2026, Polis Lise Öğrencilerini Sakat Bırakıyor
Fransa'da Okulunu Savunan Çocuklar, Kemer Sıkma Bütçesinin Bedelini Bedenleriyle Ödüyor

2026, Polis Lise Öğrencilerini Sakat Bırakıyor
Fransa'da bir lise blokajından yarım milyonluk kemer sıkma isyanına
Özet: Bir Ayda Ne Oldu?
Sakatlanan çocuklar. Fransa'da Eylül ortasından bu yana okullarını savunan lise öğrencilerine polis bombası, plastik mermi ve bomba atar mermisiyle müdahale ediliyor. Lens'te 15 yaşında bir öğrencinin eli koptu. Tours'da 16 yaşında bir öğrenci sağ gözünü kaybetti. Saint-Ouen-l'Aumône'da 14 yaşında bir çocuğun çenesi iki yerinden kırıldı. 17 Ekim'de Saint-Étienne'de bir eylemci daha elini kaybetti. 215 öğrenci ve 85 okul çalışanı yaralandı.
Gözaltındaki çocuklar. 6 Ekim itibarıyla 5.060 kişi gözaltına alındı ve bunların yüzde 87'si reşit değil. İçişleri Bakanı polise "tüm ara silahları" kullanma talimatı verdi. Başbakan yaralanmaları "kaza" diye niteledi.
Çocukların istediği. Taleplerin hiçbiri olağanüstü değil: boş kalan derslere öğretmen, 36 kişilik sınıflar yerine küçük sınıflar, ortalama 61 yaşındaki çürük binaların onarımı, daha insani ders saatleri, üniversiteye yerleştirmede sınıfsal ayıklamanın sona ermesi.
Hareketin büyümesi. 17 Eylül'de Paris banliyösü Créteil'de başlayan bir öğretmen grevi, öğrenci dayanışmasıyla binden fazla liseye, otuzu aşkın üniversiteye yayıldı. Hükümetin 54 milyar euroluk kemer sıkma bütçesi ve kamu emekçilerinin maaşlarının art arda dördüncü kez dondurulması, öfkeyi sendikalara, sarı yeleklilere ve geniş emekçi kesimlerine taşıdı. 17 Ekim'de yarım milyonu aşkın kişi sokaktaydı.
Öğrencilerin yanındakiler. Çocuklar yalnız bırakılmadı. Sarı yelekliler "Yollarımız farklı olabilir, ama kaygılarımız buluşabilir" diyerek sokağa döndü. Küçük çiftçilerin sendikası Confédération paysanne traktörleriyle lise blokajlarına katıldı; Bordeaux'da, Reims'te, Annonay'da öğrencilere kahvaltı, sıcak çorba ve sebze taşıdı. Öğretmenler, hemşireler, itfaiyeciler, anne babalar, emekliler, akaryakıt zamlarına karşı limanları kapatan balıkçılar, hâkim sendikası ve insan hakları avukatları da aynı safta yer aldı.
Sınıfsal anlamı. Mesele Fransa'nın okulları değil, kapitalizmin borç faturasını kime kestiği. Sermayeye vergi indirimi ve silahlanmaya bütçe ayıran devlet, eksiği okulun tavanından, öğretmenin kadrosundan, emeklinin aylığından keserek kapatıyor. Buna itiraz eden çocuklar da sakat bırakılıyor.
Yol ayrımı. Hareket güçlü ama dağınık. Sokak kalabalık, grev zayıf. Yağma ve kundaklamalar devlete meşruiyet ve aşırı sağa oy kazandırıyor; Marine Le Pen 2027 seçimleri öncesi anketlerde önde. Önümüzdeki haftalarda belirleyici soru, öğrenci öfkesinin işçi sınıfının örgütlü grevleriyle bir programda birleşip birleşemeyeceği.
Aşağıda bu başlıkların her birini ayrıntısıyla açıyoruz.
Bu yazı bir dizinin parçası. Fransa'daki hareketi ilk günlerinden beri izliyoruz: Avrupa Gençliği Ne İstiyor? (2 Ekim) hareketin doğuşunu Avrupa'daki gençlik eylemleriyle birlikte anlattı; Okulun Kapısındaki Komün (7 Ekim) talep listesini sınıf gözüyle okudu; Fransız Liselilerin Parcoursup'a Karşı Mücadelesi (12 Ekim) yerleştirme algoritmasının sınıfını çözümledi. Bu yazı, 17 Ekim'in ardından devlet şiddetini merkeze alarak diziyi sürdürüyor.
Sevgili Genç Yoldaşlar,
Bu yazının başlığı bir abartı değil, bir tutanak. Lens, Tours, Saint-Ouen-l'Aumône, Saint-Étienne... Bu çocukların suçu, okullarında öğretmen, sınıflarında sıra, binalarında sağlam bir tavan istemekti. Yıl 2026. Ülke, kendini "insan hakları"nın beşiği olarak anlatan Fransa.
Dün, 17 Ekim Cumartesi günü Fransa'da yarım milyonu aşkın insan sokaktaydı. İçişleri Bakanlığı'na göre 550 bin, CGT'ye göre 800 bin kişi. Paris'te 110 bin. Kalabalığın büyük kısmı sizin yaşınızdaydı: lise öğrencileri, üniversiteliler, yanlarında öğretmenler, hemşireler, itfaiyeciler, anne babalar ve 2018'in sarı yeleklilerinden geriye kalanlar.
Haberlerin çoğu size yanan arabaları, yağmalanan mağazaları ve Limoges'daki tarihi belediye binasının çatısını saran alevleri gösterecek. Bunlar oldu, saklamayacağız. Ama bu yazıda iki soru soracağız: Devlet neden kendi çocuklarını sakat bırakmayı göze alıyor? Ve bir okulun çöken tavanından yarım milyonluk bir yürüyüşe nasıl gelinir? İki sorunun yanıtı da Fransa'nın değil, kapitalizmin bugünkü işleyişinin yanıtıdır. O yüzden bizi de ilgilendiriyor.
