Bilgi Müşterekleri
AnasayfaKonularDizilerKılavuzlarPopüler İçeriklerHakkımızdaİletişim

Veri Merkezi Sandığa Takıldı

ABD Ara Seçimlerinde Yapay Zekaya, Elektrik Faturasına ve "Yeni Dünya"ya Karşı Tepkinin Sınıfı

18 dk okumaYazar: Oğuz Demirkapı
Veri Merkezi Sandığa Takıldı

ABD Ara Seçim Dosyası, üçüncü yazı. ABD Gündemi dizisindendir.

Bu dosyanın ilk yazısında, seçime giderken platform sahiplerinin seçimin tarafı olduğunu, para ağı ile akış ağının iç içe geçtiğini anlatmıştık. İkinci yazıda, sonuçlar gelince "mavi dalga"nın neden aynı kıyıya vurduğunu, Demokratların neden hiçbir zaman sınıf için bir alternatif olamayacağını tartıştık. Bu üçüncü yazıda seçimin içinden geçen bir damarı ayrıca izliyoruz: yapay zekaya, veri merkezlerine ve bunların temsil ettiği "yeni dünya"ya karşı biriken tepkiyi.

Önce özet, sonra ayrıntı.


Özet: On tez

  1. 3 Kasım 2026 ara seçimleri, yapay zeka sanayisinin ilk büyük seçim sınavıydı ve sanayi bu sınavda kaybetti. Basın seçimi şimdiden "veri merkezi seçimi" diye anıyor.
  2. Yerel oylamalarda tablo neredeyse tek renkli: Veri merkezi yasağı, moratoryumu ya da imar kısıtlaması içeren 41 yerel oylamanın 39'unda veri merkezi karşıtı taraf kazandı. Yalnızca Ohio'da 13 belde yasak oyladı.
  3. Üç kritik eyalette veri merkezine şüpheyle bakan valiler seçildi: Teksas'ta Gina Hinojosa Greg Abbott'u devirdi; Ohio'da Amy Acton, Georgia'da Keisha Lance Bottoms kazandı. Üçü de bir biçimde "durdurma" vaat etti. Bu üç eyalet, ABD'deki yapay zeka veri merkezi yatırımının neredeyse yarısına ev sahipliği yapıyor.
  4. Sandık çıkış anketinde seçmenlerin yaklaşık yüzde 60'ı veri merkezlerini oy kararında "belirleyici ya da önemli" etken saydı; yaklaşık yüzde 80'i mahallesine veri merkezi istemiyor.
  5. Öfkenin maddi temeli elektrik faturası. ABD'nin en büyük şebekesi PJM'de toptan elektrik fiyatı bir yılda yüzde 76 arttı; veri merkezi talebi yalnızca son iki kapasite ihalesinde tüketiciye 13 milyar dolarlık ek yük bindirdi.
  6. Yapay zeka parası satın alamadı. Yapay zeka süper PAC'leri 68 koltukta 79 milyon dolar harcadı; rekabetçi yarışlarda destekledikleri adayların çoğu kaybetti. Elon Musk'ın Cumhuriyetçilere aktardığı yaklaşık 474 milyon dolar da dalgayı durduramadı.
  7. Ama "para işe yaramadı" sonucu yanıltıcı. Sanayinin parası en çok ön seçimlerde, kimin aday olacağını belirlemek için harcandı. Asıl çatışma kasımda değil, yaz aylarındaki ön seçimlerde yaşandı.
  8. Sermayenin içinde iki fraksiyon kapıştı: Andreessen Horowitz ve OpenAI çevresinin "hafif düzenleme, tek ulusal standart" cephesi ile Anthropic destekli "güvenlik ve eyalet düzenlemesi" cephesi. İkisi de sermaye parası; ikisi de işçinin faturasını konuşmuyor.
  9. Tepkinin içeriği sınıfsal, biçimi ise henüz değil. Faturası artan, suyu çekilen, gürültüsüne katlanan, egzozunu soluyan emekçinin öfkesi büyük ölçüde "arka bahçeme değil" diliyle ve Demokrat Parti kanalıyla sandığa aktı.
  10. Bizim için ders: Yeni teknolojiye karşı tepki ne Luddizm diye küçümsenmeli ne de kendiliğinden ilerici sayılmalı. Soru "veri merkezi olsun mu?" değil; "kimin mülkünde, kimin denetiminde, kimin yararına?" sorusudur.

Seçim gecesi ne oldu?

