyma, ihale şeffaflığı), "Bilgi Güçtür" (eğitim, ücretsiz ders kitabı, bilgi ekonomisi), "Sırbistan Bizimle Büyür" (konut, sağlık, gıda güvenliği). Emekle doğrudan ilgili tek madde: belirli süreli iş sözleşmesinin azami süresinin 24 aydan 12 aya indirilmesi. Önemli ama sınırlı. Programda mülkiyet sorusu yok: Novi Sad garını yenileyen Çin konsorsiyumunun sözleşmesi, Rio Tinto'nun Jadar lityum madeni, Belgrad Waterfront'un Körfez sermayesi, Kushner'a satılan Genelkurmay binası. Bunlar yolsuzluk olarak eleştiriliyor, mülkiyet ilişkisi olarak değil. Yani sorun şu: yolsuzluk, sermaye birikiminin bir sapması olarak mı, yoksa Sırbistan'daki birikimin normal biçimi olarak mı görülüyor? Program birincisini söylüyor. Biz ikincisini düşünüyoruz.
Biçim ve içerik gerilimi
İşte yazının ana tezi. Sırbistan hareketi konseyci biçimle liberal-demokratik içeriği bir araya getirdi. Plenum, delege, tanık, veto, tutanak, rotasyon: bunlar işçi sınıfının tarihsel buluşlarıdır; 1871'den 1917'ye, 1956 Budapeşte işçi konseylerinden 1980 Gdańsk'a. Program ise hukuk devleti, şeffaflık, bağımsız yargı, siyasetten arındırılmış kamu sektörü. Avrupa liberalizminin dağarcığı.
Bu gerilim nasıl çözülecek? İki yol var. Birincisi, biçim içeriğe yenilir: milletvekilleri parlamentonun kurallarına uyum sağlar, plenumlar seyrelir, hareket bir merkez-sol partiye dönüşür. Otpor'un 2003'te yüzde 1,7 alıp Demokrat Parti'ye katılması gibi. İkincisi, biçim içeriği aşar: plenumlar ve zborovi ayakta kalır, işyerlerine, sendikalara, ücret ve güvencesizlik mücadelelerine bağlanır; yolsuzluk sorusu mülkiyet sorusuna dönüşür. Hangisi olacağını kimse bilmiyor. Ama şunu biliyoruz: bu ikinci yolu açacak güç öğrenciler değil, Sırbistan işçi sınıfıdır. Ve o güç henüz sahnede yok.
Sağ tehlike
Hareketin içinde milliyetçi bir damar var ve bunu görmezden gelmek yanlış olur. 28 Haziran (Vidovdan, Kosova Savaşı'nın yıl dönümü, Sırp milliyetçiliğinin kutsal günü) tarihli gösteri, bazı Arnavut karşıtı sloganlar, sağ sesleri de içermeliyiz diyen öğrenciler. Programda Kosova ve Bosna Sırp Cumhuriyeti hakkında tek söz yok. Bu bilinçli bir sessizlik, ama sessizliğin kendisi bir tutumdur. Rejim medyası "Kosova'yı satacaklar" diye saldırdığında hareket yanıt vermedi. Bu sessizlik seçimi kazandırdı; iktidarda sürdürülemez. Sırbistan'da iktidara gelen herkes bir gün Kosova sorusuyla, Rusya–Çin–AB üçgeniyle, Mladić'in askerî törenle gömülmesiyle hesaplaşmak zorunda kalır. AfD'nin yüzde 43,8'ini tartışırken söylediğimiz şey burada da geçerli: sınıf gündeminin boş bıraktığı yeri kimlik gündemi doldurur.
Yine de: Bu bir zafer
Bütün bu sınırlara rağmen açık konuşalım: Bu, iki yılda yüz binlerce insanı lidersiz bir yapıda örgütlemiş, 3 binden fazla baskı vakasına, casus yazılıma, bot ordusuna, 1 milyar avroluk helikopter parasına, televizyon tekeline karşı sandıkta yüzde 52,5 almış bir gençlik hareketidir. Dünyanın her yerinde gericilik yükselirken, ABD'de, Almanya'da, Macaristan'da, Balkanlar'dan gelen bu haber, Brezilya'dan gelen haberle aynı hafta içinde geldi. Hak arayan kitleler hâlâ var ve hâlâ kazanabiliyor. Bunu küçümsemek, "ama program yetersiz" demekle yetinmek, bizim işimiz değil. Bizim işimiz, bu deneyimden öğrenmek ve eksik olanı, sınıfı, oraya taşımaktır.