Ne Oldu? Kısa Bir Kronoloji
Hareketin başlangıcı son derece sıradan. 17 Eylül'de Paris'in emekçi banliyölerinden Créteil'de öğretmenler, öğretmen ve kaynak eksikliğine karşı greve çıktı. Ertesi günlerde Lycée Antoine-de-Saint-Exupéry'nin öğrencileri, öğretmenleriyle dayanışma için okullarını blokaja aldı. Talepleri bir sendika bildirisinden çok bir okul-aile birliği tutanağına benziyordu: öğretmeni olmayan derslere öğretmen, otuz altı kişilik sınıflar yerine daha küçük sınıflar, yaz sıcağında havasızlıktan bunalınan dökük binaların onarımı. Hareketin ilk iki haftasını, liselilerle memurların aynı gün sokağa çıktığı 29-30 Eylül'ü Avrupa Gençliği Ne İstiyor? yazımızda ayrıntısıyla anlatmıştık.
Sonrası sosyal medyanın ve öfkenin hızıyla ilerledi:
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 17–18 Eylül | Créteil'de öğretmen grevi, ardından Saint-Exupéry Lisesi blokajı |
| 24–25 Eylül | Seine-Saint-Denis ve Val-de-Marne'da 10'u aşkın lise blokajda |
| 29 Eylül | Lise öğrencileri sendikası USL ulusal eylem çağrısı yapıyor; ~400 lise etkileniyor; aynı gün sekiz büyük sendika kamu emekçileri grevi yapıyor |
| 30 Eylül | Bütçe öncesi kamu grevi: sendikalara göre 300 bin kişi; 625 gözaltı |
| 1–2 Ekim | 1.207 lise etkileniyor; valilikler ~400 liseyi kapatıyor, okul önlerinde toplanma yasaklanıyor |
| 5 Ekim | Lens'te 15 yaşında bir lise öğrencisi polis bombasıyla elini kaybediyor |
| 6 Ekim | Üçüncü ulusal eylem günü; CGT, FSU, Solidaires katılıyor; 250–450 bin kişi |
| 17 Ekim | Yarım milyonu aşkın kişi; Saint-Étienne'de bir eylemci daha elini kaybediyor; ~400 gözaltı |
Rakamların ağırlığını hissetmeniz için: Adalet Bakanlığı'nın 6 Ekim verisine göre hareketin başından o güne 5.060 kişi gözaltına alınmış, bunların yüzde 87'si reşit değil. 1.800'den fazla kişi hakkında kovuşturma açılmış, 1.483'ü çocuk. 215 öğrenci, 85 okul çalışanı yaralanmış. Le Figaro'nun (sağ eğilimli bir gazetenin) yaptırdığı ankette bile Fransızların yüzde 62'si hareketi haklı buluyor (Wikipedia derlemesi).
Polisin Silahları, Çocukların Bedenleri
Önce bedenlerden başlayalım, çünkü hükümetin dili onları görünmez kılmak için kurulmuş.
| Yer | Yaralanan | Ne oldu? |
|---|---|---|
| Saint-Ouen-l'Aumône | 14 yaşında öğrenci | Bomba atar mermisiyle çenesi iki yerinden kırıldı |
| Tours | 16 yaşında öğrenci | Sağ gözünü kaybetti |
| Lens, 5 Ekim | 15 yaşında lise birinci sınıf öğrencisi | Polis bombasıyla eli koptu |
| Saint-Étienne, 17 Ekim | Eylemci | Polis bombasıyla elini kaybetti |
| Tüm ülke | 215 öğrenci, 85 okul çalışanı (40'ı okul müdürü) | Yaralandı |
Bunlar tek tek "aşırı hevesli bir polisin" işi değil; bir talimat zincirinin sonucu. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, kolluk güçlerine "tüm ara silahları" kullanma talimatı verdi. "Ara silah" denilen şey, öldürmek için değil ama sakat bırakmak için tasarlanmış bir cephaneliktir: plastik mermi atan tüfekler, içinde patlayıcı bulunan el bombaları, bomba atarlar. Başbakan Lecornu ise yaralanmaları "kaza" olarak niteledi (Socialist Alternative).
Fransa bu silahlarla tanışık bir ülke. 2018-2019 sarı yelekliler hareketinde yirmiyi aşkın kişi bir gözünü, beş kişi elini kaybetmişti. O dönemin en tartışmalı bombası kamuoyu baskısıyla 2020'de kullanımdan kaldırıldı, ama yerine benzeri getirildi. Yani silah değişti, sakat bırakma politikası kaldı. Bugün bu silahlar ilk kez bu ölçekte çocuklara çevriliyor. Devletin bir eliyle "danışma platformu" kurarken öteki eliyle plastik mermi sıktığı bu ikili tutumu, Parcoursup yazımızın "Devletin İki Eli" bölümünde de ele almıştık.
Devletin yanıtı bedenlerle sınırlı değil, hukuku da kapsıyor:
- Kitlesel gözaltı: 6 Ekim'e kadar 5.060 gözaltı, yüzde 87'si çocuk. 1.800'ü aşkın kişi hakkında kovuşturma, 1.483'ü reşit değil. Aynı dönemde 790 dosya düşürüldü; yani gözaltının amacı yargılamaktan çok yıldırmak (Wikipedia derlemesi).
- Ailelere yönelik tehdit: Adalet Bakanı Gérald Darmanin, savcılardan ebeveynlerin hukuki sorumluluğunu işletmelerini istedi. Çocuğu korkutamayan devlet, aileyi korkutuyor.
- Okulları kapatma: Valilikler yaklaşık 400 liseyi kapattı, okul önlerinde toplanmayı yasakladı. Eğitim hakkını savunan çocuklara, eğitimi askıya alarak yanıt verildi (Al Jazeera).
- Siyasetçilere kovuşturma: Öğrencilere destek veren Seine-Saint-Denis'li belediye başkanı Bally Bagayoko "kışkırtma" şüphesiyle savcılığa bildirildi; sağ cenah La France Insoumise'in kapatılmasını tartışmaya açtı.