3 Kasım akşamı sonuçlar geldikçe, iki ayrı hikayenin aynı anda aktığı görüldü. Birincisi bilinen hikayeydi: Trump'ın popülaritesindeki düşüş ve hayat pahalılığı Demokratlara geniş bir dalga getirdi; Demokratlar Kongre'nin iki kanadının da denetimini aldı. Bunu ikinci yazıda ayrıntılı tartıştık.

İkinci hikaye daha yeniydi. Seçimin ertesi sabahı ABD basını neredeyse ortak bir manşet attı: Time "Yapay zekanın ilk büyük seçimi"nin kazananlarını ve kaybedenlerini saydı; Fortune "Teksas bile döndü, teknoloji pazarlık masasına oturmak zorunda" diye yazdı; Euronews "veri merkezi tepkisi sandığa ulaştı" dedi; sağ-liberal Reason bile "sonunda bu bir veri merkezi seçimiymiş" diye itiraf etti.

Ertesi gün borsa da kendi yorumunu yaptı: Genel piyasa yükselirken CoreWeave, Applied Digital ve Cipher Digital gibi veri merkezi şirketlerinin hisseleri düştü. Yatırım analisti Dan Ives seçilen valilerin teknoloji şirketleri için "yeni bir gerçeklik" olduğunu söyledi ve ekledi: "Teknoloji, yapay zekanın yayılma hızını yavaşlatmaya uyum sağlamalı." Goldman Sachs Georgia ve Teksas'ta inşaat gecikmeleri öngördü; Morgan Stanley Ohio'nun yeni valisini yatırım için "büyük bir risk" olarak tanımladı.

Sermayenin kendi analistleri sandıktaki tepkiyi bir "risk kalemi" olarak fiyatlamaya başladıysa, bu tepki artık bir yerel gürültü değil, siyasal bir olgudur.


Ayrıntı 1: Yerel sandıklar - "Burada olmaz"

Seçimin en çarpıcı verisi, Kongre ya da valilik yarışlarından değil, kasaba ve ilçe oylamalarından geldi. Reason'ın derlemesine göre yerel sandıklarda veri merkezleriyle ilgili 41 öneri vardı; çoğu yasak, moratoryum ya da imar kısıtlaması içeriyordu. Veri merkezi karşıtı taraf bunların ikisi dışında hepsini kazandı.

Forbes'un eyalet eyalet döktüğü listeden öne çıkanlar:

  • Ohio (21 oylama, en çok): Conneaut, Defiance, Granville, Grove City, Hubbard, Monroeville, Oregon, Pataskala, Piqua, Sunbury, Trenton, Upper Sandusky ve Urbana'da "yüksek etkili" veri merkezlerine yasak oylandı ve hepsi kabul edilme yolunda. Ashville'de seçmenlerin yüzde 80'den fazlası, inşaatı süren bir veri merkezini reddetti. Monroe ve Sprigg ilçelerinde "kırsal dokuyu koruyan" imar kuralları fiilen yasak anlamına geliyor.
  • Illinois: Granite City, Joliet ve diğer beldelerde danışma oylamalarında büyük farkla "hayır"; Bloomington'da moratoryuma yaklaşık yüzde 78 destek.
  • Kansas: El Dorado ve Emporia yasak kabul etti.
  • Maine: Peru, Wells ve Wiscasset geçici moratoryum, North Berwick büyük tesis yasağı kabul etti.
  • Kaliforniya (Alhambra) ve Florida (Edgewater): Yasak ve moratoryuma yüzde 77–80'in üzerinde destek.

İstisnalar da öğretici. Ohio'nun Wilmington kentinde belirli bir projeye yol açan imar kararları geçti; Perry'de ise seçmenler vergi indirimini mali teminat ve gürültü sınırına bağlayan bir düzenlemeyi onayladı. Wisconsin'in Janesville kentinde eski General Motors fabrikasının arazisinde kurulacak 450 milyon doların üstündeki projeler için halk oylaması şartı getirildi.

Janesville örneği, bu yazının belki de en sembolik ayrıntısı: Bir zamanlar binlerce otomobil işçisinin çalıştığı fabrikanın yerine, bir avuç teknisyenle işleyen ama bütün kentin elektriğini ve suyunu isteyen bir "hesaplama fabrikası" kurulmak isteniyor. Kentin yanıtı "hayır" değil; "bunu biz oylayacağız" oldu.

10a Labs'ın yürüttüğü Data Center Watch, yalnızca 2026'nın ikinci yarısında en az 45 veri merkezi projesinin yerel muhalefet yüzünden aksadığını kaydetti. Seçim, bu yerel direnişlerin sandığa taşınmış biçimidir.