Karşılaştırma Tablosu
| Rejimin aygıtı (SNS) | Hareketin yanıtı (Studenti u blokadi) | |
|---|---|---|
| Karar yapısı | Tek lider; parti aygıtı; kamu kaynaklarıyla beslenen patronaj | Fakülte plenumu, delege ve 2 tanık, Delegeler Konseyi, plenuma geri dönüş; rotasyonlu moderatör; 1 dk konuşma; tutanak yayımı |
| Görünür yüz | Vučić: televizyonda siyasi içeriğin her iki saniyesinden biri | Yüz yok; isimsiz hesaplar; listenin başı var, lideri yok; rektör bile veto edildi |
| Televizyon | Ulusal frekansların tümü; izlenmenin %80'i 20 kişiden azında; Öğrenci Listesi haberlerinin %88'i olumsuz | Ulusal frekans yok; N1 ve Nova S kablolu; yürüyerek köye gitmek; "Bir Öğrenciye Sor" masaları |
| Sosyal medya | X'te 32 binden fazla bot hesabı (ocisti.net); bakanlıklardan işletilen bot fabrikası; 2020'de Twitter 8.558 hesap kapattı | 50'den fazla fakülte hesabı ve bir merkez; çapraz paylaşım; 1 milyondan fazla takipçi; platformlar arası ton farkı; kendi web sitesi |
| Algoritma saldırısı | Yüz binlerce sahte takipçi ve kitlesel şikâyet, Meta'nın otomatik kilidi; TikTok'un otomatik kapatması | Federatif ağ, tek hata noktası yok; IT Blokada kolektifi; kolektif itiraz; hızlı kurtarma |
| Gözetim | BIA; NoviSpy ve yeni casus yazılımlar; rektörün telefonu; botları ifşa eden öğrenciye ev baskını | Telegram ve Signal ile iç iletişim; takma ad; plenum izni olmadan basınla konuşma yasağı |
| Sandık | Yaklaşık 1 milyar avroluk seçim öncesi ödeme; denetlenmemiş seçmen kütüğü; yurt dışı sandıkların keyfî kapatılması; TV tartışmalarına davet etmeme | 100'den fazla zborun sandık başı müşahit ağı; CRTA ve CeSID'in paralel sayımı; 70 bin imzanın yürüyüşle teslimi |
| Söylem | "Renkli devrim", "Batı parası", "terör", "Kosova'yı satacaklar"; Ćaci simgesini ele geçirme denemesi | Kırmızı el, 16 dakika, Pumpaj, fakülte bayrakları; milliyetçi simgeleri dışarıda tutma; yolsuzluk, hukuk ve medya ekseni |
| Sınıfsal içerik | Oligarşik birikim: Çin konsorsiyumu, Rio Tinto, Körfez sermayesi, Kushner; kamu çalışanı parti militanı | Yolsuzluk eleştirisi var, mülkiyet sorusu yok; emek maddesi tek (24 aydan 12 aya sözleşme); sendikal omurga zayıf |
Bizim İçin Dersler: Somut Görevler
Sevgili Genç Yoldaşlar, Sırbistan'ı kopyalamak diye bir şey yok; her ülkenin sınıf ilişkileri, devleti, geleneği farklı. Ama bazı şeyler taşınabilir:
Plenumun teknik kurallarını öğrenin ve uygulayın. Rotasyonlu moderatör ve kâtip, bir dakikalık eşit konuşma, gündemin oylanması, kararların yazılı tutanağı, oy hakkının üyelerle sınırlanması. Bunlar ideoloji değil, demokratik toplantının zanaatıdır ve Türkiye'de solun en zayıf olduğu alandır. Etkinlik Düzenleme ve Yoldaşlık kılavuzumuzda sorduğumuz gibi: kendi aramızda örgütlenemeyen, dünyayı nasıl değiştirir?
Delege ve tanık mekanizmasını deneyin. Bir platformun ya da koordinasyonun kararı, ona katılan birimlere geri dönüp onaylanmıyorsa, o platform demokratik değildir. Tanık kurumu, delegenin kendi görüşünü birimin görüşü diye satmasını engeller. Basit, ucuz, etkili.
Tek hesapla yaşamayın. Her birim kendi hesabını açsın, birbirinin içeriğini paylaşsın; merkez hesap koordinasyon yapsın, tekel olmasın. Platform dışında kendi web siteniz, kendi e-posta listeniz, kendi arşiviniz olsun. İşyerindeki e-posta kararını anlattığımız soru burada da geçerli: o liste kimin elinde?