Polis müfettişliği (IGPN) on soruşturma açtı. Uluslararası Af Örgütü'nün uyarısı yalın: öğrenciler "bastırılmamalı, dinlenmeli." Hükümet ise kendi rakamlarını öne çıkarıyor: 700'ü aşkın polisin yaralandığını söylüyor. Bu rakam da ciddiye alınmalı; ama bir yanda kask, kalkan ve silahla donanmış profesyonel bir aygıt, öte yanda 14 yaşında çocuklar var. Şiddetin terazisini rakamların toplamı değil, güç ilişkisi belirler.
Bu tablo bize yabancı değil. Ankara'da NATO zirvesi öncesinde sokakların yasaklanmasını, gözaltıların "önleyici" diye sunulmasını Ankara'da NATO Öncesi 'Korku' Barikatları ve Ankara'da 'Önleyici' Ablukanın ve Tutuklamaların Kronolojisi yazılarımızda; devlet şiddetinin sınıfsal dağılımını da İHD 2025 Raporunu Sınıf Gözüyle Okumak yazımızda kayda geçirmiştik. Paris ile Ankara arasındaki fark, aygıtın özünde değil, makyajındadır.
Peki devlet neden bu kadar sert? Çünkü mesele okul değil, bütçe. Hükümet öğrencilere taviz verirse, aynı bütçeye itiraz eden öğretmene, hemşireye, emekliye de taviz vermek zorunda kalacak. Kemer sıkma programının korunması, ilk itirazın caydırıcı biçimde ezilmesini gerektiriyor. Lens'te koparılan el, 54 milyar euroluk bir kesinti tablosunun dipnotudur. Bunu anlamak için şimdi okula ve bütçeye bakalım.
Neden Okul? Okul, Emek Gücünün Atölyesidir
Liberal yorumcular bu hareketi bir "kuşak öfkesi" ya da "Macron'un tepeden inmeci üslubuna tepki" olarak okumaya meyilli. TIME'da yazan Nicholas Bequelin bile meseleyi "yeni bir toplumsal sözleşme" ihtiyacına bağlıyor (TIME). Bunlar yanlış değil, ama eksik. Eksik olan şu soru: okul kapitalizmde ne işe yarar?
Marksist açıdan okul, emek gücünün yeniden üretildiği yerdir. Sermaye yarının işçisini hazır bulmak ister; okuma yazma bilen, disipline alışmış, belli becerileri edinmiş bir işgücü. Ama bunun maliyetini kendisi ödemek istemez; devlete, yani vergiler aracılığıyla büyük ölçüde emekçilerin kendisine ödetir. Kâr oranları sıkıştığında ve devlet borcu büyüdüğünde ilk kesilen kalem de bu "yeniden üretim maliyeti" olur: okul, hastane, kreş, toplu taşıma. Bu çerçeveyi Eğitim Dosyamız: Okul Kimin? ayrıntılı biçimde kurmuştu; öğretmen emeğinin tarihini de Tebeşir Kimin Elinde? yazımızda anlattık.
Fransa Eğitim Bakanlığı'nın kendi verileri tabloyu açıkça ortaya koyuyor (Socialist Alternative derlemesi):
- Okul binalarının ortalama yaşı 61 yıl; 2015'ten bu yana yalnızca yüzde 15'i yenilenmiş.
- Okulların üçte biri kapasitesinin üzerinde.
- 2025'te liselerde ders saatlerinin yüzde 10'unda sınıfta öğretmen yoktu.
- Fransa, 2000'den bu yana en kötü PISA sonuçlarını aldı.
Ama bu çöküş her okula eşit dağılmıyor. Hareketin Créteil'den, Seine-Saint-Denis'ten, Val-de-Marne'dan başlaması tesadüf değil. Bunlar Paris'in göçmen kökenli işçi ailelerinin yaşadığı, 2005 banliyö ayaklanmasının da sahnesi olan bölgeler. Burada sınıf ile ırk iç içe geçer: Fransa etnik istatistik tutmayı yasaklar, ama banliyö lisesinin dökük tavanı istatistiğe gerek bırakmaz.
Bir de Parcoursup var: lise sonrası üniversite yerleştirme platformu. Görünüşte tarafsız bir algoritma; gerçekte "iyi" liselerin ve üniversite mezunu ailelerin çocuklarını kayıran bir ayıklama makinesi. Fransız Liselilerin Parcoursup'a Karşı Mücadelesi yazımızda ayrıntısıyla gösterdiğimiz gibi, sorun kodda değil kıtlığın yönetimindedir: yer az, başvuru çok; bu bir doğa olayı değil, bir bütçe tercihidir. Daha önce dijital kapitalizmin "iyilik" miti ve algoritmik tahakküm üzerine yazdıklarımızı da hatırlayın: algoritma, sınıfsal seçimi teknik bir karar gibi göstermenin aracıdır. Fransız lise öğrencisinin "Parcoursup stresi" dediği şey, aslında kendi sınıf konumunun bir yazılım tarafından onaylanmasını beklemenin stresidir.
Kısacası öğrenciler "daha iyi okul" istedikleri kadar, kendilerine biçilen geleceğin ayıklanmasına da itiraz ediyor. Taleplerin toplamının neden reformu aşan bir "müşterek" fikrine işaret ettiğini Okulun Kapısındaki Komün yazımızda tartışmıştık.
Okulun Tavanı Bütçede Çöktü: 54 Milyar Euroluk Kemer Sıkma
Öğrenci hareketi tek başına bu kadar büyüyemezdi. Onu yarım milyonluk bir harekete çeviren, aynı haftalarda masaya konan 2027 bütçesidir.
Başbakan Sébastien Lecornu'nun bütçesi yaklaşık 54 milyar euroluk harcama kesintisi öngörüyor (Carolina Political Review). Bu kesintinin ana kalemleri:
- Kamu emekçilerinin taban maaşlarının 2027'de dondurulması: art arda dördüncü, Macron döneminde sekizinci dondurma. Sendikalara göre bu dondurmalar alım gücünü çift haneli oranda eritti; talep yüzde 6 zam (Al Jazeera).
- En düşükler dışında emekli aylıklarının dondurulması.
Gerekçe hazır: kamu borcu GSYH'nin yüzde 119'unu aştı, borçlanma maliyeti son 20 yılın en yüksek düzeyinde, bütçe açığı yüzde 5,4. Piyasalar Fransa'yı 2010 Yunanistan'ıyla karşılaştırmaya başladı.