Ayrıntı 2: Üç vali, üç vaat

Teksas: Abbott'un çark etmesi yetmedi

Teksas, ABD'de en çok veri merkezi kapasitesine sahip eyalet; 2028'de ülke kapasitesinin yaklaşık yüzde 30'unu barındırması bekleniyor. Vali Greg Abbott eyaleti yapay zekanın "merkez üssü" yapmayı vaat etmiş; OpenAI, Anthropic, Oracle, Microsoft, Google, Meta ve Amazon vergi indirimleri, arazi ve enerji vaatleriyle eyalete çekilmişti. Texas Tribune'un aktardığına göre veri merkeziyle bağlantılı bağışçılar Temmuz 2025'ten bu yana Abbott'a yaklaşık 9 milyon dolar vermişti.

Seçim yaklaşırken öfke büyüyünce Abbott ağustosta yön değiştirdi: Önce şebeke bağlantılarını, sonra çevre izinlerini bir denetim bitene dek dondurdu; su kullanımı, vergi teşvikleri, gürültü ve ışık konularında veri toplanmasını istedi. Ekimde, dondurmaya rağmen bazı izinlerin verildiği ortaya çıkınca izin kurumu çevrimiçi başvuru sistemini kapattı.

Demokrat aday Gina Hinojosa bunu "seçim yılı numarası" diye niteledi ve daha ileri gitti: Yasama koruyucu düzenlemeleri çıkarana dek bütün veri merkezi onaylarına moratoryum, büyük geliştiricilere verilen vergi indirimlerinin kaldırılması, toplulukların su kaynaklarının korunması, projelerin kamusal denetimini engelleyen gizlilik sözleşmelerinin yasaklanması ve veri merkezlerinde sendikalı işçi çalıştırma şartı. Hinojosa kazandı; aynı gece Teksas'ın Senato koltuğunu da Demokrat James Talarico, Ken Paxton'ı yenerek aldı.

Ohio: "Koşullu moratoryum"

Ohio, OpenAI'ın Nvidia'nın 100 milyar dolarlık finansmanıyla 500 milyar dolarlık bir veri merkezine göz diktiği, Meta'nın 1 milyar, Amazon Web Services'in 2 milyar dolarlık yatırım planladığı bir eyalet. Seçilen vali Amy Acton, geliştiriciler bütün altyapı maliyetini üstlenmedikçe, sendikalı işçi çalıştırmadıkça ve çevre standartlarına uymadıkça yeni veri merkezlerine moratoryum vaat etti. Meta'nın 700 bin fit karelik (yaklaşık 65 bin metrekare) tesis planladığı ilçe ise sandıkta yasak kararı aldı.

Georgia: Faturadan başlayan dönüşüm

Georgia'da Keisha Lance Bottoms, elektrik faturalarına, topluluklara ve çevreye etkisi değerlendirilene kadar eyalet çapında geçici bir inşaat duraklaması vaat etti. Georgia'nın bu seçimi bir yıl önceden haber vermişti: Kasım 2025'te Demokratlar, elektrik tarifelerini belirleyen Kamu Hizmetleri Komisyonu'nda (PSC) iki koltuğu Cumhuriyetçilerden almıştı. O seçimin ana konusu da Georgia Power'ın zamları ve veri merkezlerinin şebekeye yüküydü.

Aynı çizgide bir başka öncül de Virginia'dır. Dünyanın en yoğun veri merkezi bölgesine ev sahipliği yapan Virginia'da Abigail Spanberger, 2025'te kampanyasını büyük ölçüde enerji faturalarına dayandırarak vali seçilmişti. Eyaletin kendi yaptırdığı bir araştırma, Virginialıların 2040'a kadar ayda 37 dolara varan ek enerji maliyetiyle karşılaşabileceğini öngörüyordu.


Ayrıntı 3: Öfkenin maddi temeli - elektrik faturası

Tepkiyi "teknoloji korkusu" diye okumak kolay ama yanlış. Seçmenin veri merkezine dair birinci kaygısı, Reason'ın bile kabul ettiği gibi, elektrik fiyatıdır.

ABD'nin doğusunda 13 eyalet ve Washington'da yaklaşık 67 milyon kişiye elektrik sağlayan PJM şebekesinde, piyasa izleme kuruluşu Monitoring Analytics'in Mayıs 2026 raporuna göre:

  • Toptan elektrik fiyatı 2025'in ilk çeyreğinde megavatsaat başına 77,78 dolarken 2026'nın ilk çeyreğinde 136,53 dolara çıktı: yüzde 76 artış.
  • Kapasite maliyetleri aynı dönemde yüzde 398 arttı.
  • Veri merkezi yükü yalnızca son iki kapasite ihalesinde tüketiciye yaklaşık 13 milyar dolar ek maliyet getirdi.
  • İzleme kuruluşunun kendi ifadesiyle: "Tüketiciler üzerindeki fiyat etkileri çok büyük ve geri döndürülemez."