Teknik dayanışma kolektifi kurun. Sırbistan'daki IT Blokada'nın işlevini Türkiye'de kim görecek? Bilişim emekçileri, hesap kurtarma, şifreli iletişim eğitimi, bot saldırısı tespiti, casus yazılım taraması konusunda hareketlerin başvurabileceği bir yapı kurmalıdır. Bu, Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu'nda tarif ettiğimiz ikili gücün somut bir biçimidir.
Algoritmayı yürüyerek geçin. Instagram'daki bir milyon takipçiyle övünmeyin; algoritma zaten sizi size gösteriyor. Ulaşmanız gereken insan sizin akışınızda değil. Mahalleye, kahveye, pazara, fabrika önüne gidin. Sırbistan'ın asıl dersi budur: dijital örgütlenme bedenin yerine değil, bedenin yanına konur.
Sınıfı taşıyın. Sırbistan'daki boşluğu, işçi sınıfının örgütlü gücünün yokluğunu, bizim ülkemizde de görüyoruz. Öğrenci hareketleri işçi sınıfının yerini tutamaz; ama işçi sınıfına yol açabilir, 1968'de olduğu gibi. Bu yüzden görev, gençlik hareketinin biçimsel demokrasisini sendikaya, işyeri komitesine, kurye ve depo işçisine taşımaktır. Yolsuzluk sorusunu mülkiyet sorusuna çevirmek, "belgeleri açıklayın"dan "gar kimin, lityum kimin, liman kimin"e geçmek.
Ve Sırbistan'ı izleyin. Önümüzdeki aylarda üç şey olacak: hükümet kurulacak, 27 Aralık 2026'ya kadar cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak (plenumlar aday belirleme usulünü çoktan kabul etti) ve listeden meclise giren milletvekillerinin plenumlara ne kadar bağlı kalacağı görülecek. Emredici vekâleti hukuken kuramadılar; siyaseten kurabilecekler mi? Bu soru, temsili demokrasinin sınırlarına dair yıllardır konuştuğumuz her şeyin canlı sınavıdır.
Sevgili Yoldaşlar,
İki yıl önce bir beton saçak çöktü. On altı kişi öldü. Rejim "saçak dışında her yer yenilenmişti" dedi. Öğrenciler o cümleyi unutmadı, on altı dakika sustu ve iki yıl yürüdü. Lider seçmediler, moderatörü her gece değiştirdiler, bir dakika konuştular, kararları yazıp astılar, rektörlerini listeden sildiler, botlara karşı elli hesaptan yayın yaptılar, algoritmanın ulaşmadığı köye yürüyerek gittiler ve bir milyar avroluk helikopter parasına karşı yüzde 52,5 aldılar.
Programları bizim programımız değil. Ama biçimleri bizim biçimimiz: plenum, delege, geri çağırma, kolektif karar. Bu biçimi onlar Yugoslavya'nın belleğinden aldı; biz 1871'den, 1917'den biliyoruz. Şimdi soru şu: içeriği kim dolduracak?
Balkanlar'dan gelen haber, Brezilya'dan gelen haberle aynı haftada geldi. Dünya gericiliği yenilmez değil. Hak arayan kitleler hâlâ sahnede, hâlâ yeni biçimler buluyor, hâlâ kazanıyor. Bize düşen, onların bulduğu biçime sınıfın içeriğini taşımaktır.
Pumpaj.
Kaynaklar
Seçim sonuçları ve süreç:
- Danas, "RIK rezultati izbora i izlaznost", 26 Ekim 2026. https://www.danas.rs/vesti/politika/izbori26/rik-rezultati-izbora-izlaznost/
- Euronews, "Student List wins Serbian election as Vučić concedes", 25 Ekim 2026. https://www.euronews.com/2026/10/25/vucic-concedes-defeat-in-pivotal-serbian-elections-says-student-movement-has-won
- RTÉ, "Serbia's Vucic concedes defeat", 25 Ekim 2026. https://www.rte.ie/news/2026/1025/1596799-serbia-parliamentary-elections/
- Wikipedia, "2026 Serbian parliamentary election". https://en.wikipedia.org/wiki/2026_Serbian_parliamentary_election
- Wikipedia, "Student List". https://en.wikipedia.org/wiki/Student_List
- Al Jazeera, "Vučić resigns amid prolonged protests", 27 Eylül 2026. https://www.aljazeera.com/news/2026/9/27/serbian-president-aleksandar-vucic-resigns-amid-prolonged-protests
- Evrensel, "Vucic istifa etti", 28 Eylül 2026. https://www.evrensel.net/haber/6002404/sirbistan-cumhurbaskani-aleksandar-vucic-istifa-etti
- Stanford FSI, "A Student Movement Takes On a Captured State", 22 Ekim 2026. https://fsi.stanford.edu/news/student-movement-takes-captured-state-serbias-election