Burada durup sormalıyız: Bu borç kimin borcu? Macron 2017'de iş başına geldiğinde ilk işlerinden biri servet vergisini kaldırmak, sermaye gelirlerine düz oranlı vergi getirmek oldu. "Zenginler yatırım yapsın, refah aşağı damlasın" denildi. Aşağıya damlayan refah değil, borcun faturası oldu. Üstüne İran savaşıyla tırmanan akaryakıt ve enerji fiyatları (akaryakıtın sınıfsal yükünü Bir Litre Mazotun Sınıfı yazımızda anlatmıştık), Avrupa çapında hızlanan silahlanma bütçeleri eklendi. Almanya'da okul grevleriyle zorunlu askerliğe karşı çıkan gençlerin sloganı, bu denklemin özeti gibidir: Zenginler Savaş, Öğrenciler Gelecek İstiyor. Sonuç tanıdık bir denklem: sermayeye vergi indirimi, silaha bütçe, emekçiye dondurma, okula çöken tavan.
Bu yalnızca Fransa'nın hikâyesi de değil. Geçen yıl, Eylül 2025'te, dönemin başbakanı François Bayrou'nun 44 milyar euroluk kesinti bütçesine karşı "Bloquons tout" (Her Şeyi Durduralım) hareketi doğmuş, sendikaların 18 Eylül grevine 500 bin ile bir milyon arasında insan katılmıştı. Bayrou hükümeti düştü. Macron iki yılda beş başbakan eskitti. Değişen başbakanlar; değişmeyen, her yıl yeniden masaya gelen kemer sıkma reçetesi oldu. Bu reçetenin neden bitmediğini Neoliberalizm Bitti mi? yazımızda, aynı faturanın Avrupa'da barınma krizi olarak nasıl kesildiğini de Avrupa'nın Barınma Krizi ve Evin Sınıfı yazımızda tartışmıştık.
Bugünkü hareket, işte bu birikimin üzerine kuruldu. Siyaset bilimci Bruno Cautrès'in deyişiyle bu, "farklı seferberliklerin doruk noktası" (Al Jazeera).
Çocuklar Yalnız Değil: Tarladan, Limandan, Hastaneden Gelen Destek
Devletin en çok korktuğu şey, okul kapısındaki öfkenin okulun duvarlarını aşmasıydı. Tam da bu oldu. Aynı bütçenin faturasını farklı kapılardan ödeyen toplumsal kesimler, birbiri ardına öğrencilerin yanında yer aldı.
Tarladan gelen traktörler
5 Ekim'de küçük ve orta ölçekli çiftçileri örgütleyen Confédération paysanne, üyelerini "öfkeleri buluşturmaya" ve lise blokajlarına katılmaya çağırdı. Sendika, gençliğin taleplerini "haklı ve meşru" buldu; eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, özellikle de kırsalda kamu hizmetinin tasfiyesini ve sosyal hareketlere yönelik şiddetli baskıyı kınadı. Kendi derdini de saklamadı: "felaket bir yaz"ın ardından çiftçiler, yakın tarihin en ağır ekonomik krizlerinden birinin içinde terk edilmişti. Ertesi gün en az on il örgütü çağrıya yanıt verdi (Terre-net / AFP).
6 Ekim sabahı tablo dokunaklıydı (Contre Attaque):
- Bordeaux: Çiftçiler Montaigne Lisesi'nin öğrencilerine kahvaltı getirdi. Bir köylünün sözleriyle: "Tarım hareketi olarak dayanışmamızı göstermek bizim için önemli."
- Annonay (Ardèche): Traktörler şafak vakti Boissy d'Anglas Lisesi'nin önündeydi; römorklar gençlerle doldu.
- Reims: Köylüler eylemdeki lise öğrencilerine sıcak çorba ve sebze dağıttı.
- Deux-Sèvres: Kırsaldaki bir lisenin blokajına yerel ve organik ürünlerle erzak taşındı.
- Allier: Çiftçiler lise yürüyüşüne eşlik etti.
Bu bir ilk değil. 1968'de Nantes'lı köylüler grevdeki işçileri beslemişti; 2016'da traktörler bir üniversite blokajına destek vermişti. Fransa'da işçi-köylü-öğrenci dayanışmasının toprağı derindir.
Sarı yelekliler geri döndü
2018'de akaryakıt vergisine karşı doğan sarı yelekliler, bu kez kendi talepleriyle öğrencilerin çağrısına katıldı. Hareketin tanınmış isimlerinden Jérôme Rodrigues'in çağrısı yalındı: "Yollarımız farklı olabilir, ama kaygılarımız buluşabilir." 17 Ekim için ülke genelinde 1.750'yi aşkın eylem noktası ilan edildi (Al Jazeera).
Ortak kampanyanın adı, bu buluşmanın kendisini anlatıyordu: "Sarı Yelekler ve Gençlik, Mücadelelerimiz Buluşuyor." Çağrı öğrencilere, işçilere, çiftçilere, itfaiyecilere, öğretmenlere, sağlık emekçilerine, iklim aktivistlerine ve emeklilere yapıldı. İmzacılar arasında geçen yılın "Bloquons tout" koordinasyonları vardı (Morocco World News).
Sarı yeleklileri yeniden sokağa çeken, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı ablukasıyla litresi 2,37 euroyu aşan motorindi. Eylül ortasından bu yana balıkçılar Nice ve Sète limanlarını kapatmış; çiftçiler, inşaat ve enerji işçileri, sağlık emekçileri akaryakıt eylemlerine katılmıştı (Wikipedia). Pompadaki fiyat ile okuldaki öğretmen açığı aynı bütçenin iki yüzüydü.
Sendikalar, hukukçular, aileler
- İşçi sendikaları: CGT, işyerlerinde genel kurul toplanması çağrısı yaptı; Genel Sekreter Sophie Binet bütçenin "gençleri feda ettiğini" söyledi: "Çocuklarımızın geleceğiyle Rus ruleti oynayamayız." Solidaires ve FSU eylemlere katıldı; Toulouse Üniversite Hastanesi'ndeki CGT şubesi hastane emekçilerini çağırdı. Video oyunu işçilerinin sendikası STJV bile greve çıktı; bilişim emekçilerinin öğrencilerin yanında yer alması bizim için ayrıca anlamlı.