Mekanizma basit: Veri merkezi şebekeye büyük ve sürekli bir yük ekler; şebeke yeni kapasite ve iletim hattı ister; bunun maliyeti tarifelere yayılır. Yani yapay zeka şirketlerinin altyapı yatırımı, kısmen hane halklarının faturasıyla finanse edilir. Kar özelleşir, şebeke maliyeti toplumsallaşır.

Buna su ekleyin: Kuraklık sorunu yaşayan Teksas'ta veri merkezlerinin su ihtiyacı bilinmiyor bile. Buna hava ekleyin: xAI'ın Memphis'teki süper bilgisayarı gaz türbinleriyle çalışıyor ve Güney Memphis'in emekçi mahalleleri o egzozu soluyor. Color of Change'den Nadine Smith'in sözleri yerinde: "Aileler, tarihin en zengin şirketlerini elektrik faturalarıyla sübvanse etmek zorunda bırakılmamalı."

Türkiye'den bakan bir okur için bu tablo yabancı değil. Üç Bin Kilovatsaatin Sınıfı yazımızda EPDK'nın konut elektrik sınırını 3 bin kilovatsaate indirmesini ve "üşüyerek tasarruf"u tartışmıştık. Ölçek ve kurumlar farklı; ama soru aynı: Enerji kimin için üretiliyor ve bedelini kim ödüyor?


Ayrıntı 4: Anketler ne söylüyor?

NBC'nin sandık çıkış anketi, TechCrunch'ın aktardığına göre şunu gösteriyor:

  • Seçmenlerin yaklaşık yüzde 60'ı veri merkezlerini oy kararında "belirleyici ya da önemli bir etken" saydı.
  • Yaklaşık yüzde 80'i mahallesinde veri merkezi kurulmasına karşı.
  • Yarıdan fazlası yapay zekanın faydadan çok zarar getireceğini düşünüyor.

Seçim öncesi anketler de aynı yönü gösteriyordu: Quinnipiac'a göre Amerikalıların yüzde 55'i yapay zekanın gündelik hayatlarında faydadan çok zarar getireceğini, yüzde 65'i kendi topluluklarında veri merkezi inşasına karşı olduğunu söylüyordu. Pew'in 2025 araştırmasında Amerikalıların yarıdan fazlası yapay zeka konusunda heyecandan çok korku duyduğunu belirtmişti.

Ama dürüst olmak gerekir. Aynı NBC'nin ekim anketinde veri merkezlerini "ülkenin en önemli sorunu" sayanlar yalnızca yüzde 3'tü; en büyük pay hayat pahalılığındaydı. Reason'ın aktardığı bir analiz, reklamlarında veri merkezini öne çıkaran Demokrat adayların, çıkarmayanlardan daha kötü sonuç aldığını ileri sürüyor; çünkü seçim yaklaşırken iki partinin adayları da veri merkezine mesafe koyunca konu ayırt edici olmaktan çıktı.

Bu iki veri birbiriyle çelişmiyor. Veri merkezi tek başına bir "gündem maddesi" değil; hayat pahalılığının en somut, en görünür, en adı konulabilir yüzü. Seçmen "yapay zeka" diye soyut bir şeye değil, faturasındaki rakama, kasabasının kenarındaki beton kutuya, kuyusundaki suyun seviyesine oy verdi.


Ayrıntı 5: Para satın alamadı mı?

Bu seçim aynı zamanda yapay zeka sermayesinin doğrudan siyasete girdiği ilk seçimdi.

Sanayinin cephesi: Leading the Future

Andreessen Horowitz kurucuları Marc Andreessen ve Ben Horowitz'in 25'er milyon, OpenAI Başkanı Greg Brockman ile eşinin 25 milyon dolar koyduğu Leading the Future ağı, "hafif düzenleme ve eyalet yasalarını geçersiz kılacak tek bir ulusal yapay zeka standardı" için kuruldu. Cumhuriyetçi kanadı American Mission, Demokrat kanadı Think Big adıyla çalıştı.

Sonuçlar: Güney Karolina Senato yarışında 4,8 milyon dolar harcadıkları Darline Graham, rakibi Annie Andrews'un "Veri Merkezi Darline" lakabıyla yürüttüğü kampanyaya 51,1'e 46,7 yenildi. Montana'da Aaron Flint, Kuzey Karolina'da Laurie Buckhout kaybetti. Citation Needed'ın hesabına göre kripto ve yapay zeka grupları rekabetçi yarışlara ayırdıkları paranın büyük bölümü kaybeden adaylara gitti; sonucu belli 12 rekabetçi yarışın 9'unda destekledikleri taraf yenildi. Ohio'da Sherrod Brown, kendisine karşı harcanan 64 milyon doların üzerindeki kripto parasına rağmen Senato'ya döndü.