Örgütlenme modeli:
- Sadie Zarris, The Loop (ECPR), "From plenums to parliament: the rulebook behind Serbia's Student List", 21 Ekim 2026. https://theloop.ecpr.eu/from-plenums-to-parliament-the-rulebook-behind-serbias-student-list/
- Brooklyn Rail, "Plenum Power in the Balkans", Haziran 2025. https://brooklynrail.org/2025/06/field-notes/plenum-power-in-the-balkans/
- Rosa-Luxemburg-Stiftung, "Serbian Students Are Reimagining What Society Could Be". https://www.rosalux.de/en/news/id/53167/serbian-students-are-reimagining-what-society-could-be
- Journal of Democracy, "How Serbian Students Created the Largest Protest Movement in Decades". https://www.journalofdemocracy.org/online-exclusive/how-serbian-students-created-the-largest-protest-movement-in-decades/
- Vincent Bevins, London Review of Books, "Diary: Serbia's Student Movement", 2026. https://www.lrb.co.uk/the-paper/v48/n06/vincent-bevins/diary
- ZNetwork, "Serbia's Democratic Experiment". https://znetwork.org/znetarticle/serbias-democratic-experiment/
- OBCT, "Lessons from the student protests in Serbia". https://www.balcanicaucaso.org/en/cp_article/lessons-from-the-student-protests-in-serbia/
Kronoloji ve baskı:
- European Western Balkans, "Events that shaped Serbia in a year of mass protests", 31 Ekim 2025. https://europeanwesternbalkans.com/2025/10/31/grief-anger-and-hope-events-that-shaped-serbia-in-a-year-of-mass-protests/
- Wikipedia, "Serbian anti-corruption protests (2025)". https://en.wikipedia.org/wiki/Serbian_anti-corruption_protests_(2025)
- Platform for Peace and Humanity, "Serbia's Historic Student-led Protest Movement". https://peacehumanity.org/monitor/serbias-historic-student-led-protest-movement-2024-2025/
Dijital aygıt ve algoritma:
- Meta.mk, "Bot attack against student protesters in Serbia", 23 Kasım 2025. https://meta.mk/en/botovski-napad-protiv-studentite-vo-srbija-stotici-iljadi-lazhni-profili-i-masovni-prijavi/
- Global Voices Advox, "Similar bot attacks target Serbian student movement and Macedonian media", 29 Kasım 2025. https://advox.globalvoices.org/2025/11/29/similar-type-of-bot-attacks-target-instagram-profiles-of-serbian-student-movement-and-macedonian-independent-media-outlet/
- Heinrich Böll Stiftung, "(Don't) Believe the Hype: How Social Media Pumped Up the Protests", 28 Ekim 2025. https://rs.boell.org/en/2025/10/28/dont-believe-hype-how-social-media-pumped-protests-serbia
- Frontiers in Political Science, "Hypermedia mobilization in Serbia's 2024–25 protests", 2026. https://www.frontiersin.org/journals/political-science/articles/10.3389/fpos.2026.1776544/full
- Vreme, "Who is Andrej Premović, the student who exposed SNS bots", 22 Ekim 2026. https://vreme.com/en/drustvo/andrej-premovic-student-iz-raske-policijski-pretres-sns-botovi/
- İzlaz, "The SNS machinery and botting from ministries, parliament and public enterprises". https://izlaz.com/en/the-sns-machinery-and-botting-from-ministries-the-parliament-and-public-enterprises/
- Balkan Insight, "Serbians linked to protest movement allegedly hit by spyware attacks", 19 Ekim 2026. https://balkaninsight.com/2026/10/19/serbians-linked-to-protest-movement-allegedly-hit-by-spyware-attacks/bi/
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar:
- Brezilya'da Meta, Türkiye'de Erişim Engeli: Seçimlerin Algoritmik Tarihi ve Teknik Anatomisi
- Örgütlenme 2.0: Haklı Bir İsyana Fikir Önerisi
- Ekim Devrimi Dünyaya Ne Kazandırdı?
- AfD'nin Yüzde 43,8'i Bir Sapma Değil, İki Yüz Yıllık Bir Hattın ve Otuz Beş Yıllık Bir Mülksüzleştirmenin Faturasıdır
- Anthropic'in Aktivist İzleme Sistemi
- KVKK'nın E-Posta Kararı ve İşyerinde Gözetimin Sınırı
- Bilişim Emekçisinin El Kılavuzu
- "Etkinlik Düzenleme ve Yoldaşlık" Kılavuzu Yayında