- Öğretmenler: Paris'te matematik öğretmeni Clémence'in sözleri öğretmenlerin tavrını özetliyor: "Daha fazla kaynak, daha fazla öğretmen, daha iyi öğretim koşulları istiyorlar. Bunları biz yıllardır istiyoruz" (Al Jazeera).
- Hukukçular: Hâkimlerin sendikası Syndicat de la magistrature polisin müdahalesini "vahşi" olarak niteledi. İnsan hakları avukatları ve Fransa İnsan Hakları Ligi (LDH) yürüyüşlerdeydi; Uluslararası Af Örgütü Fransa şubesi "gereksiz ve aşırı güç kullanımından kaçınılması" çağrısı yaptı.
- Aileler, sağlık emekçileri, itfaiyeciler, emekliler: 17 Ekim kortejlerinde çocuklarının yanında yürüyen anne babalar, hemşireler ve itfaiyecilerle birlikteydi.
- Üniversiteliler: Otuzu aşkın kampüste blokaj yapan üniversite öğrencileri, liselilerle dayanışma için sokağa çıktı.
- Siyasi partiler: La France Insoumise'in yanı sıra Komünist Parti lideri Fabien Roussel ve Ekolojistlerin lideri Marine Tondelier de hareketi desteklediklerini açıkladı.
Bir tabloda buluşma
| Kesim | Nasıl destekledi? | Kendi faturası |
|---|---|---|
| Küçük çiftçiler (Confédération paysanne) | Traktörle blokajlara katılım, erzak, kahvaltı | "Felaket bir yaz", kırsalda kamu hizmetinin tasfiyesi |
| Sarı yelekliler | 17 Ekim'de 1.750'yi aşkın noktada eylem | Akaryakıt, alım gücü, adaletsiz vergi |
| Balıkçılar, inşaat ve enerji işçileri | Akaryakıt eylemleri, liman blokajları | 2,37 euroluk motorin |
| Kamu emekçileri (öğretmen, hemşire, itfaiyeci) | Grev ve yürüyüş | Dördüncü kez dondurulan maaş |
| İşçi sendikaları (CGT, Solidaires, FSU) | Grev çağrısı, işyeri genel kurulları | Ücretler, emekli aylıkları, kamu hizmeti |
| Hukukçular (hâkim sendikası, LDH, avukatlar) | Polis şiddetinin teşhiri, hukuki destek | Hukuk devletinin aşınması |
| Aileler ve emekliler | Kortejlerde çocuklarının yanında | Dondurulan aylıklar, çocuklarının geleceği |
Bu tablonun sınıfsal anlamı açık: kemer sıkma, toplumun farklı kesimlerini farklı kapılardan vuruyor, ama hepsini aynı bütçeden vuruyor. Kırsaldaki küçük üretici, kentteki kamu emekçisi, banliyödeki lise öğrencisi aynı faturanın farklı satırlarıdır. Marx'ın 1848 Fransası için gösterdiği gibi, köylülük ile işçi sınıfı arasındaki bağ kopuk kaldıkça burjuvazi ikisini birbirine karşı kullanabilir; bu bağ kurulduğunda ise düzenin dengesi sarsılır.
Yine de dürüst olalım: bu destek henüz bir ittifak değil, bir buluşma. Traktörün okul kapısına gelmesi önemli bir işarettir; ama bu buluşma ortak bir programa, ortak bir eylem takvimine ve ortak temsil organlarına dönüşmedikçe, her kesim kendi taleplerinin pazarlığına geri dönebilir. Sarı yeleklilerin 2018'deki deneyimi de bunu gösterir: geniş bir öfke, örgütlü bir iradeye dönüşemediğinde dağılır. Sarı yelekli kitlenin bir kısmının sağa da açık olduğunu unutmamak gerekir; bu buluşmanın hangi yöne evrileceği, solun ona ne kadar program ve örgüt sunabildiğine bağlı.
19 yaşındaki öğrenci Théo'nun sözleri ise bu buluşmanın ortak paydasını tek cümlede söylüyor: "Hükümetin askeri harcamalara öncelik vermesinden bıktık. Okullara ve hastanelere kaynak istiyoruz."
İki Anlatı: Hükümetin Gördüğü ve Sınıfın Gördüğü
Aynı olaylara iki farklı yerden bakıldığında nasıl iki ayrı ülke ortaya çıktığını yan yana koyalım:
| Hükümetin anlatısı | Sınıfın gördüğü |
|---|---|
| "Aşırı sol sızmaları gençleri kışkırtıyor" (Eğitim Bakanı Geffray) | Hareket bir öğretmen grevine dayanışmadan doğdu; yüzde 62 haklı buluyor |
| "Polis şiddeti yalnızca kazalardır" (Lecornu) | İki kişi elini, bir genç gözünü kaybetti; İçişleri Bakanı "tüm ara silahların" kullanılması talimatı verdi |
| "Bütçe açığı kemer sıkmayı zorunlu kılıyor" | Açığı servet vergisinin kaldırılması ve sermaye indirimleri büyüttü; fatura ücretlere kesiliyor |
| "3.000 yedek öğretmenle acil çözüm sunduk" | 3.700 lisenin ve on yıllık kadro açığının karşısında bir yama; öğrenci ve öğretmen sendikaları reddetti |
| "Ebeveynler çocuklarının eylemlerinden hukuken sorumlu tutulmalı" (Darmanin) | Devlet okulu öğretmensiz bırakmanın sorumluluğunu kimseye yüklemiyor |
| "Kamu fonu hasarları sonsuza kadar karşılayamaz" (Lecornu) | Kamu fonu 61 yaşındaki okul binalarını da karşılamadı |
| "Cumhuriyetimizde şiddete yer yok" (Macron) | 5.000'i aşkın gözaltının yüzde 87'si çocuk; şiddetin dağılımı da sınıfsal |
Bu tablonun bize öğrettiği şey şu: devlet her kriz anında aynı üç hamleyi yapar. Birincisi, hareketi dış bir güce bağlamak ("aşırı sol", "LFI operasyonu", Türkiye'de "provokatörler" ya da "dış güçler"). İkincisi, şiddeti tek taraflı göstermek. Üçüncüsü, yapısal bir sorunu bir yama ile geçiştirmek. Fransa'da da Türkiye'de de mekanizma aynıdır; çünkü her ikisinde de devlet, sermayenin ortak işlerini yöneten bir kuruldur.