Bunun yanına Elon Musk'ı koymak gerekir. Musk Cumhuriyetçi kampanyalara yaklaşık 474 milyon dolar aktardı ve desteklediği adayların birçoğu kaybetti. Seçim gecesinden sonra yazdığı söz, bir sınıfın ruh halini özetliyor: "Uzayda veri merkezleri giderek daha cazip görünüyor." Halkın denetiminden kaçmak için gezegeni terk etmeyi düşünen bir sermaye fraksiyonu: Fütürizmden Tekno-Faşizme yazımızda anlattığımız gelecek kurgusunun en çıplak hali. Gökyüzünü bir şirketin mülkü sayan çizginin daha uzun tarihini Sputnik'ten Starlink'e Uzay Yarışı yazısında izlemiştik.

"Güvenlik" cephesi: Public First ve Guardrails Alliance

Karşı tarafta Anthropic'in desteklediği Public First ve "yapay zeka parasını siyasal olarak zehirli hale getirmeyi" hedeflediğini söyleyen Guardrails Alliance vardı. Guardrails, Kaliforniya'da Jimmy Gomez'e karşı bir milyon doların üzerinde harcadı; Gomez kaybetti. Public First'ün desteklediği Cumhuriyetçilerin hepsi yenildi; Demokratlarla daha başarılı oldu.

Asıl savaş ön seçimlerdeydi

"Para işe yaramadı" sonucuna hemen atlamamak gerekiyor. Leading the Future'ın kendisi, ön seçimleri "daha etkili" bulduğunu açıkça söylüyor: Ön seçimlerde 27 milyon doları aşkın harcadı, genel seçimde ise görece az. En sembolik örnek New York'un 12. bölgesi: Eyalette yapay zeka güvenlik yasasının (RAISE Act) mimarı olan Alex Bores'a karşı 8 milyon doların üzerinde harcandı ve Bores, kendisini destekleyen Public First'ün 15 milyon dolarına rağmen Demokrat ön seçimini kaybetti.

Yani sermaye kasımda sandıkta yenilmeden önce, ön seçimlerde sandığa kimin gireceğini büyük ölçüde belirlemişti. Bu, burjuva demokrasisinin olağan işleyişidir: Seçmen seçer ama seçeneği sermaye süzer. Seçimin ertesi günü aynı çevrenin ideoloğu Curtis Yarvin, yenilgiden daha az demokrasi çıkardı. Bunu Partiler Ordu, Seçmenler Asker yazısında açtık. Gece birçok aday "Big Tech'e ödeteceğiz" diyerek kazandıysa, bu adayların ön seçim süzgecinden hangi sözlerle geçtiğini de sormak gerekir.


Ayrıntı 6: İki fraksiyon, tek mülkiyet

Basın bu çatışmayı "yapay zeka sanayisine karşı güvenlikçiler" diye anlatıyor. Biz başka türlü okuyoruz.

Leading the Future ile Public First arasındaki kavga, yapay zeka sermayesinin iki fraksiyonu arasındaki bir kavgadır. Birincisi düzenlemenin olabildiğince hafif ve merkezi olmasını, eyaletlerin elinin bağlanmasını istiyor. Bu, Washington'da Bir Haftanın Sınıfsal Bilançosu yazısında gördüğümüz tablonun seçim sonrası halidir: anayasa arşivde dururken, kural istemeyen devlet sofrada oturur. İkincisi belirli güvenlik kurallarının olmasını, eyaletlerin söz hakkının korunmasını istiyor; çünkü güvenlik kuralları aynı zamanda pazara giriş eşiğini yükselten, büyük ve "sorumlu" görünen oyuncuyu ödüllendiren kurallardır. Anthropic'in halka arz izahnamesi ve tempo çağrıları üzerine yazdıklarımızda bu "sorumlu tekel" meşrulaştırmasını tartışmıştık; Balon mu, Borç mu? yazımızda da bu yarışın bedelini kimin ödeyeceğini sormuştuk.

İki cephenin ortak noktası şudur: İkisi de veri merkezinin, modelin, verinin kimin mülkü olacağını sorgulamıyor. İkisi de seçmenin elektrik faturasını, Memphis'in havasını, Teksas'ın suyunu ana gündem yapmıyor. Faturayı sandığa taşıyan sermaye fraksiyonlarından biri değil; kasabalardaki kendiliğinden örgütlenmeler oldu.

Siyasal haritadaki karışıklık da buradan doğuyor. NPR'ın daha ocakta not ettiği gibi, veri merkezi karşıtlığı parti çizgilerini bulandırdı: Bernie Sanders ulusal moratoryum önerirken, Cumhuriyetçi Senatör Josh Hawley ve Florida Valisi Ron DeSantis de "Büyük Teknoloji'ye istediği her şeyi vermeyi" reddetti. Virginia'da protestoları örgütleyen bir aktivist, konunun "uzun zamandır görmediğimiz birleştirici bir mesele" olduğunu söyledi. Trump ise neredeyse veri merkezini olumlu konuşan tek ulusal siyasetçi olarak kaldı ve bunun bedelini partisi ödedi.

Bu karışıklık iki yöne açılabilir. Sağ popülizm öfkeyi "küresel elitlere", göçmenlere, Çin'e yönlendirip aynı sermayeye hizmet edebilir. Bu yönlendirmenin aygıtı yeni değil. Tekno-Faşizmin İlanı yazısında Palantir manifestosunun sınıfını, İki Kule, Bir Dünya yazısında 11 Eylül'ün gözetim devletine nasıl çevrildiğini anlatmıştık. Ya da öfke, faturanın arkasındaki mülkiyet ilişkisine kadar izlenebilir. Hangisinin olacağını teknoloji değil, örgüt belirler.


Karşılaştırma: Söylenen ve sınıfsal karşılığı

SöylenenSınıfsal karşılığı
"Yapay zeka sanayisi seçimi kaybetti"Sanayi kasımda kaybetti ama ön seçimlerde kimin aday olacağını büyük ölçüde belirledi; sermaye yenilmedi, rota düzeltiyor
"Seçmen teknolojiden korkuyor"Seçmen faturasından, suyundan, havasından korkuyor; korkunun nesnesi makine değil, makinenin maliyetinin kendisine yıkılması
"Arka bahçeme veri merkezi istemiyorum"Doğru bir öfkenin yerel ve savunmacı biçimi; tesis başka kasabaya, başka ülkeye kayarsa sorun çözülmüş sayılıyor
"Demokratlar Big Tech'e ödetecek"Moratoryum ve vergi indirimi kaldırma gerçek kazanımlar olabilir; ama parti, ön seçimde aynı sermayeden para alan adaylarla kuruluyor
"Güvenlikçiler sanayiye karşı"Aynı sermayenin iki fraksiyonu; biri hafif ve merkezi, öteki "sorumlu" ve eyaletçi düzenleme istiyor; mülkiyeti ikisi de sorgulamıyor
"Veri merkezleri iş yaratır"Bir otomobil fabrikasının binlerce işçisinin yerine bir avuç teknisyen; Janesville'deki eski GM arazisi bunun simgesi
"Uzayda veri merkezleri cazip görünüyor" (Musk)Halkın denetiminden kaçış fantezisi; demokrasiyi maliyet kalemi sayan sınıf bilinci
"Sendikalı işçi şartı" (Hinojosa, Acton)Seçimin en ilerici ayrıntısı: Tartışmayı "olsun mu, olmasın mı"dan "kimin koşullarıyla"ya taşıyor

Bu tepki nedir, ne değildir?

Luddizm değildir; Luddizm de sanıldığı gibi değildi. 19. yüzyıl başında İngiltere'de makine kıran dokumacılar teknolojiden değil, makinenin kendi ücretlerini, zanaatlerini ve topluluklarını yok etmek için kullanılmasından nefret ediyordu. Marx'ın Kapital'de yazdığı gibi, işçilerin "makineyi, onun kapitalist kullanımından ayırt etmeyi" öğrenmesi zaman aldı. Bugün Ohio'daki kasabalılar da yapay zekanın kendisini değil, onun hangi koşullarla, kimin hesabına kurulduğunu oyluyor. Bu ayrımı keskinleştirmek bizim işimiz.

Kendiliğinden ilerici de değildir. "Arka bahçeme değil" mantığı, sorunu çözmek yerine başkasının arka bahçesine iter. Veri merkezi Teksas'tan çıkarsa daha gevşek kurallı bir eyalete, ABD'den çıkarsa daha ucuz elektrikli, daha zayıf sendikalı bir ülkeye gider. Küresel Güney'in kasabaları, Teksas'ın reddettiği tesisi "yatırım" diye karşılayabilir. Ulusal sınırların içinde kalan bir tepki, sermayenin coğrafi esnekliği karşısında hep geride kalır.