Şiddet Meselesi: Dürüst Olalım
Sevgili yoldaşlar, burada kendimize de dürüst olmak zorundayız. Paris'te sokaklar tahrip edildi, Lille'de bir Apple mağazası boşaltıldı, Limoges'un tarihi belediye binası yandı, Marsilya'da belediye binasına girildi (Euronews).
Bunu iki yönden düşünmek gerekiyor.
Birincisi: Şiddeti doğuranın kim olduğunu unutmayalım. Okullarını savunan 14 yaşındaki çocuklara biber gazı, plastik mermi, el bombası atan bir devletin karşısında öfkenin biçimsizleşmesi şaşırtıcı değildir. Örgütsüz öfke, hedefini seçemez. Yağma, sınıf bilinci değil; sınıf bilincinin yokluğunda ortaya çıkan, tüketim toplumunun çarpık bir aynasıdır.
İkincisi: Yağma ve kundaklama hareketi güçlendirmez; tam tersine, devletin elinde onu ezmenin meşruiyet aracına dönüşür. Lecornu'nun "aşırı yoğun şiddet" söylemi, ertesi gün bütçeyi değil yanan binayı konuşturmanın yoludur. Daha tehlikelisi şu: "düzen" talebi bugün Fransa'da sağın, Marine Le Pen'in hanesine yazılıyor. Nisan 2027'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi anketlerde Le Pen önde (TIME). AfD'nin Yüzde 43,8'i yazısında anlattığımız gibi, sosyal demokrasinin ve liberal merkezin kemer sıkmasının yarattığı umutsuzluğu en çok devşiren güç aşırı sağdır. Emekçilerin neden sağa yöneldiğini, bunun örgütsüzlüğün ifadesi olduğunu da İşçiler Neden Sağa Oy Veriyor? yazımızda tartışmıştık. Sol bu öfkeye örgütlü bir yön veremezse, öfkenin faturası bir sonraki seçimde ırkçı bir hükümet olarak kesilebilir.
Bu yüzden ilkemiz açıktır: devlet şiddetini teşhir ederiz, ama hareketin gücünü kundaklamada değil, örgütlülükte ve üretimi durdurmada görürüz.
1968 mi? Bir Karşılaştırmanın Sınırları
Jean-Luc Mélenchon bu hareketi "1968'den bu yana en güçlü gençlik hareketi" olarak niteledi. Benzerlik ilk bakışta çarpıcı: öğrenciler başlattı, sendikalar katıldı, devlet sert yanıt verdi.
Ama 1968'i 1968 yapan, Sorbonne'daki barikatlar değil, ardından gelen 10 milyon işçinin genel grevi ve fabrika işgalleriydi (Fransız işçi sınıfının 1848 Haziran Günleri'nden Paris Komünü'ne ve antifaşist cepheye uzanan deneyimini Avrupa İşçi Sınıfı Tarihi dosyamızda bulabilirsiniz). Barikat devleti sarstı; grev sermayeyi durdurdu. Bugün tablo farklı: 30 Eylül kamu grevine öğretmenlerin yalnızca yüzde 11'i katıldı; diğer kamu emekçilerinde oran yüzde 10'un altında, hastanelerde daha da düşük. Bunun nedenlerinden biri de, eriyen ücretlerle bir günlük yevmiyeden vazgeçmenin zorluğu.
Demek ki şu an Fransa'da güçlü bir sokak ama zayıf bir grev var. Sokak görünürlük yaratır; grev ise kârı durdurur. Kemer sıkma bütçesini geri çektirecek olan, sokakla üretimin birleşmesidir. CGT Genel Sekreteri Sophie Binet'nin "kırmızı alarm" uyarısı ve hükümete verdiği 48 saatlik süre, bu eşiğin farkında olunduğunu gösteriyor. Asıl soru, sendikaların tek günlük eylem takviminden süreli ve yaygın greve geçip geçemeyeceği.
Lenin'in "kendiliğindenlik" üzerine söylediğini hatırlayalım: kendiliğinden hareket, bilincin embriyonik biçimidir. Créteil'deki blokaj, kendiliğinden bir dayanışmaydı. USL'nin ulusal çağrısı, onu örgütlü bir harekete çevirdi. Şimdiki eşik, bu hareketin öğrencinin talebini işçinin talebiyle bir programda birleştirmesi: okul için kadro, kamu emekçisi için zam, emekli için insanca aylık ve bunların hepsinin parasını sermayeden alan bir vergi düzeni. Kendiliğinden öfkeden tarihsel özneye geçişin bu sorusunu İllüzyonlar Çağında Tarihsel Özne Olmak: "Örgütlenin!" yazımızda da sormuştuk.
Türkiye'den Bakınca: Aynı Zil, Farklı Okullar
Okulların açıldığı eylülde "Zil Herkese Aynı Çalmaz" demiştik. Fransa bu sözün Avrupa ölçeğindeki kanıtı oldu.
Türkiye'de de kalabalık sınıflar, ikili öğretim, ücretli öğretmenlik ve sözleşmeli kadrolarla kapatılan açıklar, depreme dayanıksız binalar, bir sınav sistemiyle sınıfsal ayıklamanın "liyakat" diye sunulması ve eğitimin her yıl biraz daha ailenin cebine yüklenmesi tanıdık gerçeklikler. Bir öğün okul yemeğinin bile çok görüldüğü bir ülkede yaşıyoruz (Bir Öğün Yemeği Çok Görenlerin Çocuk Koruma Mazereti). Fransız öğrencinin Parcoursup'u neyse, bizim gençlerimizin merkezi sınav sistemi odur. Okul sorunlarına devletin polis, kamera ve yasakla yanıt verme refleksini de Okul Kapısındaki Tüfek yazımızda ele almıştık.