Ama gerçek bir siyasallaşmadır. Kırk bir yerel oylamada kasabalar sandığa gitti; on binlerce insan bir imar kararının, bir vergi indiriminin, bir gizlilik sözleşmesinin siyasal olduğunu öğrendi. Teksas'ta valilik adayı sendika şartını programına koydu. Bu, teknolojinin "tarafsız ilerleme" olmadığını, bir mülkiyet ve iktidar meselesi olduğunu milyonlarca insanın deneyimle öğrenmesi demektir. Kamu Yapay Zeka ve Sosyalist Yapay Zeka Manifestosu yazılarımızda savunduğumuz soru, artık yalnızca bir manifestonun sorusu değil, bir oy pusulasının sorusu.


Bundan sonra ne olacak?

Önümüzdeki dönemin çatışma hatları şimdiden belli:

  • Federal–eyalet çatışması: Sanayi, eyalet yasalarını geçersiz kılacak tek bir ulusal çerçeve istiyor. Demokrat Kongre'nin bunu çıkarması zor görünüyor; gözlemciler Trump yönetiminin Kongre'yi atlayan yeni başkanlık kararnameleriyle ilerlemeye çalışacağını bekliyor.
  • Ulusal moratoryum önerisi: Sanders ve Ocasio-Cortez, Kongre güvenceler getirene dek yeni veri merkezlerine ülke çapında moratoryum öneriyor; inşaatın elektrik maliyetini artırmamasını, çevreye zarar vermemesini ve topluluk onayı olmadan ilerlememesini şart koşuyor. Başkanlık vetosuna takılması olası. Amerikan solunun bu isimlerle kurduğu ilişkiyi ve sermayenin buna verdiği korku yanıtını Kızıl Korku Yeniden yazısında ele almıştık.
  • Faturayı kim ödeyecek: Senatör Martin Heinrich'in önerisi, şebeke altyapı maliyetinin topluluklara yansıtılmasını engellemeyi amaçlıyor. Eyalet düzeyinde "veri merkezi kendi şebeke yatırımını ödesin" kuralları yaygınlaşacak.
  • Sermayenin yanıtı: Yavaşlama, coğrafi kaydırma, kendi enerji santralini kurma (gaz türbini ya da nükleer) ve elbette 2028 için daha erken, daha sessiz, ön seçim odaklı para.

Seçilen valilerin sözlerini tutup tutmayacağı da açık bir soru. Ohio'da Acton'ın moratoryumu "koşullu"; koşullar yerine getirildiğinde tesis kurulacak. Bu koşulları kimin denetleyeceği, sendikalı işçi şartının nasıl uygulanacağı, vergi indirimlerinin gerçekten kaldırılıp kaldırılmayacağı, oy verenlerin örgütlü baskısına bağlı.


Türkiye için ne anlama geliyor?

ABD'deki tepki, sermayeyi daha "sorunsuz" coğrafyalara itecek. Ucuz enerji, gevşek çevre denetimi, zayıf yerel demokrasi ve örgütsüz emek, veri merkezi yatırımı için birer "rekabet avantajı"dır. Türkiye'de enerji fiyatları, imar ve çevre izinleri, yerel yönetim yetkileri ve bilişim emekçisinin örgütlülüğü bu açıdan değerlendirilmeli.

Burada bir veri merkezi açılışı haberi geldiğinde dört soruyu sormayı alışkanlık haline getirmeliyiz: Şebekeye ne kadar yük getiriyor ve bu yük kimin faturasına yansıyacak? Ne kadar su kullanıyor ve hangi havzadan? Hangi teşvikleri alıyor ve sözleşmesi kamuya açık mı? Kaç kişiyi, hangi koşullarla istihdam ediyor ve bu insanların sendika hakkı var mı?


Somut görevler

  1. Fatura okuryazarlığı: Elektrik ve su faturalarındaki kalemleri, zamların gerekçelerini, büyük tüketicilere verilen tarifeleri izleyen basit bir rehber hazırlamak.
  2. Veri merkezi izleme listesi: Türkiye'de kurulan ya da planlanan veri merkezlerini; kapasite, enerji, su, teşvik ve istihdam bilgileriyle açık bir tabloda toplamak. Bu bir bilgi müştereği işidir.
  3. Teşvik sözleşmelerinin kamuya açılması talebi: Yatırım teşvik belgeleri, enerji ve su sözleşmeleri gizlilikle değil, kamusal denetimle yürütülmeli.
  4. "Kimin koşullarıyla?" dili: "Teknolojiye evet/hayır" ikiliğine düşmeden, sendika hakkı, çevre standardı, maliyetin sermayeye yüklenmesi ve kamusal mülkiyet taleplerini öne çıkarmak.
  5. Yerel ile sınıfı bağlamak: Kasaba direnişlerinin "arka bahçe" sınırında kalmaması için, aynı sermayenin farklı coğrafyalardaki tesislerine karşı mücadele eden toplulukları ve sendikaları birbirine bağlayan uluslararası bağlar kurmak.
  6. Bilişim emekçisinin konumu: Bu tesisleri kuran, işleten ve onlara model yazan bilişim emekçisinin, faturası artan emekçiyle aynı safta durması gerektiğini anlatmak. ABD'de bu emeğin vizeye bağlanmış halini Trump Amerikası'nda Çalışma Rejiminin Sınıfsal Haritası yazısında çıkarmıştık. Örgütlenme 2.0 yazımızdaki ağ biçimleri burada da işe yarar.

Sevgili Genç Yoldaşlar

Bu seçimde Amerikan seçmeni yapay zekaya "hayır" demedi. Faturasını başkasının karı için ödemeye, kasabasının suyunu başkasının hesaplama gücüne devretmeye, kendi geleceğinin başkasının yönetim kurulunda kararlaştırılmasına "hayır" dedi. Bu "hayır" henüz dağınık, henüz yerel, henüz bir burjuva partisinin kanalından akıyor. Ama ilk kez bu kadar geniş bir kitle, yeni dünyanın tarafsız olmadığını, onun da bir sahibi ve bir faturası olduğunu gördü.

Makine yeni, zincir eski. Zinciri kırmak makineyi kırmakla olmaz; makinenin kimin mülkü olduğunu değiştirmekle olur. Kasabaların sandıkta yaptığını, yarın bir şebekenin, bir veri merkezinin, bir modelin yönetiminde yapabilmek için örgütlenmeye devam.

Kimin elinde? Kimin denetiminde? Kimin yararına? Sorular aynı; yanıtı biz yazacağız.


Kaynaklar

  • Time, "How AI Backlash Shaped the 2026 Midterms", 4 Kasım 2026 - time.com
  • CNBC, "Voters rebuff data centers in every ballot measure except one during the 2026 midterms", 4 Kasım 2026 - cnbc.com
  • Forbes, "Here's Where Voters Are Rejecting Data Centers On Midterm Ballots (Full List)", 4 Kasım 2026 - forbes.com
  • Reason, "It was a data center election after all", 4 Kasım 2026 - reason.com
  • Fortune, "Democrat wins will slow data center construction…", 4 Kasım 2026 - fortune.com
  • Fortune, "Here's how the candidates backed by AI super PACs fared", 4 Kasım 2026 - fortune.com
  • TechCrunch, "AI PACs spent millions trying to shape Congress - here's how they fared", 4 Kasım 2026 - techcrunch.com
  • TechCrunch, "After the midterms, a bigger clash over data centers could be coming", 4 Kasım 2026 - techcrunch.com
  • Euronews, "US midterms: Data centre backlash helps Democrats win in Texas, Georgia and Ohio", 4 Kasım 2026 - euronews.com
  • Texas Tribune, "Under Hinojosa, Texas data center approvals could stay paused", 4 Kasım 2026 - texastribune.org
  • NBC News, "Democrat Gina Hinojosa takes down Texas Gov. Greg Abbott in stunning result" - nbcnews.com
  • Citation Needed, "Crypto and AI's $250 million election goes sideways" - citationneeded.news
  • E&E News, "Data centers drive 76% surge in PJM power prices", 15 Mayıs 2026 - eenews.net
  • NPR, "People are protesting AI data centers, and it's scrambling political lines", 25 Ocak 2026 - npr.org
  • Axios Atlanta, "Democrats win Public Service Commission races", 5 Kasım 2025 - axios.com
  • Quinnipiac anketi özeti - bensbites
  • Karl Marx, Kapital, Birinci Cilt, 13. Bölüm, "Makine ve Büyük Sanayi"

ABD Gündemi dizisi

İlgili yazılar: Balon mu, Borç mu? · Üç Bin Kilovatsaatin Sınıfı · Kamu Yapay Zeka Genel Müdürlüğü Olduğunu Biliyor muydunuz? · Genel Zekanın İadesi İçin: Sosyalist Yapay Zeka Manifestosu Yayında · Fütürizmden Tekno-Faşizme · Örgütlenme 2.0


Bu yazı Bilgi Müşterekleri'nin canlı belgelerindendir; CC BY-SA 4.0 lisansıyla paylaşılır. Kaynak göstererek çoğaltabilir, değiştirebilir, paylaşabilirsiniz.

İlgili Başlıklar

Haber Bülteni Aboneliği