Farklılık şurada: Fransa'da bir lise öğrencisi sendikası (USL) var, öğretmen sendikaları bir öğrenci blokajına dayanışma ile yanıt verebiliyor, bir işçi konfederasyonu öğrencilerin çağrısına katılabiliyor. Türkiye'de ise lise öğrencisinin örgütlenme hakkı fiilen yok sayılıyor; disiplin yönetmelikleri, "okula siyaset sokulmaz" söylemi ve ailenin korkusu, gençliği tek tek bireylere bölüyor. Öğretmen cephesinde ise umut veren örnekler var: özel sektör öğretmenlerinin Ankara'daki mücadelesini Ankara Barikatlarında Üretilen Gelecek yazımızda anlatmıştık.
Fransa'nın bize gösterdiği bir başka şey de traktörün okul kapısına gelebileceği. Türkiye'de de mazot ve gübre fiyatlarıyla ezilen küçük üretici, ücreti eriyen kamu emekçisi ve geleceği sınav sırasına dizilen öğrenci aynı bütçenin farklı satırlarıdır. Ege'de Akbelen'den mevsimlik işçiliğe uzanan öfkenin ancak örgütlendiğinde güç olacağını İllüzyonlar Çağında Tarihsel Özne Olmak: "Örgütlenin!" yazımızda söylemiştik; Fransa bunun ölçeğini gösterdi.
Fransa'dan çıkaracağımız ders, "biz de sokakları yakalım" değil. Ders şu: hiçbir okul sorunu tek bir okulun sorunu değildir. Bir sınıftaki tavanın çöküşü, bir bütçe tercihinin sonucudur. O tercih de bir sınıf tercihidir.
Somut Görevler
Genç yoldaşlar, Fransa'yı izlemek yetmez; ondan öğrenmek gerekir. Önerilerimiz:
- Kendi okulunuzun envanterini çıkarın. Sınıf mevcudu, öğretmeni olmayan ders saatleri, ücretli öğretmen sayısı, binanın deprem raporu, kantin fiyatları, servis ücretleri. Rakam, öfkeyi argümana çevirir.
- Öğretmenlerle dayanışma bağı kurun. Fransa'daki hareket bir öğretmen grevine verilen öğrenci desteğiyle başladı. Eğitim emekçilerinin sendikal mücadelesi sizin mücadelenizdir.
- Okul sorununu bütçe sorunuyla birleştirin. Merkezi yönetim bütçesinde eğitim yatırımına ayrılan pay ile faiz ödemelerini, savunma harcamalarını ve sermayeye sağlanan teşvikleri yan yana koyun.
- Örgütlülüğü sosyal medya trendinden ayırın. Bir çağrı bir günde yayılır, bir günde söner. Kalıcı olan, düzenli toplanan, kararlarını birlikte alan, temsilcilerini seçen yapılardır.
- Devlet şiddetini kayda geçirin, ama şiddeti hareketin yöntemi yapmayın. Fransa'da devletin en büyük kozu yanan binalar oldu. Gücümüz, sayımızda ve üretimi durdurma kapasitemizdedir.
- Okul kapısını diğer kapılara bağlayın. Fransa'da çiftçiler traktörleriyle, sarı yelekliler kortejleriyle, hukukçular açıklamalarıyla öğrencilerin yanına geldi. Kendi kentinizde öğretmen sendikasını, sağlık emekçilerini, küçük üreticiyi, mahalle derneğini tanıyın; ortak bir talep listesi, ortak bir takvim için konuşmaya başlayın.
- Aşırı sağın öfkeyi devşirmesine karşı uyanık olun. Kemer sıkmanın yarattığı umutsuzluk, göçmene ve "öteki"ne yöneltildiğinde sermaye ikinci kez kazanır.
- Uluslararası bilgi ağını canlı tutun. Fransız öğrenci sendikalarının açıklamalarını, taleplerini, örgütlenme biçimlerini çevirin, paylaşın. Bilgi müşterektir; mücadele deneyimi de. Avrupa'nın dört bir yanındaki gençlik hareketlerinin talep listelerini Avrupa Gençliği Ne İstiyor? yazımızda derlemeye başladık; bu derlemeyi birlikte büyütelim.
Zil Çalıyor
Bir Créteil lisesinin öğrencileri, öğretmenleri için kapılarını kapattığında ne yaptıklarını belki bilmiyorlardı. Dört hafta sonra yarım milyon insan, yalnızca daha iyi okul için değil, "geri alınmak istenen haklar" için yürüyordu. Bir öğrencinin Al Jazeera'ya söylediği gibi: "Buradayız, çünkü haklarımızı geri almak istiyoruz."
Kapitalizm, borcunu çocukların okuluna, hemşirenin ücretine, emeklinin aylığına keserek ödetmeye çalışıyor. Fransa'daki gençler bu faturayı ödemeyi reddediyor. Bu reddin bir isyan olarak mı kalacağı, yoksa bir sınıf programına mı dönüşeceği önümüzdeki haftalarda belli olacak.
Bizim için ders açık: zil herkese aynı çalmaz; ama herkes aynı anda kalktığında, zili kimin çaldığı da değişir.
Dayanışmayla,
Bilgi Müşterekleri
Kaynaklar
- Al Jazeera, "France to shutter up to 500 schools as more student protests called", 4 Ekim 2026 — https://www.aljazeera.com/news/2026/10/4/france-to-shutter-up-to-500-schools-as-more-student-protests-called
- Al Jazeera, "Public workers in France strike over pay as student protests turn violent", 30 Eylül 2026 — https://www.aljazeera.com/news/2026/9/30/french-public-workers-strike-over-pay-as-student-protests-turn-violent
- Al Jazeera, "Tear gas and unrest as hundreds of thousands protest for reforms in France", 17 Ekim 2026 — https://www.aljazeera.com/news/2026/10/17/france-wave-of-nationwide-protests
- Euronews, "'No room for violence,' says Macron after rioters and looters hijack peaceful demonstrations across France", 17 Ekim 2026 — https://www.euronews.com/2026/10/17/no-room-for-violence-says-macron-after-rioters-and-looters-hijack-peaceful-demonstrations-
- CBS / The National Desk, "Hundreds of thousands protest across France over schools, cost of living, and fuel prices", 17 Ekim 2026 — https://cbs6albany.com/news/nation-world/hundreds-of-thousands-protest-across-france-over-schools-cost-of-living-and-fuel-prices
- CNN, "Half a million protesters sweep France in major show of youth unrest", 17 Ekim 2026 — https://edition.cnn.com/2026/10/17/europe/half-million-protesters-sweep-france-in-youth-unrest-latam-intl
- Nicholas Bequelin, "Why is France Burning?", TIME, 16 Ekim 2026 — https://time.com/article/2026/10/16/france-student-protests-macron/
- Carolina Political Review, "Strikes, Deficits, and Stalemate in Paris", 14 Ekim 2026 — https://www.carolinapoliticalreview.org/cpr-daily/2026/10/14/strikes-deficits-and-stalemate-in-paris
- Socialist Alternative, "Giant Wave Of Youth & Student Protest Surges In France", 8 Ekim 2026 — https://www.socialistalternative.org/2026/10/08/giant-wave-of-youth-student-protest-surges-in-france/
- Wikipedia, "2026 French lycée protests" — https://en.wikipedia.org/wiki/2026_French_lyc%C3%A9e_protests
- Wikipedia, "Bloquons tout" — https://en.wikipedia.org/wiki/Bloquons_tout
- Terre-net / AFP, "La Confédération paysanne appelle les agriculteurs à rejoindre les lycéens", 6 Ekim 2026 — https://www.terre-net.fr/manifestations/article/904390/la-confederation-paysanne-appelle-les-agriculteurs-a-rejoindre-les-lyceens
- Contre Attaque, "Des paysans en renfort des lycéens", 7 Ekim 2026 (hareket yanlısı yayın) — https://contre-attaque.net/2026/10/07/des-paysans-en-renfort-des-lyceens/
- Al Jazeera, "Protests spread across France as 'yellow vests' set to join", 17 Ekim 2026 — https://www.aljazeera.com/news/2026/10/17/france-braces-for-nationwide-protests-with-yellow-vest-members-set-to-join
- Al Jazeera, "'We're short of resources': France's student protesters, in their own words", 7 Ekim 2026 — https://www.aljazeera.com/news/2026/10/7/were-short-of-resources-frances-student-protesters-in-their-own-words
- Morocco World News, "France's October 17 Protests Seek to Unite Students, Unions and Yellow Vests", Ekim 2026 — https://www.moroccoworldnews.com/2026/10/341724/frances-october-17-protests-seek-to-unite-students-unions-and-yellow-vests/
- Wikipedia, "2026 French fuel protests" — https://en.wikipedia.org/wiki/2026_French_fuel_protests
Bilgi Müşterekleri'nden ilgili yazılar
Fransa ve Avrupa gençliği dizisi
- "Fransız Liselilerin Parcoursup'a Karşı Mücadelesi", 12 Ekim 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/parcoursup/
- "Okulun Kapısındaki Komün", 7 Ekim 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/okulunkapisindakikomun/
- "Avrupa Gençliği Ne İstiyor?", 2 Ekim 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/avrupagencligineistiyor/
- "Zenginler Savaş, Öğrenciler Gelecek İstiyor", 26 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/zenginlersavasogrencilergelecekistiyor/
Eğitim ve gençlik
- "Zil Herkese Aynı Çalmaz", 13 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/okullaraciliyor/
- "Eğitim Dosyamız Yayında: Okul Kimin?", 29 Ağustos 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/egitimdosyasi/
- "Tebeşir Kimin Elinde?", 5 Ekim 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/ogretmenliginhikayesi/
- "Okul Kapısındaki Tüfek", 22 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/okulkapisindakitufek/
- "Bir Öğün Yemeği Çok Görenlerin Çocuk Koruma Mazereti ve Sosyal Medyada Gözetim Kapısı", 17 Ekim 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/cocugukorumak/
- "Ankara Barikatlarında Üretilen Gelecek: Özel Sektör Öğretmenlerinin Sınıf Kavgası", 18 Haziran 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/ogretmensendikalari/
Devlet şiddeti ve baskı
- "İHD 2025 Raporunu Sınıf Gözüyle Okumak", 5 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/ihd2025raporu/
- "Ankara'da NATO Öncesi 'Korku' Barikatları", 23 Haziran 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/natokorkusu/
- "Sermayenin Küresel Muhafızları Gelirken: Ankara'da 'Önleyici' Ablukanın ve Tutuklamaların Kronolojisi", 26 Haziran 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/ankaratutuklamalari/
Kemer sıkma, kriz ve aşırı sağ
- "Neoliberalizm Bitti mi?", 19 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/neoliberaalizmbittimi/
- "Bir Litre Mazotun Sınıfı", 17 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/birlitremazotunsinifi/
- "Maricarmen'in Sedyesi, Elif'in Anahtarı: Avrupa'nın Barınma Krizi ve Evin Sınıfı", 25 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/evinsinifi/
- "AfD'nin Yüzde 43,8'i Bir Sapma Değil, İki Yüz Yıllık Bir Hattın ve Otuz Beş Yıllık Bir Mülksüzleştirmenin Faturasıdır", 11 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/afdnereye/
- "İşçiler Neden Sağa Oy Veriyor?", 19 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/iscilernedensagaoyveriyor/
Algoritma, örgüt ve tarih
- "İllüzyonun Yırtılışı: Dijital Kapitalizmin 'İyilik' Mitine ve 'Sınırı Belirlemek' Çağrısına Materyalist Bir Müdahale", 29 Temmuz 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/sinirinotesi/
- "Algoritmik Tahakküm ve Dijital Sermayenin 'Yankı Odası' Siyaseti", 8 Mayıs 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/algoritmik-tahakkum-ve-dijital-sermayenin-yanki-odasi-siyaseti/
- "Dosya: Avrupa İşçi Sınıfı Tarihi Yayında", 27 Eylül 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/avrupaiscisinifitarihi/
- "İllüzyonlar Çağında Tarihsel Özne Olmak: 'Örgütlenin!'", 15 Ağustos 2026 — https://bilgimusterekleri.org/blog/egedeorgutlenin/







